- 03-06-2026 19:32
- 2
Güven Akıncı, Zürih’ten yazdı;
GEÇMİŞTE “DEVLET AKLI” REHA MUHTAR’DA TECELLİ ETMİŞTİ!
İsviçre, ZÜRİH
AKP vasatı, “devlet aklı” diye ambalajlanan müphem kavramı “Kurtlar Vadisi”nden öğrenmişse de AKP öncesinde de “devlet aklı”na göndermeler olurdu.
Geriye doğru bakıldığında o müphem kavramın ne kadar “akli” işlediğini değerlendirmek kolaylaşıyor.
Felsefede akıl; İnsanın olayları anlama, mantıksal bağlantılar kurma, soyutlama yapma, ahlaki yargılara varma ve gerçeği kavrama yetisidir. Bilgiyi işleyerek doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırmayı sağlayan en temel insani güç olarak tanımlanır.
Devlet; sınırları belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan, ortak bir kültüre ve kimliğe sahip insan topluluğunun (milletin) egemenlik, hukuk, güvenlik ve kamu hizmetlerini sağlamak amacıyla örgütlendiği siyasi ve tüzel bir organizasyondur.
Devlet soyuttur, devlet aklı olarak çizilen çerçeve ise devlet adına yetki kullananın “aklı”dır.
Yani devletin aklı diye bir şey yok. O gün devlet koltuğunda oturanın aklıdır cari olan.
Dünün “devlet aklı” servisçilerinin irrasyonellikleri, bugün hayatımızı nasıl zorlaştırdıysa, şimdiki servisçilerin yaptıkları da gelecekteki “problemlerimiz” olacak.
Devletin bir gücü var olsa da aklı olmaz! Kim(ler) devletin gücünü kullanıyorsa onların; ihtiras, menfaat ve kaprisleridir devlet aklı…
Siyasetçi, istihbaratçı, asker, tetikçi, çakal, bürokrat, gazeteci, akademisyen hatta dizi oyuncusu kılığında bile piyasalaşır bu akıl(!). Zerkedilmiş vehimlerdir çoğunlukla!
Ve tepedeki dar bir kadronun dölleyip ortalığa saçtığı “sanrı”sı çok aklı kıt bir güruhtur.
Geçmişten bugüne devlet aklı diye dayatılan her şey, iktidarı tahkim ve daim kılma adınadır. Toplumun büyük küçük sorunları ile ilgilenmez. İlgileniyor görünse bile çözüm üretmez. Geçiştirir, göz boyar ve ‘oy’a tahvil eder.
Partisine hükümet komseri olmayı içine sindiren Kemal Kılıçdaroğlu’nun kadrosundan Bülent Kuşoğlu adındaki şahıs, verdiği röportajda “devlet aklı bizi CHP’nin başına atadı” anlamında şeyler söylemiş.
Ve yine yeniden kamuoyu “devlet aklı”nı konuşmaya koyuldu.
Bugün öldüğünü duyduğumuz Reha Muhtar da; geçmişte aynı aklın medya aparatıydı. Toplumu aptallaştırmak için dönemin siyasi elitinin evlere kadar soktuğu bir sanrı üfürükçüsüydü.
Bizde devlet aklı hep bir toplum mühendisliği projesi olageldi. Ve çoğunlukla “güvenlik politikası” bağlamıyla sunuldu. Devlet aklı, son tahlilde, “devletin bekâsı” argümanından medet umdu. Sadra şifa olmadı. Engelledi, itibarsızlaştırdı, yasakladı, hapsetti gerektiğinde öldürttü. Hatırlayın! Mehmet Ağar ne demişti; “duvardan bir tuğla çekerseniz yıkılır”. Bir akıldânesi de O değil miydi bu devletin?
Milletin yüzde 70’i açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor, “nerede devlet aklı?” demek akıllara gelmiyor.
Koca bir ülke umudunu neşesini yitirmiş, okumuş her üç gençten biri işsiz, sanayi ve tarım üretimi can çekişiyor, istihdam eriyor, sermaye ülkeyi terk ediyor, sokaklar mutsuz ve burnundan soluyan öfkeli insanlarla dolu ama devlet aklı ortada yok!
Pedofili dünya çetesine esir düşmüş bir zümre, ülke adına karanlık dehlizlerde ikili kararlar alıp, uyguluyorlar ama devlet aklı muhal!
Son söz olarak; ortada akıl falan yok! Her bir yurttaş kendi aklını kullanmak mecburiyetinde. Milleti kurtaracak olan, kendi azim ve kararlılığıdır.
Siyaset elitinin parmağa sürülecek aklı yok artık!
.
Güven Akıncı, dikGAZETE.com
Gazeteci Reha Muhtar, Bodrum'da vefat etti
https://www.dikgazete.com/haber/gazeteci-reha-muhtar-bodrum-da-hayatini-kaybetti-1004027.html