<div><span><span><strong>Avrupa</strong> ve <strong>Kuzey Amerika</strong> arasındaki diyaloğu güçlendirme amacı güden, sanayi, finans, akademi ve medyadan liderler ve uzmanların çağırıldığı, <strong>65. Bilderberg Grubu Toplantısı</strong> geçtiğimiz hafta <strong>İsviçre</strong>'nin <strong>Montrö</strong> kentinde yapıldı. </span></span></div> <div><span><span>Birçok ülkeden liderler ile sanayi, finans, akademi ve medya sektöründen “<strong>130 seçkin konuk</strong>” toplantının davetlisiydi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Amerika’dan kimler katıldı?</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>-Nadella, Schmidt, Karp-</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>'ın damadı <strong>Jared Kushner</strong>, Microsoft Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Satya Nadella</strong>, Google'ın eski başkanı Pentagon danışmanlarından <strong>Eric Schmidt</strong>, Paypal'ın milyarder kurucusu <strong>Peter Thiel</strong> ve eski ABD Dışişleri Bakanı <strong>Henry Kissinger,</strong> <strong>ABD’den</strong> çağrılan heyette yer aldı. </span></span></div> <div><span><strong><span>2018’de Torino'da düzenlenen Bilderberg Toplantısı’na Türkiye’den kimler katılmıştı? </span></strong></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Bilderberg</strong> toplantısına geçen yıl, <strong>Türkiye’den</strong> Massachusetts Teknoloji Enstitüsü de (MIT) akademisyenlik yapan fizik mühendisi <strong>Canan Dağdeviren</strong>, Koç Holding Başkanı <strong>Ömer Koç</strong>, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde görevli Doç. Dr. <strong>Behlül Özkan</strong>, Başbakan Yardımcısı <strong>Mehmet</strong> <strong>Şimşek</strong> ile Hürriyet Daily News genel yayın yönetmeni <strong>Murat Yetkin</strong> iştirak etmişti. </span></span></div> <div><strong><span><span>Bu yıl toplantının gündemi neydi? Türkiye'den kimler vardı? Türkiye masaya yatırıldı mı? </span></span></strong></div> <div><span><span><strong>65. Bilderberg Grubu Toplantısı</strong>’nda ele alınan başlıca konular arasında <strong>Çin, Rusya, Avrupa, Brexit</strong> yanı sıra yapay zeka ve uzayın önemi ve siber tehditler dikkat çekti. </span></span></div> <div><span><span>Yolun sonunu görmüş olmalılar ki; küresel emperyalistler, “<strong>Kapitalizmin geleceği</strong>”ni <strong>Bilderberg</strong> toplantısına taşıdılar.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Columbia Üniversitesi mezunu, <strong>Koç Holding</strong>’in Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ömer</strong> <strong>Koç</strong>, Türkiye’den bu yıl katılanlar arasındaydı. </span></span></div> <div><span><span>Emekli büyükelçi, CHP 27. Dönem İstanbul Milletvekili <strong>Ünal Çeviköz</strong>, Özyeğin Üniversitesinden siyaset bilimci <strong>Evren Balta</strong>, Koç Üniversitesinde akademisyen <strong>Selva Demiralp</strong> ve Max Planck Enstitüsü’nde direktörlük görevine getirilen ilk Türk <strong>Metin Sitti</strong>. </span></span></div> <div><span><span>Toplantının ana gündeminde <strong>Türkiye</strong> olmamasına rağmen “<strong>S-400 tercihi</strong>” nedeniyle <strong>Türkiye</strong> de konuşuldu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Rusya'dan S-400</strong> füze savunma sistemi alımı konusunda ısrarcı olması durumunda yaptırım uygulanacağı kaydedildi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Ankara'ya</strong> taviz verilmeyeceği ve <strong>Türkiye’nin,</strong> <strong>F-35</strong> konsorsiyum programından çıkarılarak üretim zincirindeki rolünün sonlandırılacağı belirtildi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>'nin <strong>S-400</strong> anlaşmasını imzalaması durumunda, bunun <strong>NATO</strong> üzerindeki olumsuz etkisinin oldukça büyük olacağı vurgulandı.</span></span></div> <div><span><span><strong>NATO</strong>'nun stratejik değil güvenlik amaçlı organizasyon olduğu, <strong>Rusya'nın</strong> bölgedeki kontrolünün artması durumunda bunun <strong>NATO</strong> için önemli bir tehdit unsuru olacağı ifade edildi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Bilderberg neyin nesi? </strong></span></span></div> <div><span><span>Bilderberg Almanca ve İngilizce karışımı bir sözcük. “<strong>Dağ resimleri</strong>” gibi bir anlamı var. </span></span></div> <div></div> <div><span><span>Günümüzde dünyanın kaderini elinde tutan elitlerin bir araya geldikleri bu yapı, adını ilk toplantıyı gerçekleştirdikleri <strong>Hollanda’daki</strong> <strong>Oosterbeek</strong> kentindeki <strong>Hotel De Bilderberg</strong>’den alıyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Oosterbeek</strong>; <strong>Arnhem</strong> şehrinin hemen batısında, <strong>Hollanda’nın,</strong> <strong>Gelderland</strong> eyaletinde, eski bir belediye. </span></span></div> <div><span><span><strong>Bilderbeg</strong> toplantıları, ilki <strong>29-31 Mayıs 1954</strong> tarihleri arasında <strong>Hollanda’da</strong> yapılan dünyaca etkin isimlerin bir araya geldiği gizli toplantılardır. </span></span></div> <div><span><span><strong>1954</strong> yılında ilk defa <strong>Hollanda</strong> <strong>Prensi Bernhard</strong> tarafından, <strong>Avrupa ve Kuzey Amerika </strong>dünyasının elitlerinin bir araya gelmesi adına düzenlenen <strong>Bilderberg</strong> <strong>Toplantıları,</strong> dışarıya tamamen kapalı olduğu gibi, komplo teorisyenlerinin de sıkça beslendiği bir yer olma özelliğini taşıyor. </span></span></div> <div><span><span>Her yıl düzenlenen özel toplantılara dünya çapında etkin siyasi liderler, iş adamları, akademisyenler ve basın yayın kartellerinin oluşturduğu <strong>120-150 kişilik bir grup</strong> katılır.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Avrupa</strong>’da başlayan <strong>Amerikan</strong> karşıtlığı rüzgârını engellemek için başlatılan toplantıya, siyasi liderlerin, kralların yanında her sektörün dünya devi isimlerinin en üst düzey temsilcileri katılmıştır.</span></span></div> <div><span><span>Yıllık bir toplantıya dönüşen bu konferansa <strong>Türkiye’den</strong> de temsilciler davet edilir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Bilderberg</strong> toplantılarının amacının, <strong>dünyanın düzenini belirlemek</strong> olduğunu düşünen kitle sayısı bir hayli fazladır. </span></span></div> <div><span><span><strong>1954</strong>’teki açılış toplantısından bu yana, <strong>Bilderberg</strong>, <strong>Avrupa</strong> ve <strong>Kuzey Amerika</strong> arasında diyaloğu teşvik etmek için tasarlanmış gayri resmi tartışmalar için yıllık bir forum formatı kazandı. </span></span></div> <div><span><span>Toplantı, mega eğilimler ve dünyanın karşı karşıya olduğu temel konular hakkında gayri resmi tartışmalar için gerçekleştiriliyor.</span></span></div> <div><span><span>Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi <strong>Avrupa’dan</strong>, geri kalanı ise <strong>Kuzey Amerika</strong>’dan. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye Bilderberg'e nasıl bulaştı; kim bulaştırdı? </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Bilderberg</strong> macerası <strong>1957</strong>’de başlıyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>ABD’deki St. Simons</strong>’deki toplantıya <strong>Türkiye’den</strong> ilk kez <strong>İngiltere Büyükelçiliği</strong> ve <strong>NATO</strong> daimi temsilciliği yapan <strong>Muharrem Nuri Birgi </strong>ve <strong>Adnan Menderes</strong> de davet edilmişti. </span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi</strong> katılmış, ancak daveti kabul eden <strong>Menderes,</strong> dönemin şartları nedeniyle toplantıda bulunamamıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Bilderberg’i kuran 9 kişiden biri bir Türk…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi, Bilderberg’i kuran 9 kişiden biridir.</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Birgi</strong>, “<strong>Fiili başkan”</strong> gibi hareket ediyordu. <strong>Türkiye’deki</strong> ilk <strong>Bilderberg</strong> <strong>Toplantısı,</strong> <strong>İstanbul Çınar Otel’</strong>de yapıldığında <strong>Andan Menderes</strong> de katılmıştı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’nin çok konuşmadığı ve bilmediği <strong>Birgi</strong>, bazı odaklarda el üstünde tutulurdu. Dışarıda “<strong>Türk Devleti</strong>” denilince akla gelen ilk isimdi! </span></span></div> <div><span><span>Büyükelçiydi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birgi, NATO’daki Türkiye’ydi!</strong> <strong>1958</strong>’de <strong>Buxton</strong>’da yapılan <strong>Bilderberg</strong> toplantısına katılan<strong> ilk Türk</strong>’tü. </span></span></div> <div><span><span>Bu toplantılara katılmaktan daha önemlisi “<strong>Çekirdek Kadro</strong>”da yer almaktı. <strong>Birgi, çekirdeğin çekirdeğindeydi!</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi, NATO</strong>’da 12 yıl temsilci olarak görev yaptı. <strong>Paris’te</strong> bulunduğu yıllarda <strong>Fransa’nın</strong> en önemli sanatçılarıyla yakın dost oldu.</span></span></div> <div><span><span><strong>1972</strong>’de <strong>NATO’nun</strong> <strong>Türkiye’de</strong> tanıtılması ve kuruluşla iktisadi, kültürel ve siyasi ilişkinin sağlanması amacıyla <strong>Türkiye’de</strong> kurulan “<strong>Atlantic Treaty Association</strong>”ın başkanlığına seçildi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi kimdir?</strong> </span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi</strong>’nin annesi <strong>Hüsniye</strong> hanım tarafından dedesi <strong>Hasan</strong> <strong>Rami Paşa</strong>, <strong>Hasan Hüsnü Paşa</strong>’dan sonra gelen <strong>Osmanlı Bahriye Nazırı’</strong>dır. </span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Babası Kocaeli Saylavı</strong> (Milletvekili) <strong>Profesör Doktor General Ziya Nuri Birgi’</strong>dir. <strong>14 Aralık 1936</strong>’da vefat eden <strong>Prof. Dr. Ziya Nuri Paşa</strong>, <strong>1900</strong> yılı başlarından <strong>1933</strong> yılına kadar süren bir dönemde ülkemizin en başta gelen <strong>KBB Mütehassısı</strong>dır. </span></span></div> <div><span><span>Mükemmel <strong>Almanca</strong> ve <strong>Fransızca</strong> bilmektedir ve çeşitli uluslararası dergilerde bu dillerde makaleleri vardır. “<strong>Mantoux testi</strong>” bilindiği gibi <strong>Tüberküloz</strong>’un tanısında yardımcı olabilen ve “<strong>PPD”</strong> (Purified Protein Derivative) olarak bildiğimiz bir deri testidir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi</strong>, <strong>1907</strong> yılında İstanbul’da doğmuş, <strong>1986</strong>’da ise yine aynı şehirde hayatını kaybetmişti.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Galatasaray Lisesi</strong>’ni bitirdikten sonra <strong>İsviçre’de</strong> <strong>Cenevre Üniversitesi</strong>’nde <strong>Hukuk Fakültesi</strong>’nde eğitim görmüş, <strong>Fransa’da,</strong> <strong>Paris Siyasal Bilimler Okulu</strong>’nu bitirmişti.</span></span></div> <div><span><span><strong>Dışişleri Bakanlığı</strong>’nda çalışmaya başladıktan sonra çeşitli yurtdışı görevlerde bulunmuştu. <strong>1946</strong>’da <strong>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu</strong>’na katılan <strong>Türkiye</strong> <strong>Delegasyonu</strong>’nda görev almıştı. </span></span></div> <div><span><span><strong>1954</strong>’te ise <strong>Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri</strong> yani müsteşarı olmuştu. O yıllarda <strong>Ankara</strong>’da görev yapan diplomatlar <strong>Birgi</strong>’yi “<strong>Geleceği parlak bir isim</strong>” olarak hatırlıyorlardı. </span></span></div> <div><span><span>Gerçekten de tahmin ettikleri gibi oldu. <strong>Birgi</strong>, <strong>Ankara</strong>’dan <strong>Londra</strong>’ya tayin edildi ve <strong>1957</strong>-<strong>1960</strong> arası <strong>Londra Büyükelçiliği </strong>yaptı.</span></span></div> <div><span><span><strong>1960-1972</strong> yılları arasında ise <strong>NATO</strong> nezdinde <strong>Türkiye Daimi Temsilcisi’</strong>ydi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birgi</strong>’yi, Türkiye Diplomasi Tarihi’nde unutulmaz kılan iyi eğitimi, keskin zekası, hazır cevap ve nüktedan oluşu ile akıllara durgunluk verecek kadar zengin çevresiydi.</span></span></div> <div><span><span>Ama bunların hepsinden daha önemlisi <strong>Muharrem Nuri Birgi</strong>’nin <strong>Bilderberg İcra Komitesi</strong> içinde yer almasıydı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birgi</strong>, <strong>1972</strong>’de emekli olup <strong>Türkiye’ye</strong> döndüğünde <strong>1968</strong> yılında alıp ünlü mimar <strong>Turgut Cansever</strong>’e restore ettirttiği <strong>Çürüksulu Yalısı</strong>’nda yaşamaya başladı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Yalının eski sahibi <strong>Çürüksulu</strong> ailesinden, güzelliği dillere destan <strong>Belkıs</strong> <strong>Hanım</strong>’dı. Bu hanım, aynı zamanda <strong>Muharrem Nuri Birgi</strong>’nin yakın arkadaşıydı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi’</strong>nin, geleni-gideni eksik olmamıştı. Yalıyı ziyaret eden ünlüler arasında <strong>NATO Genel Sekreteri Joseph Lunz</strong>, keman üstadı <strong>Yehudi</strong> <strong>Menuhin</strong>, <strong>Churchill</strong> ve <strong>Rotschild</strong> ailelerinin üyeleri de vardı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Muharrem Nuri Birgi</strong>’nin geleni gideni eksik olmamıştı. <strong>Muharrem Nuri Birgi </strong>asla sıradan bir bürokrat değildi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Atlantik</strong>’in her iki yakasındaki en zengin ve en etkili kişileri bir araya getiren <strong>Bilderberg</strong> topluluğuna kabul edilmekle kalmadı, <strong>üç kişilik idare heyetinde</strong> de yer aldı.</span></span></div> <div><span><span>Hem <strong>Türk Atlantik Derneği</strong>’nin hem de <strong>dünyadaki Atlantik derneklerinin</strong> başkanlığını yaptı. <strong>Londra Büyükelçisi </strong>olduğu dönemde, <strong>Başbakan Adnan Menderes</strong>’i <strong>İstanbul</strong>-<strong>Yeşilköy’de</strong> yapılan <strong>Bilderberg</strong> toplantısına götürmüştü.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birgi</strong>’nin, <strong>Bilderberg’deki</strong> görevi emekli oluncaya kadar sürmüştü. <strong>Birgi,</strong> bu görevi o tarihlerde yakın arkadaşı, dostu ve sırdaşı olan <strong>Selahattin Beyazıt</strong>’a devretti.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Beyazıt</strong>; Birgi’den almış olduğu idare heyeti üyeliğini <strong>20 yıl boyunca</strong> devam ettirdi. Daha sonra kendi yerine <strong>Koç Grubu</strong>’ndan <strong>Suna Kıraç</strong>’ı önerdi.</span></span></div> <div><span><span>Ancak <strong>Kıraç</strong>’ın kronik rahatsızlığı ortaya çıkınca bu görev yine aynı gruptan bir başka isme geçti.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birgi</strong>, uzun yıllar resim yapmış, suluboya tabloları ile şöhret kazanmıştı. İyi derecede keman çalan, onu tanıyan müzisyenlerin “<strong>müzikologî"</strong> olarak gördüğü <strong>Birgi,</strong> tahta ve taş üzerine de boyamalar yapıyordu.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Kraliçe Elizabeth’i güldürmeyi başaran tek diplomat”…</strong></span></span></div> <div><span><span>Cevval bir zekâsı, büyük çalışma gücü, inanılmaz süratli yazı yazabilme yeteneği, dillere destan nüktedanlığı, zaman zaman avangard bile olabilen şıklığı, sevmediklerine karşı tahammülsüzlüğü, alaycılığı ve espri anlayışı <strong>Birgi’</strong>ye emsalleri arasında her zaman birkaç adım öne çıkartıyordu.</span></span></div> <div><span><span><strong>1957</strong> ile <strong>1960</strong> arasında <strong>Londra’da</strong> büyükelçilik yaparken de çok başarılı oldu. <strong>Londra Sefareti,</strong> en parlak devrini onunla yaşadı. <strong>Londra’da</strong> görev yaptığı yıllarda “<strong>Kraliçe Elizabeth’i güldürmeyi başaran tek diplomat”</strong> olarak tanındı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birgi,</strong> zor dönemlerde diplomatlık yaptı. Onun <strong>Londra Büyükelçiliği</strong> döneminde <strong>Kıbrıs Sorunu</strong> alevlenmişti. </span></span></div> <div><span><span>Konuyla ilgili <strong>Londra</strong> ve <strong>Zürih</strong> anlaşmaları imzalanmıştı. Bu anlaşmaların mimarları arasında <strong>Birgi</strong> de vardı. </span></span></div> <div><span><span>Yine <strong>1960</strong>’lı yıllarda <strong>Yunanistan</strong> ile <strong>Türkiye</strong>’yi çatışma noktasına getiren <strong>Kıbrıs Krizleri’</strong>nin savaşsız çözümünde <strong>Birgi</strong>’nin büyük emeği bulunuyordu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Birgi’</strong>nin ölümünden sonra <strong>Bilderberg</strong> idare heyetindeki postunda halen o isim oturuyor, <strong>Selahattin Beyazıt</strong>. </span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Selahattin Beyazıt’ın</strong> hayatı <strong>Muharrem Nuri Birgi</strong>’yle tanışmasından sonra değişti. </span></span></div> <div><span><span>Her toplantının ağır topu olan <strong>Birgi</strong>, yanına ilk olarak <strong>Nejat Ezcacıbaşı</strong>’nı aldı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Cannes</strong>’daki o toplantı çok renkli geçti. <strong>Eczacıbaşı</strong>’nı “<strong>Villa D’Este</strong>”deki toplantıya da götüren<strong> Birgi</strong>’nin asıl yıldızı <strong>Selahattin Bey</strong> olacaktı. Ve daha sonra elini hiç bırakmayacaktı! </span></span></div> <div><span><span><strong>Selahattin Beyazıt</strong> kim? İş adamı, sanayici ve <strong>Galatasaray</strong> futbol kulübünün eski başkanlarından. </span></span></div> <div><span><span><strong>Beyazıt Şirketler Grubu</strong> Yönetim Kurulu Başkanı. <strong>Selahattin Beyazıt,</strong> <strong>İngiltere</strong>‘de Cambridge Üniversitesinde okurken, <strong>Lordlar Kamarası Başkanı Lord Brabazon of Tara</strong>, <strong>Selahattin Beyazıt</strong>’ın hamiliğini üstlenmiştir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Lord Brabazon</strong> daha o dönemde <strong>Beyazıt’ı,</strong> <strong>Bilderberg Grubu</strong> ve <strong>Mason</strong> <strong>Locası</strong>’na aldırmıştır.</span></span></div> <div><span><span>Babasının, <strong>Lord Brabazon</strong>’la yakın ilişkileri olmuştur. <strong>Selahattin Beyazıt</strong>’ın <strong>Bilderberg Grubu</strong> ile ilişkileri <strong>Paris</strong>, <strong>Londra</strong> ve <strong>NATO</strong> büyükelçilikleri görevinde <strong>Muharrem Nuri Birgi</strong> ile hemen hemen aynı dönemde, <strong>1960</strong>‘lı yıllarda başlamıştır.</span></span></div> <div><span><span>Bu dönemde öyle yakın arkadaş olurlar ki hiç evlenmediği için çocuksuz ölen <strong>Birgi</strong>, tüm servetini <strong>Beyazıt’a</strong> bırakmıştır.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Beyazıt</strong>, <strong>1972-1992</strong> yılları arasında <strong>Bilderberg Türkiye Temsilciliği</strong>’ni yürütmüş, <strong>Bilderberg</strong> üyeleri ve <strong>Bilderberg</strong> konferansları katılımcılarının isimlerini bizzat belirlemiştir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Beyazıt</strong>, zamanla<strong> Bilderberg Grubu</strong> içinde o kadar güçlü duruma gelmiştir ki <strong>İngiliz hükümetleri </strong>gönderilecek büyükelçilerin itimatnamelerini <strong>Türkiye’ye</strong> sunmadan önce <strong>Beyazıt’ın</strong> <strong>görüşünü</strong> almışlardır.</span></span></div> <div><span><span><strong>Beyazıt</strong>, hiçbir zaman ön plana çıkmamıştır. Yılın 300 gününü <strong>Türkiye</strong> dışında “<strong>Elitler</strong>” arasında geçirmiş, faaliyetlerini onlarla birlikte perde arkasından planlamıştır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Amerika</strong> ve <strong>Avrupa</strong> elitleri ile çok derin ilişkiler içindedir. <strong>İngiltere</strong> eski <strong>Başbakanı Margareth Thatcher</strong>’e, “<strong>Magy</strong>” diye hitap edecek derecede samimi; <strong>İngiliz Kraliyet Ailesi </strong>ile <strong>randevusuz</strong> görüşme yapabilecek derecede ender insanlardan biridir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye yol haritası…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong></strong></span></span></div> <div><span><span><strong>AK Parti</strong>'nin temsil ettiği “<strong>Muhafazakar Demokrat</strong>” kimliği altına gizlenen “<strong>Siyasal İslam</strong>”, anlaşılan tasfiye sürecinde değerlendirildi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’de “<strong>Sosyal Demokrat tandanslı bir iktidar” </strong>arayışına yeşil ışık yakıldığı anlaşılıyor.</span></span></div> <div><span><span>Türkçesi “<strong>Işık Locası</strong>” bu işle görevli. </span></span></div> <div><span><span>Şimdi klasik “<strong>İslamcı”</strong> kafası ile ya “<strong>Bu Bilderberg, Lions, Rotaryen veya Mason Kulüpleri, Siyonizmin Büyük İsrail projesine hizmet eden kuruluşlardır</strong>” diyeceksiniz</span></span></div> <div><span><span>ya da</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Türk devleti büyük devletmiş nerede küresel örgütler varsa oralara hem adamlarını yerleştirmiş</strong>” diye düşüneceksiniz?</span></span></div> <div><span><span>Karar sizin!</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>Twitter'da bizi takip edin:<strong> </strong><strong>@oc32oc39</strong><strong> , </strong><strong>@dikgazete</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>İLGİLİ DAHA ÖNCEKİ YAZI İÇİN TIKLAYIN</strong></span></span></div> <div></div>