<h3><span><strong>Kutsal Çocuklar</strong></span></h3> <div><strong>Modern</strong> <strong>toplumun</strong> bir sonucu olarak <strong>aile</strong> <strong>dinamikleri</strong> ve toplumsal değerlerde yaşanan değişimler, <strong>çocuk</strong> <strong>yönetiminin</strong> de değişmesine neden olmuştur.</div> <div>Bugün <strong>ebeveynlerin</strong> çocuklar üzerindeki <strong>denetimi,</strong> bunu göstermektedir. Peki <strong>aile</strong> <strong>dinamiklerinin</strong> değişmesine neden olan <strong>temel</strong> <strong>etkenler</strong> nelerdir?</div> <div>Ve neden bugün aileler içerisinde <strong>baba</strong> <strong>otoritesi</strong> değişime uğradı?</div> <div>Aslında bu soruların cevabı, bizleri <strong>çocuk</strong> <strong>meselesinin</strong> <strong>kökenine</strong> indirecektir.</div> <div>Tarih içerisinde <strong>ailelerin</strong> <strong>dönüşümüne</strong> bakıldığında <strong>Aydınlanmacı</strong> anlayışın ve <strong>Sanayi</strong> <strong>Devrimi’nin</strong> büyük ölçüde etkili olduğu görülmektedir. Zira <strong>Orta</strong> <strong>Çağ’daki</strong> aile yapısına bakıldığında <strong>aile</strong> <strong>bireylerinin</strong> arasında ciddi bir <strong>dayanışma</strong> olduğu ortadadır.</div> <div><strong>19</strong>. <strong>Yüzyıla</strong> gelindiğinde ise <strong>kentlere</strong> olan <strong>göç</strong> neticesinde <strong>babanın,</strong> <strong>evi</strong> <strong>geçindirmek</strong> için <strong>saatlerce</strong> <strong>çalışması</strong>, <strong>babanın</strong> <strong>evdeki</strong> <strong>hükmünü</strong> silikleştirmiştir. Kentin <strong>işçisi</strong> olarak çalışan baba, <strong>Tanrı</strong> ya da <strong>kral</strong> desteğinden azade bir şekilde <strong>aile</strong> <strong>içerisindeki</strong> <strong>konumunu,</strong> <strong>yeniden</strong> <strong>üretmek</strong> zorunda kalmıştır.</div> <div>Bu noktada, <strong>19</strong>. <strong>Yüzyıl</strong> ve <strong>20</strong>. <strong>Yüzyıldaki</strong> <strong>baba</strong> figürü de değişikliğe uğramıştır.</div> <div>Burada altı çizilmesi gereken noktalardan biri de <strong>modernitenin</strong> baba figürünü <strong>daha</strong> <strong>kırılgan</strong> bir hale getirdiğidir.</div> <div>Bunlara bağlı olarak <strong>günümüz</strong> toplumunda babalığın <strong>yumuşak</strong> <strong>bir</strong> <strong>karakter</strong> kazandığı söylenebilir. Bu durum, <strong>babaların</strong> <strong>rollerini</strong> icra etmede <strong>uzmanlara</strong> dahi başvurmalarına neden olmuştur.</div> <div>Meseleye bir de <strong>çocuklar</strong> açısından bakıldığında, etraflarının <strong>paranoid</strong> <strong>anne-baba ve eğitimcilerle</strong> çevrili olduğu ortadadır. Bu <strong>çılgın</strong> <strong>ebeveynlik</strong> anlayışı, ne yazık ki <strong>çocuklar</strong> üzerinde de <strong>olumsuz</strong> <strong>etkilere</strong> neden olmaktadır. Örneğin; yakın çevremde gözlemlediğim bir olayı sizlere aktarayım…</div> <div>Annenin, <strong>14-15 yaşlarında bir kızı</strong> var. Söz konusu <strong>anne</strong>, bir süreliğine evden uzaklaşıyor ve kız çocuğu da <strong>evde</strong> <strong>yalnız</strong> kalıyor. <strong>Anne</strong>, dışarıdayken <strong>kızını</strong> defalarca arayarak “<strong>kızım, korkma tamam mı geleceğim</strong>.” diyor. Çocuk, aslında <strong>anne</strong> <strong>kadar</strong> <strong>kaygılı</strong> değil. Ancak <strong>anne,</strong> bir süre geçtikten sonra <strong>defalarca</strong> <strong>arayarak,</strong> aynı eylemi <strong>sürdürmeye</strong> devam ediyor. Bu durumun sonucunda <strong>çocuk,</strong> ortada gerçekten bir <strong>problem</strong> olduğunu düşünerek <strong>panik</strong> yapmaya başlıyor.</div> <div>İşte bu olay, <strong>paranoid anne-baba</strong> modelinden yalnızca bir örnek.</div> <div>Hem <strong>aşırı</strong> <strong>denetimci</strong> <strong>ebeveynlerin</strong> üremesi yetmezmiş gibi <strong>aile</strong> <strong>içerisinde</strong> <strong>baba</strong> <strong>otoritesinin</strong> de <strong>kırılganlaşması</strong>, ne yazık ki <strong>problemli bireylerin çoğalmasına</strong> zemin hazırlıyor.</div> <div>Çocukların <strong>aşırı</strong> <strong>kutsallaştırıldığı</strong> günümüzde ebeveynler, <strong>en</strong> <strong>iyisi</strong> olma yönünde adeta <strong>savaş</strong> halindeler.</div> <div>Bu <strong>aşırı uç davranışların</strong> sonu maalesef <strong>hüsranla</strong> sonuçlanacaktır. Dolayısıyla her <strong>uç</strong> <strong>eğilim</strong>, <strong>dogmatizme</strong> gitmeye mahkumdur.</div> <div>Ebeveynlik rolleri icra edilirken <strong>aşırı sert</strong> ya da <strong>korumacı</strong> <strong>eğilimlerden</strong> kaçınılmalıdır. Aksi yönde hareket edildiğinde <strong>dengeli bir aile</strong> ilişkisinin olmasına imkân yoktur.</div> <div>.</div> <div><strong>Hande Ustamahmut, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>