<div>Bu, <strong>Ziya Paşa</strong>’ya her gün rahmet okuyorum.</div> <div>Ne güzel söylemiş: “<strong>Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür</strong>”.</div> <div>TV’lerde her gün görüyorum. Evlilik yapmamış <strong>evlilik</strong> <strong>danışmanları</strong>, psikolojisi bozuk <strong>psikologlar</strong>, sigara içen <strong>doktorlar</strong>, mesleğinin dışında bir şey bilmeyen (hatta bazıları mesleğini de bilmiyor) ancak her mevzuda, çok kötü- uyduruk bir <strong>Türkçe</strong> ile <strong>ahkâm</strong> <strong>kesen</strong> profesörler, ipi sapa gelmeyen teklifler, kışkırtıcı <strong>sosyal</strong> <strong>medya</strong> paylaşımları, <strong>Allah’ın</strong> yüce varlığını göremeyecek/anlayamayacak kadar akıl ve fikirden yoksun sözde bilim adamları…</div> <div>Böyle bir toplumu <strong>idare</strong> <strong>etmek</strong> hakikaten çok zor.</div> <div><strong>Allah,</strong> salahiyetlilere vazife başındakilere yardım etsin. </div> <div><strong>Devlet</strong> yönetiminin birinci şartı, en önemli ilkesi ve önceliği “<strong>beka</strong>”dır.</div> <div>Halkın korunması, yaşatılması, hayatın olağan akışının devam ettirilmesi <strong>devletin</strong> birinci görevidir. </div> <div><strong>Devlette</strong> esas olan husus; <strong>devamlılık</strong>, <strong>eşit</strong> <strong>muamele</strong> ve <strong>hukuka</strong> <strong>bağlılıktır</strong>. </div> <div>Bunları başarmak için iyi yetişmiş, iyi teşkilatlanmış <strong>memur</strong> <strong>kadrosuna</strong> ihtiyaç vardır. </div> <div>Bu kadro: <strong>Emirlere</strong> mutlak itaat, <strong>kanun</strong> ve <strong>kurallara</strong> titizlikle riayet, <strong>hak</strong> <strong>ve</strong> <strong>hukuka</strong> bağlılık manasına gelen “yani <strong>sadakat</strong>” ve <strong>vazifesini</strong> çok iyi bilmek ve <strong>çalışkan</strong> olmak manasına gelen “<strong>liyakat</strong> <strong>ilkesi</strong>” ile çalışır. </div> <div>Tembel, pısırık, yağcı-dedikoducu, sorumluluk almaktan kaçan, vazifesini bilmeyen bir kadro, <strong>devleti</strong> <strong>inkıraza</strong> (yıkıma) sürükler. </div> <div>Bu nedenle <strong>yönetici</strong> <strong>kadro</strong> çok titizlikle seçilmelidir. </div> <div>Bu <strong>deprem sath-ı mailinde</strong> bu prensiplerin önemi bir kez daha ortaya çıkmış bulunuyor. </div> <div>Deprem <strong>160 bin </strong>kilometresi<strong> Türkiye</strong>’de, 60 bin kilometresi <strong>Suriye’de</strong> olmak üzere <strong>220</strong> kilometrekarelik alanda olmuş, <strong>20</strong> <strong>milyon</strong> <strong>insanı</strong> tesir altına alan bir sahada yaşanmıştır. </div> <div>Bu yüzölçümü <strong>Polonya</strong>, <strong>Romanya</strong>, <strong>İngiltere</strong>, <strong>Belerus</strong> gibi devletlerin büyüklüğündeki alana tekabül etmektedir. </div> <div>Depremin <strong>satha</strong> <strong>yakın</strong> olması, <strong>doğrudan</strong> <strong>şehir</strong> <strong>merkezlerinin</strong> ortasından geçmesi, <strong>şiddetli</strong> ve <strong>yüksek</strong> <strong>momentumlu</strong> artçı depremlerin <strong>aralıksız</strong> devam etmesi yüzünden <strong>hasar ve zayiat </strong>artmış, <strong>devlet gücünü aşan</strong> boyutlara ulaşmıştır. </div> <div>Bu depremlerin<strong> 500 atom bombası gücünde</strong> olduğunu söylüyorlar.</div> <div><strong>İkinci</strong> <strong>Dünya</strong> <strong>Savaşı’nda</strong> <strong>2</strong> <strong>atom bombası</strong> yedikten sonra <strong>Japonya</strong> hükümeti, düşmanına teslim olmuştur.</div> <div>Hamdolsun <strong>devletimiz</strong> ayaktadır. </div> <div>Hasarın <strong>yaralarını</strong> hızla sarmaktadır. </div> <div>Bu yönüyle <strong>Devletimiz</strong> ve <strong>milletimiz</strong> şanlı bir mücadelenin ve <strong>cihadın</strong> içindedir. </div> <div>Bizce <strong>depremde</strong> <strong>ölen</strong> bütün vatandaşlarımız <strong>şehittir</strong>. </div> <div>Devletimiz de gazidir.</div> <div>Depremin <strong>şiddeti</strong> ve <strong>yoğunluğu</strong> sebebiyle <strong>ölü</strong> sayımız 7. gün sonunda 30 bin kişiye, -daha sonra ise 40 binin üzerine- çıkmıştır.</div> <div><strong>Prof. Ahmet Ercan</strong>’nın Twitter paylaşımına göre; bölge nüfusu <strong>13,5 milyon</strong>, göçen yapı <strong>12 bin 500</strong>, konut sayısı <strong>66</strong> <strong>bin</strong> (AFAD), konut başına düşen kişi <strong>3 bin 375</strong>’dir. </div> <div><strong>Göçük</strong> altında kalan insan sayısı <strong>223</strong> <strong>bin</strong> kişi, <strong>yaralı</strong> kurtulan <strong>80</strong> <strong>bin</strong>, göçük altında kalan <strong>133</strong> <strong>bin</strong>, ölü olarak enkaz altından çıkan <strong>25</strong> bin, bugün için (7. 8. gün) göçük altında kurtulmayı bekleyen <strong>108</strong> bin kişi vardır. </div> <div>Bizce enkaz kaldırıldıktan sonra toplam ölüm sayısı <strong>50 bini </strong>geçmeyecektir. </div> <div><strong>Ahmet</strong> Hoca, depremin ilk anından itibaren, vatandaşın kendisinin ve ailesinin çabasıyla kurtulmuş insanları hesaplamamış olduğunu değerlendiriyorum. </div> <div>Bütün bunları neden anlatıyorum: Bu <strong>deprem,</strong> gerçekten çok büyük bir felakettir. </div> <div>Birçok devletin boyunu aşacak evsafta ve boyuttadır. </div> <div><strong>ABD’yi</strong> görüyoruz; <strong>Florida’da</strong> <strong>Meksika</strong> <strong>Körfezi’nde</strong> tayfunlar, fırtınalar oluyor, <strong>3 gün sonra devlet</strong> oralara gidebiliyor. </div> <div><strong>Devlet</strong> diye bir <strong>cismin</strong> <strong>varlığı</strong> görülemiyor. </div> <div><strong>San</strong> <strong>Francisco</strong> depreminde gördük; <strong>devlet gücü</strong> diye bir kavram yoktu. </div> <div>Halkta, <strong>birlik</strong> <strong>şuuru</strong> ve <strong>toplumsal</strong> <strong>ahlak</strong> da yoktu. Aynı dakikada yağma hareketleri başladı. </div> <div><strong>Amerikan</strong> <strong>kuvvetleri,</strong> aç halkı doyuracağına <strong>silah</strong> <strong>kullanarak</strong> <strong>binlerce</strong> <strong>zenciyi</strong> öldürdü. Kimse kimseye bir bardak su vermedi.</div> <div><strong>Canını</strong> <strong>kurtaran</strong> ardına bile bakmadan kaçtı. </div> <div>Kaldı ki; bizde yaşanan depremlere göre <strong>100 kat zayıf olan 6,5 şiddetindeki San Francisco</strong> depreminde <strong>3 bin kişi </strong>öldü.</div> <div><strong>Fay</strong> <strong>hattı</strong> da, bizde olduğu gibi <strong>şehirlerin</strong> <strong>göbeğinden</strong> değil <strong>şehrin 300 Km açığında ve denizden</strong> geçiyordu. </div> <div>“<strong>Dünyanın en büyük devleti</strong>” olduğu söylenen <strong>ABD’nin</strong> <strong>zavallılığı</strong> ve aczi bu! </div> <div><strong>ABD</strong> eski <strong>Savunma</strong> <strong>Bakanı</strong> <strong>Colin</strong> <strong>Powell’e</strong> göre <strong>Amerikan Yahudi Devleti</strong> (AYD), bize göre <strong>Amerika</strong> <strong>Darmadağın</strong> <strong>Perişan</strong> <strong>Devletinin</strong> hali bu. </div> <div>Bir şeyi tenkit ederken <strong>işin</strong> <strong>aslını</strong> <strong>astarını</strong> iyi bilmek gereklidir. Konuya devam edeceğiz.</div> <div>.</div> <div><strong>Suat Gün, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div>