TDVİA: Tarih ve II. Kılıcaslan Maddesi

TDVİA: Tarih ve II. Kılıcaslan Maddesi

Ramazan Topraklı yazdı;

TDVİA: Tarih ve II. Kılıcaslan Maddesi

Öz

Bu makalenin amacı, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ndeki [TDVİA] tarihle ilgili bazı makaleler hakkındadır. Zira yaklaşık 500 yıl önce Göller Bölgesi ve bilhassa Eğirdir ve Beyşehir göllerinde vukûbulan coğrafî değişim bilinmediği için birçok hata yapılmıştır Bunlardan biri de Abdülkerim Özaydın’ın kaleme aldığı Sultan II. Kılıcaslan maddesidir. Bu maddede zikredilen Kütahya, Philadelphia [Alaşehir], Denizli, Kırkağaç, Bergama, Edremit, Antalya, Sublaion [Homa], Lampis [Dazkırı] ve Menderes bugün bildiğimiz yerler değildir. Prof. Özaydın, bu isimler ve Bizans-Selçuklu hududu konusunda yanılmaktadır.

Açar Kelimeler: TDVİA, Abdülkerim Özaydın, Kütahya, Alaşehir, Denizli, Kırkağaç, Bergama, Edremit, Sublaion, Lampis

Giriş

1074 yılında Rum’a yönelen Kutalmışoğlu Süleymanşah, Konya Gevele kalesini aldı. Bizans’a verdiği yardıma karşılık da, bir antlaşmayla Yalvaç [Antakya: Alaşehir], Eğirdir [Laodikya, Lâdik], Efes [Apasa, Arzawa], Barla [Eski Tralleis, Sart], Apameia [İzmir], Uluborlu [Sozopolis], Küçük İznik’i [Uluğbey, İlegüp, Lampe] fethetti [1075]. 1080’de de Bursa-İznik’i fethetti. Süleymanşah 1084’de Bizans Askerî yolunu takiple Kemer Boğazı’na, oradan da Beyşehir, İbradı ve Selukule [Seleukeia]  yoluyla Side’ye [Eski Antalya] indi. Oradan da gemiyle Hatay-Antakya’yı fethe gitti. Bu arada İznik’i Ebu’l-Kasım, Uluborlu-Senirkent ovasını Muhammed İlhan, Eğirdir ve Hoyran gölleri ile Menderes nehri ve sahilleri Çaka, Gelendost ovasını Tanrıvermiş ve Barak, Yalvaç’ı Yalavaç beylere emanet etti. Bu beyler arasında Kundanlı ovası kumandanı Kundan Bey ile Alp Kara [Monolykos] da olabilir. Süleymanşah, 1086’da intihar etti; iç organları, kanı, canı Mezar-ı Türk, na’şı ise Halep kapısında defnedildi.

1097 Haçlı seferinde Bursa-İznik, Eskişehir, Yalvaç, Efes, Eğirdir, Barla, İzmir [Apameia], Mikra İznik, Bolvadin elden çıktı; Bolvadin ve Yalvaç’ın şarkına atıldık. Kaybettiğimiz bu yerleri alabilmek için Şarkîkaraağaç ile Eğirdir- Uluborlu arasında tam iki asır Bizans ile savaştık. Bu harplerde zikredilen yerleri, bu bölgede aramak gerekir. 

Yanlış yerleştirilen isimler

Antalya: Uluborlu, Kütahya ve Dorylaion Selçuklu hâkimiyetine geçti; Denizli ve Antalya kuşatıldı [576/1180].  Burada söz konusu olan Denizli. Eğirdir, Antalya ise Eski Antalya veya Side olmalıdır.

Bergama: 1170 Türkmen akınları Denizli, Kırkağaç, Bergama ve Edremit’e kadar uzanıyordu (Süryani Mikhail, III, 369). 1174 Türkmen saldırılarının devam etmesi ve Denizli, Bergama, Edremit’e kadar ulaşması üzerine Manuel, Sultanı antlaşma şartlarına uymamakla suçladı. Söz konusu Denizli- Eğirdir, Kırkağaç [Kliara]- Yalvaç Yukarıtırtar, Bergama- Yalvaç Gaziri Adasındaki kent [Akça Kilise], Edremit ise Yalvaç Aşağıtırtar köyündeki kenttir [bk.Har.2].

Edremit: Asya veya Anatolikon eyaletindeki Yalvaç Aşağıtırtar köyü yerindeki kent

Khoma [Homa]: Sultan Kılıcaslan imparatora bir defa daha barış teklifinde bulundu. Manuel reddetti. Bu yer Çivril-Homa [yeni Gümüşsu] köyüdür. Bunun üzerine Kılıcaslan, ordusunu. Miryokefalon kalesinin yakınlarında Eğirdir gölünün kuzeyindeki Tzibritze Geçidi’nin en dar yerine yerleştirdi. İşte burası Yenice Derbendi’dir.

Khoma [Sublaion], Uluborlu şarkında, Lampe’de ve Orta Menderes’in kaynakları yakınındadır [bk.Har.1]. Bu kale Senirkent-Garip [Garp] köyü ile Kemer Boğazı arasındadır. Özaydın Hoca, “Manuel, Khonai [Honaz], Lampis [Dazkırı], Dinar, Sozopolis [Uluborlu] üzerinden Homa ve yıkık Miryokefalon kalesine doğru ilerledi” derken Lampis’i yanlış, Khoma’yı doğru yerleştirmiştir. Hâl böyleyken Miryokefalon Savaşı’nın cereyan ettiği mevki konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür” demesi şaşırtıcıdır. Aynı tesbiti “Sublaion, Uluborlu’nun şarkındadır” derken, O. Turan da yaptı [1998: 214]. Bu iki tarihçi haricinde –kendim de hariç- herkes, Sublaion, Çivril-Homa demiş ve büyük hata etmiştir. Turan ve Özaydın’ın tespitlerini Kinnamos’un [2001: 211-213] kaydıyla yorumlarsak, Uluborlu kalesi şarkında Lampe ve Menderes var demektir. Bu nehir, Osmanlı Arşiv belgesinde; Kemer Boğazı’ndaki “Yenice Köyü Köprüsü” ile geçilen Hoyran ve Eğirdir gölleri arasındaki ırmaktır [bk. Pîrî Reis haritası]. Matematikte bu kabil akıl yürütmeye ispat deniyor. 2025’te Byzantinische Zeitschrift adlı ünlü dergide “The Importance of Sozopolis Fortress in Determining the Location of the Battle of Myriokephalon” adlı bir makale neşreden genç biri, “Matematik ispat nedir” bilmediği için olacak, “Miryokefalon harbi, Uluborlu’nun şarkında yapılmıştır” iddiasına rağmen Sublaion= Çivril-Homa, Menderes= Büyük Menderes, Lampe= Dazkırı demiştir. Lampis, “Lampe ovası” anlamına Hoyran Gölü garbındaki Senirkent ovasıdır. Lampe, Senirkent-İlegüp adında hâlâ yaşıyor [bk. Har.2]. Aslında Manuel, Honaz-Acıgöl-Dinar-Homa şeklinde değil, Honaz-Baklan-Sundurlu-Homa-Dinar-Uluborlu şeklinde yürümüştür.

Khonai: Denizli-Honaz olup, Gelendost-Eğirdir arası ve Hüyük-Göçeri köyü olmak üzere iki Honas daha var.

Kırkağaç: Asya eyaleti ve Yalvaç-Yukarıtırtar köyü yanındaki Kliara, hatalı olarak Kırkağaç’a yerleştirilmiştir.

Anadolu: Manuel, Anadolu’ya yöneldi. Kılıcaslan’ın ele geçirdiği yerleri geri aldı; 1158 yazı Kilikya’ya karşı bir sefer düzenledi [Kinnamos, s. 128-129]. Aynı yılın [1158] sonbaharında Kilikya’ya hâkim olan Manuel, 1159 Nisan ayı, dönüş sırasında ana ordudan ayrılan birliklerine Larende ve Kütahya’da Türkmenler saldırarak kayıplar verdirince bunun intikamını almaya karar verdi. Anadolu, Anatolikon temasındaki Küçük Firikya olup, Kemer Boğazı civarıdır. Manuel, buradaki Türkmenleri kıyıma uğrattıktan sonra Beyşehir- Eski Antalya yoluyla Kilikya’ya gitmişti.

Kütahya: Türkmenler, Küçük Firikya’daki katliamın öcünü almak için, dönüş yolunda Yalvaç-Kundanlı ovası ve Yoğurtçubeli’nde Bizans’a saldırdı. Yoğurtçubeli’nden sonrası Kütahya eyaletine bağlı olduğu için, Kundanlı ovasındaki saldırılar, Kütahya yakını olarak gösterilmiştir. Manuel, Larende [Karaman], Beyşehir, Şarkîkaraağaç, Rabaz-ı Konya ve Kötürnek köyü arasında Kral Yolu, ondan sonra da İstanbul yolunu kullanmıştır [bk.Har.2].

Lampis: Dazkırı değildir. Zira Manuel, Honaz’dan sonra Baklan ve Sundurlu yoluyla Homa’ya gelmiştir.

Laodikeia [Denizli]: Kinnamos’un zikrettiği bu yer Eğirdir’dir. Eğirdir Gölü’ne deniz denildiği için, Eğirdir için zaman zaman denizi olan manasına Denizli de denilmiştir. Denizli Beyliği, Eğirdir merkezli bir beyliktir [1262-1279]. Bu beylik daha sonraları bugünkü Denizli-Tavas’a taşınmış olup, hain Damat Ali Bey’in çocuklarına aittir.

Lopadion: Uluâbâd denilmesi hatalı olmalıdır. Zira Anna’daki Lopadion, Kemer Boğazı batısında olup, Kemer Boğazı’ndaki “Yenice Köyü Köprüsü” için Lopadion Köprüsü denilmiştir (Anna, 1996: 480-81, 483, 458, 203).

Menderes: II. Kılıçaslan Maddesinde zikredilen Menderes, Kemer Boğazı’ndan geçen Orta Menderes’tir.

Miryokefalon: Manuel 1176 yılı Fransız, Alman, İngiliz, Macar, Sırp, Gürcü, Kuman [Kıpçak] ve Peçenekler’in de yer aldığı büyük bir orduyla Anadolu’ya geçti. Selçuklu kuvvetleri büyük gruplar halinde Bizans ordusunun geçebileceği yolları tutuyor ve onlara baskınlar düzenleyip yıpratmaya çalışıyordu. Bu amaçla ekinler ve otlar tahrip edildi, su kaynakları kirletildi. Manuel, Balıkesir, Sardes, Alaşehir, Laodikeia, Khonai [Honaz], Lampis [Dazkırı], Dinar, Sozopolis [Uluborlu] üzerinden Homa ve yıkık Miryokefalon kalesine doğru ilerledi [bk.Har.1-3]. Harbin galibi sultanı II. Kılıcaslan [1113-1155-1192] oldu; mağlup Manuel, İstanbul’a dönerken Sublaion [Khoma] kalesini yıktığı hâlde Dorylaion’u yıkmadı. Bunun üzerine Kılıcaslan, Menderes vadisini tahrip ettirdi [573/1177].

Lampis, Senirkent ovası olup, adını Senirkent-Uluğbey [İlegüp, Lagoen, Lampe]’den almaktadır. Yâni Lampis, Dazkırı değildir. “Selçuklu kuvvetleri büyük gruplar halinde Bizans ordusunun geçebileceği yolları tutuyor ve onlara baskınlar düzenleyip yıpratmaya çalışıyordu. Bu amaçla ekinler ve otlar tahrip edildi, su kaynakları kirletildi” ifadesi asla doğru olamaz. Zira Türkler, sınırın batısına geçmedi. Manuel’in mektubunda suların kirletilmesi, ekin ve otların tahrip edilmesi söz konusu değil. Savaş alanı ve Türk toprağındaki 09 [iki Mazı Bağları, Kadı, Güvercinlik, Körkuyu, Derekuyu, İp/İpsos ve Köke önündeki iki] kuyu kapatılmış olabilir. Menderes vâdisi, Barla önündeki ovadır [Har.1].

Har.1: Değişen Coğrafya, 1146-1182 Roma-Selçuklu sınırı, Kral Yolu, Manuel’in 1176 ile Friedrich’in 1190 yürüyüşleri. İddialar: 1- Düzbel, 2-Kundanlı, 3 ve 10-Yenicesivrisi, 4-Karamıkbeli, 5-Gelendost ovası, 6- Kûfi Boğazı, 7- Popa Boğazı, 8-Devrent-çam, 9-Bağırsak Boğazı.

Har.2: Coğrafî değişim: Kral Yolu [via regia], Bizans askerî yolları, ovalar, ırmaklar ile Lampe, İzmir, Apameia vs. gibi tarihî kentler.

Har.3: Eğirdir ve Hoyran göllerinin eski hâllleri ile Manuel’in 1176 yılı ve Friedrich’in 1190 yılı yürüdükleri yollar. Harita Genel Müdürlüğünün Akşehir ve Dinar Paftaları üzerinde, göllerin ve ırmakların eski hâlleri ile tarihi yollar tarafımdan çizilmiştir [Ramazan Topraklı]. 

Philadelphia [Alaşehir]: Türkmenlerin Sandıklı’ya yaptığı akınlardan rahatsız olan Manuel 1173’te Alaşehir’e kadar ilerledi ve Philadelphia’da [Alaşehir] yakınında karargâh kurdu (Kinnamos, s. 206-207). Bu Alaşehir, Bizans-Türk hududu bulunan Kemer Boğazı’ndan çok uzaktaki Manisa- Alaşehir olamaz. Bu Alaşehir, hududun 30 km şarkındaki Yalvaç’tır. Sandıklı, Senirkent- Uluğbey köyü [Lampe, Pentapolis], Manuel’in Yalvaç yakınında karargâh kurdu denilen yer ise, Senirkent ovasının [Lampis’in] ayağındaki Sublaion civarı olmalıdır.

Sublaion [Homa]: İmparator Eskişehir yakınlarına geldi ve Türkler tarafından yıkılmış olan Dorylaion kalesini tekrar inşa ettirdi. Oradan Menderes ovasına inerek Sublaion [Homa] kalesini yeniden yaptırıp buraya bir garnizon yerleştirdi [Kinnamos, s. 211-213; Khoniates, s. 121-122]. Özaydın, Sublaion, Uluborlu’nun şarkında dediğine göre akıl yürütmeyle Kinnamos ve Khoniates’teki Menderes ovasının da Uluborlu’nun şarkında bulunduğu anlaşılır. Özaydın ve diğer tarihçiler, bu hususu nasıl fark edemediler anlamak kabil değildir. Menderes ovası, Hoyran ve Eğirdir gölleri arasındaki Orta Menderes ırmağının geçtiği ova olmalıdır. Zira Sublaion kalesinin bulunduğu ovanın adı, Lampe ovası veya Lampis’tir. Şimdilerde bu ova için Senirkent ovası denilmektedir. Orta Menderes’in içinden aktığı ova, tarih boyunca Kelbianos, Thrakesia, Trakya, Kaystros, Tzouka Nisterin, Asia çayırları, Menderes vâdisi, Menderes ovası ve Mercü Hüseyin b. Müslim [el-Belâzurî, 2002: 243] vs. gibi birçok ad almıştır. Hüseyin b. Müslim, bölgede 30 yıl gazâ eden Battal Gâzî olup, onun babasının adının Müslim olduğu anlaşılmaktadır [bk.Har.1-3].

Tzibritze Geçidi: Manuel ile bir anlaşmaya varılamayacağını anlayan Kılıcaslan, ordusunu Miryokefalon kalesinin yakınlarında Eğirdir Gölü kuzeyindeki Tzibritze Geçidi’nin en dar yerine yerleştirdi.

Filhakika Miryokefalon kalesi, Yılmaz Öztuna’nın da dediği gibi Eski Eğirdir Gölü’nün 11 km kuzeyi ve Kemer Boğazı’ndaki Bölükada’dır. Bizans-Selçuklu sınırı olan Kemer Boğazı’ndaki ırmak [Orta Menderes] ile Yenicesivrisi arasındaki dokuz km’lik geçidin adı Khoniates’te Tzybritze Kleisura, Osmanlı Arşiv belgesinde Yenice Derbendi’dir. Tzybritze Geçidi veya Osman Turan’da Sybrize [Sivrisi, Sivrice] Geçidi adını, geçidin sonundaki Yenicesivrisi’nden almaktadır. Yenicesivrisi, Manuel’in mektubunda Cybrilcymani, Kinnamos’ta Tzibrelitzemani geçmekte olup, Türkçe karşılığı Sivri’l-Semmâni veya Semmâni [Yağcı] Sivrisi’dir. Zira Yenicesivrisi’ndeki mağarada yağ saklanmaktadır. Yenicesivrisi için Roma devrinde Efes’in şimalindeki müstakil Pion Tepe denilmiştir (Ramsay, 1960: 117). Pion, Yunanca yağ saklanan tepe demektir. Osman Turan Sybrize için “Geçidin sonunda” demekle [1998: 208] büyük isabet kaydetmiştir. Özaydın Hoca, diğer iddiaların gerçekle ilgisi olmayıp, “Miryokefalon harbi, -Yılmaz Öztuna’nın dediği gibi- Eğirdir Gölü’nün kuzeyindeki Tzibritze Geçidi’nde yapılmıştır” diyeceğine; “Miryokefalon Savaşı’nın cereyan ettiği mevki konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür” demiştir. Bu hâl Özaydın Hocanın bilgisinden emin olmadığına işarettir. Bunun ana sebebi, masa başı tarihçilik olmalıdır. Hâlbuki Abdülkadir Özaydın gibi bir hocanın Pîrî Reis’in [öl.1553] bugünkü Eğirdir Gölü ile hiç ilgisi bulunmayan Eğirdir Gölü, göle kuzeyden karışan ırmak [Orta Menderes] ve gölün ayağı olan Aksu ırmağını yorumlaması gerekirdi. Bu yüzden olacak neredeyse 50 yıldır bilen/ bilmeyen herkes tarafından çok farklı savaş yerleri iddia edilebilmektedir. Bu durum Türk Millî Futbol Takımı’nın top çevirip, gol atamamasına benzer ki, hiçbir şekilde neticeye gidemezler ve işi muallakta bırakırlar [bk.Har.1-3].

Sonuç

Tarihçi, Göller Bölgesi’ndeki coğrafî değişimi ve buna bağlı olarak Kral Yolu ile diğer tarihî yolları bilmediği için Kılıcaslan maddesinde olduğu gibi, Ortaçağ ve Eskiçağ ve bilhassa Selçuklu-Bizans tarihiyle ilgili maddelerde büyük hatalar yapmıştır. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi [TDVİA] yetkilileri bu durumu bilmeliler ve buna göre tedbirler almalılar. Şu kadar derim ki, "Tarihçilerin Kutbu" ve "Şeyhü'l-Müverrihin" [Tarihçilerin Şeyhi] unvanları ile anılan Merhum Halil İnalcık’ın bile -aynı sebepten olacak- Osmanlı’nın kuruluşuyla ilgili birçok hatası vardır. Pîrî Reis’e ait Eğirdir Gölü haritası TDVİA’nde yayınlanmış olsaydı, büyük ölçüde bu hataların önüne geçilebilirdi.

Adres: Ramazan Topraklı (Yazılarım) ramazantoprakli44.blogspot.com

.

Ramazan Topraklı, dikGAZETE.com

 

 

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ