Gazi de eşkıya ile anlaşmış!

Gazi de eşkıya ile anlaşmış!

Selim Çoraklı yazdı;

GAZİ DE EŞKIYA İLE ANLAŞMIŞ!

MHP Lideri Devlet Bahçeli, 1 Ekim 2024’te DEM Parti sıralarına doğru yürüyerek ellerini sıkmasıyla başlayan “Terörsüz Türkiye” projesi başarı ile yürüyor. TBMM Adalet komisyonunda kabul edilen geçici yasa tasarısı bugün Genel kurulda görüşülecek.

Kendilerini ülkeyi yönetenlerden daha milliyetçi, vatansever zanneden bazı kesimler “Terörsüz Türkiye” sürecine değişik gerekçelerle karşı çıkmaktadırlar. Bunların başında da “Teröre ve teröriste taviz” iddiaları gelmektedir. Bu iddiaları bilgiye dayalı değil, tamamıyla hissi ve politik çıkar amaçlı olduğu bellidir. Zira tarihi süreci biraz araştırsalar İngiltere, İspanya, İtalya, Japonya gibi değişik devletlerin terörü bitirmek için bu tür anlaşmalar yaptıklarını rahatlıkla görebilirler.

Türk tarihinde de bunun örnekleri çoktur. Yavuz Sultan Selim, Kürt Âlim İdris-i Bitlisi’yi saraya almış, AbdulhamitHamidiye Alayları”nı kurarak zamanındaki terör ve başkaldırı olaylarını çözmüşlerdir. Hatta Osmanlı bazı eşkıya başlarını “Paşa” yaparak bu işi çözmüştür.

ATATÜRK EŞKIYA İÇİN KANUN ÇIKARDI…

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal de Osmanlı’daki gibi yapmış ve Şeyh Said ayaklanması sonucunda bir kanun çıkararak dağdaki eşkıyaları indirmiştir.

Şeyh Sait isyanının bastırılmasına rağmen dağda olan isyancılar bulunuyordu ve tehlike arz ediyorlardı. O süreçte Gazi Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı, İsmet İnönü Başbakan, Şükrü Kaya ise İçişleri Bakanıydı. Dağdaki eşkıyaları indirmek için bir kanun çıkararak, 3 ay içerisinde dağdan inenler hakkında cezai tahkikat erteleneceği duyuruldu. Çıkarılan bir af yasası değildi. Devlet yetkilileri, eşkıyalara “5 yıl suç işlemezsen hakkındaki tahkikat düşecek” demişlerdi.

Atatürk, İsmet İnönü, Şükrü Kaya, devlet olmanın gereğini yerine getirerek isyancılarla ilgili böyle bir adım atmışlardı. Bu, devletler için normal bir şeydi ve gereken yapıldı.

Arkasında emperyalist ülkelerin olduğu PKK terörü tam ​40 yıldır devam ediyor. Uygulanan bütün güvenlikçi politikalar şimdiye kadar bir çözüm getirmedi. Ara ara denenen çözüm süreçleri de sonuçsuz kaldı. Şimdi “Türk Devlet aklı”, “Terörsüz Türkiye” diyerek bir proje ortaya attı ve PKK’nin elebaşı Abdullah Öcalan’ı da bu süreçte aracı olarak kullandı. Gelinen netice, bütün şehit analarını, babalarını, ülkesini seven herkesi sevindirmektedir. Çünkü 40 senedir süren terör, bu ülkeye binlerce cana ve trilyonlarca maddi zarara yol açmıştı.

Bu sürece en çok sevinenlerin başında ise yıllardır terörün her türlü zararını gören böyle halkı gelmektedir.

​“Türk Devlet aklı” ile “Terörsüz Türkiye” projesi, geldiği nokta itibariyle tarihin yeniden yazılacağı noktaya gelmiştir. Batılı emperyalistler bin yıldır kardeşçe yaşayan Türk ve Kürt halkını birbirine düşürmeye çalışmış, PKK terörünü kullanmış ama başarılı olamamıştır. Bundan sonra da bin yıldır olduğu gibi Türk ve Kürtler bu topraklarda kardeşçe yaşayacaklardır.

SÜRECE KİM KARŞI ÇIKIYOR?

Türk Devlet aklının ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” sürecine kimin karşı çıktığına baktığımızda meselenin nasıl bir uluslararası tezgâh olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Başta İngiltere, Almanya, İsrail, ABD, Açık Toplum Örgütü, Woodrow Wilson Center, Soros Vakıfları, Alman Vakıfları vb. fitne-fesat örgütleri karşı çıkıyor!

Ancak üzücü olan ülkemizde de bunlarla aynı çizgide olan siyasi partiler ve bazı sivil toplum kuruluşları var. Bunlar terörün bitmesini istemeyen, varlıklarını kandan geçinmeye dayayan oluşumlardan başkası değildir.

Kendini bilmez, “Terörsüz Türkiye” fikrinden rahatsız psikolojik travma yaşayan bazı tipler, sosyal medyadan akşama kadar ipini koparmışlar gibi MHP ve hükümete saldırıyorlar. Bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Hakaret ediyorlar. Karşılık verince de kuyruğuna basılmış gibi hemen ciyaklıyorlar.

Türk Devlet aklının “Terörsüz Türkiye” çerçevesinde gerçekleştirdiği “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” projesi, geldiği noktada içeride 86 milyon insanımız sevinirken dışarıda da Türk milletini seven herkes sevinmektedir. Üzülenler ise her devrin felaket tellallarıdır.

BÜYÜK YÜK ERDOĞAN VE BAHÇELİ’DE!..

Bu süreçte başta Cumhurbaşkanı olmak üzere en büyük yükü MHP ve lideri sayın Bahçeli yüklenmiştir. Bu anlamda tarihin her ikisini de hayırla anacağına inanıyorum. Bu projede “söz konusu vatansa gerisi teferruat” ilkesi işletilmiştir. 40 yılı aşkın süredir can alan, ocak söndüren, ülkenin milli servetini tüketen bir meselenin çözümüne devlet adamı ciddiyetiyle yaklaşılmıştır.

Terörsüz Türkiye” projesi, bir kısım aklı evvellerin hissi davranışlarına bırakılacak ve üzerinde tepinilecek bir süreç değildir. Bu projenin yükünü üstlenenler de bunun üzerinden zafer naraları atmayacaklardır.

Şimdi Türkiye’nin önünde bu sürecin hukuki çerçevesini oluşturacak 12 maddelik yasa teklifi vardır. Yasa metninde Türk Milletinin vicdanını, şehitlerin hatırasını veya gazilerin onurunu incitecek tek bir hüküm yoktur.

Felaket tellallarının “Şehit katilleri affediliyor” naraları tamamıyla bundan nasıl bir politik çıkar devşiririm anlayışıdır. Bu tiplerin meselesi terörün bitmesi değildi, yeni şehitlerin gelmesi, ülkenin ekonomisinin zarar etmesidir. Kan biterse bu tipler kendi varlıkların da biteceğini iyi bilmektedirler.

ŞEHİT AİLELERİ SÜRECİ DESTEKLİYOR...

Bu hususta, “İstanbul Şehit Aileleri ve İnsan Hakları Derneği” Başkanı Kadir Yazıcı,Şehit Aileleri ve İnsan Hakları Derneği’nden Kamuoyuna” adına yaptığı aşağıdaki açıklama “Terörsüz Türkiye” istemeyenlerin ağızlarına vurulan büyük bir tokattır

:

Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda gelinen son aşamayı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifini, şehit aileleri olarak büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz.

Bizler bu toprakların bedelini en ağır şekilde ödemiş aileleriz. Evlatlarımızı, kardeşlerimizi, eşlerimizi ve babalarımızı bu vatana şehit verdik. Bu sebeple terör konusunda kurulacak her cümlenin, atılacak her adımın ve yapılacak her hukuki düzenlemenin bizim için taşıdığı anlam herkesten farklıdır. TBMM’ye sunulan düzenlemede; terör örgütünün fiilî varlığının tamamen sona erdirilmesi ve silahlarının teslim edilmesinin temel şart olarak ortaya konulmasını, bunun güvenlik kurumlarının tespiti ve Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyide bağlanmasını önemli buluyoruz. Daha da önemlisi, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçlarının kapsam dışında bırakılmasını, şehitlerimizin hatırasına ve milletimizin adalet duygusuna yönelik vazgeçilmez bir hassasiyet olarak değerlendiriyoruz.

Bizim için Terörsüz Türkiye; geçmişi unutmak, şehitlerimizin aziz hatırasını görmezden gelmek veya terörle arasına mesafe koymayanları aklamak değildir. Terörsüz Türkiye; bir daha hiçbir annenin evladının ardından ağlamadığı, hiçbir eve şehadet haberi gitmediği ve Türk milletinin geleceğinin terör örgütlerinin ipoteğinden tamamen kurtarıldığı güçlü Türkiye ülküsüdür.

Bu tarihi hedefin önünü açan, siyasi risk almaktan çekinmeden devletin ve milletin geleceğini önceleyen, meseleye günlük siyasi hesapların ötesinden bakarak irade ortaya koyan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur, kararlı ve devlet adamlığına yakışan duruşunu kıymetli buluyor; kendisine şehit aileleri olarak teşekkür ediyoruz.

Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu iradenin, şehitlerimizin hatırasını incitmeden ve milletimizin vakarından taviz vermeden Türkiye’yi terör belasından ebediyen kurtarma hedefi bakımından tarihî bir sorumluluk taşıdığına inanıyoruz.

Aynı şekilde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, sürecin başından itibaren devletimizin güvenliğinden ve milletimizin birliğinden taviz vermeyen kararlı liderliğini destekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın, kanun teklifinin Meclise sunulmasının ardından Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarma ve millî birlik ve beraberliği güçlendirme iradesini bir kez daha açıkça ortaya koymasını son derece değerli görüyoruz.

Şehit aileleri olarak beklentimiz nettir: Terör tamamen bitecek. Silahlar kayıtsız ve şartsız bırakılacak. Devletimizin üniter yapısı, millî birliğimiz ve kardeşliğimiz tartışma konusu yapılmayacak. Şehitlerimizin kanı üzerinden hiçbir pazarlığa müsaade edilmeyecek. Milletimizin adalet duygusu zedelenmeyecektir.

Bu şartlar altında, terörü Türkiye’nin gündeminden ebediyen çıkaracak her samimi ve millî iradenin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.

Çünkü biz şehit aileleri için nihai hedef açıktır: Şehitlerimizin emaneti olan bu vatanın birliği, milletimizin kardeşliği ve gelecek nesillere bırakacağımız TERÖRSÜZ, GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKİYE.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

.

Selim Çoraklı, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ