USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Her şey neye layıksa ona dönüşür

Her şey neye layıksa ona dönüşür
06-12-2021

Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında devasa bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.

FRANZ KAFKA’nın “DÖNÜŞÜM” adlı romanı, bu cümle ile başlıyor. 

Edebiyat tarihinin en sarsıcı başlangıç cümlesi olarak kabul edilen bir cümledir bu. 

Kitap ise “NOVELLA” denilen türde 70 sayfalık kısa bir roman.

KAFKA, işlediği konu ve karakterler açısından sıra dışı bir yazar olarak kabul edilmekte ve edebiyat çevrelerinde onun tarzını hatırlatan metinler için KAFKAVARİ diye bir kavram bile kullanılmaktadır. 

Yazdığı kitapların sayısı 10’u bulmazken kendisi hakkında yazılan kitapların sayısının 100 adedi geçtiği belirtilmektedir.

Seveni, anlayanı olduğu kadar sevmeyeni ve anlamayanı da çok olan KAFKA, birçok yazar gibi öldükten sonra ünlenen yazarlardandır. 

Bu durum genelde, zamanını aşan eserler veren yazarlar için söz konusu olmaktadır. Çünkü KAFKA en çok okunan kitaplar arasında ilk sıralarda yer alan “DÖNÜŞÜM” romanında bize insanların -insani özelliklerini- kaybetmekte olduğunu, iradesini başkalarına teslim edip robotlaştığını nerede ise yüzyıl öncesinden haber vermiştir.

Yatağının tamamını kaplayan devasa bir böceğe dönüşmüş olarak uyanan kahramanımız Gregor Samsa, gezici bir kumaş pazarlamacısıdır. 

Satış hedefleri ve mesai saatleri konusundaki baskılardan o kadar bunalmıştır ki, bir böceğe dönüşmüş olması bile, o sabah işe geç kalmaktan ve satışlarını yapamayacak olmaktan korkmasına  engel olamaz. Çünkü şimdiye kadar yaşadığı hayatı, kendi iradesi doğrultusunda aldığı kararlarla değil hep başkalarının iradesi ve kararları ile yaşamıştır.

Bu düştüğü durum, ailesini de maddi sıkıntılara sürükleyecek, onun durumuna değil kendi kayıplarının derdine düşecekler ve asıl dönüşümü, - insanlıktan çıkarak -  onlar yaşayacaklardır.

1915 yılında yazılan bu romanda, iradesini başkalarına teslim edip, istemediği şeyleri yapmaya ve sistemin çarkları arasında ezilmeye razı olan kahramanımızdan daha çok, çevresindeki insanlar suçlanıyor. Fakat tam da bu noktada Mevlana’nın şu sözleri akla geliyor: 

İnsan kendisini -sarhoştum, kendimde değildim- diyerek savunamayacak. Çünkü o sarhoşluk ona kendiliğinden gelmedi.

Ve ekliyor:

“Her şey neye layıksa ona dönüşür”.

Kafka’nın romanı ve Mevlana’nın sözleri bizi insan için hayati öneme sahip kavramlardan biri olan İRADE YÖNETİMİ’ne götürüyor. Dolayısı ile bu konuyu incelemekte fayda var. 

Birçok tanımı yapılmakla birlikte kanaatimizce iradenin en doğru tanımı şudur:

“Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü” ve “davranışlarını, eylemlerini akla uygun gerçekleştirebilme yetisi.”

İradesi güçlü birisinin gelişmiş yönlerini- becerilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

1- Hayır diyebilme becerisi (öncelikle kendisine)

2- Ne istediğini bilme becerisi

3- Olmazsa olmaz değerlerini belirleme becerisi

4- Zevki erteleyebilme becerisi

5- Bildiğini uygulayabilme becerisi

6- Duygularını kontrol edebilme becerisi

7- Kendisine söz geçirebilme becerisi

8- Kendi kendini kontrol edebilme-yönetme becerisi

9- Satın al-tüket dayatmalarına ve reklamların büyüsüne kapılmama becerisi

Bu becerilerin her biri çok önemli ve birindeki gelişme diğerlerinin de gelişmesine katkı sağlıyor. Bu yazımızda, ünlü bir deney vasıtası ile “Zevki Erteleme Becerisi” konusuna değinmek istiyoruz.

Bizde daha çok “Lokum Deneyi” olarak bilinen bu deney “Marshmallow testi”  ve “Zevki Erteleme Becerisi Testi” olarak da biliniyor.

Deneyde, ana sınıfı çağındaki çocukları teker teker bir odaya alıyorlar. 

Bir masa üzerindeki tabakta yer alan, onlar için çok çekici bir Marshmallow Lokumu ile baş başa bırakıyorlar. 

Gözetmen, çocuğa 10 dakika sonra geleceğini, bu lokumu kendisi gelene kadar yemezse bunun gibi iki tane lokum yemeye hak kazanacağını, kendisi gelmeden yerse ikincisini ona vermeyeceğini söyleyerek odadan ayrılıyor. (Bu deney ile ilgili videoyu youtube da izleyebilirsiniz. Çocukların ilginç davranışları görülmeye değer.) 

Bir kısmı hemen yemeyi tercih ediyor. Bir kısmı bir süre sabrediyor, eline alıyor, kokluyor, etrafında dolanıyor fakat dayanamayıp yiyor. Bir kısmı sabretmeyi başarıyor ve iki lokum kazanıyor.

Deney 1960 yılında Stanford Üniversitesi profesörü Walter Mischel tarafından geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Videoya alınan bu deneydeki çocukların 20 yıl sonra hangi konumda oldukları takip edildiğinde iki lokumu kazanan, diğer ifade ile “iradesi güçlü” çocukların önemli başarılara imza attıkları tespit ediliyor.

Diğerlerinin “zayıf iradeleri” ile sıradan bir hayat yaşadıkları ve bazılarının kötü alışkanlıklar edindikleri görülmüş.

Bu deney aslında çocuklarımıza 7 yaşından önce asli değerlerin öğretilmesi gerektiğini ve bu konuda ebeveynlere çok iş düştüğünü de göstermektedir.

Yaşımız kaç olursa olsun hepimiz, yukarıda bahsettiğimiz “iradesi güçlü insanlara ait 9 adet beceri  den hangilerinde zayıf isek onları ivedilikle geliştirmeyi en önemli mesele olarak görmeliyiz.

Büyük mütefekkirlerimizden merhum Nurettin Topçuzamanımızın meselesi ne teknik, ne atom, ne siyaset meselesidir. Zamanımızın meselesi irade meselesidir” diyerek bu günlere de ışık tutuyor.

Herkes için zor bir meseledir bu. 

Monte Kristo Kontu romanının yazarı Aleksandre Dumas, ne zaman yazmak için odasına çekilse içinden bir ses -biraz daha gez sonra yazarsın- demektedir. 

O da gezmeyi çok sevdiğinden bu sese karşı koyacak iradeyi gösteremez. Çareyi hizmetçisine odasını kilitletmekte ve 12 saat açmaması emrini vermekte bulur.

Uzmanlar, iradeyi arttırmak için en iyi yolun, insanın her gün kendisine zor gelen bir şeyi yapması olduğunu söylüyorlar. Çünkü irade kullanıldıkça güçlenmekte, kullanılmadıkça körelmektedir.

Bizim kültürümüzde ise başta oruç ve namaz gibi ibadetler olmak üzere, güne güneşle birlikte başlamak, az konuşmak, az yemek, az uyumak gibi nefis terbiyesine yönelik ve iradeyi güçlendiren birçok uygulama yer almaktadır.

Gregor Samsa’nın bir böceğe dönüşmesinin üzerinden 100 yıldan fazla zaman geçti. Günümüzde ise sık sık mutasyona uğrayan malum virüsümüzü de bahane ederek insanın iradesini elinden tamamen almak üzereler. Bunu, zevk kavramında hiçbir sınırın olmayacağı, günah, ahlak ve inanç kavramlarına ise yer verilmeyeceği öngörülen sahte cennetlerinde dijital bir köleye dönüştüğümüzde başarmış olacaklar. 

Ne dersiniz;

İradeli insanların gelişmiş özelliklerinden hangilerini taşıyoruz üzerimizde?

Kaç adet sabır testinden başarı ile geçtik?

2 günlük sokağa çıkma yasağı biraz geç açıklanınca, “içinde nefis Marsmallow olan”  keklerden almak için markete mi koştuk yoksa?

.

Hüseyin Burak Uçar, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Nurullah Şahin
Nurullah Şahin 1 ay önce
Yazılarınız bir köşe yazından ziyade birer makale ders niteliğinde olduğu için elinize ve kaleminize sağlık bize kattığınız bilgiler için ; irade geliştirilebilir mi bunu sorgulamak lazım. İnsanlar her ne kadar bunun için yolu ve yöntemleri var deselerde, irade insanın yaşadığı ortam ve doğuştan gelen yetilerin oldukça fazla etkisi olduğuna inananlardanım. Çünkü iradesi zayıf insanların çocukluğundan ele alırsak eğer çekingen ve içine kapanıksa aile ne kadar bilinçli olsa da çok da bir şey değişmiyor. Belli kalıpları kırsalarda psikolojik savaşlarda sonunda kaybeden bu insanlar oluyor. Güçlü insanlar çocukluğunda da bulunduğu ortamda söz sahibi olmuş arkadaşları arasında oyun kurucu ve yönlendirici olarak görülmüştür. Bundan dolayıdır ki irade doğuştan gelir.
Volkan Bayri
Volkan Bayri 1 ay önce
Gregor Samsa, kendisini bir sabah kalktığında böceğe dönüştürecek iradeyi göstermiştir. ☺️
Selda Erkan
Selda Erkan 1 ay önce
Bu yazınız beni bir hayli düşündürdü kendimi bayağı bir eleştirdim irademin ne kadar kuvvetli olduğu konusunda test ettim. çok da başarılı değilim bu konuda.
Çok teşekkür ediyorum güzel yazınız için.
Ahmet Reşat SAKARYA
Ahmet Reşat SAKARYA 1 ay önce
Merhabalar Hüseyin bey, yazınızı gene sabırsızlıkla bekledim ve çok keyifle okudum. Kendime göre dersler de çıkarttım, emeğiniz boşa gitmesin inşallah. Kalın sağlıcakla.
Nazan
Nazan 1 ay önce
Çok güzel bir yazı olmuş.Bence de insanın kendi iradesi ve kararları ile yaşaması çok önemlidir.Böyle yaşayan insanların daha mutlu başarılı olacağını düşünüyorum.
Bir dost
Bir dost 1 ay önce
Yine çok güzel bir yazı. Eline yüreğine sağlık dostum.
Bence sen de ilk lokumu yemeyip sabredip ikinci lokumu hakedenlerdensin. Iradesi guclu cocuklarin basarilarinin arttigini sen yazmadin mi yazinda. Çok başarılısın
Dostum. Çok guzel yaziyosun. Maşallah. Tebrikler.
Haleti Ruhiye
Haleti Ruhiye 1 ay önce
Üstadım kaleminize sağlık. Keyifle okuyoruz
Hüseyin Paslı
Hüseyin Paslı 1 ay önce
Çok güzel bir yazı olmuş. Çok faydalandım. Hatta diyebilirimki son dönemde okuduğum en güzel ve en faydalı yazı. Teşekkür ederim.
Selma Köroğlu
Selma Köroğlu 1 ay önce
Her hafta olduğu gibi bu haftada çok faydalı,düşündüren güzel bir yazı olmuş çok iradeli olduğumu düşünmüyordum ama sigarayı hayatımdan çıkararak sanırım bu testi geçtim teşekkürler Hüseyin bey ????????????????????????
Feridun
Feridun 1 ay önce
Hüseyin Bey, her zamanki gibi çok önemli bir konuyu kaleminize almışsınız. İradeli olabilmek çok önemli bir erdem. İrademize sahip olabildiğimiz kadarıyla varız! Yazılarınızın devamını bekliyoruz inşAllah...
Luppo
Luppo 1 ay önce
Açıkçası pek luppo sevmem :) Öncelikle yazınız bana kendi irademi sorgulattığı için size müteşekkir olduğumu söylemeliyim. En kısa zamanda yazınız vesilesi ile farkettiğim eksiklerimi kapatmayı arzuluyorum. Umarım yakın gelecekte irade de unutulan kelimelerimiz arasına girmez. Kaleminize sağlık.
Timur
Timur 1 ay önce
Ben ilk irademi sigarayı bırakarak gösterdim, bir ara glütensiz beslenmek zorunda kaldım, asitli içecekleri hazır gıdayı çıkarttım, birsek yapmam gereken interneti çıkarmak kaldı hayatımda:)
Yıldıray Yıldız
Yıldıray Yıldız 1 ay önce
Hüseyin bey her zaman ki bizi bilgilendirmeye düşündürmeye vay be dedirtmeye devam ediyorsunuz kaleminize sağlık.
Rahmi
Rahmi 1 ay önce
Yazıda belirttiğiniz güçlü irade için yerine getirilmesi bence en zor olanı ve üzerinde çalışmamız gerekeni 1. madde. Kendimize (ya da nefsimize) hayır diyebilirsek diğer maddeleri daha kolay aşarız diye düşünüyorum.
Nuh
Nuh 1 ay önce
Kaleminize sağlık Hüseyin Bey. Yazılarınızı dört gözle bekliyoruz
Mesut İsen
Mesut İsen 1 ay önce
Güzel bir yazı olmuş yine müdürüm.eskilerinde buna benzer testleri yaptığını duymuştum.cocuklara küçük yaşta farklı yöntemler ile çocuğun büyüdüğünde nasıl bir fıtrata sahip olacağını ölçümlüyorlarmis (:
Nigar Özel
Nigar Özel 1 ay önce
Kapitalist sistem hepimizi birer böceğe dönüştürüyor aslında düşünmeyen üretmeyen bu şartlar altında kişiliğimizi ve insanlığımızı koruyabilmek ümidiyle yine çok güncel bir sorunu ele almışsınız tebrikler
Zeynep
Zeynep 1 ay önce
Her zamanki gibi ufuk açan bir yazı olmuş tebrikler ????
o biri..
o biri.. 1 ay önce
hüseyin bey her zamanki gibi.. maşallah.. bilgilendiriyor, aydınlatıyor..
Fatih TUNCA
Fatih TUNCA 1 ay önce
Güzel yazınız için teşekkürler Hüseyin bey. Ben galiba iradesi güçlü biri değilim. Saydığınız bir çok şeyi yapamıyorum. Ama neyse ki sokağa çıkma yasağında markete koşmayarak Marsmallow testini geçtim :)