<h3><span><strong>NATO Zirvesinde Türkiye istediğini aldı mı?</strong></span></h3> <div><strong>NATO'nun</strong> <strong>75. Yıl</strong> zirvesi <strong>Washington’da</strong> gerçekleştirildi. <strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9-11 Temmuz’da</strong> yapılan zirve için <strong>Washington’daydı</strong>. <strong>Erdoğan,</strong> toplantı ve ikili görüşmelerde “dünyada artan terör tehlikesine” dikkat çekti, <strong>Gazze'deki</strong> katliamları gündeme taşıdı.</div> <div><strong>Gazze</strong> konusu, kimsenin umurunda olmadığından sonuçta kendimiz çaldık kendimiz oynadık gibi zehaba asla kapılmayın! Sebebini yazdığımda hak vereceksiniz.</div> <div><strong>The Washington Post’un</strong>; <strong>Gazze'de</strong> <strong>Hamas’ın</strong> beyaz bayrak kaldırarak <strong>İsrail</strong> ile bir anlaşmaya gittiğini, bu anlaşma kapsamında <strong>Hamas’ın</strong> <strong>Gazze</strong> yönetimden çekileceğini ve <strong>Mahmud</strong> <strong>Abbas'a</strong> bağlı birliklerin <strong>Gazze'yi</strong> yöneteceğini <strong>Washington'daki</strong> zirve sürecinde haberleştirmesi nasıl yorumlanmalı?</div> <div>Yoksa <strong>Türkiye</strong>, <strong>NATO</strong> zirvesinden kopardığı bazı tavizler, daha doğrusu <strong>kazanımlar</strong> doğrultusunda, <strong>HAMAS</strong> yetkililerini anlaşmaya ikna etmiş olabilir mi?</div> <div>Yine de bu ihtimali bir düşünün; hemen “<strong>mümkün</strong> <strong>değil</strong>” deyip kestirip atmayın.</div> <div><strong>Ankara'nın</strong> <strong>HAMAS’a</strong> yaklaşımı ve desteği biliniyor. Anlaşmayı oluşturmak için <strong>Biden’in</strong> <strong>Orta</strong> <strong>Doğu</strong> danışmanı <strong>Brett</strong> <strong>McGurk</strong> ve <strong>CIA Direktörü William J. Burns,</strong> <strong>Kasım</strong> ayından bu yana bölgesel başkentler arasında mekik dokudu.</div> <div></div> <div>Bu konuda <strong>Türkiye'deki</strong> muhatapları ile görüşme yapmış olmaları kaçınılmaz. Eğer akan kan durursa, <strong>Arap dünyası</strong> ve <strong>İsrail</strong> halkı, barışa katkılarından dolayı önce <strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a ve MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın’a</strong> teşekkür ve minnet borçlu.</div> <div>Bu anlaşmanın gerçekleşmesi ve sürdürülebilir olmasının en doğal sonucu, binlerce masum insanın ölümünü gözü kapalı onaylayan <strong>Bünyamin</strong> <strong>Netanyahu’nun</strong> en kısa sürede iktidardan uzaklaştırılması olacaktır. Sonrasında <strong>Uluslararası</strong> <strong>Savaş</strong> <strong>Suçları</strong> <strong>Mahkemesinde</strong> yargılanması beklenebilir. Ben ümitliyim.</div> <h3><strong>Türkiye, NATO zirvelerine hazırlanıyor!..</strong></h3> <div><strong>Zirvenin</strong> <strong>Türkiye'nin</strong> kazanımları açısından olumlu sonuçlarından söz edilebilir. Mesela; <strong>2025'te</strong> düzenlenecek <strong>NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları</strong> toplantısı <strong>Türkiye'nin</strong> ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Ayrıca <strong>NATO</strong> dağılmazsa <strong>2026’daki</strong> <strong>Liderler</strong> <strong>Zirvesi</strong> <strong>Türkiye'de</strong> yapılacak.</div> <div>Ayrıca <strong>Türkiye'nin</strong> zirvenin gündemine taşıdığı <strong>terörizmle mücadele </strong>konusu, <strong>NATO'nun</strong> karşılaştığı ikinci büyük tehdit olarak kayda geçti.</div> <div>Bu <strong>Türkiye</strong> için çok mühim. Çünkü <strong>Türkiye</strong>, <strong>Kuzey</strong> <strong>Irak</strong>, <strong>Suriye</strong> ve <strong>Libya'da</strong> terörizmle mücadele kapsamında güvenlik güçleri bulunduruyor. Başta <strong>NATO</strong> ülkeleri olmak üzere <strong>Türkiye'nin</strong> terörizmle sınır ötesi mücadelesine deyim yerindeyse kimsenin gıkı çıkmayacak.</div> <div><strong>Türkiye</strong> için diğer önemli bir konu, <strong>NATO</strong>-<strong>AB</strong> ilişkileri bağlamında, iki teşkilat arasında işbirliğinin, <strong>Türkiye'nin</strong> tercih ettiği bir politikayı yansıtan ve daha eski bir döneme dayanan bir müktesebat temelinde yürütülmesinin karara bağlanması oldu. Ancak bu kararın <strong>Brüksel’i</strong> ne kadar bağlayıp bağlamayacağı az çok anlaşılabilir. Tahmin için müneccim olmaya gerek yok!</div> <h3><strong>Ankara, Londra ve Washington, Birleşik Avrupa Ordusuna ket vurdu!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Türkiye'nin</strong>, <strong>NATO'nun</strong> tek güvenlik şemsiyesi olduğu yönündeki bakışını destekler nitelikte bazı ülkelerin kendi aralarında veya <strong>NATO</strong> kapsamı dışında geliştirdikleri müşterek projelerin, <strong>NATO'nun</strong> savunma planlama sürecine uygun olarak yapılmaları kararlaştırıldı.</div> <div>Bu ne demek biliyor musunuz?</div> <div><strong>NATO’dan</strong> bağımsız <strong>Avrupa</strong> <strong>Ordusu</strong> kurulma çabaları üstü örtülü ikaz edilmiş oldu. <strong>Almanya</strong>, <strong>Fransa</strong> ve <strong>Polonya’dan</strong> oluşan <strong>Weimar Üçlüsü’nün</strong> <strong>NATO</strong> harici askeri yapılanmasına göz dağı verildi. Ayrıca <strong>Ukrayna’ya</strong> lojistik ve asker tedarikinde <strong>NATO’dan</strong> habersiz hareket etmelerinin önüne geçildi.</div> <h3><strong>Avrupa Birliği’nin “HELBROC BG Ortodoks savaş gücü” olduğunu Allah’ınızı severseniz kaç kişi biliyor?</strong></h3> <div><strong>HELBROC BG</strong>; <strong>13 Kasım 2006'da Brüksel'de</strong> imzalan anlaşma kapsamında <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’nin</strong> <strong>Ortodoks</strong> üyelerinden oluşturulan savaş gücü. <strong>AB</strong> üyesi olan <strong>Yunanistan</strong> aynı zamanda <strong>AB</strong> bünyesinde oluşturulan <strong>Balkan Savaş Grubu</strong> <strong>HELBROC</strong> <strong>BG</strong> katılımcısı.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>AB</strong> kuruluşu <strong>HELBROC BG,</strong> <strong>Balkan Savaş Grubu’nun</strong> askeri lideri <strong>Yunanistan</strong>. <strong>HELBROC</strong>; ilk başta <strong>Yunanistan,</strong> <strong>Bulgaristan</strong>, <strong>Romanya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Kıbrıs</strong> <strong>Rum</strong> kesimi askeri birliklerinden oluşuyordu. <strong>2011</strong> ve <strong>2014</strong> yılının ikinci yarısında üçüncü ve dördüncü bekleme döneminde <strong>Balkan Savaş Grubuna Ukrayna</strong> da katıldı.</div> <div><strong>8 Kasım 2016’da</strong>, <strong>AB</strong> adayı bir devlet olan <strong>Sırbistan</strong>, <strong>Battlegroup’a</strong> üye olmak için bir anlaşma imzaladı, böylelikle üye ülkelerin sayısı altıya çıktı. <strong>HELBROC BG, Ukrayna'da</strong> <strong>Rusya'ya</strong> karşı cephe tutalı neredeyse iki yıl oldu.</div> <div>Günahlarını almayalım; belki <strong>Sırplar,</strong> bu kararlarından sarfınazar etmişlerdir. <strong>Ankara'daki</strong> <strong>Sırp Askeri Ateşesine</strong> sormak lazım.</div> <div><strong>2018’de, AB’nin</strong> 23 üyesi; savunma alanında daha sıkı işbirliği ve koordinasyon için kısaca <strong>Permanent Structured Cooperation</strong> - <strong>PESCO</strong>/ <strong>Daimi Yapısal İş Birliği Savunma Anlaşması</strong> olarak adlandırılan ve <strong>Almanya</strong>’nın ‘<strong>NATO’ya alternatif</strong>’ dediği anlaşmaya imza attı.</div> <div>Gizliden gizliye bir ordu kurdular. Şimdilerde o orduyu <strong>Ukrayna'da</strong> <strong>Rusya’ya</strong> karşı cepheye sürüyorlar, savaş deneyimi kazandırıyorlar.</div> <div></div> <div><strong>AB</strong> devletleri, “<strong>sürekli yapısal işbirliği anlaşması</strong>” (PESCO) ile birlikte, silahların geliştirilmesi ve satın alınması ve ortak askeri müdahaleler için asker ve donanım sağlama konusunda yakın işbirliği yapmayı taahhüt ediyorlar.</div> <div>Çünkü <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği'nin</strong> güvenliğine yönelik tehditler gerekçe gösterilerek,<strong> </strong>bu yeni bölgesel ordu kurma projesi, <strong>defense/savunma</strong> amaçlı değil daha çok <strong>emperyalist</strong> bir refleks. <strong>Rusya</strong> için olduğu kadar <strong>İttifakın</strong> tek <strong>Türk</strong> ve <strong>Müslüman</strong> ülkesi <strong>Türkiye</strong> için de riskli bir durumdu.</div> <h3><strong>Ankara, Boğazlardaki egemenliğini NATO sonuç bildirgesi ile bir kez daha tescilledi!..</strong></h3> <div>Bildirgede, <strong>Batı</strong> <strong>Balkanlar</strong> ve <strong>Karadeniz</strong> bölgeleri <strong>İttifak</strong> açısından stratejik öneme sahip olduğuna da vurgu yapılarak, <strong>NATO'nun</strong> bölgenin güvenliğine ve istikrarına güçlü bir şekilde bağlı olduğunun altı çizildi.</div> <div>Bölgesel barış ve güvenliği desteklemek amacıyla <strong>Batı</strong> <strong>Balkanlar</strong> ile siyasi diyaloğun ve pratik işbirliğinin geliştirilmeye devam edileceği kaydedilen bildirgede, <strong>1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesin</strong>e de atıf yapılarak, <strong>Müttefiklerin</strong> <strong>Karadeniz</strong> bölgesinin güvenliği, emniyeti, istikrarı ve seyrüsefer özgürlüğünü korumaya yönelik çabalarına destek teyit edildi.</div> <div>Bana kalırsa <strong>Zirve’den</strong> bu kararın çıkmasına <strong>Ruslar</strong> çok sevinmiştir. Çünkü <strong>Ukrayna'da</strong> <strong>Rusya'ya</strong> karşı cephe açan <strong>NATO</strong>, ne hikmetse <strong>NATO</strong> müttefiklerine ait savaş gemilerinin zırt pırt boğazlardan geçmesine izin vermeyen <strong>Türkiye'nin</strong> tutumunu onaylamış oldu.</div> <div>Bu <strong>Rus</strong> savaş gemilerinin boğazları komşu kapı etmesine de dur demek anlamına geliyor. <strong>Rusların</strong> <strong>Akdeniz’deki</strong> askeri üslerini deniz yoluyla tahkimini ayrıca lojistik tedarikini zorlaştırıyor.</div> <div>Zaten <strong>Türkiye</strong> müttefik savaş gemilerinin boğazlardan <strong>Karadeniz'e</strong> çıkmasına izin vermiş olsaydı, <strong>Rusların</strong> meşhur <strong>Karadeniz</strong> donanmasının yerinde yeller eser, <strong>Ukrayna</strong> ordusu, cephede muharebe kazanırdı. Yatıp kalksın <strong>Türklere</strong> dua etsinler.</div> <div>Bir önceki yazımı okuduysanız <strong>Moskova'ya</strong> yönelik “<strong>Ruslar, Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu unutuyor!”</strong> hatırlatmasında bulunmuştum. Sebebine gelince. <strong>Kremlin,</strong> nedense yakın bir tarihte <strong>Ankara'da</strong> siyasi dengelerin değişebileceğini öngörüyor. Belki bu nedenle <strong>CHP</strong> <strong>Genel</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Özgür</strong> <strong>Özel’e</strong> davetiye çıkardılar.</div> <div>Muhtemelen “<strong>Mart’ın</strong> <strong>sonu</strong> <strong>bahar</strong>” seçim şarkısına takılıp kalmışlar. Mart’ın sonu bahar da hangi bahar? Bizde <strong>güz</strong> derler yani sonbahar. <strong>Eylül</strong>, <strong>Ekim</strong> gibi <strong>Türkiye,</strong> yeni anayasa için referandum kararı alabilir.</div> <div>Ayrıca <strong>Partili</strong> <strong>Cumhurbaşkanı,</strong> daha şimdiden cebinde kapsamlı bir <strong>kabine</strong> <strong>değişikliği</strong> listesiyle dolaşıyor. Listeyle ilgili bildiğim tek şey listede <strong>ismimin</strong> olmayışı. <strong>Putin'in</strong> <strong>Ankara'daki</strong> adamlarının onu çok fena yanılttıkları söylenebilir.</div> <h3><strong>NATO savaş zirvesi Ukrayna savaşına doğrudan giriş hazırlığının habercisi!..</strong></h3> <div><strong>Washington</strong> <strong>Zirvesi'nde</strong> <strong>NATO</strong>-<strong>Ukrayna</strong> <strong>Müşterek</strong> <strong>Analiz</strong> <strong>Talim</strong> <strong>ve</strong> <strong>Eğitim</strong> <strong>Öğretim</strong> <strong>Merkezi</strong> kurulması kararlaştırıldı. Söz konusu merkezin, müttefiklerin <strong>Ukrayna'ya</strong> desteğini koordine etmesi konusunda mutabık kalındı.</div> <div>Emir demiri keser mi kesmez mi? Bu bir tavsiye kararı mı yoksa zorunluluk mu?</div> <div>Neden mi?</div> <div><strong>Türkiye,</strong> üye ülke olması nedeniyle bu karara uyacaksa, kıyısından köşesinden <strong>Ukrayna</strong> savaşına müdahil olacak demektir. O sebeple <strong>Peskov</strong>, <strong>Kremlin</strong> bürokrasisinin talimatıyla <strong>Erdoğan'ın</strong> arabuluculuk teklifine hızla “<strong>olmaz</strong>” yanıtı verdiğine bin pişmandır.</div> <div></div> <div><strong>Zirve’de</strong>, <strong>NATO'nun</strong> dış tehditlerine yanıt verme yollarının tartışılması planlandı. Zaten <strong>Ukrayna'daki</strong> askeri çatışma, <strong>İttifakın</strong> genişleme stratejisi çerçevesinde çok yıllık planlarının tatbikinden başka bir şey değil.</div> <h3><strong>NATO, Moskova'ya kızdı acısını Pekin’den çıkardı</strong><strong>!..</strong></h3> <div><strong>NATO</strong> söyleminde <strong>ÇHC'nin</strong> güvenlik tehdidi kabul edilmesinin kolektif nedenlerden biri, ittifakın değişen koşullarda kendisine uygun, kurallara dayalı bir düzeni sürdürme arzusundan kaynaklanıyor. Bu yeni bir durum sayılmaz. Kuruluşundan itibaren bu böyle.</div> <div>Tarihsel olarak <strong>NATO</strong> politikasındaki değişiklikler ortak tehdit faktörüyle meşrulaştırılmıştır. <strong>2020'den</strong> itibaren, <strong>Kuzey</strong> <strong>Atlantik</strong> <strong>İttifakı</strong> temsilcileri konuşmalarında <strong>Çin'e</strong> ve dünya düzenindeki konumunu güçlendirme tehlikesine daha sık değindiler. Çünkü <strong>Çin'in</strong> karbon salınımı çok fazla ve kalabalık nüfusu büyük baskı oluşturuyor.</div> <h3><strong>Çin veya Küreselci Arabanın yeni atı</strong><strong>…</strong></h3> <div><strong>Kü</strong>resel müesses nizam, <strong>2022'de</strong> <strong>ÇHC'ye</strong> resmi bir görev verdi; <strong>NATO</strong> blok ülkelerine sistemik bir meydan okumayı temsil eden devlet duruşu. Birkaç hafta önce; “<strong>Küreselci Arabanın yeni atları Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti</strong>” değerlendirmesinde bulunmuştum.</div> <div>Doğruymuş demek ki?</div> <div><strong>Washington'daki</strong> <strong>NATO</strong> zirvesinde <strong>Başbakan Viktor Orban'a</strong> eşlik eden <strong>Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjártó</strong>, <strong>Macaristan’ın</strong>, <strong>NATO'nun</strong> <strong>Çin'e</strong> veya başka bir ülkeye karşı blok haline gelmesine izin vermeyeceğini ifade etmesi ilginç değil mi?</div> <div><strong>Katolik</strong> <strong>Hunlar</strong> nelerine güveniyorlar. Bu, <strong>Çigan</strong> <strong>senfonisi</strong> icra etmeye benzemez.</div> <div><strong>NATO</strong> askeri ittifakı, <strong>Washington'da</strong> düzenlenen zirvede, <strong>Ukrayna'da</strong> bir ofis kurulmasını ve <strong>Rusya'ya</strong> karşı savaşı denetlemek üzere <strong>Almanya'da</strong> üç yıldızlı bir generalin başkanlığında bir <strong>NATO</strong> komutanlığının kurulacağını duyurdu. Aslında malûmu ilan.</div> <div>Bu eylemler, <strong>NATO</strong> askeri ittifakının, çatışmaya <strong>NATO</strong> güçlerinin konuşlandırılmasının ön koşulu olarak, <strong>Ukrayna</strong> ordusunun silahlandırılması, finanse edilmesi ve yönlendirilmesi konusunda açıkça sorumluluk üstleneceği, savaşta yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir.</div> <div><strong>NATO'nun</strong> <strong>Ukrayna'yı</strong> silaha boğduğu yani tabir caizse adeta silah yağdırdığı bir sırada, yayınlanan zirve bildirisinde <strong>Çin Halk Cumhuriyeti’nin</strong> “<strong>Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını kararlı bir şekilde destekleyen bir güç</strong>” olarak kınanması ve <strong>Rusya'ya</strong> “<strong>silah</strong> <strong>parçaları</strong>” sevkiyatı durdurması talebi, <strong>Pekin’i</strong> şamar oğlanına döndürmüş mü, döndürmemiş mi?</div> <div><strong>NATO'nun</strong> <strong>Rusya</strong> ile <strong>Çin</strong> <strong>Halk</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> (ÇHC) arasındaki derinleşen stratejik ortaklığı vurgulaması önemli. Bu kabul, <strong>İttifak'ın</strong> birliğini ve gelişen jeopolitik manzaranın farkında olduğunun altını çiziyor…</div> <div><strong>NATO</strong>, <strong>Rusya</strong> ve <strong>ÇHC'nin</strong> kurallara dayalı uluslararası düzeni baltalamak ve yeniden şekillendirmek için karşılıklı olarak güçlenen girişimlerini kabul ederek, bu büyüyen bağlantıyı ele almak ve etkisiz hale getirmek için stratejiler formüle etmek için önemli bir temel oluşturacaktır.</div> <div>Bu açıklama, üye devletler arasında bu ortaklığın etkisini azaltmak için yalnızca izleme değil, aynı zamanda önlemleri belirleme ve uygulama konusunda aktif olarak yer alma yönündeki ortak bir kararlılığın sinyalini veriyor.</div> <div><strong>New York Times'tan David Sanger</strong>, bu dilin “<strong>2019'a kadar Çin'den resmi olarak hiç bahsetmeyen ve bunu da yalnızca en yumuşak dille yapan NATO için büyük bir sapma</strong>” olduğunu belirtmiş.</div> <div>Bu sapma, yakın zamanda sapan taşı olur. <strong>Çin’in</strong> kafasına patlar. <strong>Zirve’nin</strong> <strong>Çin'i</strong> kınaması, <strong>NATO'nun</strong> küresel ölçekte bir savaşa hazırlandığını açıkça ortaya koyuyor.</div> <div><strong>NATO'nun</strong> Ukrayna savaşının örgütlenmesinde artık öncü rol oynayacağına ilişkin açıklama, <strong>Biden</strong> yönetimi, <strong>ABD</strong> düşünce kuruluşları ve <strong>NATO'nun</strong> <strong>Ukrayna</strong> savaşına doğrudan müdahil olmadığını defalarca ileri süren medyanın yıllardır sürdürdüğü yalan propagandayı çürüttü. Para verseler yapmazlardı.</div> <h3><strong>Washington Zirvesi Bildirgesinden bazı kesitler…</strong></h3> <div><strong>10</strong> <strong>Temmuz</strong> <strong>2024'te</strong> <strong>Washington</strong> <strong>DC'de</strong> düzenlenen <strong>Kuzey</strong> <strong>Atlantik Konseyi</strong> toplantısına katılan <strong>Devlet ve Hükümet Başkanları</strong> tarafından yayınlandı.</div> <div>Bildiriyi hazırlayan teknik askeri diplomatik kadrolar; <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Ukrayna'ya</strong> yönelik tam ölçekli işgalinin <strong>Avro</strong>-<strong>Atlantik</strong> bölgesinde barışı ve istikrarı paramparça ettiğini ve küresel güvenliği ciddi şekilde baltaladığını özellikle vurgulamışlar.</div> <div>Bildiride <strong>Türkiye'nin</strong> de oluru ve imzası var. Demek ki <strong>Ankara</strong> da böyle düşünüyormuş.</div> <div>Buna göre <strong>Rusya</strong>, <strong>Müttefiklerin</strong> güvenliğine yönelik en önemli ve doğrudan tehdit olmayı sürdürüyor. Terörizm, her türlü biçimi ve tezahürüyle, <strong>İttifak</strong> üyesi ülke vatandaşlarının güvenliğine ve uluslararası barış ve refaha yönelik en doğrudan asimetrik tehdittir. Karşı karşıya olunan tehditler küresel ve birbiriyle bağlantılıdır.</div> <h3><strong>Ukrayna'ya Uzun Vadeli Güvenlik Yardımı Taahhüdü…</strong></h3> <div><strong>NATO</strong>, <strong>Washington</strong> <strong>Zirvesi</strong> <strong>Bildirgesi</strong> aracılığıyla <strong>Ukrayna'nın</strong> güvenliğine ve <strong>NATO</strong> üyeliğine giden “<strong>geri döndürülemez yoluna</strong>” verdiği desteği güçlendirdi. <strong>Ukrayna</strong> örneğinde, üyeliğe giden bir "<strong>köprü</strong>" ve uzun vadeli bir mali taahhüt ortaya koyuyor, ancak ülkenin <strong>İttifak'a</strong> resmen ne zaman davet edileceğini ilan etmekten kaçınıyor, çünkü <strong>Rusya'nın</strong> tam ölçekli işgaline karşı mücadeleye devam ediyor.</div> <div>Belge ayrıca, <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Ukrayna'ya</strong> karşı savaşının “<strong>kesin</strong> <strong>kolaylaştırıcısı</strong>” olarak tanımladığı <strong>Çin'e</strong> karşı da oldukça sert. <strong>NATO</strong> ayrıca <strong>Ukrayna'ya</strong> askeri destek sağlamak için uzun vadeli mekanizmalar kurdu ve bu desteğin ayrıntılarını ortaya koyan ek bir bildiri yayınladı.</div> <div>Bu, <strong>Ukrayna</strong> için hava savunma ekipmanı ve <strong>F-16</strong> duyurularıyla birleştiğinde, <strong>NATO'nun</strong> <strong>Rusya</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Vladimir</strong> <strong>Putin'le</strong> yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor.</div> <div><strong>ABD'nin</strong> <strong>Ukrayna'nın</strong> <strong>Rusya</strong> içindeki meşru askeri hedeflere saldırmak için <strong>ABD</strong> tarafından sağlanan silahları kullanma yetkisine ilişkin geri kalan çekinceleri bir sorun olmaya devam ediyor.</div> <h3><strong>Bu da benim sonuç bildirgem;</strong></h3> <div><strong>Cihanşümul Kadim Türk Devleti,</strong> <strong>Washington’daki</strong> <strong>NATO</strong> <strong>Zirve’sine</strong> mührünü vurmuştur. İstediğini almıştır. <strong>F 16</strong> meselesi, işin goygoyudur. <strong>Avrupa'nın</strong> oyununu bozmuştur.</div> <div></div> <div><strong>Türk Silahlı Kuvvetleri’nin</strong> <strong>Irak</strong> ve <strong>Suriye'de</strong> icra ettiği, terör örgütü mensuplarını etkisizleştirme terör yuvalarını imha operasyonları bir üst boyuta taşınacaktır.</div> <div><strong>Irak</strong> ve <strong>Suriye</strong> sınır hattı hem <strong>Türkiye</strong> içinden hem de <strong>Irak</strong> ve <strong>Suriye'nin</strong> içinden güvenlik hattı veya teröre karşı tampon bölge olarak birleştirilecektir.</div> <div><strong>NATO</strong> <strong>İttifakı</strong> içinde ortaya çıkan merkez güç odağının <strong>ABD</strong> <strong>İngiltere</strong> ve <strong>Türkiye</strong> troykası olduğu anlaşılmaktadır.</div> <div>Bu yeni bir ‘<strong>Trivium’</strong> olarak tarihe damgasını vurmuştur.<strong> </strong>Yansımaları zamanla daha net hissedilecektir.</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>омюр челикдёнмез, Дикгазете</div> <div>Seçilmiş Kaynakça</div> <div>https://www.atlanticcouncil.org/</div> <div>https://www.eeas.europa.eu/node/31832_en</div> <div>https://www.nato.int/cps/en/natohq/index.htm</div> <div>https://tass.ru/mezhdunarodnaya-panorama/21338303</div> <div>https://www.wsws.org/en/articles/2024/07/11/gzdi-j11.html</div> <div>https://www.globalsecurity.org/military/world/europe/battlegroup-helbroc.htm</div> <div>https://ecfr.eu/article/commentary_time_for_the_sleeping_beauty_to_wake/</div> <div>https://kafkassam.com/avrupa-birliginin-ortodoks-savas-gucu-helbroc-bg.html</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/ruslar-turkiye-nin-nato-muttefiki-oldugunu-unutuyor-7025.html</strong></div> <div>https://www.dunya.com/gundem/nato-zirvesinde-turkiye-icin-10-baslik-one-cikti-haberi-736353</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/weimar-uclusu-bermuda-seytan-ucgeninden-daha-mi-tehlikeli-6662.html</strong></div> <div>https://www.washingtonpost.com/opinions/2024/07/10/israel-hamas-gaza-ceasefire-agreement-within-reach/</div> <div>https://www.atlanticcouncil.org/blogs/new-atlanticist/experts-react/our-experts-read-between-the-lines-of-natos-washington-summit-communique/</div> <div>https://www.washingtonpost.com/national/2024/07/10/israel-hamas-war-latest-07-10-2024/3cad33f2-3ebb-11ef-83bf-e35a32077d3e_story.html</div> <div>https://russiancouncil.ru/analytics-and-comments/analytics/sekyuritizatsiya-knr-v-diskurse-nato-vo-vtoroy-polovine-2010-kh-nachale-2020-kh-godov-kak-chast-form/</div> <div></div>