<div><span><span><strong>Irak kaynıyor</strong>. Bu gidişle dikiş tutmaz. Bölünme misyonunu <strong>Kürt</strong> <strong>bölgesi</strong> bir şekilde bugüne taşıdı. </span></span></div> <div><span><span>Ama <strong>etnik bölünme</strong> değil, <strong>din odaklı bölünme</strong> daha işlevsel. Bu bölünme <strong>Necef</strong> ulemasının, <strong>Kum</strong> ulemasına başkaldırısı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Necefli Şii liderlerin</strong> geçen yıl, <strong>Suudi Arabistan</strong> ziyaretlerine bir bakın. İsyanın da maliyeti var. </span></span></div> <div><span><span>Halkın, işini-gücünü bırakarak sokakları mesken tutmasının da maliyeti var.</span></span></div> <div><span><span><strong>Necef</strong> ulemasının topladığı ‘<strong>Humus</strong>', bu isyanın finansına yeter mi sanıyorsunuz?</span></span></div> <div><span><span><strong>Irak halkı neden isyan ediyor?</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Irak'ta Şiiler, Şiiler’e</strong> karşı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Ortada <strong>Ezidi</strong>, <strong>Nasturi</strong>, <strong>Kürt</strong> veya <strong>Türkmen</strong> etnisitesinden kaynaklı olaylar zinciri yok.</span></span></div> <div><span><span>Protestocular, baskın şekilde <strong>Şii</strong> nüfusundan. Talepler ekonomik ve siyasi. Protestolar, yönetimi tepeden tırnağa hem sarıyor hem de sarsıyor. </span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span><strong>Irak</strong>’taki siyasi istikrarsızlık, bölge ülkelerini yakından ilgilendiriyor. Çünkü <strong>Irak</strong>’taki yönetim değişikliği, <strong>İran</strong>’ın <strong>1979</strong> devrimi sonrasında bölgede oluşturmaya çalıştığı “<strong>Şii Kuşak</strong>” projesinin sonu demek. </span></span></div> <div><span><span><strong>Velayeti Fakih</strong> rejiminin “<strong>Şii Kuşak</strong>” projesi, sadece <strong>İran</strong>’ı değil de bu projeye destek veren <strong>Irak, Suriye, Yemen</strong> ve <strong>Lübnan</strong>’ı bitirdi, zor durumda bıraktı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Tahran,</strong> <strong>Şii Kuşak</strong> kapsamındaki ülkelerde etkisini artırmak için yıllar boyunca merkezi yönetimlere destek vermişti. <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Irak</strong>’ta hükümet karşıtı protestolar, <strong>İran</strong>’ın bu <strong>Şii Kuşak</strong> projesinin sonu.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Irak,</strong> bir taraftan <strong>ABD</strong> emperyalizmi ile boğuşurken diğer yandan <strong>Pers</strong> <strong>yayılmacılığı</strong> ile mücadele ediyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Saddam Hüseyin</strong>'in kanlı şekilde bastırdığı<strong> Iraklı Şiiler</strong>’in ayaklanmasını, kaderin cilvesine bakın ki şimdi de <strong>İranlı Şiiler </strong>aynı yöntemle önlemenin peşinde. </span></span></div> <div><span><strong><span>Iraklılar, işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmeti yetersizliğini protesto amacıyla ülkenin çeşitli bölgelerinde gösteriler düzenliyor…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Irak</strong>’ta ortalama insan yaşamı bile kısaldı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Körfez Harbi</strong> öncesi ve sonrası<strong> Irak</strong>'a uygulanan ekonomik yaptırımlar ve <strong>ABD</strong> öncülüğündeki küresel emperyalist istila, <strong>Irak</strong> halk sağlığının en büyük tehdit unsuru. </span></span></div> <div><span><span>İşgal ve iç savaşı izleyen yıllarda <strong>Irak</strong>’ın sağlık sistemi yıkıma uğrayınca, bunun sonucunda ülkede ortalama yaşam süresi erkeklerde <strong>58,7</strong>’ye, kadınlarda ise <strong>62,9</strong>’a düştü. </span></span></div> <div><span><span>Günümüzde çoğu hane halkının düzenli ve sağlıklı bir su kaynağına erişimi yok. </span></span></div> <div><span><span>Sürekli kesintilerle karşı karşıya olan <strong>Iraklılar</strong>, su tankerlerinden ya da açık kuyulardan su ihtiyaçlarını karşılıyor. </span></span></div> <div><span><span>Salgın hastalıklar can alıyor. </span></span></div> <div><span><span>Viran olmuş, harabeye dönmüş <strong>Irak’ta,</strong> barınma koşulları içler acısı.</span></span></div> <div><span><span>Neden mi?</span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>Haçlı</strong> <strong>hava</strong> <strong>kuvvetleri,</strong> evlerini başlarına göçürdü. </span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong>’nin açtığı savaş sırasında ve sonrasında yaşananlar yüz binlerce kişinin evini yok etti ve milyonlarca insan yerinden yurdundan oldu. </span></span></div> <div><span><span>Öyle ki halen yüzbinlerce <strong>Iraklı,</strong> oluklu saç çatısı bulunan ve rüzgarın içeride çalıp oynadığı derme-çatma barakalarda ikamet ediyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Irak</strong> halkının yüzde <strong>51</strong>’i sıkış-tepiş, üst-üste yaşıyor. </span></span></div> <div><span><span>Düşünsenize; <strong>10 kişi </strong>tek bir evde.</span></span></div> <div><span><span>Hayat, parası olana güzel. </span></span></div> <div><span><span><strong>Irak</strong>, <strong>OPEC</strong>’in en büyük ikinci petrol üreticisi ve dünyadaki en büyük beşince ham petrol rezervlerine sahip. Ama kazın ayağı öyle değil. </span></span></div> <div><span><span>Geçtiğimiz yıl, <strong>100 milyar dolardan fazla</strong> petrol gelirine rağmen, bu paranın, <strong>Irak</strong> halkına beş kuruşluk yararı yok.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Bu paralar nereye gitti?</strong>” derseniz, uluslararası petrol şirketlerinin ve onların <strong>Iraklı</strong> siyaset ve iş dünyası çevrelerindeki rüşvetçi yerli işbirlikçilerinin cebine indi.</span></span></div> <div><span><span>Nitekim <strong>Transparency International</strong> adlı kuruluşa göre <strong>Irak</strong>, dünyada <strong>yolsuzluğun</strong> en yaygın olduğu <strong>12’nci</strong> devlet. </span></span></div> <div><span><span>Tam da “<strong>Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul; / Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul</strong>”luk bir durum.</span></span></div> <div><span><span><strong>Iraklılar</strong>, işsizlik, yolsuzluk ve kamu hizmetlerinin yetersizliğini protesto etmek amacıyla ülkenin çeşitli bölgelerinde gösteriler düzenliyor.</span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Protestolar, yaygın yoksulluğa, aşırı boyutlara ulaşan işsizliğe, en temel hizmetlerin yokluğuna, <strong>ABD’nin 2003’teki işgalinden beri Irak</strong>’ta sosyal gerçekliğe dönüşen sistemli yolsuzluğa karşı. </span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Gösteriler; <strong>Obama</strong> döneminde <strong>Washington/Tahran</strong> konsarsiyumunun güzelim ülkeyi mahveden, “<strong>böl ve yönet</strong>” stratejisinin parçası olarak kışkırttığı, <strong>şiddetli mezhepsel çatışmalara</strong> yönelik, <strong>kitlesel meşru öfkeyi </strong>yansıtıyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>İranlılar</strong> ve <strong>Iraklı</strong> taşeronları, doğru okuma yapıyorlar mı?</span></span></div> <div><span><span>Sanmıyorum </span></span></div> <div><span><strong><span>General Kasım Süleymani, Bağdat’ta göstericilere ateş açılmasını yavsiye etti mi?</span></strong></span></div> <div><span><span>Zulümle abad olunmayacağını en iyi <strong>İranlı</strong> muktedirlerin bilmesi gerekiyor. </span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>1979</strong> devriminde, tüm dünya <strong>Kur’an</strong> ayetlerinin makineli tüfek mermisinden daha tesirli olduğuna tanıklık etmişti. </span></span></div> <div><span><span>Şimdi <strong>Irak</strong>’ta kendileri, makineli tüfek mermileriyle <strong>Kur’an</strong> ayetlerinin donattığı halkı durdurmaya çalışıyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Irak</strong>’ta hükümet karşıtı protestoların patlak vermesinden bir gün sonra, <strong>İran Devrim Muhafızları</strong>’na bağlı “<strong>Kudüs Gücü</strong>” komutanı <strong>Kasım</strong> <strong>Süleymani,</strong> gece geç saatlerde <strong>Bağdat</strong>'a giriş yaptı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Irak</strong>’ın başkenti <strong>Bağdat</strong>’ta bakanlıkların ve büyükelçiliklerin bulunduğu sıkı güvenlik önlemleriyle korunan <strong>Yeşil Bölge</strong>’ye helikopterle inen <strong>Kasım</strong> <strong>Süleymani</strong>, sürpriz bir şekilde <strong>Başbakan</strong> yerine, bir grup üst düzey güvenlik yetkilisiyle buluştu. </span></span></div> <div><span><span><strong>İran Devrim Muhafızları</strong>’nın elit birliği <strong>Kudüs Gücü</strong>’nün <strong>Komutanı</strong> ve <strong>İran</strong>’ın bölgesel güvenlik sisteminin mimarı <strong>Kasım Süleymani</strong>’nin, <strong>Bağdat</strong>’a gidişi, başkentte ve <strong>Irak</strong>’ta <strong>Şiiler</strong>’in merkezinde patlak veren, <strong>İran</strong>’ın, ülkenin işlerine müdahale etmemesi çağrılarının yapıldığı protestolarla ilgili <strong>Tahran’ın</strong> endişelerinin dışa vurumuydu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Lübnan</strong>’daki protestolar da <strong>İran</strong> için tehlike çanlarının çalması demek. </span></span></div> <div><span><span><strong>Lübnan</strong> ve <strong>Irak</strong>’taki protestocular, söylem ve eylemlerinde, <strong>Tahran</strong>’la ilişkili hükümet ve grupları hedef alıyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>İran</strong>’ın korkuya kapılması doğal, çünkü iki ülkedeki gösteriler sonucu <strong>İran’ın</strong> bölgesel nüfuzu her an tarih olabilir. </span></span></div> <div><span><span>Nitekim, <strong>İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney</strong>, <strong>Irak</strong> ve<strong> Lübnan</strong>'daki hükümet karşıtı gösterilerden, <strong>ABD</strong> ve <strong>Batılı</strong> <strong>istihbarat servisleri</strong> ile parasal destek veren bazı bölge ülkelerini sorumlu tuttu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Kasım Süleymani</strong>’nin, <strong>Bağdat</strong> ziyaretinden bir gün sonra, <strong>Irak’ta</strong> göstericilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar daha da şiddetlendi. </span></span></div> <div><span><span>Kimliği belirsiz keskin nişancıların, göstericileri başından ve göğsünden vurduğu olaylarda ölenlerin sayısı <strong>100’ü</strong> aştı. Bir haftadan daha kısa bir sürede yaklaşık <strong>150</strong> gösterici hayatını kaybetti. </span></span></div> <div><span><span>Bu hafta yeniden başlayan gösterilerde <strong>siyah giyimli ve maskeli </strong>şahıslar <strong>Bağdat</strong> <strong>Hükümeti</strong> <strong>askerlerinin</strong> önünde durarak göstericilere göz yaşartıcı gaz bombalarıyla müdahale ettiler.</span></span></div> <div><span><span><strong>Iraklılar,</strong> bu kişilerin kim olduğunu bilmediklerini bu şahısların <strong>İranlı</strong> olduklarını öne sürüyor. </span></span></div> <div><span><strong><span>Ne yapsalar boş Necef’ten gelen karar vardır!.. </span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Bağdat Hükümeti</strong>’nin orantısız güç kullanması yalnızca halk öfkesini körüklemeye yaradı. </span></span></div> <div><span><span>On yılı aşkın bir süre önce milislerin, <strong>Amerikan</strong> askerleriyle karşı karşıya geldiği, <strong>Bağdat</strong> bölge kentinin parçası olan <strong>Sadr</strong> kentinin yoksul <strong>Şii</strong> mahallelerinde, kalabalıklar hem hükümet binalarını hem de hükümeti destekleyen <strong>Şii</strong> tabanlı partilerin bürolarını ateşe veriyor, yakıp yıkıyor.</span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span><strong>“Bütün hükümeti devirmek ve hepsini söküp atmak için buradayız… Hiçbirini istemiyoruz. Ne Meclis Başkanı Muhammed Halbusi, ne Başbakan Adil Abdulmehdi. Hükümeti alaşağı etmek istiyoruz,…</strong>” sloganları, protestocuların sürekli dilinde. </span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Göstericiler, <strong>Bağdat</strong>’ın <strong>Yeşil Bölgesi</strong>’ne yürümelerinin yanı sıra, <strong>güney</strong> <strong>Irak</strong> genelinde çeşitli milis merkezlerini de hedef aldılar. </span></span></div> <div><span><span><strong>Amare</strong>’deki <strong>Bedr</strong> <strong>milisleri</strong> ve <strong>Divaniye</strong>’deki <strong>Asaib Ehl El Hak</strong> bunlar arasındaydı. <strong>Nasıriye</strong>’deki <strong>Seyyid El Şüheda</strong>’nın genel merkezi de ateşe verildi. </span></span></div> <div><span><span>Grubun bölgede ne kadar güçlü olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu, önemli bir gelişmeydi. </span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Göstericiler, siyasi parti ve hükümet binalarına da saldırdılar. </span></span></div> <div><span><span><strong>Divaniye</strong>’de <strong>Dava Partisi</strong>’nin, <strong>Samava</strong>’da <strong>Hikmet Partisi</strong>’nin genel merkezleri ve güneydeki <strong>Zi Kar, Kadisiye</strong> ve <strong>Vasit</strong> illerindeki yerel yönetim binaları yakıldı.</span></span></div> <div><span><span>Yüzlerce gösterici <strong>Misan</strong> vilayetinin <strong>Meşru</strong> bölgesinde bulunan petrol kuyularına giden ana yolu trafiğe kapattı. </span></span></div> <div><span><span>Ayrıca petrol şirketleri çalışanlarının işe gitmesini engelledi.</span></span></div> <div><span><strong><span>“İmam Humeyni Caddesi”nin adı “Ekim Devrimi Şehitleri Caddesi” olarak değiştirildi…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Irak’ta</strong> hükümet karşıtı gösteri düzenleyen protestocular, <strong>Şiilerin</strong> merkezi olan <strong>Necef</strong> şehrindeki ‘<strong>İmam Humeyni Caddesi</strong>’nin adını ‘<strong>Ekim Devrimi Şehitleri Caddesi</strong>’ olarak değiştirdi.</span></span></div> <div><span><span>Protestocular, ‘<strong>İmam Humeyni Caddesi</strong>’nin adını tabeladan silerek, aynı caddeye “<strong>Halkın emriyle: Ekim Devrimi Şehitleri Caddesi olarak değiştirildi”</strong> yazan bir afiş astılar.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bu ikonik gösterge, <strong>İran</strong> “<strong>Kum”</strong> kökenli din anlayışının <strong>Irak</strong> topraklarında sonunun geldiğinin işareti. </span></span></div> <div><span><span><strong>Necef</strong>'teki yerel yönetim, yerel konsey tarafından yapılan ‘<strong>Necef Uluslararası Havalimanı</strong>’na giden caddeye “<strong>İmam Humeyni Caddesi </strong>adını verme” teklifini <strong>Ağustos 2014</strong>'te onaylamıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı</strong> ise <strong>18 Şubat 2015</strong> tarihinde caddeyi resmen açmıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>İmam Humeyni</strong>, <strong>Şah</strong> rejimi tarafından sürgün edildikten sonra <strong>Irak’ın</strong> <strong>Necef</strong> şehrinde <strong>14 yıl</strong> kalmıştı.</span></span></div> <div><span><strong><span>O köprünün altından çok sular aktı!.. Ne eski tas ne eski hamam var? </span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Bağdat</strong>'ta ve güneydeki bazı şehirlerde yapılan gösterilerde,<strong> Irak</strong>'taki iktidar sahiplerine <strong>Tahran</strong> nüfuzunun egemenliği altında olduklarına ilişkin ithamlarda bulunan protestocular, <strong>İran bayrağı</strong> da yaktı.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Kerbela</strong>'daki <strong>İran Konsolosluğu</strong> taşlandı. Olay yerinden paylaşılan görüntülerde, konsolosluk binasından dumanlar yükseldiği görüldü.</span></span></div> <div><span><span>Ülkenin güneyindeki <strong>Zikar</strong> vilayetinde ise göstericiler, <strong>Bakanlar Konseyi Genel Sekreteri Hamid el-Gazzi</strong>'nin inşaat halindeki evini ateşe verdi. </span></span></div> <div><span><span>Başkent <strong>Bağdat</strong> başta olmak üzere, ülkenin orta ve güney kentlerine yayılan eylemlerde, <strong>Ekim</strong> ayının başından bu yana <strong>200</strong>'den fazla kişi hayatını kaybetti, <strong>8 bine yakın kişi </strong>yaralandı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Birleşmiş Milletler</strong> ise <strong>Irak'ta</strong> protestoların başlamasından bu yana <strong>229</strong> göstericinin öldüğünü açıklamıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Irak</strong> halkı, <strong>Irak</strong> yönetiminde <strong>ABD-İran çekişmesini </strong>istemediğini ve bağımsız bir <strong>Irak</strong> istediğini iradesiyle ortaya koyuyor. </span></span></div> <div><span><strong><span>Yolun sonu görünüyor!..</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Irak</strong> ve <strong>Lübnan</strong>'da haftalardır süren eylemlerde halk, canına tak ettiği için, yolsuzluğun son bulmasını ve hükümetlerinin istifasını istiyor. </span></span></div> <div><span><span>Oysa bu “de-facto” durum <strong>İran</strong>'a rahatsızlık verici. <strong>İran’ın</strong> güvenlik algısına göre bu eylemler, <strong>İran</strong>'ın <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Irak</strong>'taki çıkarlarına yönelik tehdit. </span></span></div> <div><span><span><strong>Lübnan</strong> ve <strong>Irak</strong>’ta milli karaktere sahip gösterilerin hedefinde <strong>İran</strong> destekli mevcut siyasi iktidarlar var. </span></span></div> <div><span><strong><span>Neden göstericiler, ülkelerindeki iktidarı hedef alıyor hiç düşündünüz mü? </span></strong></span></div> <div><span><span>Çünkü bu iktidarlar, yönetimler <strong>İran</strong> <strong>destekli</strong> gruplar sayesinde ayakta duruyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>İran</strong>, başında <strong>ABD</strong> belası varken, iki ülkede de yaşanan gerginlikten ve karmaşadan uzak durmak isteyebilir. </span></span></div> <div><span><span>Ama korkunun ecele faydası yok. Sokaklara kızgın lavlar gibi akan göstericilerin hedefinde <strong>İran'ın yerel müttefikleri </strong>olan silahlı kuvvetler de var.</span></span></div> <div><span><strong><span>Bush’a ayakkabı fırlatan gazeteci, eylemcilerin arasında… </span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Amerika</strong> Birleşik Devletleri eski Başkanı <strong>George W. Bush</strong>'a basın toplantısı sırasında ayakkabılarını fırlatın<strong> Iraklı gazetec</strong>i, ülkeyi sarsan hükümet karşıtı gösterilerde yeniden sahneye çıktı. </span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong> eski<strong> Başkanı Bush</strong>, <strong>2008</strong> yılında <strong>Irak</strong> ziyareti sırasında Iraklı gazeteci <strong>el-Zeydi</strong>'nin ayakkabılı saldırısına uğramıştı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Gazeteci, basın toplantısı sırasında dönemin <strong>Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'</strong>nin yanında duran <strong>Bush</strong>’a, "<strong>Bu Irak halkının sana hoşçakal öpücüğü, seni köpek</strong>" diye bağırarak ayakkabısını fırlatmıştı. </span></span></div> <div><span><span>Bu hareketi nedeniyle yaklaşık <strong>1 yıl hapis</strong> cezasına çarptırılan <strong>el-Zeydi</strong>, ülkedeki direniş hareketinin bir simgesi haline gelmişti.</span></span></div> <div><span><strong><span>Bağdat’ta Türk Lokantası, direnişin merkez üssü…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Irak</strong>'ın başkenti <strong>Bağdat</strong>'ta başlayan ve ülke geneline yayılan hükümet karşıtı gösterilerin ana merkezi başkentin göbeğinde ve <strong>"Türk Lokantası"</strong> adıyla bilinen terk edilmiş bir alışveriş merkezi oldu.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Saddam Hüseyin</strong> zamanında yapılan <strong>Dicle Nehri </strong>kıyısındaki 14 katlı metruk binada toplanan çoğunluğu gençlerden oluşan göstericiler, hükümet istifa edene kadar mekanı terk etmemekte kararlı olduklarını belirtiyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Iraklı</strong> yüzlerce gösterici, burada yatıp kalkarak, yemeklerini de burada yiyor. Birçok genç, ailelerini günlerdir görmediklerini, duş alamadıklarını ancak protestolara devam edeceklerini söylüyor.</span></span></div> <div><span><span>Göstericiler "<strong>Türk Lokantası bizim kalemiz. Protestolar başladığından beri buradayız. Burada yiyor içiyor, kısaca burada yaşıyoruz. Halkını yok eden ve yolsuzluğa saplanmış hükümetin gitmesini istiyoruz</strong>" diyor.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Türk Lokantası </strong>Tahran'a verilen anlamlı bir mesaj. </span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>Türk Silahlı Kuvvetleri’</strong>ne mensup askeri birlikler, son operasyonda, <strong>2016</strong>'da <strong>İran</strong> ve <strong>Rus</strong> askeri uzmanlarının ortak çalışmasıyla kurulan <strong>Suriye</strong> ordusuna bağlı <strong>5. Kolordu</strong>'nun paydaşları, <strong>Suriye, İran</strong> ve <strong>Hizbullah</strong> güçleriyle çatıştı. </span></span></div> <div><span><span><strong>5. Kolordu</strong>’da komutanlık yapacak olanlar <strong>Hizbullah</strong>’ın özel birliklerinden seçilmişti. </span></span></div> <div><span><span><strong>5. Kolordu</strong>’nun görev alanı <strong>Humus</strong>’un kuzeyi, <strong>İdlib</strong> ve <strong>Rakka</strong>. <strong>Suriye</strong> rejim ordusundan rol çalan <strong>İranlı</strong> paramiliter güçler, <strong>Türk Silahlı Kuvvetleri</strong>’nin öncü birliklerine saldırdılar. </span></span></div> <div><span><span><strong>İran</strong> da, ne öncesinde ne sonrasında asla <strong>Türkiye</strong>’nin, <strong>Suriye</strong> politikasını tasvip etmedi. Çünkü <strong>Türkiye</strong>’yi, <strong>Doğu</strong> ve <strong>Güney</strong> sınırlarından muhasaraya alan bir “<strong>Şii terör kuşağı</strong>” inşa ediyordu.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Türkiye,</strong> şimdi <strong>İran</strong>'ı kendi tuzağına düşürdü. </span></span></div> <div><span><span><strong>Irak Şiileri</strong>’yle hesap soruyor. “<strong>Türk Lokantası” </strong>ne anlama geliyormuş? <strong>Kasım Süleymani’</strong>ye sormalı. </span></span></div> <div><span><span><strong>İran’a mesaj, sadece Bağdat'tan Beyrut'tan değil; Tebriz’de yüzbinlerce “Traktör” taraftarı Türk Ordusu’na selam durdu!..</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>İran Futbol Ligi'</strong>nde mücadele eden “<strong>Güney Azerbaycan Türkleri</strong>”nin temsilcisi “<strong>Traktör Tebriz</strong>” futbol takımının taraftarları, <strong>İstiklal</strong> maçında "<strong>Türkiye</strong>" sesleriyle <strong>Türkiye</strong>'nin <strong>Suriye</strong>'nin kuzeyine düzenlediği harekatı destekledi.</span></span></div> <div><span><span><strong>İran</strong>'ın <strong>Tebriz</strong> bölgesinin takımı olan <strong>Traktör</strong>'ün yaklaşık 80 bin taraftarı “<strong>Asker selamı</strong>” da vererek <strong>Türkiye</strong>'nin “<strong>Barış Pınarı Harekatı</strong>'na destek verdi. <strong>Traktör</strong> takımının teknik direktörlüğünü <strong>Mustafa Denizli</strong> yapıyor.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Mustafa Denizli</strong>'nin çalıştırdığı <strong>Traktör Futbol Kulübü</strong>'nün <strong>İstiklal</strong> ile oynadığı futbol maçında 80 binin üzerinde <strong>Traktör taraftarı </strong>asker selamı verip <strong>Sehend Stadyumu</strong>'nu '<strong>Türkiye</strong>' tezahüratlarıyla inletti. </span></span></div> <div><span><span><strong>İzmirli </strong>teknik direktör <strong>Mustafa Denizli</strong>'ye sevgi gösterisinde bulunup hep bir ağızdan "<strong>Türkiye</strong>" diyerek tribünleri inleten taraftarlar, müthiş bir görsel şov sundu.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Maçı izlemek için <strong>Tahran</strong>, <strong>Erdebil</strong> başta olmak üzere, dört bir yandan gelen 80 bine yakın taraftar, statta tarihi görüntülere imza attı. </span></span></div> <div><span><span>Traktör taraftarları <strong>Tebriz</strong>'in sokaklarında birbirlerine asker selamı verdi. </span></span></div> <div><span><span>Sahi, <strong>Sadr Hareketi </strong>lideri <strong>Mukteda es-Sadr,</strong> bu maçı izledi mi? </span></span></div> <div><span><span>Türk askeri selamı verip, <strong>Türkiye</strong> tezahüratı yaptı mı?</span></span></div> <div><span><span>Doğrusu merak ediyorum.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>Twitter'da bizi takip edin:<strong> @oc32oc39</strong> , <strong>@dikgazete</strong></span></span></div> <div></div>