- 10-06-2026 08:57
- 2
Ülkü Menşure Solak yazdı;
Kim k**pe?
Ötüken Yayınları genel yayın yönetmeni Göktürk Ömer Çakır’ın bir kitabın tanıtımında kullandığı korkunç sözleri, peşinden Kürt kadınlarını hedef alan fıkra için “ne var ki bunda, biz başka halkları tahkir ederek aşağılamayı severiz” diye koskoca bir millete mal etme cüreti, ülkede son yıllarda çok daha saldırgan bir biçimde sergilenen ırkçı şiddetin küçücük bir tezahürüdür. Bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum aslında; bütün bunlara nasıl bir duygu durumun sebep olduğunu. Bildiğim tek şey, yaşamak zor ve her psikolojik problemi olan, istediği bir topluluğa şiddet uygulayacaksa, dünya korkunç bir yer haline gelir.
Kim kime nasıl davranacak bunu belirlemek için ahlak kuralları var, toplumsal yaşam ölçüleri var, onlar da yetmiyorsa kanunlar var. Bu ülkede nefret söyleminin artık gerçekten bir suç olarak tanımlanması gerekiyor. Millet fark etmeksizin, cinsiyet fark etmeksizin, din, inanç fark etmeksizin. İnsanlar, hiçbir şey yapılmadığını düşünüp, kendi problemlerini kendileri çözmeye kalkarsa, içinden çıkılamaz bir büyük sorunla karşı karşıya kalırız. Kurumlar bunun için var.
Çerkes kamuoyu, ısrarla failin dava edilmesini bekliyor. Bunun dışında herhangi bir şey; açıklamalar, duyurular, komisyon başvuruları, kamuoyunun rahatsızlığını gidermeye yetmeyecek.
300 yıllık savaş ve 162 yıllık sürgünün neden geçip gitmediğini, artçılarının hiç kesilmeden bugüne geldiğini de bu örneklerle görmüş oluyoruz. Kıtlığın, yağmanın, köy baskınlarının, can vermenin olağanlaştığı bir coğrafyada saraya gönderilerek alçak düşmandan korunmuş genç kızların emin ve güvenilir Türk hanesinde olacağına bütün kalbiyle inanan Çerkes ebeveyn, yüz yıl sonra kendine güya “Türk” diyen ahlaksız bir güruhun, tarih, sosyoloji, Türk örfü vs. her şeyden bihaber yazıp çizdiklerini görseydi, herhalde kızlarının ölmesini tercih ederdi.
Bir güven, bir eminlik halinin bizi getirdiği bu nokta, eminim ki asla Türklükten kaynaklanmıyor. Gerçi bu insanlar, hakikaten iddia ettiği kadar Türk olsa, onun vakurunu da taşıması gerekirdi.
Bu yüzden asla hiçbir ırkı hedef almadan, sadece Çerkes kızlarına “k**pe” deme kepazeliğini gösteren bu adam ve benzerlerine hitap ediyorum; Siz ki hiç tanımadığınız insanların ırzına, namusuna göz dikebiliyorsunuz. O zaman aslında kim k**pe? Bir savaştan can havliyle çıkmış, yüzde 90’ı savaşarak ölmüş, düşmanı General Zass’ın kızını dahi esir almış da saçının telini kırmamış Çerkeslerin, arı namusuyla padişahlarınızın annesi olmuş kızlarına, padişahlarınızın annesi olduğunu bile bile namus iftirası atıyor, kendi dedenize leke sürüyorsunuz ya, o zaman kim k**pe?!
Oturduğunuz yerden, işinde, gücünde, kimseye zararı olmayan, sizden de habersiz garibim kadınları iğrenç dilinize doluyorsunuz. Şimdi söyleyin kim k**pe?
Üç kuruş fazla kazanmak için kadınları hedef alıyor, parayı böyle kazanıyorsunuz ya o zaman kim k**pe?
.
Ülkü Menşure Solak, dikGAZETE.com

.

.

.

.
Ali Veli 2 ay önce
Ali Veli 2 ay önce
Zekeriya Yahşi 2 ay önce
İstanbul’un kuytu bir köşesinde, adına yaraşır şekilde kir, pas ve sefalet içinde debelenen bir mahalle vardı.
Bu mahallenin ruhuna uygun; kökten, kütükten ve aidiyetten yoksun, karakter ve terbiye kelimelerini hiç duymamış, insan suretinde bir mahluk yaşardı.
Anasını pek bilen yoktu ama çok babalı olduğu konusunda mahalleli hemfikirdi. Kendini var edecek, ona bir isim kazandıracak o büyük "kah