<h3><span><strong>Almanlar Amerikalı cellatlarından kurtulmak istiyor mu?</strong></span></h3> <div>Bu başlığın cevabı belki şu soru da olmalı; <strong>Berlin</strong>-<strong>Moskova</strong> arasında hızlı tren ray hattı döşeniyor mu?</div> <div>04.02.2024‘te “<strong>Üçyüz bin şehit verdiğimiz Yemen-Kızıldeniz’de Amerika ve Avrupa rekabeti</strong>!”nden söz ettiğim makalede “Kızıldeniz Havzası’ndaki güncel askerî, siyasi ve ekonomik rekabet, bölgede konuşlu farklı ülkelere ait savaş gemilerinin iştirak edeceği bir silahlı çatışmaya her an evrilebilir” gibi elastiki bir ifade kullanmıştım.</div> <div>Birkaç gün önce ne oldu biliyor musunuz?</div> <div>Rüyanızda görseniz inanmayacağınız bir olay yaşandı. <strong>Kızıldeniz'deki</strong> uluslararası misyon içerisinde yer alan <strong>Alman</strong> donanmasının <strong>ABD'ye</strong> ait bir insansız hava aracına ateş açtığı haberleri, gündeme bomba gibi düştü.</div> <div></div> <div>Haberin bu kadar ilginç olmasının nedeni şimdiye kadar etle kemik gibi bütünleşmiş <strong>NATO</strong> üyesi iki ülke<strong> ABD</strong> ve <strong>Almanya'nın</strong> <strong>Kızıldeniz’de </strong>çatışma eşiğine gelmesi. “<strong>Ben</strong> <strong>demiştim</strong>” ifadesi egoist bir duygu/his olsa da öngörüsel tahminlerin gerçekliğe dönüşmesi durumlarında yerinde bir sözcük.</div> <div>Neden mi?</div> <div>Mesela devletler arasında bir çekişme merkezine dönüşen <strong>Dron</strong> ve <strong>füze</strong> saldırıları, <strong>Londra</strong> ve <strong>Washington’un</strong> <strong>Yemen’deki</strong> <strong>Husi</strong> askeri merkezlerine birlikte gerçekleştirdikleri hava hücumları, topyekün bir harbin öncüsü olarak da görülebilir.</div> <div>Ardından <strong>Rossiya</strong> <strong>Segodnya</strong> Uluslararası Haber Ajansı ve <strong>Russia</strong> <strong>Today</strong> Genel Yayın Yönetmeni <strong>Margarita</strong> <strong>Simonyan</strong>, <strong>Alman</strong> ordusundan üst düzey subayların <strong>Kırım</strong> <strong>Köprüsü'ne</strong> saldırıyı istişare ettiği ses kaydının deşifresini yayınladı.</div> <div></div> <div><strong>Simonyan'ın</strong> yayınladığı deşifreye göre; üst düzey <strong>Alman</strong> subayların <strong>Kırım</strong> <strong>Köprüsü'ne</strong> uzun menzilli <strong>Taurus</strong> füzeleriyle saldırmayı planladığı ortaya çıktı. Deşifre metnine göre <strong>Kırım</strong> <strong>Köprüsü'ne</strong> yönelik saldırıyla ilgili görüşmede yer alan <strong>Alman</strong> <strong>Hava</strong> <strong>Kuvvetleri</strong> eğitmeni, <strong>100</strong> <strong>Taurus</strong> füzesinin iki parti halinde <strong>Kiev'e</strong> nakledilmesini önerdi. <strong>Dassault</strong> <strong>Rafale</strong> savaş uçağıyla <strong>Taurus</strong> füzelerini kullanarak saldırı düzenleme olasılığını tartışıldı.</div> <div>Her iki olayda da Militärischer Abschirmdienst -MAD / <strong>Alman Askeri İstihbarat Örgütünün</strong> parmağı olduğu düşünülüyor. Anlaşılan derin <strong>Almanya</strong>, MAD üzerinden yeniden uluslararası arenaya çıkmaya hazırlanıyor.</div> <div>Hatta kamuoyunu bu tür gelişmelere hazırlamak için İki yıl önce <strong>Almanya'da</strong> <strong>Prens XIII. Heinrich Reuss, Alman</strong> medyasının darbecilerin başı olarak takdim edilmişti. İddialara göre <strong>darbecilerin omurgası radikal sağcı Reichsbürger (Reich Vatandaşları) Hareketi oluşturuyordu. </strong>Hareket, komplo teorilerini, antisemitizmi ve ırkçılığı benimsiyor.</div> <div><strong>Federal</strong> <strong>Cumhuriyet'in,</strong> <strong>Müttefik</strong> <strong>kuvvetler</strong> tarafından kontrol edilen, kendi gücü olmayan bir ekonomik bölge, <strong>Amerika'nın</strong> bir kuklası olduğunu iddia ediyorlar. <strong>Reichsbürger</strong> <strong>Hareketi'nin</strong> ülkede yaklaşık 21 bin üyesi bulunuyor ve bunların yaklaşık yüzde 5'i şiddete meyilli.</div> <h3><strong>Berlin, Moskova'ya mecbur!..</strong></h3> <div><strong>Derin</strong> <strong>Almanya’nın</strong> askeri fay hattı harekete geçtiğinden beri <strong>Almanlar</strong> teknik bir arıza nedeniyle 'dost ateşi'nin arkasına sığınarak <strong>ABD</strong> işgalinin boyunduruğundan kurtarma provası yapıyor.</div> <div>16-06-2023’te belirttiğim gibi; <strong>Alman Ulusal Güvenlik Stratejisi, güvenli ve kalıcı hammadde tedariki için yeni bir savaş istiyor</strong>!</div> <div><strong>Berlin</strong> yönetiminin <strong>ABD</strong> makamlarının <strong>Rusya'yı</strong> "akut bir tehdit" olarak tanımlamasının ardından, <strong>Rusya'yı</strong> <strong>Avrupa</strong>-<strong>Atlantik</strong> bölgesindeki barış ve güvenliğe yönelik "en büyük tehdit" olarak belirleyen yeni Nationale Sicherheitsstrategie/ <strong>Ulusal Güvenlik Stratejisi</strong> yeni yol haritasının ipuçlarını veriyor.</div> <div>Buna göre <strong>Alman</strong> ordusunun durumunun, enerjide <strong>Rusya'ya</strong> bağımlılık ve kritik altyapının yetersiz korunması gibi nedenlerle hazırlandığından, küresel algoritmada <strong>Berlin'in</strong> <strong>Moskova</strong> karşıtı konumlandırılması da <strong>Alman</strong> dehasının ürünü gibi. Ama neredeyse iki yüzyıldır zengin oryantalizm arşivi oluşturan <strong>Alman</strong> aklı,<strong> Doğu</strong> araştırmaları sırasında öğrendikleri “<strong>Şark</strong> <strong>Kurnazlığı”</strong> sayesinde<strong> Rusya</strong> tehdidi ile silahlanmalarını meşru göstererek ordusunu güçlendiriyor!..</div> <h3><strong>Post-modern Alman reelpolitiğinin tarihsel nedenleri?</strong></h3> <div><strong>Almanlar</strong> kim ne derse desin, Uluslararası ilişkilerde <strong>Neo</strong> <strong>Realist</strong> paradigmanın uygulayıcısı ve böyle olmalarının tarihsel sebebleri var. <strong>Almanya</strong>'nın<strong> II. Dünya Savaşı</strong> sonrasında <strong>Müttefik Devletlerce</strong> işgal ve kontrol edildiği dönemde, <strong>Amerikan</strong>, <strong>İngiliz,</strong> <strong>Sovyet</strong> ve <strong>Fransız</strong> güçlerinden oluşan <strong>Müttefik Tetkik Yönetimi</strong>, <strong>1945</strong>-<strong>1949</strong> arası ülkeyi idare etti.</div> <div></div> <div><strong>İngilizler</strong> Ren bölgesini, <strong>Hannover</strong>, Schleswig -Holstein ve Hamburg'u; <strong>Amerikalılar</strong> Orta ve Güney Almanya ile Bremen'i; <strong>Fransızlar</strong> Saarland ve Yukarı Ren'i; <strong>Sovyet</strong> kuvvetleri Elbe'nin doğusunu ve Königsberg'i günümüzde Kaliningrad, <strong>Polonyalılar</strong>, Doğu Prusya'nın geriye kalan bölümünü, Pomeranya'yı, Brandenburg'u ve Oder ile Neisse ırmaklarının doğusunda kalan eyaletleri işgal etmişlerdi.</div> <div><strong>Almanya</strong> doğu ve batı olmak üzere ikiye bölündü. <strong>Berlin'in</strong> bir bölümü Sovyet bölgesinde kaldı. Haziran <strong>1948</strong>'de <strong>Sovyetler Birliği,</strong> <strong>Berlin</strong> ile <strong>Batı</strong> <strong>Almanya</strong> arasındaki ulaşımı kesince, <strong>ABD</strong>, <strong>Birleşik</strong> <strong>Krallık</strong> ve <strong>Fransa</strong> yeni bir Alman hükûmeti (Bundesrepublik Deutschland) oluşturdular. <strong>Almanya'nın</strong> federal bir cumhuriyet olmasının ardından, Ağustos <strong>1949</strong> seçimleri yapıldı ve <strong>Konrad</strong> <strong>Adenauer</strong>, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin ilk şansölyesi oldu.</div> <div><strong>Sovyetler Birliği </strong>de Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin (Deutsche Demokratische Republik) kurulmasını sağladı.<strong>Doğu Almanya</strong>, Doğu Berlin'i başkent ilan etti. Buna karşılık <strong>Batı Almanya</strong>, başkentini <strong>Bonn</strong> yaptı. Batı Almanya, Federal Parlamenter Cumhuriyeti ilan etti ve Birleşik Devletler, Fransa ve İngiltere ile iş birliğine giderek pazar ekonomisine ağırlık verdi.</div> <div>Ülke, <strong>1950'lerin</strong> başından itibaren hızla ekonomik gelişme içine girdi. <strong>Batı Almanya</strong> aynı zamanda <strong>1955</strong>'te <strong>NATO'ya</strong> katıldı, <strong>1958</strong>'de <strong>Avrupa Ekonomik Topluluğu</strong>'nun altı kurucu ülkesi arasında yer aldı.<strong>Doğu Almanya,</strong> <strong>Varşova Paktı'</strong>nı imzalayarak <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği'nin</strong> askerî ve politik kontrolündeki <strong>Doğu</strong> <strong>Bloku</strong> ülkelerinden biri oldu.</div> <div><strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği'nin</strong> dağılması ile <strong>Almanya’nın</strong> yeniden birleşmesi, 3 Ekim <strong>1990</strong>’da gerçekleşti. Yapılan anlaşmalarla bu devletleri kuran dört büyük güç, haklarından vazgeçti ve <strong>Almanya</strong> sözde tam bağımsızlığına kavuştu.</div> <div><strong>İkinci Dünya Savaşı</strong> sonrası <strong>Almanya'da</strong> kurulan <strong>Ramstein</strong> üssü, halen ABD Hava Kuvvetleri'ne hizmet veriyor ve 53 bin personel ile bu ülkenin kendi toprakları dışındaki en büyük üssü olma özelliğini taşıyor. Öyle olunca da Almanya, kelimenin tam anlamı ile bağımsız falan değil.</div> <h3><strong>Derin Almanya’nın ABD rahatsızlığı!..</strong></h3> <div><strong>ABD’nin</strong> <strong>Ramstein</strong> dışında <strong>Almanya’da</strong> 87 üssü daha bulunuyor. Bu üslerde toplam 34 bin 500 asker mevcut. <strong>İkinci Dünya Savaşı</strong>’ndan sonra Almanya<strong>’</strong>yı <strong>ABD’den</strong> sonraki en büyük karargâh haline getiren <strong>ABD</strong>, <strong>Orta</strong> <strong>Doğu</strong> ve <strong>Afrika’daki</strong> askeri operasyonlarını halen <strong>Almanya’dan</strong> yönetiyor.</div> <div><strong>ABD Afrika Komutanlığı</strong>’nın merkezi de <strong>Stuttgart</strong>. Amerikalı sığır çobanlarından başka <strong>İngiltere</strong>, <strong>Fransa</strong> ve <strong>Hollanda’nın</strong> da askerleri <strong>Almanya’da</strong> konuşlu. Üstelik <strong>Alman</strong> halkına bu işgalin masrafları ödettiriliyor.</div> <div>Nitekim <strong>Almanya,</strong> son 2012-2019 yılları arasında Almanya<strong>’</strong>da üstlenen <strong>ABD</strong> askerleri için yaklaşık <strong>243 milyon Euro</strong> ödemede bulunmuş. <strong>Almanya</strong> ayrıca <strong>NATO</strong> bünyesinde <strong>ABD’nin</strong> <strong>Almanya’daki</strong> üsleri için 480 milyon Euro’luk ödeme yapıyor.</div> <div>Sözün kısası; hem <strong>Almanya’yı</strong> işgal ediyorlar hem de işgalin ortaya çıkardığı masrafı, <strong>Almanya’dan</strong> tahsil ediyorlar. <strong>Alman</strong> kamuoyunu; üsler ve daha önce kullanılan alanlar <strong>ABD’nin</strong> kontrolünde kalmaya devam ettiği sürece, <strong>ABD’nin</strong> ihtiyaç durumunda her an geri dönebileceği anlamına geldiğini çok iyi biliyor. Dolayısıyla, <strong>ABD’nin</strong> <strong>Almanya’da</strong> elde ettiği askeri avantajlardan kolay bir şekilde vazgeçmeyeceği ortada.</div> <div>Neden mi?</div> <div><strong>Almanya’nın</strong> askeri olarak <strong>ABD’nin</strong> “<strong>arka</strong> <strong>bahçesi</strong>” olmaktan çıkması aynı zamanda <strong>ABD’</strong>nin dünya üzerindeki savaş politikalarının geriletilmesi anlamına geliyor. Görünürde <strong>Alman</strong> devleti ve hükümetleri de durumdan çok rahatsız değilmiş gibi davranmayı şimdilik uygun buluyorlar. Ama nereye kadar?</div> <div>Çünkü bu işgali sonlandıracak siyasi ve askeri güçleri yok. Bu nedenle üslerin kapatılması ancak savaş karşıtlarının vereceği güçlü bir mücadele ve güçlü bir ekonomi ile mümkün. <strong>ABD’den</strong> bağımsız hareket edecek <strong>Almanya’nın</strong> bu durumda kendi güvenliğini <strong>ABD’ye</strong> bağımlı kalmadan sağlayabiliyor olması için kendi ordusunu ve <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği</strong> <strong>ordusunu</strong> kurması gerekecek.</div> <div><strong>Almanya’nın</strong> konusu veya sorunu sadece üsler ve ülkesinde yerleştirilen askerler değil. <strong>ABD</strong> ve <strong>İngiltere’nin</strong>; <strong>Rusya</strong> - <strong>Ukrayna</strong> savaşını bahane ederek <strong>Avrupa</strong> ülkelerini <strong>Moskova’ya</strong> karşı yaptırım uygulamaya zorlaması, efsane <strong>Alman</strong> sanayisinin enerji tedarikinde sorunlara yol açıyor.</div> <div>Aynı şey, <strong>Avrupa Birliği'nden</strong> ayrılan <strong>İngiltere</strong> için geçerli değil. Deyim yerindeyse onların tuzu kuru. Çünkü <strong>İngiltere'nin</strong> doğal gaz depoları ise şu anda ağzına kadar tıka basa dolu, ayrıca <strong>Rusya,</strong> bu ülkenin ihtiyacının sadece yüzde 5'ini karşılıyor. O nedenle <strong>İngiltere</strong>; <strong>Rusya'dan</strong> gelecek doğal gaza diğer <strong>Avrupa</strong> ülkeleri kadar bağımlı değil.</div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu'na</strong> bağlı doğalgaz şirketi <strong>Gazprom</strong>; <strong>Almanya’nın</strong> ihtiyaç duyduğu doğalgazda en büyük tedarikçisiydi. <strong>Avrupa'nın</strong> en büyük ekonomisi <strong>Almanya,</strong> ihraç ettiği doğal gazın büyük çoğunluğunu kendi kullanıyor. <strong>Almanya’nın</strong> yaptırımlara mecbur bırakılması; gelecekteki doğal gaz ithalatını büyük sıkıntıya soktuğu söylenebilir.</div> <div><strong>Batı</strong> ile <strong>Moskova</strong> arasında artan siyasi gerilimlere rağmen <strong>Almanya’nın</strong> <strong>Rusya</strong> ile ticareti geçen yıl <strong>2020</strong>’ye göre yüzde 34,1 artarak 59,8 milyar avroya yükseldi. <strong>Almanya</strong>, <strong>Rusya’ya</strong> ağırlıklı olarak makine, motorlu taşıtlar kimyasal ve eczacılık ürünleri ihraç ediyor.</div> <div>Jeopolitik gerilim nedeni ile bu ekonomik ilişkilerin kesintiye uğraması, <strong>Alman</strong> ekonomisinin karşı karşıya kalabileceği en büyük tehlike. Çünkü <strong>Almanlar</strong> ekonomik güçle, tam bağımsızlıklarına kavuşabileceklerine odaklanmışlar.</div> <div><strong>Alman</strong> dehası <strong>ABD’yi</strong> öncelikle kendi sınırları dışında diz çöktürmenin hesabını yapıyor. <strong>Kızıl</strong> <strong>Deniz’deki</strong> saldırıyı böyle okuyun. Yine <strong>Alman</strong> ordusundan üst düzey subayların <strong>Kırım</strong> <strong>Köprüsü'ne</strong> saldırı toplantısını da, <strong>ABD</strong> ile <strong>Rusya’yı</strong> kapıştırarak, <strong>Rusları</strong> <strong>Amerikalılara</strong> karşı nükleer silah kullanmaya zorlayarak, <strong>Amerikalıların</strong> <strong>Avrupa'dan</strong> özellikle <strong>Almanya'dan</strong> ayaklarını kesmek girişimi olarak okuyun.</div> <h3><strong>Rus Almanlar - Alman Ruslar…</strong></h3> <div><strong>II. Dünya Savaşı</strong> sonrası <strong>Almanya’nın</strong> doğu bölgesini işgal eden <strong>Sovyet</strong> <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Almanya</strong> üzerindeki nüfuzu herkesin malûmu, fakat <strong>Almanya’nın</strong> <strong>Rusya’ya</strong> sahiplenmesine ne demeli?</div> <div>Annesi <strong>Tatar</strong> asıllı <strong>Rus</strong> <strong>Çarı</strong> <strong>Deli</strong> <strong>Petro’nun</strong>, ülkesine çağırdığı <strong>Alman</strong> zanaatkârlar, asırlar boyunca <strong>Rus</strong> <strong>Çarlığında</strong> etnik yapı oluşturabilecek nüfus potansiyeline ulaştı.</div> <div><strong>Almanların</strong> <strong>Rusya’daki</strong> etnik varlığının başka sebepleri de var. <strong>Rusya’daki</strong> <strong>Alman</strong> diasporası açısından <strong>II. Yekaterina</strong> zamanında çıkarılan “Yabancıların Rusya’ya Serbestçe Girebilmeleri ve Yerleşmeleri ve Rusya’dan İltica Eden Rusların Serbestçe Ülkelerine Geri Dönebilmeleri Hakkında” (1762) ve “Rusya’ya Gelen Tüm Yabancılara Serbest Giriş ve Arzu Ettikleri Vilâyete Yerleşme Hakkı ve Ayrıcalıklı Hakların Tanınması Hakkında Manifesto” (1763) başlıklı yasalar özel önem taşıyor.</div> <div>Bu yasaların tanıdığı serbesti ve ayrıcalık sonucu <strong>1764’ten</strong> <strong>1870’e</strong> kadar yaklaşık yüz yıllık bir dönem boyunca çok sayıda <strong>Alman,</strong> <strong>Rusya’ya</strong> yerleşme fırsatını yakaladı. <strong>Rusya’ya</strong> gelen <strong>Almanlara</strong> boş toprak arazilerinin verilmesinden başka, askerlik hizmeti ve bazı ağır vergilerden muafiyet ve din özgürlüğü gibi önemli hak ve ayrıcalıklar tanınmıştı.</div> <div>Örneğin <strong>Volga</strong> <strong>Almanları</strong> (Wolgadeutsche or Russlanddeutsche). <strong>Volga</strong> <strong>Nehri</strong> boyunca yerleşik <strong>Alman</strong> asıllı göçebeler, ağırlıklı olarak güneydoğu <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Saratov</strong> şehri civarında yaşıyordu. 18.Yüzyıl’da <strong>Avrupa</strong> ülkelerinin kendi kültürleri ile diğer ülkelerde yaşama ve yayma hedefi doğrultusunda <strong>Rusya’ya</strong> göçmüş olan <strong>Volga</strong> <strong>Almanları</strong>, takip eden her yüzyılda değişik sebeplerle sürgün edilmiş veya iltica etmek zorunda kaldı.</div> <div></div> <div>19. ve 20. yüzyılda <strong>Rusya’dan</strong> da Anavatanları olan <strong>Almanya’ya</strong>, <strong>Amerika</strong> Kıtasında <strong>Kanada</strong>, <strong>Arjantin</strong>, <strong>Brezilya</strong> ve <strong>Dakota</strong> olmak üzere <strong>Amerika</strong> <strong>Birleşik</strong> <strong>Devletleri’ne</strong> göçtüler. <strong>Volga</strong> <strong>Almanlarını,</strong> <strong>Rusya’da</strong> iskan eden <strong>Rus Çariçesi II. Katerina</strong>, aslen <strong>Alman</strong> bir Lüteryandi ve <strong>Prusya’da</strong> Szczecin’de doğmuştu. Eşi III. <strong>Petro</strong>’nun ölümünden sonra, <strong>Rus</strong> <strong>Çariçesi</strong> unvanıyla hanedanı yöneten <strong>II. Katerina</strong>, <strong>1762</strong> ve <strong>1763’te</strong> çıkardığı manifestolar ile <strong>Avrupalıları</strong> (Yahudiler hariç olmak üzere) kendi kültür ve inançları ile <strong>Rusya’da</strong> yaşamaya davet etti.</div> <div>Kendi kültürlerini, <strong>Rusya’ya</strong> taşıyarak yaşamaları için <strong>Avrupa</strong> halklarına gönderilen ilk davet rağbet görmese bile, sonrasındaki çağrıya <strong>Avrupalı</strong> yöneticiler kayıtsız kalmadı. <strong>İngiliz</strong> ve <strong>Fransızlar,</strong> ağırlıklı olarak <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Amerika</strong> kıtasına yakın yerlerde kolonileşti. <strong>Avusturya</strong>’da kesin olarak <strong>Rusya’ya</strong> göç yasaklanırken, <strong>Prusya’da</strong> bulunan <strong>Bavyera</strong>, <strong>Baden</strong>, <strong>Hessen</strong>, <strong>Palatinate</strong> ve <strong>Rhineland</strong> bölgelerinden, <strong>1763</strong> ve <strong>1767</strong> yılları boyunca, <strong>Rusya’nın</strong> içlerine <strong>Alman</strong> göçü gerçekleşti.</div> <div><strong>Volga</strong> <strong>Almanları</strong>, bu göçlerle <strong>Rusya’ya</strong> gelen Alman halkının bakiyesidir. Bolşevik Devrimi sonrası 1924’te Volga Almanlarının yaşadığı bölgede, başkenti Engels olan, Volga Alman Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte 1941’de Sovyet Ordusu’na Alman kökenli asker alınması durduruldu.</div> <div></div> <div><strong>Almanya’nın</strong> Rusya’ya savaş açmasıyla; <strong>Stalin</strong>, <strong>Volga</strong> <strong>Almanlarının</strong> <strong>Nazi</strong> <strong>Ordusuyla</strong> işbirliği yapmasından endişe ederek <strong>Volga</strong> <strong>Alman</strong> <strong>Otonom</strong> bölgesindeki <strong>Almanlara</strong> tehcir uygulandı. Yaklaşık 400.000 <strong>Volga</strong> <strong>Almanı</strong>, <strong>Rusya</strong> içlerine <strong>Altay</strong> <strong>Krayı</strong> ağırlıklı olmak üzere <strong>Sibirya</strong> bölgesine, ağırlıklı <strong>Karağandı</strong> olmak üzere <strong>Kazakistan</strong> bölgesine sürüldü.</div> <div>Savaş sonrası <strong>Sibirya, Ural, Altay, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan</strong>’da kaldılar. 1979 yılında yaklaşık 936.000 <strong>Alman</strong> kökenli Kazakistan bölgesinde yaşamaktaydı. <strong>1980’den</strong> <strong>Sovyetlerin</strong> dağılmasına kadar <strong>Volga</strong> <strong>Almanları,</strong> daha çok <strong>Almanya’ya</strong> göç ettiler. <strong>Volga</strong> <strong>Almanları</strong> günümüzde, <strong>Kuzey</strong> <strong>Amerika</strong> Kıtası özellikle <strong>Chicago’da</strong> yaşıyor.</div> <div>Günümüzde sadece <strong>Kazakistan’da</strong> yaklaşık 450 bin etnik <strong>Alman</strong> yaşamaya devam ediyor. <strong>Alman</strong> hükümetinin vatana ulaştırma projesiyle tekrar geriye dönüşler yaşanıyor. <strong>Almanya</strong> hükümetinin etnik <strong>Almanların</strong> eski <strong>SSCB</strong> ülkelerinde kalmalarını sağlamak için yılda 200 milyon mark harcadığı da göz önünde bulundurulursa, <strong>Kazakistan’da</strong> kalan <strong>Almanlar</strong> için <strong>Alman</strong> sermayeli yatırımların, <strong>Almanya</strong> ile ticaretin cazip iş alanları olabileceği söylenebilir.</div> <h3><strong>Berlin'in zor günlerinde en büyük destekçisi Rus Almanlar…</strong></h3> <div>Tarihte hem düşmanlık hem de dostluk dönemleri yaşayan <strong>Almanya</strong> ve <strong>Rusya</strong> bugün birçok alanda yoğun işbirliği içerisinde. <strong>Rusya’daki</strong> <strong>Alman</strong> asıllı bürokratlar <strong>Avrupa</strong> anakarasında <strong>Cermen</strong> akrabalarına yardıma koşuyor.</div> <div><strong>Almanya’nın</strong> enerji ihtiyacını karşılıyor. <strong>Rus</strong> jeopolitiğini ona göre dizayn ediyor. <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu’nda</strong> yerleşik <strong>Alman</strong> kökenli <strong>Rus</strong> vatandaşlarının yönetim kademelerinde etkili oldukları görülüyor. Örgütlü bir sosyal yapıları var.</div> <div>Hatta <strong>Rusya</strong> <strong>Almanları</strong> <strong>Ulusal Kültürel Otonomileri Federasyonu</strong> adı altında teşkilatlanmışlar. <strong>Heinrich</strong> <strong>Marten</strong>; Rusya Almanları Ulusal Kültürel Otonomileri Federasyonu başkanı. Bu federasyon başkenti <strong>Engels</strong> olan, <strong>Volga Alman Otonom Cumhuriyeti’nin</strong> yeniden kurulması için çabalıyor. Bu konuda <strong>Alman</strong> hükümetinin desteğini aldıkları kesin.</div> <div><strong>Almanların</strong> <strong>Rusya</strong> hesabı olduğu gibi <strong>Putin’in</strong> de <strong>Almanya</strong> hesabı var. Ancak sonuç itibarıyla bütün yollar <strong>Berlin’e</strong> çıkıyor. <strong>Putin,</strong> <strong>Avrupa’yı</strong> özellikle de <strong>Almanya’yı</strong> <strong>ABD’den</strong> koparmak istiyor. Önceki <strong>Alman</strong> <strong>Şansölyesi</strong> (Başbakanı) <strong>Angela</strong> <strong>Merkel</strong> de <strong>Putin</strong> gibi <strong>Alman-Rus</strong> işbirliğinden yana olduğunu gizlemiyordu.</div> <h3><strong>Washington, Berlin’i kıskanıyor!..</strong></h3> <div>Cümle alem biliyor ki <strong>ABD</strong>, <strong>Almanya</strong>-<strong>Rusya</strong> yakınlaşmasından rahatsız. Zaten <strong>Ukrayna</strong> sorunu bu yakınlaşmaya dondurucu etki yaptı. Güçlü bir <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’nin</strong> <strong>ABD</strong> çıkarlarına zarar vereceği ihtimalinden hareketle, <strong>Amerikalı</strong> jeostratejistler çareyi <strong>Avrupa</strong> <strong>Troykasını</strong> Almanya/Fransa/ İngiltere dağıtmakta buldu. <strong>İngiltere’nin</strong> ‘Brexit’ yani Birleşik Krallık’ın <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’nden</strong> ayrılması, en çok <strong>Amerikalıları</strong> sevindirmişti.</div> <div></div> <div><strong>Doğu</strong> <strong>Alman</strong> kökenli, <strong>Rusya</strong> ile ilişkileri destekleyen bir partiden gelen <strong>Merkel</strong> döneminde <strong>Almanya</strong>-<strong>Rusya</strong> ilişkileri daha çok ikili görüşmelerle yürütüldü. İki ülkenin ilişkileri ekonomi ve enerji temelinde yoğunlaşmış durumda. Şimdilik siyasi ve askeri bir entegrasyon ihtimal dışı. Tüm baskılara rağmen <strong>Berlin</strong> yönetimi <strong>Rusya</strong> ile işbirliği konusunda faydacı bir yaklaşım sergiliyor.</div> <div>Mesela eski <strong>Almanya</strong> <strong>Başbakanı</strong> <strong>Gerhard</strong> <strong>Schröder</strong>, <strong>Türkiye’nin</strong>, <strong>Rusya</strong> ile <strong>Ukrayna</strong> arasındaki ihtilafın sona ermesi çabalarında, şu anda tahıl sevkiyatına ilişkin müzakeredeki gibi çok yardımcı olduğunu söyleyerek, <strong>Rusya'ya</strong> destek çıkmıştı.</div> <div>Hani <strong>Türkiye’de</strong> önüne gelene “<strong>Bilge</strong> <strong>Kral”</strong> demeyi seven bir topluluk var ya bence onlar kısa zamanda <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong> <strong>Baskanı</strong> <strong>Putin’in</strong> hakkını gasp ediyor. Çünkü <strong>Putin</strong> hem devlet aklına umuruna sahip ve onun gibi gereken sabra sahip bir devlet adamı da bulunmadı.</div> <div>Öyle ki <strong>Avrupa</strong> bütünleşmesine tekrar dâhil olmak adına adımlar atmaktan geri kalmıyor.</div> <div></div> <div><strong>Rusya’nın</strong> <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’nin</strong> en büyük üçüncü ticari ortağı olması, başta <strong>Gazprom</strong> olmak üzere <strong>AB’de</strong> güçlü bir lobisinin var olması ve <strong>AB</strong> üyelerine büyük yatırımlar yapması gibi nedenler <strong>Rusya</strong>- <strong>AB</strong> yakınlaşmasını sağlıyor. Mevcut <strong>Gazprom</strong> <strong>Başkanı Aleksey Borisoviç Miller’in</strong> <strong>Rus</strong>-<strong>Alman</strong> bir ailenin dünyada geldiğini ve <strong>Alman</strong> asıllı <strong>Rusya</strong> vatandaşı olduğunu hatırlayalım.</div> <div><strong>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in</strong>, hayatının biçimlenmesinde önemli yeri bulunan, <strong>Batı</strong> <strong>Rusya’da</strong> Alman kültürünün ikliminde yetişen, <strong>1960’lı</strong> yıllarda <strong>Leningrad’daki</strong> (St. Petersburg) bir ortaokulda eğitim gördüğü sırada <strong>Almanca</strong> öğretmeni olan <strong>Mina</strong> <strong>Yudintskaya’nın</strong> da etkisiyle, <strong>Avrupa</strong> ile ilişkilere önem verdiği bir sır değil.</div> <div><strong>Rusya</strong>-<strong>Almanya</strong> arasındaki enerji jeopolitiği belki ileri yıllarda siyasi ve askeri birleşmenin ortamını hazırlayabilir. <strong>Rusya</strong>-<strong>Almanya</strong> arasındaki gaz işbirliği hızla ilerliyor. <strong>Berlin,</strong> <strong>Rusya</strong> ile anlaşarak. <strong>Batı</strong> <strong>Avrupa’nın</strong> bütün enerji ihtiyacını <strong>Rus</strong> gazı ile karşılama yönünde irade beyanında bulunduğunu unutmuş olamaz.</div> <div>Bu işbirliği doğal olarak <strong>Atlantikçi</strong> <strong>Blokta</strong> dengeleri alt üst edeceği gibi, <strong>Almanya’yı</strong> <strong>Avrasyacı</strong> <strong>Bloka</strong> yaklaştıracaktır. <strong>Almanya’ya</strong> petrol girişinde <strong>Rusya</strong> üçüncü ulaştırıcı. Bu gelişme, <strong>Rusya</strong>-<strong>Almanya</strong> gaz işbirliği için de iyi bir örnek.</div> <h3><strong>Almanya-Rusya düşmanlığı ABD projesi!..</strong></h3> <div>Son sözü bir <strong>Amerikalı’ya</strong> bırakalım ve <strong>Almanya</strong>-<strong>Rusya</strong> işbirliğine nasıl baktıklarını görelim.</div> <div><strong>ABD’ne</strong> danışmanlık yapan özel bir istihbarat kuruluşu <strong>Stratfor’ın</strong> (Strategic Forecasting) kurucusu ve patronu <strong>Georges Friedman</strong> 4 Şubat <strong>2015’te</strong> Küresel İşler Chicago Konseyi’nde (Chicago Council on Global Affairs) yaptığı konuşmada “Bizim Avrupa ile ilişkimiz yok; Romanya ile, Fransa ile ilişkilerimiz var. ABD’nin ilişki kuracağı bir Avrupa yok ortada. Asırlar boyu ABD’nin çıkarları için yaptığımız savaşlar; birinci, ikinci dünya savaşları olsun Soğuk Savaş olsun, her şey Almanya ve Rusya ekseninde olmuştur. ABD’yi tehdit edecek olan tek güç bu iki ülkenin birliğidir. Bu birliğin gerçekleşmemesi için gereken her tedbiri almalıyız.” demişti.</div> <div></div> <div><strong>Stratfor’un</strong> başkanı <strong>Friedman,</strong> <strong>Avrupa</strong> ile <strong>Rusya</strong> (daha doğrusu Almanya ile Rusya) arasında oluşturulacak (oluşturulmasına başlanmış) “<strong>askeri</strong> <strong>koridor</strong>”un <strong>Avrupa’daki</strong> <strong>ABD</strong> Ordusu Komutanı General <strong>Hodges</strong> tarafından nasıl planlandığını anlatıyor: “Bütün Doğu Avrupa ülkelerine silah veriyoruz (Polonya, Romanya, Bulgaristan ve Baltık ülkeleri). Amacımız, Rusya’nın çevresinde bir askeri koridor oluşturmak. ABD, bütün bunları NATO dışında yapıyor. Çünkü NATO çerçevesinde yaparsanız, tüm üye ülkelerinin onayı gerekir. Örneğin, Türkler sırf laf olsun diye veto hakkını kullanabilirler”</div> <div>Bu salakonun (salak oğlanın kısaca ifadesi) <strong>Türkleri</strong> hiç tanımadığı nasıl da belli oluyor?</div> <div>Uzun sözün kısası; yüzlerce <strong>Alman</strong> asıllı <strong>Rus</strong>, <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu’nu</strong> yönetiyor.</div> <h3><strong>Gerhard Schröder yalnız değil!..</strong></h3> <div>1980 öncesi olsa <strong>Türkiye’deki</strong> aşırı milliyetçi sağ kesimlerin “<strong>Komünistler</strong> <strong>Moskova'ya</strong>” diye slogan atacakları traji-komik bir durum, <strong>Almanya'da</strong> mevcut. Lakin bu <strong>Komünistler</strong> öyle böyle değil hem de aşırı sağcı. Bunlardan biri de <strong>Almanya'daki</strong> radikal sağcı <strong>Almanya</strong> için <strong>Alternatif</strong> <strong>Parti</strong> (Alternatative für Deutschland - AfD), <strong>Rusya</strong> yanlısı politika izliyor.</div> <div>Bu Partinin milletvekili ve yöneticileri sık sık <strong>Kırım</strong> ve <strong>Rusya’ya</strong> yeni katılan bölgeleri ziyaret ederek fiili destek veriyorlar. <strong>AfD’yi</strong> temsilen bu ziyaretleri gerçekleştirenler arasında Christan Blex, Hans -Thomas Tillschneider, Peter Boehringer ve Daniel Wald’ın isimleri sayılabilir.</div> <div>Sadece bunlar mı?</div> <div><strong>Alman</strong> solcuların bunlardan neyi eksik?</div> <div>Nitekim <strong>Sol</strong> <strong>Parti’nin</strong> eski Genel Başkan Yardımcısı Sahra Wagenknecht, Sol Parti’den ayrılarak göçmenlere karşı yeni bir sol görüşlü parti kurdu.</div> <div>“Ee ne var bunda” demeyin?</div> <div>Çünkü <strong>Sahra</strong> <strong>Wagenknecht,</strong> <strong>Rusya</strong> yanlısı bir çizgide hareket ediyor. Yeni hareketin sloganı “Akıl ve Adalet için Sahra Wagenknecht İttifakı”dır. Şu anda bu hareketin <strong>Federal</strong> <strong>Parlamentoda</strong> 9 milletvekili bulunmaktadır.</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>Seçilmiş Kaynakça</div> <div>https://cherkessia.net/news_detail.php?id=6156</div> <div>www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-37082172</div> <div>https://www.aydinlik.com.tr/abdnin-korkusu-alman-rus-ittifaki,</div> <div>https://www.savunmatr.com/alman-firkateyni-abd-ihasina-ates-acti/</div> <div>https://kafkassam.com/rusyayi-alman-asilli-ruslar-mi-yonetiyor.html</div> <div>https://politikaakademisi.org/2012/07/05/putin-doneminde-rus-alman-siyasi-ve-ekonomik-iliskileri/</div> <div>https:// https://vatanpartisi.org.tr/genel-merkez/makaleler/ali-mercan-alman-rus-enerji-ortakligi-25108</div> <div>https://www.mepanews.com/kizildenizde-alman-savas-gemisi-amerikan-hava-aracina-ates-acti-65258h.html</div> <div>https://www.nytimes.com/1992/01/11/world/bonn-urges-russia-to-restore-land-for-its-ethnic-germans.html</div> <div>https://tr.topwar.ru/185623-mif-o-shvedskih-vikingah-gospodah-kotorye-sozdali-russkoe-gosudarstvo.html</div> <div>https://www.cnnturk.com/dunya/kizildenizde-sok-anlar-alman-savas-gemisi-abd-ihasina-fuze-atesledi-2089778</div> <div>Nermin Güler/Kazakistan’da Alman Azınlık/ https://docplayer.biz.tr/991034-Kazakistan-da-alman-azinligi.html</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/almanya-da-darbe-soylentisinin-arka-plani-almanlar-abd-isgalinden-rahatsiz-5110.html</strong><strong></strong></div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/ucyuz-bin-sehit-verdigimiz-yemen-kizildeniz-de-amerika-ve-avrupa-rekabeti-6506.html</strong><strong></strong></div> <div>https://haberrus.ru/politics/2024/03/02/almanya-kirim-saldiri-planlarina-iliskin-ses-kayitlari-dinlemeyle-ele-gecirilmis.html</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/alman-ulusal-guvenlik-stratejisi-guvenli-ve-kalici-hammadde-tedariki-icin-yeni-bir-savas-istiyor-5756.html</strong></div> <div>https://sputniknews.com.tr/20240301/alman-subaylarin-plani-ifsa-oldu-simonyan-planlanan-kirim-kopru-saldirisinin-detaylari-yayinladi--1081266449.html</div> <div></div>