<h3><span><strong>Üçyüz bin şehit verdiğimiz Yemen-Kızıldeniz’de Amerika ve Avrupa rekabeti!</strong></span></h3> <div><strong>19</strong>. yüzyılın başlarında <strong>Osmanlı</strong> <strong>Devleti'nin</strong> <strong>Mısır</strong> <strong>Valisi</strong> <strong>Kavalalı Mehmet Ali Paşa</strong>; <strong>Şap</strong> <strong>Deniz</strong><strong>i </strong>de denilen <strong>Kızıldeniz’de</strong> önce su yolu güvenliğini ve <strong>Osmanlı</strong> hakimiyetini tesis etti sonra da <strong>ticareti</strong> canlandırdı. Ancak onun bu uğraşı, <strong>İngilizleri</strong> rahatsız ettiğinden <strong>Vehhabi</strong> isyanlarını körüklediler çünkü deniz taşımacılığında hem üstünlükleri hem de kendi belirledikleri <strong>suyolu</strong> <strong>güvenliği</strong> risk altında olabilirdi.</div> <div><strong>İngilizlerin</strong> engelleme girişimlerine rağmen <strong>İskenderiye,</strong> süratle gelişti ve <strong>Afrika’nın</strong> en önemli ticaret limanlarından biri oldu.</div> <div></div> <div><strong>Yunanistan’ın,</strong> <strong>Kavala’ya</strong> devasa heykelini diktiği <strong>Mehmet Ali Paşa’nın</strong> <strong>Vehhâbî</strong> meselesini kısmen halleden oğlu <strong>İbrahim</strong> <strong>Paşa’ya</strong> <strong>1819’da</strong> <strong>Hicaz</strong> ve <strong>Habeş</strong> valiliklerinin verilmesiyle <strong>Kızıldeniz</strong> ticaret yolu tamamen emniyet altına alındı.</div> <div><strong>Kızıldeniz</strong> bağlantılı <strong>Akdeniz</strong>’de ticaretin canlanması, deniz nakliye maliyetinin <strong>İngiliz</strong> <strong>Doğu</strong> <strong>Hindistan</strong> <strong>Şirketi’ni</strong> zorlaması üzerine, <strong>Avrupa</strong> posta ve ticaret yolunu <strong>Mısır</strong> üzerinden geçirmek isteyen <strong>İngilizler</strong> <strong>1839’da</strong> <strong>Aden’e</strong> girdiler, arkasından da <strong>Mısır</strong> ve <strong>Kızıldeniz</strong> üzerinde <strong>Osmanlı</strong> <strong>Devleti</strong> aleyhine hâkimiyetlerini arttırmanın yollarını aramaya başladılar.</div> <div></div> <div><strong>1869'da</strong> <strong>Mısır'da</strong> <strong>Süveyş</strong> <strong>Kanalı</strong> açıldı. Böylece <strong>Avrupa'dan</strong> ve tüm <strong>Akdeniz</strong> ülkelerinden kalkan gemiler, <strong>Afrika</strong> <strong>Kıtası'nı</strong> dolaşmaya ihtiyaç duymadan, önce <strong>Akdeniz'den</strong> <strong>Kızıldeniz'e</strong> açılan <strong>Süveyş</strong> <strong>Kanalı'ndan</strong> sonra da <strong>Kızıldeniz'den</strong> <strong>Hint</strong> <strong>Okyanusu'na</strong> açılan <strong>Babu-l Mendeb Boğazı</strong>'ndan geçerek kolaylıkla <strong>Asya'ya</strong> ulaşabiliyorlardı.</div> <div><strong>20</strong>. <strong>yüzyılın</strong> başlarında <strong>Osmanlı</strong> <strong>Devleti,</strong> <strong>Kızıldeniz’deki</strong> hâkimiyetini sürdürmeye devam ettiyse de <strong>1. Dünya Savaşı</strong> ve özellikle <strong>İngiliz</strong> destekli şeriflerin başlattığı isyan neticesinde (1916) geriledi; <strong>1918’de</strong> imzaladığı <strong>Mondros</strong> <strong>Mütarekesi</strong> ile de <strong>Kızıldeniz’den</strong> tasfiyesi gerçekleşti.</div> <h3><strong>Yemen isyaları ve Oryantalist casuslar…</strong></h3> <div><strong>İngilizlerin</strong> daha önceleri <strong>Yemen’i</strong> işgal teşebbüsü olmuştu. Hatta sahil kasabalarını ele geçirdiler. <strong>19</strong>. <strong>yüzyılın</strong> ikinci yarısında <strong>Güney</strong> <strong>Yemen'deki</strong> küçük beylikler, <strong>İngiliz</strong> denetimine girdi. <strong>İngiltere</strong> <strong>1872'de</strong> <strong>Aden</strong> merkezli bir sömürge idaresi kurdu. <strong>1. Dünya Savaşı'na</strong> (1914-1918) değin <strong>İngiltere,</strong> bu sömürge idaresinin nüfuzunu git gide <strong>Güney</strong> ve <strong>Doğu</strong> <strong>Yemen'i</strong> de kapsadı.</div> <div><strong>İngilizler</strong> sadece askeri güçlerini değil emperyal bir yelpazede misyonerler başta olmak üzere <strong>seyyah, kâşif, coğrafyacı, arkeolog, oryantalist, dil bilimci, diplomat</strong> ve <strong>araştırmacı</strong> kisvesinde casuslarını seferber ettiler.</div> <div>İsyan öncesi bölgede bulunan <strong>Avrupalıların</strong> çetelesini tutun ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.</div> <div><strong>20. yüzyılın</strong> ilk on yılında <strong>Osmanlı</strong> <strong>İmparatorluğu'nun</strong> <strong>Yemen</strong> vilayetinde, isyanı ganimet ve kazanç elde etme aracı olarak da gören, <strong>Şia’nın</strong> bir kolu <strong>Zeydi</strong> <strong>imam </strong><strong>Yahya Han</strong><strong> /Mahmud Al-Mutawakkil</strong> liderliğindeki <strong>Yemen</strong> aşiretleri <strong>İstanbul'a</strong> başkaldırdı. Paralelinde arkeolog <strong>İngiliz</strong> <strong>Ordu</strong> subayı ve casus <strong>Thomas Edward Lawrence</strong>, takma adı ile “<strong>Arabistanlı</strong> <strong>Lawrence</strong>” veya kendini <strong>Araplara</strong> tanıttığı ismi ile <strong>John Hume Ross’un</strong> kışkırtması ile <strong>Hicaz</strong> aşiretleri isyan ettiler.</div> <h3><strong>İslam kardeşliği Ümmetci ideoloji burada çöktü!..</strong></h3> <div><strong>Birinci Dünya Savaşı’ndaki</strong> seferberlik sırasında <strong>Osmanlı</strong> coğrafyasından gençlerin silah altına alınmasıyla <strong>Anadolu’dan</strong> da hemen her aileden bir kişinin yakını, <strong>Yemen’e</strong> gitti ve cephelerde görev yaptı. <strong>Yemen’de</strong> <strong>1870’ten</strong> <strong>1918’e</strong> kadar geçen sürede <strong>300</strong> <strong>bin</strong> civarında <strong>şehit</strong> verildi.</div> <div>Sonuçta <strong>Arabistan</strong> çöllerinde yüzbinlerce <strong>Türk</strong> evladı hayatını kaybetti. <strong>Türk</strong> <strong>askerlerinin</strong> <strong>Müslüman</strong> olması, onları <strong>Arapların</strong> sivri uçlu kıvrık hançerlerinden hem de sırtlarından vurulmaktan kurtaramadı. Tıpkı “peygamber torunu” olduğu iddia edilen <strong>Şerif</strong> <strong>Hüseyin</strong> ve çapulcu bedevilerin yaptıkları gibi. İstediğiniz kadar “<strong>Uhuvvet</strong> <strong>Risalesi”</strong> okuyun, boşuna…</div> <h3><strong>Cumhuriyet Türkiyesinin Yemen’le ilişkileri…</strong></h3> <div>Resmi ve diplomatik kaynaklar <strong>Türkiye’nin</strong>, köklü tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğu <strong>Yemen’in</strong> barış, istikrar ve toprak bütünlüğünü desteklediğini belirtiyor. Buna göre <strong>Ankara,</strong> <strong>Yemen’de</strong> süregelen kriz karşısında en başından itibaren sorunların barış ve diyalog yoluyla, meşruiyete saygı temelinde çözümünü savunuyor.</div> <div></div> <div>Anladığım kadarıyla <strong>Türkiye,</strong> <strong>Suudilerle</strong> birlikte hareket ediyor. <strong>Türkiye</strong> <strong>Husilerin</strong> başkent <strong>Sana'yı</strong> ve devlet kurumlarını ele geçirmeleriyle başlayan süreçte meşru <strong>Hükümeti</strong> destekliyor. Bu tutumunu da <strong>BM</strong> <strong>Güvenlik</strong> <strong>Konseyi'nin</strong> <strong>2216</strong> (2015) sayılı kararı, <strong>Ulusal</strong> <strong>Diyalog</strong> <strong>Konferansı</strong> (UDK) sonuçları ve <strong>KİK</strong> girişimi çerçevesinde soruna kapsayıcı bir siyasi çözüm bulunması gerektiğine bağlıyor.</div> <div><strong>Ankara,</strong> BM’nin çabalarıyla ilgili bir istişare mekanizması olan ve <strong>17</strong> <strong>ülke</strong> ile <strong>AB</strong> ve <strong>Körfez</strong> <strong>İşbirliği</strong> <strong>Konseyi’nin</strong> <strong>Yemen’e</strong> akredite temsilcilerinin yer aldığı <strong>G-19</strong> oluşumu içinde yer almak suretiyle, siyasi süreci yakından takip ediyor. Lakin bunlar yeni sayılmaz ve biraz aktüaliteden uzak.</div> <h3><strong>Kızıldeniz jeopolitiği…</strong></h3> <div><strong>İran’ın</strong> desteklediği <strong>Husiler</strong>, <strong>İsrail'in</strong> <strong>Gazze'deki</strong> saldırılarına tepki gerekçesiyle <strong>31</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2023'te</strong> <strong>Yemen</strong> açıklarında <strong>İsrailli</strong> şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı. <strong>Husilerin</strong> eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, <strong>Kızıldeniz'deki</strong> seferlerini durdurma kararı aldı. Deyim yerindeyse nakliye ücretleri emtiaya yansıtılınca astarı yüzünden pahalıya geliyordu.</div> <div>Daha önce de <strong>Husiler</strong>, <strong>Yemen'de</strong> <strong>Suudi</strong> liderliğindeki koalisyon savaşına katılan ülkelerle bağlantılı gemileri hedef alıyordu. <strong>Deniz</strong> sigortası sigortacıları ve denizcilik şirketlerinin ilk tepkileri, son <strong>Husi</strong> saldırılarının sektörün <strong>İsrail</strong> bağlantısı olan gemiler hakkındaki karar alma mekanizmasını etkilediğini gösteriyor. <strong>Husiler</strong>, bölgesel deniz güvenliğindeki bozulmayı artırmak için çok çeşitli silah ve taktikler kullanıyor, boğazdan geçiş isteyen İsrail gemilerine karşı seçici bir deniz engeli uyguluyor ve onları korumak için ortaya çıkan <strong>ABD</strong> savaş gemilerini tehdit ediyor.</div> <h3><strong>Refah Muhafızı Operasyonu…</strong></h3> <div><strong>ABD</strong>, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle <strong>18</strong> <strong>Aralık</strong> <strong>2023'te</strong> bir grup ülkenin katılımıyla <strong>Husi</strong> güçlere karşı "<strong>Refah</strong> <strong>Muhafızı</strong> <strong>Operasyonu</strong>" adında çok uluslu "<strong>deniz görev gücü</strong>" oluşturulduğunu açıkladı. Hiç şüphesiz bu durum, <strong>Rus</strong> diplomat <strong>Veniamin Popov</strong><strong>’</strong><strong>ın</strong> ifade ettiği gibi, <strong>ABD</strong> ve <strong>İngiltere'nin</strong> egemen bir devlete karşı bir saldırı eylemidir.</div> <div>Çünkü; “<strong>Amerikalılar </strong>her zaman olduğu gibi tüm sorunların yalnızca güç kullanılarak çözülmesi gerektiğine inanıyor ve isterlerse tamamen bağımsız herhangi bir devlete saldırabilirler. Bu onların mantığı, kendilerini gezegendeki asıl kişi olarak görüyorlar. Ama aslında bu, yeni bir gerilim kaynağı yaratmaya yönelik bir adımdır ve bu da daha sonra <strong>ABD'yi</strong> olumsuz etkileyecektir.”</div> <div><strong>ABD</strong>, <strong>Japonya</strong>, <strong>Fransa</strong>, <strong>Rusya</strong>, <strong>İngiltere</strong>, <strong>İsrail</strong>, <strong>İran</strong>, <strong>Suudi</strong> <strong>Arabistan</strong>, <strong>BAE</strong> ve nihayetinde <strong>Çin’in</strong> hatta inanmayacaksınız ama <strong>Türkiye’nin</strong> bölgede artan askerî varlıkları, dünyanın en önemli su yollarından <strong>Kızıldeniz</strong> odaklı jeopolitik ilginin en önemli göstergesi.</div> <div></div> <div>Devletler arasında bir çekişme merkezine dönüşen <strong>Kızıldeniz</strong> <strong>Havzası’ndaki</strong> güncel askerî, siyasi ve ekonomik rekabet, bölgede konuşlu farklı ülkelere ait savaş gemilerinin iştirak edeceği bir silahlı çatışmaya her an evrilebilir. Dron ve füze saldırıları, <strong>Londra</strong> ve <strong>Washington’un</strong> <strong>Yemen’deki</strong> <strong>Husi</strong> askeri merkezlerine birlikte gerçekleştirdikleri hava hücumları <strong>topyekün</strong> <strong>bir</strong> <strong>harbin</strong> <strong>öncüsü</strong> olarak da görülebilir.</div> <h3><strong>Kuantum boyutunda istihbarat ve savaş…</strong></h3> <div><strong>Pandemi</strong> sonrası derin ve karmaşık siyasi ve toplumsal değişikliklerin <strong>Küresel</strong> boyut kazandığı günümüzde, savunma ve güvenlik ile ilgili yeni <strong>kuantum</strong> <strong>teknolojilerinin</strong> potansiyel sonuçlarını dikkate alan <strong>NATO</strong>, bu teknolojileri ortaya çıkmakta olan önemli <strong>yıkıcı</strong> <strong>teknolojilerden</strong> biri olarak tanımlıyor ve kuvvetlerini bu yeni gelişime uygun şekilde düzenliyor.</div> <div>Söz <strong>kuantumdan</strong> açılmışken değerli dost ve bilim insanı <strong>Prof. Dr. Ramazan Biçer</strong> ve <strong>Eda Alemdar</strong> hanımefendi tarafından yıllar süren titiz bir araştırma sonrası okuyucu ile buluşan “<strong>Kuantum Boyutunda İstihbarat</strong>” isimli kitaptan söz edeyim.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Cihanşümul</strong> <strong>Kadim</strong> <strong>Türk</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Geleneği’nin</strong> ister haber alma deyin, ister akıl oyunu deyin istihbarat faaliyetlerinin, jeo-stratejik temelli bir bakış açısıyla <strong>Kuantum</strong> <strong>Boyutunda</strong> <strong>İstihbarat</strong> kavramı kapsamında ele alınması, <strong>Türkiye'de</strong> bir ilk ve oldukça yenilikçi ve cesur bir adımdır.</div> <div>Evrendeki değişim ve tekamülden her kurum, payını düşeni almazsa tarihin karanlığında kaybolmaya mahkûmdur. İşte bu çalışma, ışık hızında kuantik dijital enformasyon alanına insanı da dahil ederek fiziki boyutsal varlığın atom altı dünyasına açıklık getirmektedir. Birçok yorumcunun belirttiği gibi bu kitabı ön plana çıkaran hususiyeti, <strong>fizik ötesi istihbarat</strong> yöntemlerine anlaşılır ve akıcı bir üslupla projeksiyon tutmasıdır.</div> <div><strong>İstihbarat</strong> okullarında ve <strong>Prof. Dr. İbrahim Kalın’ın</strong> başkanı olduktan sonra <strong>MİT</strong> bünyesinde yeni faaliyete geçen <strong>İstihbarat</strong> <strong>Akademisi’nde</strong> ders kitabı olarak okutulması elzemdir. Geleceğin istihbarat metodundan haberdar olmak isteyenler bu kitabı mutlaka okumalı.</div> <h3><strong>Bab el-Mendeb Boğazı…</strong></h3> <div>Dünyada çeşitli siyasi, ekonomik ve jeopolitik dinamiklere bağlı radikal dönüşümlerin yaşandığı en önemli coğrafyalardan biri olan <strong>Kızıldeniz'de</strong> ulaşımın sekteye uğraması ilk başta <strong>Yemen’i</strong> vuruyor.</div> <div>Ülkenin başta akaryakıt, gıda ve sanayi için gerekli ara mallar olmak üzere ithalatını da olumsuz etkiliyor. Bu kayıpların yanı sıra, <strong>Avrupa'da</strong> <strong>Rusya</strong> ile <strong>Ukrayna</strong> arasında devam eden savaş nedeniyle zaten baskı altında olan ülkede halk salgın hastalıklarla, açlıkla boğuşuyor.</div> <div>Füzeleri, dronları <strong>Husilere</strong> verenler biraz da insani yardım yapsalar daha iyi olmaz mı?</div> <div>Bu <strong>Amerikalılar</strong>, <strong>İngilizler</strong> de salak. Onlarca gemiye dolduracaklar ilaç, erzak, gıda, giysi, cep telefonu, televizyon, buzdolabı, yani halkın ihtiyaç duyduğu ne varsa? Bakın o zaman <strong>Husiler</strong> bırakın füzeyi, tek bir mermi atıyor mu?</div> <div></div> <div><strong>Husilerin</strong> <strong>Bab el-Mendeb Boğazı</strong> çevresinde kaos yaratması sonucu, uluslararası denizcilik üzerindeki küresel olumsuz etkisi Küresel ticaretin yaklaşık <strong>yüzde</strong> <strong>12'sinin</strong> geçtiği <strong>Kızıldeniz'in</strong> güney girişini güvence altına almaya yönelik uluslararası girişimleri tetikledi. <strong>Kızıldeniz’deki</strong> <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği</strong> (AB) deniz misyonuna <strong>İtalya</strong> veya <strong>Fransa</strong> komuta edecek.</div> <div><strong>ABD</strong> <strong>Merkez</strong> <strong>Kuvvetler</strong> <strong>Komutanlığı</strong> (CENTCOM), <strong>Yemen’deki</strong> <strong>Husilere</strong> yönelik saldırılarını sürdürüyor. Son olarak <strong>ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin'in</strong> <strong>İngiliz</strong> mevkidaşı <strong>Grant</strong> <strong>Shapps</strong> ile <strong>Husilerin</strong> <strong>Kızıldeniz'deki</strong> uluslararası deniz ticaretine yönelik saldırıları ve <strong>Gazze</strong> <strong>Şeridi'ne</strong> insani yardım ulaştırma çabaları ele alındı.</div> <div><strong>ABD</strong> ve <strong>İngiltere</strong>, <strong>İran</strong> destekli <strong>Husilerin</strong> <strong>Kızıldeniz'deki</strong> gemileri tehdit etme ve küresel ticareti baltalama yeteneğini bozmak ve zayıflatmak amacıyla <strong>Husilerin</strong> kontrolündeki bölgelere defalarca kez saldırı düzenledi. <strong>Husiler</strong>, <strong>7 Ekim'den</strong> bu yana <strong>İsrail</strong> saldırısı altında olan <strong>Gazze</strong> <strong>Şeridi'yle</strong> dayanışma amacıyla <strong>İsrailli</strong> şirketlerin sahibi olduğu veya işlettiği gemileri veya <strong>İsrail'e</strong> ve <strong>İsrail'den</strong> mal taşıyan gemileri hedef aldıklarını söylüyor.</div> <div><strong>Birleşik Görev Gücü</strong>, <strong>Kızıldeniz</strong>, <strong>Bab el-Mandeb</strong> ve <strong>Aden</strong> <strong>Körfezi'ndeki</strong> kaçakçılık, korsanlık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadeleye odaklanırken, koalisyon kurulduktan sonra bile <strong>Husiler</strong> <strong>ABD'nin</strong> misilleme niteliğindeki hava saldırılarına rağmen saldırılarını sürdürüyor. Bu da çatışmanın tırmandığına ve sonuç olarak <strong>Kızıldeniz'deki</strong> su yolu trafiğinde daha fazla istikrarsızlığa ek olarak bölge genelinde başka cephelerin de açılmasına ortam hazırlıyor.</div> <div><strong>Amerika'nın</strong> <strong>Ortadoğu'daki</strong> caydırıcılığının genel olarak erozyona uğraması, <strong>ABD</strong> yönetiminin bölgedeki çatışmaları yönetmedeki zayıf performansı ve <strong>İran'ı</strong> yatıştırmaya yönelik -zaten başarısız olduğu kanıtlanmış- girişimleri <strong>İran</strong> ve bölgesel vekili müttefiki grupları daha da güçlendirdi.</div> <div><strong>ABD</strong> ve <strong>İngiltere'nin</strong> <strong>Husilere</strong> yönelik bu nitelikteki askeri harekâtın sınırlı bir etkiye sahip olduğu bir kez daha görüldü. Zaten bu iki ülkenin kara harekatı düzenlemeye paçaları sıkmaz.</div> <div>Bununla birlikte diğer faktörler, <strong>Kızıldeniz'deki</strong> çatışmanın <strong>Ortadoğu'da</strong> yeni bir uzun süreli çatışmaya dönüşme ihtimaline işaret ediyor. Bu çatışmalar, kendilerini her türlü hukuk ilkesinin üstünde gören emperyalist odaklar açısından olumsuz bir şekilde sonuçlanabilir, bölgedeki küresel hegomanyaya meydan okuyan direniş gruplarına karşı daha fazla sempati yaratılabilir.</div> <div><strong>ABD</strong> öncülüğünde oluşturulan <strong>Refah Muhafızı Operasyonu</strong> adlı çok uluslu bir misyonda <strong>Türkiye</strong> yer almıyor. Şimdi <strong>Kızıldeniz’de</strong> iki ayrı deniz gücü olacak birincisi <strong>ABD</strong> ve <strong>Birleşik</strong> <strong>Krallık</strong> donanması. Diğeri de <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’nin</strong> donanması.</div> <div>Nitekim <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği'nin</strong> (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi <strong>Josep</strong> <strong>Borrell</strong>, <strong>Kızıldeniz'deki</strong> ticari yük gemilerini <strong>Yemen'deki</strong> <strong>Husi</strong> isyancıların füze saldırılarından korumak üzere görevlendirilen deniz misyonunun <strong>19</strong> <strong>Şubat'ta</strong> başlatılacağını duyurdu.</div> <div><strong>Fransa</strong>, <strong>Yunanistan</strong> ve <strong>İtalya’nın</strong> liderlik rolüne talip olduğu <strong>AB</strong> misyonu, <strong>İngiltere</strong> ve <strong>Amerika</strong> <strong>Birleşik</strong> <strong>Devletleri'nin</strong> (ABD) bölgede yürüttüğü <strong>Refah</strong> <strong>Muhafızı</strong> <strong>Operasyonu'nun</strong> aksine, gemileri korumak ve gelen füzeleri engellemekle sınırlı olacak. Her ne kadar <strong>ABD</strong> liderliğindeki operasyonla koordianasyon içinde olunacağı, özellikle belirtilse de esasında o deniz gücünü dengelemek için orada olacaklar.</div> <h3><strong>Husiler, Küresel emperyalizme gerekçe sunuyor!..</strong></h3> <div><strong>2014'ten</strong> bu yana <strong>Yemen'in</strong> büyük bir bölümünü kontrol eden <strong>Husiler</strong>, <strong>İsrail’in</strong> <strong>Gazze</strong> <strong>Şeridi'ne</strong> yönelik saldırıları sona erene kadar <strong>İsrail'e</strong> füze fırlatmaya devam ediyor. Kim der ki; <strong>Allah</strong> <strong>rızası</strong> gözetilerek <strong>Gazzeli</strong> mazlumların intikamını almak için fırlatılan füzeler, <strong>İsrail'e</strong> malzeme taşıdığı için gemilere el konulması gibi eylemler, <strong>küresel</strong> <strong>emperyalizmin</strong> dünyayı kontrol etmesine <strong>gerekçe</strong> olacak?</div> <div>Bu <strong>İran</strong> <strong>destekli</strong> <strong>Husiler</strong> için; “ABD donanmasının ister değirmenine su taşıyor” deyin ister “<strong>ekmeğine yağ sürüyor</strong>” deyin ama inanın bundan fazlasını bile yapıyor.</div> <div>Yerel deniz güvenliğine yönelik tehdit, son birkaç yıldır artıyor ve <strong>Hamas</strong>-<strong>İsrail</strong> savaşı, bunu daha da büyüttü. Daha önce <strong>Husiler</strong>, <strong>Yemen'de</strong> <strong>Suudi</strong> liderliğindeki koalisyon savaşına katılan bölgesel vekillerle bağlantılı gemileri hedef alıyordu.</div> <h3><strong>Kızıldeniz’de Türk-Rus askeri işbirliği mümkün mü?</strong></h3> <div><strong>Kızıldeniz’de</strong> üstü örtülü “<strong>Rus</strong>-<strong>Türk</strong> <strong>mutabakatı”</strong> denilebilecek bir durum söz konusu. <strong>Port</strong> <strong>Sudan</strong> limanı yakınlarında, <strong>Kızıldeniz</strong> bölgesinde bir <strong>Rus</strong> askeri üssünün varlığı, <strong>Batı</strong> medyasında tartışılmıştı. Bu deniz üssü <strong>Moskova'nın</strong> hakimiyet alanını <strong>Hint</strong> <strong>Okyanusu'na</strong> kadar genişletmesine imkan tanıyor.</div> <div></div> <div>Ayrıca jeostratejik anlamda <strong>Rusya'yı</strong> <strong>Kızıldeniz</strong> bölgesinde çok değerli önemli bir aktör haline getiriyor. Hiç şüphesiz <strong>Kızıldeniz'de</strong> artan gerilim <strong>Türkiye'de</strong> de yakından takip ediliyor.</div> <div><strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Kızıldeniz</strong> ile en önemli bağlantılarından birisi <strong>Somali,</strong> <strong>Yemen'in</strong> karşısında bulunuyor. Burası öyle stratejik bir konuma sahip ki <strong>Kızıldeniz'in</strong> güneyindeki <strong>Aden</strong> <strong>Körfezi'nin</strong> bir yakasında <strong>Yemen</strong>, diğer yakasında ise <strong>Türkiye'nin</strong> bir askeri üssünün bulunduğu <strong>Somali</strong> var.</div> <div>Bu <strong>Doğu Afrika ülkesinde</strong> önemli ölçüde siyasi, kültürel, ekonomik ve askeri etkiye sahip olan <strong>Türkiye'nin</strong> yurt dışındaki en büyük askeri tesisi olan, <strong>2017</strong> yılında açılan <strong>TURKSOM</strong> <strong>Askeri</strong> <strong>Eğitim</strong> <strong>Üssü'nde</strong>, <strong>Somali</strong> askerleri, <strong>Türk</strong> <strong>Silahlı</strong> <strong>Kuvvetleri</strong> (TSK) personeli tarafından eğitim görüyor. Gerisini yazmayayım. Laf nereye gidecek siz anlarsınız.</div> <div>Şimdilik <strong>Cihanşümûl Kadim Türk Devletinin</strong> üçler yediler, kırklar, erler demine destur alan gölgesiz erenlerinin kuantum boyutunda <strong>istihbarat</strong> ve <strong>operasyon</strong> yaptıklarını, orada olduklarını bilin yeter.</div> <div><strong>Rusya -Ukrayna Savaşı, Kuzey Koridoru'nu</strong>, <strong>Kızıldeniz’deki</strong> kriz de <strong>Güney</strong> <strong>Koridoru'nu</strong> güvensiz hale getirirken, <strong>Türkiye’nin</strong> merkezinde olduğu <strong>Orta</strong> <strong>Koridor,</strong> dünya ticareti için önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.</div> <div></div> <div><strong>Kızıldeniz'in</strong> kuzeyinde konumlu olan <strong>Süveyş</strong> <strong>Kanalı</strong>, <strong>Akdeniz</strong> ile <strong>Kızıldeniz'i</strong> birbirine bağlayan önemli bir ticaret yolu. Başka bir ifadeyle, <strong>Avrupa</strong> ile <strong>Asya</strong> arasındaki en kısa deniz yolu, <strong>Kızıldeniz</strong> üzerinden geçiyor.</div> <div><strong>Bab el-Mendeb</strong> ve çevresindeki suların güvenliğini sağlamak, dünyanın en yoğun nakliye yollarından biri olan <strong>Aden</strong> <strong>Körfezi</strong> de dahil olmak üzere bölge genelinde ticaretin engelsiz geçişini sağlamanın anahtarıdır. Bakalım <strong>Yemenli</strong> <strong>Husilerin</strong> <strong>Kızıldeniz</strong> kilidini, kimin anahtarı açmaya muktedir?</div> <div></div> <div>Acımayana acınmaz!.. Onların anlayacağı şekilde yazayım; <strong>Men Lâ yerhemi'n-nâse Lâ yerhemhu Allâhu</strong>”. Türkçe Anlamı "<strong>İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez</strong>".</div> <div><strong>Yemen'de</strong> şehit düşen vatan evlatlarını unutmayalım.</div> <div><strong>Yemen Türküsü</strong></div> <div>Havada bulut yok bu ne dumandır</div> <div>Mahlede ölü yok bu ne figandır</div> <div>Şu Yemen elleri ne yamandır</div> <div>Ah o yemendir gülü çimendir</div> <div>Giden gelmiyor acep nedendir</div> <div> </div> <div>Burası Huş'tur yolu yokuştur</div> <div>Giden gelmiyor acep ne iştir</div> <div>Kışlanın önünde redif sesi var</div> <div>Bakın çantasında acep nesi var</div> <div>Bir çift kundurayla bir de fesi var</div> <div> </div> <div>Ah o yemendir gülü çimendir</div> <div>Giden gelmiyor acep nedendir</div> <div>Burası Huş'tur yolu yokuştur</div> <div>Giden gelmiyor acep ne iştir</div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>Seçilmiş Kaynakça</div> <div>https://islamansiklopedisi.org.tr/kizildeniz</div> <div>https://rossaprimavera.ru/article/dd1319d4</div> <div>https://hrono.ru/sobyt/1900war/1904yem.php</div> <div>https://www.rudaw.net/turkish/middleeast/01022024</div> <div>https://ras.jes.su/vostokoriens/s086919080014448-9-1</div> <div>https://www.almasryalyoum.com/news/details/1141603</div> <div>https://www.mfa.gov.tr/turkiye-yemen-siyasi-iliskileri.tr.mfa</div> <div>https://www.trthaber.com/haber/dunya/kizildenizdeki-kriz-turkiye-icin-ne-soyluyor-831883.html</div> <div>https://www.voaturkce.com/a/kizildeniz-gorev-gucune-hangi-ulkeler-nasil-katki-sagliyor/7407785.html</div> <div>https://www.fikrikadim.com/2023/12/25/turkish-russian-cooperation-in-the-inland-seas-from-the-black-sea/</div> <div>https://turkish.aawsat.com/dünya/4826491-abd-savunma-bakanı-i̇ngiliz-mevkidaşı-ile-husi-saldırılarını-ele-aldı</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/karadeniz-den-kizildeniz-e-ic-denizlerde-turk-rus-isbirligi-ve-sehitlerimiz-6370.html</strong></div> <div>https://sputniknews.com.tr/20240201/italyadan-kizildenizdeki-ab-deniz-misyonuna-dair-aciklama-1080251262. html</div> <div>https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiye-k%C4%B1z%C4%B1ldenizdeki-gerilimden-nas%C4%B1l-etkilenebilir/a-68097375</div> <div>https://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/cairo-stuck-between-securing-red-sea-and-avoiding-perception-support-israel</div> <div>https://tr.euronews.com/my-europe/2024/01/31/kizildenizdeki-yuk-gemilerini-korumaya-yonelik-ab-deniz-misyonu-19-subatta-baslayacak</div> <div>https://russiancouncil.ru/analytics-and-comments/comments/amerikanskiy-udar-po-khusitam-eto-akt-agressii-protiv-suverennogo-gosudarstva/</div> <div></div>