<div><span><span><strong>Mülkiyeliler Birliği</strong>'nin “<strong>Önce Mülkiye, sonra Türkiye</strong>” sloganı gibi <strong>NATO</strong> <strong>generallerinin</strong> de kendi içlerinde geliştirdikleri bir slogan var mı merak ediyorum!</span></span></div> <div><span><span><strong>Atlantik Antlaşması,</strong> yalnız bir askeri savunma aracı değil, müttefik ülkelerin çok geniş kapsamlı, maddi ve manevi yükselişini hedefleyen bir<strong> dayanışma ve işbirliği antlaşması</strong> olunca; siyasal, ekonomik, kültürel ve sosyal dayanışma, çeşitli burslar ve farklı imkanlarla desteklenmişti. </span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Türkiye, NATO</strong> üyesi olduktan sonra <strong>TSK</strong> mensubu olup da<strong> NATO</strong>'nun ve <strong>ABD</strong>’den yolu geçmeyen <strong>rütbeli</strong> sayısı, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Anti-NATO’cu Orgeneral İsmail Metin Temel Paşa…</strong></span></span></div> <div><span><span>Bunlardan biri de <strong>Malatya</strong> merkezli <strong>2. Ordu Komutanı</strong> iken <strong>Genelkurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı’</strong>na atanan <strong>Orgeneral İsmail Metin Temel</strong> <strong>Paşa</strong>. </span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span><strong>TSK</strong> içindeki <strong>NATO’cu</strong> kanatla arası mesafeli. </span></span></div> <div><span><span>Daha da önemlisi, <strong>resmi görevli olarak ne ABD'de ne de Avrupa'da </strong>müttefik kuvvetlerde görev yapmadı. <strong>NATO</strong> Genel Sekreteri’nden veya <strong>Pentagon</strong>'dan <strong>liyakat nişanı</strong> ile ödüllendirilmedi.</span></span></div> <div><span><span>Bugünkü komuta kademesi ve<strong> Milli Savunma Bakanı</strong> ile ilişkileri limoni.</span></span></div> <div><span><span>Hatta ona göre; <strong>15 Temmuz darbe gecesi Akıncılar Hava Üssü</strong>’nde her ne şekilde olursa olsun <strong>bulunanlar</strong>, darbecilerin işbirlikçisi!</span></span></div> <div><span><span><strong>Değişen Suriye politikasının atamaya düşen gölgesi ve Pentagon faktörü? </strong></span></span></div> <div><span><span>Hatırlanırsa <strong>ABD'nin</strong> <strong>Suriye'den</strong> çekilmesine ihtimal verilmediği bir süreçte,<strong> TSK ile Pentagon</strong> arasında <strong>Suriye'deki ABD</strong> <strong>üslerinin</strong> <strong>TSK'ya</strong> devri ve <strong>Amerikan</strong> askerlerinin bölgeden tahliyesine ilişkin anlaşmadan ilk ben söz etmiştim.</span></span></div> <div><span><span>O anlaşmanın detayları yavaş yavaş belli oluyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türk</strong> siyasi iradesinin, <strong>Trump’ın,</strong> <strong>Suriye'den</strong> çekilme kararına dair açıklamasına paralel, <strong>Mümbic</strong> <strong>operasyonunu</strong> askıya alması çok da kolay olmamıştı.</span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>Fırat'ın doğusu ve Mümbic</strong>, <strong>2. Ordu Komutanlığı</strong>nın operasyon bölgesinde yer alıyor ve <strong>İsmail Metin Temel</strong>, hazırlıkların hemen sonrasında, harekatın başlatılmasını istiyordu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Amerikan</strong> <strong>ordusunu</strong> taktığı veya kaale aldığı yoktu!</span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Üstleri ve siyasi irade, <strong>ABD ile uyumlu Suriye politikası</strong>na dümen kırınca, “<strong>Dur</strong>" emrine ikna edilemeyen <strong>Metin Paşa'yı 2. Ordu Komutanlığı</strong>ndan almaktan başka çözüm bulunamamıştı. “<strong>Pentagon'a kurban verildi</strong>” diyenler de çıktı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Londra fotoğraflarından Pentagon fotoğraflarına…</strong></span></span></div> <div><span><span>Eski cumhurbaşkanı <strong>Abdullah Gül</strong>, mevcut <strong>MSB Hulusi Akar</strong> ve hem<strong> Gül’ün</strong> hem de <strong>Tayyip Erdoğan’ın</strong> danışmanlığını üstlenen <strong>Şükrü Karatepe</strong>’nin gençlik yıllarında <strong>Londra</strong>’da çekilmiş resimleri bir ara Türkiye'nin gündemine oturmuştu.</span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Referandum öncesinde <strong>Cumhurbaşkan</strong>ının baş danışmanlarından Kayserili <strong>Şükrü Karatepe</strong>’nin <strong>eyalet yönetimi</strong> hakkındaki sözleri siyasal <strong>Kürt</strong> hareketinin <strong>eyalet talebiyle</strong> örtüştürülmüş ve <strong>anayasa</strong> <strong>değişikliğinin</strong> buna zemin hazırladığı tartışılmıştı. </span></span></div> <div><span><span>Bu tartışmayla birlikte <strong>Fehmi Koru</strong>’nun basına servis ettiği bir resim oldukça ilginçti. </span></span></div> <div><span><span><strong>Fehmi Koru</strong>’nun ilk paylaştığı fotoğrafta, <strong>Koru, Gül ve Karatepe Hyde Park’da</strong> görülüyordu.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>-Hulusi Akar, Abdullah Gül, Şükrü Karatepe-</span></span></div> <div><span><span>Bu fotoğrafı çekenin <strong>Akar</strong> olduğu iddia edilmişti.</span></span></div> <div><span><span><strong>Pentagon hesabına Akar ve Güler'in fotoğrafını koymak kime mesaj? </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>ABD Genelkurmay Başkanlığı</strong>, resmi <strong>Twitter</strong> hesabında kapak fotoğrafı olarak ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral <strong>Joseph</strong> <strong>Dunford</strong>, Savunma Bakan Yardımcısı <strong>Patrick Shanahan</strong> ile Milli Savunma Bakanı <strong>Hulusi Akar</strong> ve Genelkurmay Başkanı <strong>Yaşar</strong> <strong>Güler</strong>'in <strong>22 Şubat 2019</strong>’da gerçekleştirilen ziyarette çekilen toplu fotoğrafını kullanması dikkat çekti.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bu fotoğraf sosyal medyada çok tartışıldı, çok yorumlandı. </span></span></div> <div><span><span><strong>ABD'nin bu fotoğraf ile</strong> hem Türkiye'deki mevcut siyasi iktidara ve <strong>Rusya</strong>'ya subliminal mesaj verdiği söylendi. </span></span></div> <div><span><span>Kimileri de bu fotoğraf yayınlandıktan sonra <strong>İdlib’te, Türkiye'nin</strong> gözlem noktasına <strong>Suriye</strong> ordusunun saldırdığını ve şehitlerimizin olduğu iddiasında bulundu.</span></span></div> <div><span><span>Bu ziyarette her iki ülkenin asker ve sivil yetkilileri, <strong>Suriye</strong>, terörle mücadele, <strong>Patriotlar</strong> ve iki ülke arasındaki işbirliğini konu alan bir dizi görüşmede bulundu.</span></span></div> <div><span><span>Daha da ilginci <strong>ABD Genel Kurmay Başkanlığı</strong>'nın <strong>Twitter</strong> hesabındaki kapak fotoğrafının değişmesinden hemen sonra, <strong>Pentagon</strong>'dan da <strong>tehditvari</strong> bir <strong>S-400 açıklaması</strong> gelmesi.</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong> Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü <strong>ABD’nin</strong>, <strong>Rusya'dan</strong> <strong>S-400 </strong>füze savunma sistemlerini satın almanın <strong>Washington</strong> ile <strong>Ankara</strong> arasındaki işbirliği için önemli sonuçları olacağı konusunda <strong>Türkiye’yi</strong> uyardı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Düğün değil bayram değil MSB Akar ve Genelkurmay Başkanı Güler neden top atışlarıyla karşılandı? </strong></span></span></div> <div><span><span>Milli Savunma Bakanı <strong>Hulusi Akar</strong>, beraberinde Genelkurmay Başkanı <strong>Orgeneral Yaşar Güler</strong> ile geldiği <strong>ABD Savunma Bakanlığı</strong>nda (Pentagon) daha önce görülmedik şekilde askeri törenle ve top atışlarıyla karşılandı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bakan <strong>Akar</strong> da bu ilgiye karşılık "<strong>Türkiye olarak stratejik ortağımız ABD ile güçlü ve yakın ilişkilerimizi devam ettirmek istiyoruz" </strong> ifadeleri kullandı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Hulusi Paşa, Pentagon'da neden çok tanınıyor? </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong> Savunma Bakan Vekili <strong>Patrick Shanahan</strong>, <strong>Akar'ın</strong> “<strong>Pentagon'da</strong> <strong>herkes tarafından tanınan bir isim</strong>" olduğunu belirtmesi size de ilginç gelmiyor mu? </span></span></div> <div><span><span><strong>Shanahan</strong> ne ima ediyor acaba?</span></span></div> <div><span><span>Benim kafamı kurcalayan ne biliyor musunuz!..</span></span></div> <div><span><span>Bu kadar övgünün arkasında ne var? </span></span></div> <div><span><span>Boşuna dememişler “ağzında bal olan arının kuyruğunda iğne vardır” diye..</span></span></div> <div><span><span>Daha da ilginci <strong>Akar'ın</strong>, "<strong>Ben de sadece Joe Dunford'u tanıyorum.</strong>" karşılığını vermesi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ahbablar</strong> yani.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>ABD</strong> ordusu ile <strong>Türk</strong> ordusu arasında farklı bir ilişki olduğunu <strong>Shanahan</strong>'dan öğreniyoruz. </span></span></div> <div><span><span><strong>Shanahan</strong> diyor ki "Bugün bu ilişki Suriye, Afganistan, Irak ve Kosova'da devam etmektedir."</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye’nin rotasını Avrasya’dan, Atlantiğe mi çevirmek istiyorlar? </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Erdoğan’ın</strong>, <strong>Davutoğlu'na</strong> müdahalesiyle gerçekleştirilen <strong>hükümet</strong> <strong>değişikliği,</strong> <strong>Türkiye’nin</strong> yeniden <strong>Avrasyacı</strong> bir yörüngeye yerleşmesi için elzemdi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye’de</strong> yaşanan siyasi atraksiyonun temel belirleyici etkeni <strong>Türk</strong> dış politikasında bir makas ve eksen değişikliği ihtiyacının ortaya çıkmasıydı. Ancak bu değişimin aktörlerinin uluslararası denge açısından <strong>Avrasyacı</strong> bir görüntü verme eğilimde oldukları söylenebilir. Fakat bu noktada <strong>TSK’nın</strong> çizgisiyle denk düşüldüğü söylenebilir mi bilemiyorum.</span></span></div> <div><span><span>Çünkü bazı çevreler, <strong>dönemin Genelkurmay Başkanını,</strong> <strong>Balyoz</strong> <strong>Davası</strong> sanıklarının suçlanmasında kendisini itham etmiş ve bazıları da hızını alamayarak kendisini ve çalışma ekibini; <strong>“Türkiye’nin çıkarının ABD ve NATO ile sıkı bağları sürdürmekte olduğunu kabul eden Atlantikçiler”</strong> nitelendirmesinde bulunmuştu.</span></span></div> <div><span><span>Hatta <strong>Abdulkadir Selvi</strong>, "<strong>FETÖ'cüler tasfiye edildikten sonra NATO'cu generallerin darbe tehdidi var”</strong> duyumunu köşesinden paylaşmıştı. </span></span></div> <div><span><span>Kim bu <strong>NATO’cu</strong> <strong>darbeci</strong> generaller?</span></span></div> <div><span><span><strong>Yeri gelmişken bilgi notu:</strong> </span></span></div> <div><span><span>Amerikan <strong>Wall Street Journal </strong>(WSJ) gazetesinde <strong>Mayıs 2016</strong>'da <strong>Dion Nissenbaum</strong> imzalı analizde ordunun gücünü, <strong>“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, siyasi rakiplerini gözden düşürmesiyle”</strong> canlandırdığı yorumu yapılmıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>WSJ</strong> analizinde, “<strong>Konuya yakın isimlerin aktardığına göre, Türk ordusunun etkisini yeniden inşa etmesi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda generallerin, Erdoğan’ı devirmeye çalışabileceği endişeleri de doğdu</strong>” denilmişti.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Yeni jenerasyon Türk askeri yetkilileri yeniden inşaya doğru ilerlerken, Türkiye’nin IŞİD’le mücadelede yakın çalıştığı ABD ve NATO’yla da güçlü bağlar oluşturdu.”</strong> tespiti <strong>ABD’li</strong> bir yetkilinin, “Ordular arası ilişki, ABD hükümetinin Türkiye’yle geleneksel olarak sahip olduğu en güçlü ilişki. Belki de şimdi, hiç olmadığı kadar güçlü” sözleriyle temellendiriliyor ve “<strong>ABD ordusu ve diplomatlar, Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı ordunun etkisini arttırdığı için övüyor. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>İngilizce konuşan Akar, askeri mevkidaşlarıyla yakın ilişkiler kurduğu NATO’da farklı görevlerde hizmet etti.”</strong> deniliyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Hulusi Akar'ın Genelkurmay Başkanlığına getiriliş süreci Kenan Paşayı aratmıyor…</strong></span></span></div> <div><span><span>Genelkurmay Başkanı <strong>Orgeneral Hulusi Akar’</strong>ın terfi sürecinin, <strong>Kenan Evren</strong> Paşa’nın Genelkurmay Başkanı olmasıyla benzeştiğini biliyor muydunuz? </span></span></div> <div><span><span>Önce, <strong>Kenan Paşa’nın</strong> hikâyesini anlatayım. </span></span></div> <div><span><span>Dönemin <strong>Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Namık Kemal Ersun</strong> darbe hazırlığı içerisinde olduğu gerekçesiyle Milliyetçi Cephe hükümeti Başbakanı <strong>Süleyman Demirel</strong>’in isteğiyle emekliye sevk edildi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Ersun</strong>’un yerine geçecek yeni isim için <strong>Demirel</strong>, <strong>Ali Fethi Esener</strong>’i, Cumhurbaşkanı <strong>Fahri Korutürk</strong> ise <strong>Adnan Ersöz</strong>’ü destekledi.</span></span></div> <div><span><span>İnatlaşma, sürünce her iki paşa da emekli oldu. </span></span></div> <div><span><span>En kıdemli ‘<strong>orgeneral</strong>’ olan <strong>Kenan Evren</strong>’e <strong>emeklilik</strong> beklentisine girdiği günlerde <strong>Kara Kuvvetleri Komutanlığı</strong>’nın yolu açıldı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Semih Sancar</strong>’ın emekliye ayrılmasıyla birlikte de <strong>Genelkurmay</strong> <strong>Başkanı</strong> oldu. <strong>12 Eylül 1980</strong> askeri darbesini yaptı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Hulusi Akar</strong>’ın da benzer hikâyesi var. </span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Subay Sicil Yönetmeliği</strong>’nde yapılan değişiklikle, orgenerallerin kıta hizmeti yapma zorunluluğu kalktı. Önceki düzenlemeye göre; general ve amiral rütbelerinin her birinde (tuğgeneral, tümgeneral, korgeneral ve orgeneral) <strong>en az 10 ay süreyle kıta hizmeti </strong>yapılması gerekiyordu.</span></span></div> <div><span><span>Düzenlemeyle, <strong>2011</strong>’deki <strong>Genelkurmay Başkanı</strong> ve kuvvet komutanlarının <strong>toplu istifa</strong>sı üzerine ordu komutanlığı yapmaksızın <strong>Kara Kuvvetleri Komutanlığı</strong>’na gelen <strong>Hulusi Akar</strong>’ın, Genelkurmay Başkanlığı’nın önündeki “<strong>mevzuat engeli</strong>” de kaldırıldı. </span></span></div> <div><span><span><strong>2011</strong> <strong>yılında</strong> Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının toplu olarak istifa etmesi üzerine, <strong>Orgeneral Hulusi Akar</strong>’ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı <strong>iki yıl erkene</strong> çekilmişti. </span></span></div> <div><span><span>Genelkurmay İkinci Başkanlığı görevinden ordu komutanlığı yapmaksızın <strong>Kara Kuvvetleri Komutanlığı</strong>’na gelen <strong>Akar’ın</strong> ataması, diğer orgenerallerden daha kıdemli olması nedeniyle gerçekleşmişti. Sonrası malûm.</span></span></div> <div><span><span>Hızını almayan muarız münekkitler, <strong>Hulusi Akar</strong>’ın, Kara Kuvvetleri Komutanı olarak <strong>Washington</strong>’a gittiğinde <strong>Pentagon’un “Liyakat Lejyonu” madalyası</strong>nı almasını dillerine doladı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Pentagon’un</strong> bu madalyanın Akar’a verilme gerekçesini <strong>NATO’ya sağladığı “sıra dışı katkılar</strong>” olarak açıkladığını yazdılar. Ama tek eleştirdikleri ayrıntı bu değildi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Akar’a </strong>madalyasını <strong>ABD</strong> Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral <strong>Raymond Odierno</strong> takmıştı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Madalyayı takan bu isim, <strong>Türkiye</strong> ve <strong>TSK</strong> açısından dikkat çekiciydi.</span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>Türkiye</strong> kamuoyunda ve <strong>Silahlı</strong> <strong>Kuvvetlerde</strong> tepkilere neden olan<strong> 4 Temmuz 2003 </strong>tarihinde <strong>Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçiren Albay Bill Mayville</strong>’in komutanıydı. Hatta <strong>Yılmaz Özdil</strong> dahi bu konuda kalem oynatmıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>İtalya’daki</strong> Müttefik Kuvvetler Güney Bölge Komutanlığı Karargâhında İstihbarat Subaylığı görevlerinde bulunan, <strong>Hulusi Akar</strong>’ın; 1994-1997 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı Özel Kalem müdürlüğü görevini, Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulunan Orgeneral <strong>İsmail Hakkı Karadayı</strong>’nın emri altında yapması dikkat çekici. </span></span></div> <div><span><span>Bu tarihler <strong>28 Şubat post modern darbe sürecinin yaşandığı</strong> <strong>dönem</strong> olması itibarıyla önemli. </span></span></div> <div><span><span><strong>1997-1998 </strong>yıllarında <strong>Bosna-Hersek Türk Görev Kuvvet Komutanlığı</strong> görevini de unutmayın.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Hulusi Akar</strong>’ın hayatı ve mesleğiyle ilgili detaylar ise oldukça renkli.</span></span></div> <div><span><span><strong>TSK</strong> içinde lakabı ‘<strong>Seri Paşa</strong>’. </span></span></div> <div><span><span><strong>TSK</strong> içinde detaylara takılmadan verdiği hızlı kararlarla ve “<strong>Sivil gibi düşünüp asker gibi hareket etme”</strong> prensibiyle de tanınıyor. Analitik bakışı yüksek birisi. </span></span></div> <div><span><span>Son <strong>ABD gezisi</strong> daha çok konuşulur.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>Twitter'da bizi takip edin:<strong> </strong><strong>@oc32oc39</strong><strong> , </strong><strong>@dikgazete</strong></span></span></div> <div></div>