<h3><span><strong>HEDEFİNİ BULAMAYAN "BİLDİRİ" VE LÜTFEN BIRAKIN ARTIK MİLLETE “SOL ÇAKMA”YI!..</strong></span></h3> <div><strong>ZÜRİH, İsviçre</strong></div> <div>“<strong>Laikliği birlikte savunuyoruz!”</strong> başlıklı bir bildiri yayınlandı. Yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçıların içinde olduğu, bazıları kamuoyu tarafından bilinen <strong>168</strong> isim bildiriye imza atmış. Bildiri şu şekilde:</div> <div>“<strong>Türkiye</strong> gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!</div> <div>Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.</div> <div>Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump'ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.</div> <div>Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.</div> <div>Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.</div> <div>Laikliği savunmak suç değildir.</div> <div>LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!</div> <div>Karanlığa teslim olmayacağız!”</div> <div>Evet ilk bakışta <strong>acemice</strong> hazırlanmış bir metin olduğunu, içeriğe katılanların dahi kabul edeceği bir ‘<strong>text’</strong>.</div> <div>Ben böyle durumlarda <strong>bildiri</strong> metnini okumadan önce, <strong>imzacı</strong> <strong>isimlere</strong> göz gezdirir, sonra <strong>içeriğe</strong> bakarım. Bu da öyle oldu!</div> <div>“<strong>168</strong> <strong>aydın</strong>” sıfatlı kişi imza koyduysa, derde derman bir “<strong>çıkış</strong>” beklersiniz değil mi?</div> <div>Yok!</div> <div><strong>Hedefini</strong> kestirememiş bir <strong>öfke</strong> <strong>hâli</strong>; metindeki aculluktan hemen anlaşılıyor.</div> <div>İtirazım “<strong>öfke</strong>”ye değil, öfkenin adresinin sarih ifade edilemeyişine. Başlığa “<strong>laikliği birlikte savunuyoru</strong>z”u çekmişsiniz de <strong>kime</strong> <strong>karşı</strong> savunuyoruz? Yeterince <strong>açık</strong> değil! “<strong>Güdüleyen ABD ve İsrail</strong>”e karşı mı, “<strong>iktidara</strong> <strong>karşı</strong>” mı “<strong>şeriatçı</strong> <strong>emellere</strong>” karşı mı?</div> <div>Ya da <strong>hepsine</strong> karşı mı?</div> <div>Yoksa <strong>Millî</strong> <strong>Eğitim</strong> <strong>Bakanlığı’nın</strong> <strong>Ramazan</strong> ayı ile birlikte kimi okullardaki öğrencilerden “<strong>ibadet</strong> <strong>çetele</strong>”si istemesine mi karşı çıkıyor bu bildiri?</div> <div>Siz hedefi netleştirememiş, “<strong>ABD</strong>, <strong>İsrail</strong>” diyerek kafaları karıştırmış olsanız bile, ‘işgüzar’ bakan <strong>Yusuf</strong> <strong>Tekin’in</strong> “bildirinin önüne kendini atmasından” anladık ki, hedef; <strong>MEB</strong> ve bakanın -bence de kabul edilemez- uygulamaları.</div> <div><strong>Türkiye</strong> gibi farklı inanç guruplarından, aynı dinin farklı yorumlarından ritüel ve kutsallar geliştirmiş bir toplumda, “<strong>tek bir kutsal</strong>” dayatması kabul edilemez. Kaldı ki bunu, <strong>okullarda</strong> devlet gücüne yaslanarak çocuklara dayatmak bu ülkenin birliğini dinamitlemektir.</div> <div>Okullarda çocuklara, <strong>ibadet</strong> <strong>çetelesi</strong> tutturmak bölücülüktür, ihanettir!.. Aydınlar karşı çıkacaksa bu işgüzarlığa net, <strong>hedef</strong> <strong>gözeterek</strong> karşı çıkmalıdır.</div> <div><strong>“Ortadoğu… Gericilik… Şeriat… Talibanlaşma… Karanlık… Laiklik…”</strong> kavramlarını, ardışık cümlelerle kamuoyuna boca etmek, belki <strong>duygusal</strong> <strong>rahatlık</strong> sunmuştur imzacılara, lakin o kadar işte. <strong>Sonuç</strong> odaklı bir gayretten ziyade, bir “<strong>kuru gürültü</strong>” efekti ötesine geçememiştir bildiri.</div> <div><strong>Bildiri</strong> <strong>imzacılarına</strong> soruşturma açılacağını söyledi, bakan. Açmasanız şaşardık zaten. Hiç durma aç, dikiş yerlerinden patlayan kamu düzenini böyle sağlayacaksın sanki!</div> <div>Bir de <strong>bildiricilere</strong> naçizane bir <strong>önerim</strong> var! Böyle metinler hazırlarken, toplumsal algıyı dikkate alacak, sosyal psikoloji bilen güvendiğiniz “<strong>öteki</strong> <strong>mahalle</strong>”li isimlerden destek isteyin. Hiç olmazsa, <strong>kamuoyu</strong> ile paylaşmadan, onlara okutup fikirlerini alın. Tek <strong>muhalif</strong> yapı sizler değilsiniz. Muhataplarınızın reflekslerini kılcal damarlarına kadar bilen, tenkitlerinizi sıkı argumente edecek, muhalif isimler yapılar var bu ülkede.</div> <div>Bırakın artık şu millete “<strong>sol çakma”yı!</strong> Kelimelerinizi, kavramlarınızı güncelleyin artık!</div> <div>“<strong>Gerici</strong>” ne mesela? Ne demek gerici. Yüz yıldır “<strong>gerici</strong>” dediniz, gerici mi oldular? Kim <strong>geri</strong> kim <strong>ileri</strong>?</div> <div>Yok mu belleklerinizde bu kelimenin ikamesi? Siz <strong>gerici</strong> dedikçe onlar, <strong>hâlinize</strong> <strong>bakıp</strong> gülüyorlar, bilesiniz!</div> <div>.</div> <div><strong>Güven Akıncı, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>