Ukrayna’nın Türkiye’deki casusluk şebekesi

Ukrayna’nın Türkiye’deki casusluk şebekesi

Ukrayna’nın Türkiye’deki casusluk şebekesi

MARIPOL, Ukrayna-Rusya

Son dönemde Ankara’da Kılıç Ali Caddesi üzerinde bulunan Ukrayna Büyükelçiliği, İsrail lobisi ile birlikte Avrupa ve Amerikalı kaymak tabakası arasındaki gizli pedofil/sapık çetelerle anılıyor. İddialara göre; Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal’in Epstein belgeleri de dahil olmak üzere birçok skandala adı karıştı. Tabii bu durum, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği’nin Türkiye’deki faaliyetleri hakkındaki iddiaların sadece bir kısmı diyebiliriz.

Bu büyükelçilik bünyesinde espiyonaj faaliyetleri yapıldığı iddiası da bulunuyor. Tabii ki herhangi bir ülkede herhangi bir büyükelçiliğin bunu yaptığını düşünebiliriz. Ancak Ukrayna gizli servisi SBU’nun Ankara’daki Ukrayna Büyükelçiliği aracılığıyla Türkiye’de kurduğu sistematik istihbarat ağını ve Ukrayna’da yaşayan Kırım Tatar Milli Meclisi Lideri Mustafa Cemilev ile birlikte Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasındaki destekçilerinin bu konudaki rolünü incelemek gerekiyor.

Şimdi bu noktada Mustafa Cemilev’in Türkiye’deki en yakın adamlarından biri olan Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mükremin Şahin ve oğlu Fethi Kurtiy Şahin hakkındaki iddiaları incelemek gerekiyor.

Mükremin Şahin’in oldukça ilginç bir biyografisi var. Kökleri, Kırım’daki Bahçesaray yakınlarında bulunan Karalezli köyüne dayanıyor. Ailesi, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya üzerinden Türkiye’ye göç ediyor. Eşi Oya Deniz Çongar Şahin ise daha önceleri TRT’de çalıştı. Onun ailesi de Almanya’dan Türkiye’ye göç edenlerden. Nitekim babası Ferit Çongar, Kırım Tatar diasporasında oldukça önemli bir figürdü ve Mükremin Şahin’in hareketin ön saflarına yükselmesinde bu evliliğin de etkisi olduğu konuşuluyor.

Mükremin Şahin, Osmaniye’de yerel siyasi çevrelerde bir kariyer yaparken adı bazı yolsuzluk skandallarına karışıyor. İddialar oldukça ciddi olacak ki müfettişler, ciddi bir şekilde konuyla ilgileniyorlar. Ancak Mükremin Bey, yargılanmaktan kurtuluyor. Bazı iddialara göre bu sorundan kurtulmasındaki en büyük yardımları Mustafa Cemilev ve Hakan Kırımlı sağlıyor. Mükremin Bey’in, Mustafa ve Hakan Bey’ler ile olan sıkı bağları ve Mükremin Bey’in Kırım Tatar diasporası içerisindeki konumu gereği soruşturma düşürüldüğü konuşuluyor.

Mükremin Bey’in oğlu Fethi Kurtiy de uzun yıllar sivil toplum faaliyetlerine dahil oldu ve doğal olarak onun halefi olarak görüldü. Tabii şimdi tıpkı babası gibi onun da geçmişine dair bazı konularda ilginç iddialar bulunuyor.

Fethi Kurtiy Şahin, Ankara’daki meşhur Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimi yaparken Hamburg Üniversitesi ve Kiev’deki Taras Şevçenko Üniversitesi’nde de eğitim gördü. Son olarak yine ODTÜ’de doktora çalışmasını tamamladıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın sınavını 100 üzerinden 90 puanla tamamlayarak “Kariyer Memuru” olarak çalışmaya başladı. Fethi Kurtiy Şahin, daha sonra diplomatik görevlendirme ile yurtdışına gönderildi ve şu anda Kazakistan’daki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği Üçüncü Katibi olarak görev yapıyor.

Kırım Tatarları arasında, daha önceden ailesinin bir süre yaşadığı Almanya’da eğitim gördüğü süre boyunca Fethi Kurtiy Bey’in Alman Federal İstihbarat ServisiBND”nin dikkatini çektiğine dair söylentiler vardı. Nitekim Kiev’deki eğitimi sırasında da Ukrayna gizli servisi SBU ile temasları olduğu söyleniyor.

Bu iddiaların asılsız olduğunu düşünebilirsiniz ancak kendisinin Ukrayna gizli servisi ile olan bağlarına dair bazı ipuçları bulunuyor.

Buradaki en kritik kişi, eşi Feride Hanım. Feride Refatovna Useinova, Ukrayna vatandaşı bir Kırım Tatarıdır. Fethi Kurtiy Bey, Kiev’de eğitim görürken Feride Hanım ile tanışıyor. Feride Useinova, mezuniyeti sonrası Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’na katıldı ve 2024 yılına kadar çalıştığı Ukrayna’nın Türkiye Büyükelçiliği’nde çalıştı.

Bir diplomat olan Fethi Kurtiy Şahin’in eşinin yabancı uyruklu ve dahası yabancı bir büyükelçilikte çalışan olduğunu üstlerine neden bildirmediği oldukça ilginç bir husus… Bu durum, Türk Hariciyesi’nin teamülleri ve resmi talimatlarıyla çelişiyor.

Bir diğer husus ise; Feride Useinova’nın Türkiye’deki Ukrayna Büyükelçiliği’nde sıradan masa başı bir işte çalışmaması. Çünkü kendisinin Ukrayna gizli servisi SBU Subayı Denis Yureviç Zolotarov’un yardımcısı olduğu ortaya çıktı. Zolotarov, halen Ankara’daki büyükelçilikte çalışıyor.

Denis Zolotarov, Türk diline hakim olması sebebiyle herkesle rahatlıkla iletişim kurabilen biri ve bu sebeple de Türkiye’deki Ukrayna casusluk ağının başı olduğu iddia ediliyor. Nitekim Feride Useinova’nın da Kırım Tatarı olması hasebiyle Türkçe bilmesi ve tabii ki eşinin babası Mükremin Şahin’in Türkiye’deki Kırım Tatar diasporasındaki konumu sayesinde Zolotarov’un yardımcısı olarak böylesine prestijli bir konumda çalışması olağan karşılanabilir.

Bu noktada, ülkemizden sürekli yardım talep eden Ukrayna’nın Türkiye’de yürüttüğü casusluk faaliyetleriyle alakalı Ukraynalı yetkililerden resmi bir yanıt almak, ilginç olurdu.

.

Sezgin Onaran, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ