<h3><span><strong>Dedesi Osmanlı tebaasından Papa XIV. Leo neden </strong><strong>Türkiye’ye geliyor?</strong></span></h3> <div><strong>Papa</strong> <strong>Francesco’nun</strong> ölümü sonrası <strong>Sistine</strong> <strong>Şapeli’nin</strong> bacasından beyaz duman yükselmiş ve hemen ardından <strong>ABD’li</strong> <strong>Kardinal</strong> <strong>Robert</strong> <strong>Prevost</strong>, yeni papa olarak dünyaya tanıtılmıştı. <strong>Vatikan</strong> ve <strong>Batı</strong> medyasında yer alan biyografi bilgilerinde, <strong>Prevost’un</strong> aile kökenlerinin <strong>Fransa</strong>, <strong>İtalya</strong> ve <strong>İspanya’ya</strong> dayandığı ifade edilmişti.</div> <div>Uzun yıllar görev yaptığı <strong>Peru’nun</strong> vatandaşlığına da sahip olan <strong>Prevost’un</strong> seçilmesi, <strong>Katolik</strong> <strong>Kilisesi</strong> tarihinde bir ilkti. Çünkü <strong>Katolik</strong> <strong>Kilisesi’nin</strong> başına hiç <strong>ABD’li</strong> bir ismin geçmemesi, bu ülkenin jeopolitik ağırlığından kaynaklanan bir “<strong>tabu</strong>” ile açıklanıyordu. <strong>Prevost’un</strong> bu göreve seçilmesinde; aile geçmişi, <strong>Latin</strong> <strong>Amerika</strong> gibi <strong>Katolik</strong> nüfusun yoğun olduğu bir bölgeyi yakından tanıması ve <strong>Vatikan</strong> hiyerarşisinde üst düzey görevler yürütmesi etkili görülmüştü.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Papa</strong> <strong>XIV</strong>. <strong>Leo</strong> adını alan yeni lidere, dünya kamuoyunun dikkatleri çevrilirken, <strong>İtalyan</strong> basını “<strong>seçilen Amerikalı kardinaller arasında en az Amerikalı özelliğe sahip olanın Prevost olduğu</strong>” yönünde haberler yayımladı. Bu yorum, <strong>Prevost’un</strong> <strong>İtalyan</strong>-<strong>Fransız</strong> kökenli ailesine atıfla yapıldı. Dünya, “<strong>Papa gerçekten Amerikalı mı yoksa kökeni itibarıyla İtalyan mı?</strong>” sorusuna yanıt ararken, <strong>Türkiye’de</strong> ortaya atılan bir iddia, tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.</div> <div>İddiayı gündeme getiren isim, <strong>Kınalıada</strong> <strong>Platformu</strong> kurucusu <strong>Nurhan</strong> <strong>Çetinkaya</strong> oldu. <strong>Çetinkaya</strong>, sosyal medyada “<strong>Kayseri’nin Everek’ten Vatikan’a büyük yolculuk</strong>” ifadeleriyle paylaştığı videoda; <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> <strong>Kayseri</strong> kökenli olduğunu ve annesinin dayısı aracılığıyla kendisiyle akrabalık bağı bulunduğunu öne sürdü. Videoda şu ifadeleri kullandı:</div> <div>“Evet, yeni papa bütün dünyaya hayırlı olsun. <strong>Fransız</strong> <strong>Francis</strong> <strong>Prebis</strong>, yani nam-ı diğer <strong>Faruk</strong> <strong>Pars</strong> <strong>Ehyan</strong> <strong>Pars</strong>… Ataları <strong>Kayseri’den</strong> gitmiş <strong>Amerika’ya</strong>. Orada dini eğitim almış, daha sonra <strong>Vatikan’a</strong> gelmiş ve bugün papa oldu. Evet, benim de anne tarafımdan, annemin dayısı tarafından akrabamız. Hayırlı olsun dünyamıza. <strong>Kayseri’de</strong> çok <strong>Ermeni</strong> köyü var, <strong>Ermeni</strong> kiliseleri var, <strong>Ermeni</strong> <strong>Katolikleri</strong> var. <strong>Anadolu’da</strong> <strong>Katolik</strong> <strong>Ermeni</strong> köyleri çoktur. Mesela Sivas’ta <strong>Pıtırnik</strong> diye bir köy var. Bilen bilir; orası <strong>Katolik</strong> köydür. Oradan dünyaca meşhur iki isim çıkmıştır…</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Çetinkaya</strong>, iddiasını aile büyüklerinin anlattıklarına dayandırsa da batılı hiçbir açık kaynakta <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> atalarının <strong>Kayseri’den</strong> geldiğine dair bir bilgi yer almıyor. Tüm batılı kaynaklar; <strong>1955</strong> yılında <strong>Chicago’da</strong> doğan <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> ailesinin bir tarafının <strong>İspanyol</strong>, diğer tarafının ise <strong>Fransız</strong>-<strong>İtalyan</strong> kökenli olduğunu, ayrıca soyağacında <strong>New</strong> <strong>Orleans’taki</strong> <strong>Afro</strong>-<strong>Karayipli</strong> <strong>Katoliklerin</strong> bulunduğunu belirtiyor.</div> <div><strong>Türk</strong> arşiv belgeleri yanılmaz. Şimdiki <strong>Papa XIV. Leo</strong>, yani <strong>Robert Francis Prevost</strong>’un atası, <strong>Setrak</strong> <strong>Parsehyan</strong>, <strong>1915</strong> yılında <strong>Kayseri’nin</strong> <strong>Everek</strong> (Develi) bölgesinden <strong>Arjantin’e</strong> göç etmiş. Aynı dönemde, <strong>Papa’nın</strong> büyük dedesinin kız kardeşi <strong>Eva</strong> <strong>Ohanyan</strong> ise <strong>İstanbul’da</strong> kalmış. “<strong>Kime</strong> <strong>inanalım</strong>?” derseniz; arşiv kayıtlarına ve <strong>Eva</strong> <strong>Ohanyan’ın</strong> türünü <strong>Nurhan</strong> <strong>Çetinkaya’nın</strong> aktardıklarına itimat etmek gerektiğini düşünürüm.</div> <h3><span><strong>Papa XIV. Leo, İznik Konsilini neden önemsiyor?</strong></span></h3> <div><strong>Kilisenin</strong> doktrin ve inançlarını sağlamlaştırmada önemli rol oynayan, <strong>MS 325</strong> yılında toplanan <strong>Birinci İznik Konsilinin</strong> <strong>1700</strong>. yıl dönümü dolayısıyla bir önceki <strong>Papa</strong> <strong>Francis</strong>, <strong>İznik’i</strong> ziyaret etmek istemiş ancak bunu gerçekleştiremeden ölmüştü. Buna karşın yerine seçilen <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> da aynı niyeti paylaştığı kaydedilmişti.</div> <div>İlk <strong>Hristiyan</strong> <strong>Roma İmparatoru I. Konstantin’in</strong> emriyle <strong>MS 325</strong> yılında <strong>İznik’te</strong> düzenlenen <strong>Birinci İznik Konsili</strong>, <strong>Hristiyanlık</strong> tarihinde önemli dini konuların ele alındığı kritik bir olay olarak kabul edilir. <strong>İznik</strong> <strong>Konsili’nin</strong> <strong>Kilise</strong> tarihindeki önemini abartmak mümkün değildir. Bunun çok sayıda ve karmaşık nedeni vardır; hepsini tek tek sıralamak veya ayrıntılı biçimde ele almak kolay değildir. Ancak bütün bu nedenlerin merkezinde, <strong>Konsil’in</strong> <strong>Hristiyanların</strong> yaşamı, evreni ve özellikle de <strong>Mesih</strong> hakkında neye inandıklarının ilk sistematik ifadesini ortaya koyması gerçeği yatar.</div> <div><strong>İznik İnanç Bildirgesi</strong>, kısaca ifade etmek gerekirse, <strong>Hristiyanların</strong> neye inandığını açıkladığı, inancın “<strong>ne</strong>” olduğunu tanımladığı ve yalnızca inancın içeriğini değil, aynı zamanda bu inancı nasıl anladığımızı da koruyup özetlediği için büyük önem taşır. Öncelikle <strong>İznik</strong> <strong>Konsili’nin</strong> neden toplandığını hatırlamak gerekir. Kısa ve öz hikâye şudur: İki büyük ilahiyatçı —rahip-ilahiyatçı Arius ile İskenderiye Piskoposu Athanasius— <strong>İsa</strong> <strong>Mesih’in</strong> doğası üzerine sert bir tartışmaya girişmiş ve bu tartışma, kısa sürede <strong>Roma</strong> <strong>İmparatorluğu’nun</strong> her köşesine, hatta dönemin tamamında kabul gören <strong>İncil</strong> inancına sahip herkesin gündemine yayılmıştır.</div> <div><strong>Arius</strong>, <strong>Oğul’un</strong> yaratılmış bir varlık olduğunu, dolayısıyla tam anlamıyla <strong>Tanrı</strong> olamayacağını; çünkü <strong>Oğul’un</strong> <strong>Baba’dan</strong> sonra geldiğini savunuyordu. <strong>Athanasius</strong> ise <strong>Oğul’un</strong> ezeli ve ebedi olduğunu, <strong>Baba</strong> ile aynı özden geldiğini öğretiyordu. Bugün bu tartışmayı aklımızda canlandırmak zor olabilir; ancak dördüncü yüzyılda bu görüş ayrılığı hem dünya çapındaki <strong>Hristiyan</strong> cemaati hem de <strong>Roma</strong> <strong>İmparatorluğu’nun</strong> toplumsal düzeni için ciddi bir bölünme ve çöküş riski taşıyordu.</div> <h3><span><strong>Papa’nın Türkiye ziyaret programı…</strong></span></h3> <div><strong>Türkiye’ye</strong> yapılacak ziyaret, <strong>Katolik</strong> ve <strong>Ortodoks</strong> kiliseleri arasındaki diyalog için önemli bir fırsat olarak görülüyor. <strong>Roma</strong> ve <strong>Konstantinopolis</strong> arasındaki aforozların <strong>7 Aralık 1965’te</strong> kaldırılmasının <strong>60</strong>. yıldönümünde, <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> <strong>İznik</strong> ziyareti, <strong>Türkiye</strong> için büyük bir uluslararası etkinlik olarak öne çıkıyor. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık <strong>2.000 Hristiyan</strong> din adamının bir araya gelmesi bekleniyor. Ayrıca, <strong>Vatikan</strong> tarafından akredite edilmiş <strong>50</strong> ülkeden medya kuruluşları, etkinliği canlı olarak yayınlayacak.</div> <div><strong>Türk</strong> yetkililer, <strong>Papa’nın</strong> ziyaretini <strong>Türkiye</strong> kamuoyuna yalnızca dini bir etkinlik olarak değil; uluslararası tanınırlık, ekonomik büyüme, altyapı geliştirme ve kültürel değişim potansiyeli taşıyan stratejik bir turizm girişimi formatında tanıtmayı tercih ediyor olabilirler.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Papa XIV. Leo, 27 Kasım–2 Aralık</strong> tarihleri arasında papalık dönemindeki ilk yurtdışı seyahatini gerçekleştirerek <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Lübnan’ı</strong> ziyaret edecek. Ziyaretin ilk durağı <strong>Türkiye</strong> olacak.</div> <div><strong>27</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>Perşembe</strong> günü, <strong>Papayı</strong> taşıyan uçak, öğle saatlerinde <strong>Ankara’ya</strong> inecek. <strong>Resmî</strong> karşılama töreninin ardından modern <strong>Türkiye’nin</strong> kurucusu <strong>Mustafa</strong> <strong>Kemal</strong> <strong>Atatürk’ün</strong> <strong>Anıtkabir’deki</strong> mozolesini ziyaret edecek. Sonrasında <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Recep</strong> <strong>Tayyip Erdoğan</strong> ile bir araya gelecek; ulusal yetkililer ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle görüşmeler yapacak. <strong>Papa</strong> akşam saatlerinde <strong>İstanbul’a</strong> hareket edecek.</div> <div><strong>28 Kasım Cuma</strong> sabahı, <strong>İstanbul’daki</strong> <strong>Kutsal</strong> <strong>Ruh</strong> <strong>Katolik</strong> <strong>Katedrali’nde</strong> piskoposlar ve rahiplerle buluşacak; ardından <strong>Küçük Fakir Kız Kardeşler Huzurevi’ni</strong> ziyaret edecek. Öğleden sonra helikopterle <strong>İznik’e</strong> geçecek ve burada yaklaşık iki saatlik bir program yürütecek. <strong>325</strong> yılında toplanan <strong>Birinci İznik Konsili</strong> ile ilişkilendirilen antik <strong>Aziz Neofitos Bazilikası’nın</strong> arkeolojik alanında düzenlenecek <strong>ekümenik</strong> <strong>dua</strong> toplantısına katılacak. Hangi <strong>Hristiyan</strong> kiliselerinin bu etkinliğe temsilci göndereceği, özellikle de <strong>Ortodoks</strong> dünyasının en geniş cemaati olan ve <strong>İstanbul</strong> <strong>Fener</strong> <strong>Rum</strong> <strong>Patrikhanesi</strong> ile gerilim yaşayan <strong>Moskova</strong> <strong>Patrikhanesi’nin</strong> katılım sağlayıp sağlamayacağı henüz netlik kazanmış değil.</div> <div><strong>29 Kasım Cumartesi</strong> günü, <strong>Papa XIV. Leo,</strong> tarihî <strong>Sultanahmet</strong> <strong>Camii’ni</strong> ziyaret edecek. Bu cami daha önce <strong>XVI. Benedikt</strong> ve <strong>Franciscus’u</strong> da ağırlamıştı. <strong>Papa</strong> daha sonra <strong>Hristiyan</strong> cemaatlerinin liderleriyle özel görüşmeler yapacak; <strong>Fener</strong> <strong>Rum</strong> <strong>Patriği I. Bartholomeos</strong> ile ortak bir bildiri imzalayacak. Ardından <strong>Katoliklerin</strong> <strong>Türkiye</strong> nüfusunun yalnızca <strong>yüzde 0,2’sini</strong> oluşturduğu ülkede “<strong>Volkswagen</strong> <strong>Arena</strong>”da bir ayin yönetecek. Aynı gün <strong>Mor</strong> <strong>Efrem</strong> <strong>Süryani</strong> <strong>Ortodoks</strong> <strong>Kilisesi’nde</strong> <strong>Hristiyan</strong> din adamlarıyla bir araya gelmesi de programda yer alıyor.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>30</strong> <strong>Kasım Pazar</strong> sabahı <strong>Papa,</strong> <strong>Ermeni</strong> <strong>Apostolik</strong> <strong>Katedrali’nde</strong> dua edecek ve <strong>30 Kasım Aziz Andreas Yortusu</strong> vesilesiyle <strong>Fener Rum Patrikhanesi’nin</strong> merkezi olan <strong>Fener’deki</strong> <strong>Aya</strong> <strong>Yorgi</strong> <strong>Patrikhane</strong> <strong>Kilisesi’nde</strong> düzenlenecek ekümenik ayine <strong>Fener Rum Patriği I. Bartholomeos</strong> ile birlikte katılacak. <strong>Papa</strong> <strong>XIV. Leo</strong>, <strong>Türkiye</strong> ziyaretinin tamamlanmasının ardından öğleden sonra <strong>Beyrut’a</strong> hareket ederek <strong>Lübnan</strong> programına başlayacak.</div> <h3><span><strong>Papa’nın gelişi ve ikonografik değerlendirmeler…</strong></span></h3> <div><strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> <strong>Papalık</strong> dönemindeki ilk yurtdışı seyahati olması bakımından ayrı bir önem taşıyan bu gezi, <strong>Hristiyanlık</strong> tarihinde kritik bir dönüm noktası olan <strong>İznik</strong> <strong>Konsili’ne</strong> de sembolik bir atıf içeriyor. Nitekim <strong>2015</strong>–<strong>2024</strong> yılları arasında <strong>Anadolu</strong> <strong>Latin</strong> <strong>Apostolik</strong> <strong>Vekili</strong> olarak görev yapan ve dinler arası diyalog çalışmalarında aktif rol alan eski <strong>Papa Vekili Piskopos Paolo Bizzeti,</strong> <strong>Vatikan</strong> <strong>Haber</strong> <strong>Ajansı’na</strong> verdiği röportajda <strong>Türkiye’yi</strong> “<strong>dini mozaik bir ülke</strong>” olarak tanımladı.</div> <div><strong>Bizzeti</strong>, siyasal <strong>İslam</strong>, geleneksel dini <strong>İslam</strong>, mistik <strong>Sufi</strong> akımı, <strong>Alevilik</strong>, agnostisizm ve deizm gibi farklı inanç ve akımların yanı sıra önemli <strong>Hristiyan</strong> azınlıkların bulunduğunu; ancak <strong>Katoliklerin</strong> pastoral çalışmalarının, şapel, gençlik merkezi veya kültürel mekan inşa etme çabalarının yasa ve gelenekler nedeniyle ciddi şekilde kısıtlandığını kaydetti.</div> <div>Bu açıklama, teolojik istihbarat ve dini-jeopolitik açıdan önemli bir çerçeve sunuyor. <strong>Teolojik</strong> açıdan, <strong>Katoliklerin</strong> sınırlı pastoral alanı, <strong>Kilise’nin</strong> <strong>Türkiye’deki</strong> inanç topluluklarıyla etkileşimini sınırlarken, aynı zamanda <strong>Kilise’nin</strong> sahadaki stratejik gerçeklerini ortaya koyuyor. Dini istihbarat bağlamında, <strong>Bizzeti’nin</strong> tespitleri, <strong>Kilise’nin</strong> pastoral faaliyetleri, cemaatlerin durumu ve olası etkileşim alanları hakkında kritik veriler sağlıyor. <strong>Jeopolitik</strong> açıdan ise <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> ziyareti, <strong>Katolik</strong> <strong>Kilisesi’nin</strong> “soft power” aracılığıyla uluslararası görünürlüğünü artırıyor ve <strong>Türkiye’deki</strong> dini çeşitliliğin diplomatik, kültürel ve stratejik boyutlarını görünür kılıyor. Böylece ziyaret, yalnızca dini bir etkinlik olmanın ötesinde, <strong>Kilise’nin</strong> bölgesel stratejik pozisyonunu güçlendiren bir girişim niteliği taşıyor.</div> <h3><span><strong>Vatikan’dan Türkiye’ye Çanakkale Köprüsü jesti…</strong></span></h3> <div><strong>Türkiye’deki</strong> üç günlük <strong>Papa</strong> ziyareti için hazırlanan logoda, hem <strong>Asya</strong> ile <strong>Avrupa</strong> kıtalarının buluşmasını hem de “<strong>Tanrı ile insanlık arasında bir köprü olan Mesih</strong>”i simgeleyen <strong>Çanakkale</strong> <strong>Köprüsü</strong> öne çıkıyor. <strong>Vatikan</strong> açıklamasında, köprünün altındaki dalgaların vaftiz sularını ve <strong>İznik</strong> şehrinin günümüzdeki adıyla <strong>İznik</strong> <strong>Gölü’nü</strong> çağrıştırdığı vurgulanıyor. Ayrıca logonun, <strong>Türklerin</strong> <strong>Çanakkale</strong> <strong>Zaferi’ne</strong> yapılan tarihi vurguya da atıfta bulunduğu ifade edilebilir.</div> <div></div> <div>Bu jest, <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> ziyaretinin yalnızca dini bir etkinlik olmadığını; aynı zamanda kültürel, tarihsel ve sembolik mesajlar taşıdığını ortaya koyuyor. <strong>Köprü</strong>, aynı zamanda birleştirici bir sembol olarak, <strong>Asya</strong> ve <strong>Avrupa’yı</strong> birleştirmenin yanı sıra, insan ve <strong>Tanrı</strong> arasındaki manevi bağı temsil ediyor. Bu semboller, ziyaretin hem <strong>Türkiye’deki</strong> <strong>Hristiyan</strong> topluluklar için hem de uluslararası izleyici açısından anlamını güçlendiriyor.</div> <h3><span><strong>Papa XIV. Leo’nun Türkiye ziyareti: Doğu ve Batı Roma’nın diplomaside buluşması…</strong></span></h3> <div><strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> <strong>Türkiye</strong> ziyareti, <strong>Ankara</strong> açısından yalnızca dini veya kültürel bir anlam taşımıyor; aynı zamanda ülkenin bölgesel ve uluslararası konumunu güçlendiren stratejik bir diplomatik fırsat olarak öne çıkıyor. <strong>Papa’nın</strong> ziyareti, <strong>Batı</strong> <strong>Roma</strong> geleneğini temsil eden <strong>Vatikan’ın</strong>, <strong>Doğu Roma</strong> geleneğinin mirasını taşıyan <strong>Türkiye’ye</strong> yaptığı bir tür kültürel ve dini diplomatik ziyaret olarak da değerlendirilebilir. Bu bağlamda <strong>Türkiye</strong> hem <strong>Ortadoğu’da</strong> hem de <strong>Avrupa-Asya</strong> ekseninde köprü işlevi gören bir ülke olarak, <strong>Papa’nın</strong> ziyaretini uluslararası görünürlük ve “soft power” aracı olarak kullanabilir.</div> <div><strong>Ukrayna</strong>-<strong>Rusya</strong> savaşının sürdüğü bir dönemde bu ziyaret, <strong>Batı</strong> dünyasına <strong>Türkiye’nin</strong> arabuluculuk ve denge politikası yürütebilecek kapasiteye sahip olduğunu göstermesi açısından kritik bir mesaj içeriyor. <strong>Papa</strong>, geniş bir dini ve diplomatik ağı temsil ettiği için <strong>Türkiye</strong> ziyareti sırasında hem bölgesel krizlerde rol oynama potansiyelini hem de <strong>Ankara’nın</strong> jeopolitik önemini görünür hâle getirecek.</div> <div><strong>Orta</strong> <strong>Doğu’daki</strong> fiili durum ve çatışmalar göz önünde bulundurulduğunda, <strong>Papa’nın</strong> ziyareti <strong>Türkiye’nin</strong> hem <strong>Katolik</strong>-<strong>İslam</strong> diyaloğunu hem de bölgesel barış ve istikrar girişimlerini destekleyen bir platform sunuyor. <strong>Ankara</strong>, bu platformu kullanarak dini diplomasi ve kültürel diplomasi kanallarını güçlendirebilir, bölgesel aktörlerle ilişkilerini çeşitlendirebilir.</div> <div><strong>Jeopolitik</strong> açıdan bakıldığında, <strong>Papa XIV. Leo’nun</strong> ziyareti, <strong>Türkiye’yi</strong> <strong>Avrupa</strong>, <strong>Ortadoğu</strong> ve <strong>Latin</strong> <strong>Amerika</strong> gibi farklı jeopolitik eksenlerde bir arabulucu ve görünür aktör olarak konumlandırıyor. <strong>Batı Roma</strong> geleneğinin temsilcisi <strong>Papa’nın</strong>, <strong>Doğu Roma</strong> mirasını taşıyan <strong>Türkiye’ye</strong> ziyareti, iki medeniyetin tarihsel ve kültürel köprülerini de gün yüzüne çıkarıyor. Bu tür yüksek profilli dini ziyaretler, <strong>Türkiye’nin</strong> hem uluslararası kamuoyundaki prestijini artırıyor hem de <strong>Ankara’nın</strong> küresel meselelerde dini ve kültürel diplomasi üzerinden inisiyatif kullanma kapasitesini vurguluyor.</div> <div><strong>Papa XIV. Leo’nun Türkiye</strong> ziyareti, <strong>Ankara</strong> açısından sadece dini bir etkinlik değil; jeopolitik, jeostratejik ve diplomatik bir araç olarak da yüksek öneme sahip. Ziyaret, <strong>Türkiye’nin</strong> bölgesel aktörlerle ilişkilerini güçlendirme, dini diyalog alanını genişletme ve uluslararası görünürlüğünü artırma açısından stratejik bir fırsat sunuyor.</div> <div><strong>Karacaoğlan</strong> der ki;</div> <div><strong>Hazır ol vaktine Nemçe kralı</strong></div> <div><strong>Yer götürmez asker ile geliyor</strong></div> <div><strong>Patriklerin inmiş tahttan diyorlar</strong></div> <div><strong>Bir halife kalmış o da geliyor</strong></div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>омюр челикдёнмез, Дикгазете</div> <div><strong>Seçilmiş Kaynaklar</strong></div> <div>https://www.bbc.com/turkce/articles/c0r1wvy28xgo</div> <div>https://www.romasette.it/grande-gioia-il-viaggio-del-papa-in-turchia/</div> <div>https://hispanatolia.com/en/pope-leo-xivs-turkish-past/#google_vignette</div> <div>https://www.silerenonpossum.com/it/primoviaggiapostolicoleonexivannuncio/</div> <div>https://www.denizpostasi.com/yeni-papa-14-leo-robert-francis-prevost-kayserili-cikti</div> <div>https://www.americamagazine.org/news/2025/10/27/pope-leo-nicaea-turkey-lebanon/</div> <div>https://www.agos.com.tr/en/article/36279/program-of-pope-leo-xivs-visit-to-turkiye-announced</div> <div>https://www.agos.com.tr/en/article/36279/program-of-pope-leo-xivs-visit-to-turkiye-announced</div> <div>https://ewtnvatican.com/articles/pope-leo-xivs-historic-first-apostolic-journey-to-turkey-and-lebanon</div> <div>https://cruxnow.com/news-analysis/2025/11/why-it-matters-that-pope-leo-xiv-is-heading-to-turkiye</div> <div>https://alphanews.am/en/pope-leo-xiv-has-armenian-roots-says-turkish-historian-nurhan-cetinkaya/</div> <div>https://www.kayseriolay.com/yeni-papa-14-leo-nun-kayserili-oldugu-iddiasi-ne-kadar-dogru/154205/</div> <div>https://hispanatolia.com/en/pope-leo-xiv-will-visit-turkey-for-the-anniversary-of-the-first-christian-council/</div> <div>https://www.reuters.com/world/pope-leo-visit-eight-cities-turkey-lebanon-first-trip-abroad-pontiff-2025-10-27/</div> <div>https://www.avvenire.it/chiesa/papa/leone-xiv-pellegrino-in-turchia-e-libano-il-programma-del-viaggio_100113</div> <div>https://www.vaticannews.va/en/pope/news/2025-11/pope-turkey-bishop-paolo-bizzeti-caritas-vatican-2.html</div> <div>https://www.aa.com.tr/en/culture/new-pope-s-expected-turkiye-visit-set-to-transform-town-of-iznik-into-global-hub-for-pilgrimage-tourism/3567866</div> <h4><span>Papa Haberleri</span></h4> <div></div> <div></div>