<div><span><span><span><strong>- Suriye’de Esad rejimi ve Rusya, gayrimeşrudur!.. Türkiye, acilen sürgünde bir Suriye Hükümeti kurmalıdır!..</strong></span></span></span></div> <div><span><span><strong>Rus</strong> ordusunun orada bulunması <strong>Afganistan</strong>’ın işgalinden farksızdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Babrak Karmal</strong>’ın yerini <strong>Esad</strong> almıştır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Putin, Esad</strong>’a devlet başkanı muamelesi değil, <strong>sömürge yaveri </strong>muamelesi yapmaktadır.</span></span></div> <div><span><span>Bir defa şunu önemle belirtmeliyim ki; <strong>Esad</strong> ailesi, sülale boyu canidir, eşkıyadır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Baba Esad</strong>’ın kardeşleri, damadı <strong>Asaf Şevket,</strong> çocuklarının tamamı canidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>2011</strong>’de <strong>Suriye</strong> halkının zulme karşı direnmek için ayağa kalkması üzerine <strong>Beşar Esad</strong>’ın kardeşi <strong>Mahir</strong>; <strong>Lazkiye, Tartus, Cable</strong> ve <strong>Banyas</strong> gibi şehirlerde ‘<strong>Şebbiha’</strong> adı verilen ve <strong>Nusayri</strong> gençlerden oluşan çeteleri örgütleyerek, silahlandırarak göstericilerin üzerine acımasızca sürdü. </span></span></div> <div><span><span><strong>Hama-Humus</strong> katliamındaki senaryoyu tekrarlamak istedi. </span></span></div> <div><span><span>Irza tecavüzler, yargısız infazlar, keyfi tutuklamalar ve işkenceler halkı canından bezdirdi. </span></span></div> <div><span><span>Halk ayağa kalktı; rejim, ülke topraklarındaki hâkimiyetini <strong>2014</strong> senesine kadar <strong>yüzde 90</strong> seviyesinde kaybetti. </span></span></div> <div><span><span>Muhalifler, yönetime hâkim olacakken <strong>ABD, Suriye</strong>’de işbaşına gelecek rejimin <strong>İsrail</strong>’in can düşmanı olacağını ve bölünmeyeceğini gördü, muhaliflerin işbaşına gelmesine mani olmak için rejimin koltuk değnekleriyle ayakta kalmasına karar verdi; ancak rejimin alan hâkimiyeti kuracak kara gücü yoktu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kasım Süleymani</strong>’nin önünü açtılar, <strong>İran</strong>’dan-<strong>Afganistan</strong>’dan-<strong>Pakistan</strong>’dan <strong>Şii</strong> savaşçılar-eşkıyalar getirdiler. </span></span></div> <div><span><span>Muhalifler; bu toplama güruhu imha etmeye başlayınca, rejime hava gücü olarak gelmesi için <strong>Rusya</strong>’nın önünü açtılar. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya</strong>’nın hava gücü, <strong>2015</strong>’de <strong>Kasım Süleymani</strong>’nin bizzat <strong>Rusya</strong>’ya gidip, <strong>Putin</strong>’i ikna etmesiyle <strong>Suriye</strong>’ye geldi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Esad</strong> rejimi; <strong>Rusya</strong>’nın <strong>Suriye</strong>’ye gelmesi için tıpkı <strong>Afganistan</strong>’da <strong>Babrak Karmal</strong>’ın yaptığı gibi yaptı, <strong>Rus</strong> ordusunu davet etti.</span></span></div> <div><span><span>Böylece <strong>Suriye</strong>’de <strong>Putin</strong>’in vesayeti altında vassal bir yönetim kuruldu. </span></span></div> <div><span><span>Şu an <strong>Esad</strong>’ın <strong>Rusya</strong> nezdindeki konumu <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong>’na bağlı “<strong>İnguşya</strong> <strong>valisi</strong>” gibidir, <strong>Putin</strong>’in bir adım gerisinde yürümeye mecburdur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya</strong>’nın <strong>Suriye</strong>’ye gelmesinde “<strong>Büyük İsrail Projesi</strong>”nin mimarlarının rolü çok önemlidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Fırat</strong>’ın doğusunu <strong>ABD</strong> kontrol altına aldı, <strong>Suriye</strong>’nin bir parçasını böldü. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rejim-Rusya ve İran</strong> güçleri, <strong>Halep</strong> dâhil büyük parçasını aldı.</span></span></div> <div><span><span><strong>İdlip</strong> ve <strong>Türkiye</strong>’nin harekât yaptığı bölgeler, muhaliflerin kontrolünde kaldı. </span></span></div> <div><span><span>Şayet sahanın tamamına <strong>Rusya</strong> hâkim olursa <strong>İsrail</strong> en büyük belayı bulmuş olacaktır. </span></span></div> <div><span><span>Küresel sermayeyi elde tutan <strong>Yahudi</strong> lobisi zannediyor ki bir iktisadi kriz çıkartır, <strong>Rusya Federasyonu</strong>’nu çökertiriz, gerekirse dağılmaya zorlarız veya ikna ederek <strong>Suriye</strong>’den çıkartırız. </span></span></div> <div><span><span>Hâlbuki durum kesinlikle böyle değildir, böyle olmayacaktır: </span></span></div> <div><span><span><strong>Birincisi; Rusya Federasyonu</strong> kendi kendine yeterli nadir ülkelerden biridir, finansal çökertme operasyonları ile dize getirilemez. </span></span></div> <div><span><span><strong>İkincisi</strong>; nükleer güçtür, <strong>Suriye</strong>’den çıkartılması çok zordur . Çıkartılacak nükleer savaşın kazananı olmayacaktır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Üçüncüsü; Rusya Federasyonu,</strong> tarih boyunca girdiği yerden yenilmediği sürece çıkartılamamıştır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya</strong>’nın <strong>Suriye</strong>’ye yerleşmesi, <strong>İsrail</strong>’in güvenliği için ciddi tehdittir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Küresel Yahudi lobisi</strong>; <strong>Rusya</strong> ve <strong>Esad</strong>’ın, <strong>Suriye</strong> topraklarını öldürerek-bombalayarak-sürerek yaptığı insansızlaştırma yönündeki çabasını hararetle destekliyor. </span></span></div> <div><span><span>Daha sonra “<strong>İdod Yunon Planı</strong>”nda öngörüldüğü şekilde <strong>Suriye</strong>’yi işgale yönelecekler. </span></span></div> <div><span><span>Bu yüzden <strong>Suriye</strong> topraklarını muhaliflere ve <strong>Türkiye</strong>’nin kontrolündeki unsurlara vermek istemiyorlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya</strong>’nın rejimin daveti ile <strong>Suriye</strong>’ye gelip yerleşmesi meşru mudur? </span></span></div> <div><span><span>Kesinlikle meşru değildir. </span></span></div> <div><span><span><strong>BM</strong>’nin tanıdığı devlet rejim değil, <strong>Suriye</strong> halkının sahip olduğu topraklar ve halktır. </span></span></div> <div><span><span>Halkın yüzde 80’i rejimi tanımamaktadır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rejim,</strong> halkın çoğunluğunun desteğini kaybetmiştir. </span></span></div> <div><span><span>Meşru bir yönetim değildir. </span></span></div> <div><span><span>Meşru olmayan bir yönetimin davet ettiği <strong>Rusya Federasyonu, Suriye</strong>’de işgalci güçtür. </span></span></div> <div><span><span>Bulunuşunun meşruiyeti yoktur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Rus Dışişleri Sözcüsü</strong> şöyle söylüyor; <strong>“Suriyeli yetkililerin kendi topraklarında neler yapması gerektiği yönündeki açıklamalar konusunda da egemen bir devletin söz konusu olduğunu ve Suriye silahlı kuvvetlerinin kendi toprağında bulunduklarını unutmamak gerekiyor. Baz ilke bu olmalı”</strong></span></span></div> <div><span><span>Rejim, halk desteğini yitirmiştir, halksız ve katil savaşçıların desteği ile ayakta duran hukuki meşruiyetini kaybetmiş bir yönetimdir. </span></span></div> <div><span><span>Bu yönetimin, <strong>Rusya</strong>’yı sahaya davet etmiş olması da meşru değildir. </span></span></div> <div><span><span>Her ne kadar <strong>Rusya</strong> sözcüleri; “<strong>Suriye hükümetinin daveti üzerine geldik</strong>” deseler de hukuki meşruiyetini kaybetmiş rejimin daveti yok hükmündedir. </span></span></div> <div><span><span>Butlandır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya</strong>’nın <strong>Suriye</strong>’de bulunuşunun meşru temeli yoktur. </span></span></div> <div><span><span>Halkın <strong>yüzde 80’i</strong> rejime karşıdır. </span></span></div> <div><span><span>Rejimin kararları halk desteğinden yoksundur. </span></span></div> <div><span><span>Hukuk teorisine göre devlet, halkın teşkilatlanmış halidir. </span></span></div> <div><span><span>Devlet, halkın temsilcisidir. </span></span></div> <div><span><span>Halka rağmen <strong>Rusya</strong>’nın, <strong>Suriye</strong> topraklarında bulunması gayrimeşrudur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya Devleti</strong>’nin yöneticileri, <strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Astana</strong> ve <strong>Soçi</strong> <strong>Mutabakatı</strong>’nın ihlal edilmesi ve <strong>Suriye</strong> halkının yok sayılması karşısında gösterdiği dirayetli tutum karşısında ne diyorlar?</span></span></div> <div><span><span><strong>Dışişleri Bakanı Lavrov</strong>: <strong>"Türkiye'nin İdlib'de rejim güçlerine yönelik olası operasyonu en kötü senaryo olacaktır"</strong> </span></span></div> <div><span><span><strong>Dimitri Peskov</strong> yaptığı açıklamada, <strong>“Türkiye’nin İdlib’deki Suriye hükümet güçlerine karşı askeri operasyonu en kötü senaryo olur” </strong>dedi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye, Rusya</strong>’ya <strong>Suriye</strong> halkının ezici çoğunluğu tarafından desteklenmeyen gayri meşru hükumetin davetiyle orada bulunmadığını sık sık hatırlatmalıdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong> ne diyor: <strong>"Şam'daki zorba, halkın olmadığı, Suriyelilerin olmadığı bir Suriye istiyor. İnsan hayatını tamamen göz ardı ederek iktidarda kalmak istiyor. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz." </strong></span></span></div> <div><span><span>Sonuç; </span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya Federasyonu</strong>’nun, <strong>Suriye</strong>’de bulunuşu gayrimeşrudur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Suriye</strong> halkının ezici çoğunluğunun tercihi değildir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya, Suriye</strong> topraklarını terk etmelidir.</span></span></div> <div><span><span>Kabul edilmelidir ki <strong>Türkiye,</strong> bu güne kadar <strong>reaktif bir politika</strong> takip etti, bundan sonra <strong>proaktif bir politikaya geçiş</strong> yapmalıdır.</span></span></div> <div><span><strong><span>Teklifimiz şudur:</span></strong></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>1- Türkiye,</strong> acilen sürgünde bir <strong>Suriye Hükümeti</strong> kurmalıdır. <strong>BM</strong>’ye sunmalıdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>2- Bu hükümetin toprakları; Lazkiye</strong> güneyi, <strong>Hama-Humus-Halep-Münbiç- Deyrizor</strong> güneyi olarak tespit edilmelidir. Rejim değişikliğini takiben, <strong>Suriye</strong>’nin tamamına hâkim olması hedeflenmelidir.</span></span></div> <div><span><span><strong>3- Sürgündeki hükümete</strong> ait olmak üzere; <strong>Türkiye</strong>’nin harekât kontrolünde 6 adet; 2 si komando, diğer dördü zırhlı ve mekanize tugaylardan oluşan <strong>askeri güç ve kendi milli ordusu</strong> kurulmalıdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>4- Sürgün hükümeti,</strong> bir anayasa, askere alma kanunları, seçim kanunu ve iç işlerini düzenleyen kanunlar çıkartarak meşru düzen kurmaya derhal başlamalıdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>5- Sürgün hükûmeti, Rusya Federasyonu</strong>’nun <strong>Suriye</strong> topraklarını terk etmesi için <strong>BM</strong> nezdinde teşebbüse geçmelidir.</span></span></div> <div><span><span><strong>6- Türkiye</strong>, hiç bir zaman, rejimi ve rejimin hiçbir unsurunu muhatap almamalı, <strong>terörist muamelesi</strong> yapmalıdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>7- Suriye</strong>’yi idare etmek, rejimin değil, halkın çoğunluğunu temsil eden muhaliflerin hakkı olduğunu kuvvetle savunmalıdır.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Suat Gün, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>