<h3><strong>Cumhuriyet kutlu oldu</strong></h3> <div><strong>Cumhuriyet</strong> <strong>100</strong> <strong>yaşını</strong> doldurdu ama vatandaşlarının bir kısmı hâlâ ergenliği aşamadı. Oysa, yetişkin olmanın zamanı geldi de geçiyor bile.</div> <div><strong>Kutlamalar</strong> konusundaki tartışmalardan söz ediyorum. Bu konular <strong>tartışılmasın</strong> demiyorum, ancak daha derinden, daha ileri seviyede tartışalım diyorum.</div> <div><strong>Laik kesimin</strong> çoğu, <strong>mevcut</strong> <strong>iktidarın</strong> kutlamalarını yetersiz buldu, <strong>yeterli</strong> <strong>mi</strong> <strong>yetersiz</strong> mi tartışılır ama bu vesile ile eski <strong>resmi</strong> <strong>kutlamaların</strong> yerini, daha canlı, <strong>daha</strong> <strong>samimi</strong> <strong>sivil</strong> <strong>kutlamalar</strong> aldı. İşin burası çok sevindirici bir gelişme. </div> <div>Diğer tarafta, <strong>İslamcı</strong> geçmişten gelen <strong>iktidar</strong> çevrelerinin, <strong>Kudüs</strong> <strong>mitinginde</strong> duyduğu heyecanı, <strong>cumhuriyet</strong> <strong>kutlamasından</strong> duymadığı aşikar. Ancak ben, işin <strong>ortalamasını</strong> almanın, bu ülkenin zihin ve duygu dünyasını kavramak açısından daha anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bu <strong>ortalamayı</strong> <strong>tanımlamak</strong> tabii ki zor, ama hiç olmazsa benim edindiğim genel intibalardan söz edeyim.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı’nın</strong> kutlamayı, <strong>İstanbul’da</strong>, üstelik <strong>Vahdettin</strong> <strong>Köşkü’nde</strong> izlemesinin kuşkusuz sembolik bir anlamı var. Son padişah <strong>Vahdettin’in,</strong> <strong>İslami</strong> kesimde makbul bir sembol olması, benim gibi farklı tarihsel okumalardan asla <strong>rahatsız</strong> <strong>olmayan</strong> biri için bile sorunlu ve tartışmaya değer bir konu olmaya devam ediyor.</div> <div>Ancak <strong>Cumhurbaşkanı’nın</strong> <strong>100</strong>. yıl konuşması, bence <strong>kutlamaya</strong> <strong>hakkını</strong> <strong>veren</strong> bir konuşmaydı. <strong>Cumhuriyeti</strong>, milleti dininden uzaklaştıran bir “<strong>ihanet</strong>” olarak gören bir zihniyetten gelen bir <strong>Cumhurbaşkanı’nın,</strong> <strong>eşiyle</strong> birlikte sergilediği tablonun, cumhuriyetin toplumsal alanda kökleşmesi ve sindirilmesi açısından son derece <strong>rehabilite</strong> <strong>edici</strong> olduğunu düşünüyorum.</div> <div>Bu hususu göz ardı etmemek lazım.</div> <div>Zira, <strong>Erdoğan’ın</strong> cumhurbaşkanlığının, cumhuriyete tepkisel bakan çevreyi <strong>dönüştürmek</strong> açısından çok önemli bir rolü olduğu inkar edilemez.</div> <div>En basiti, <strong>Cumhuriyet</strong> <strong>Bayramı</strong> gibi tarihlerde bambaşka yayınlar yapma alışkanlığında olan <strong>medya</strong> <strong>kuruluşları</strong> dahi, bu çerçevede <strong>kutlamalara</strong> <strong>geniş</strong> <strong>yer</strong> vermek durumunda kaldı.</div> <div>Diğer taraftan, <strong>eşiyle</strong> daha önce hiçbir siyasetçinin olmadığı ölçüde <strong>kamu</strong> <strong>alanında</strong> görünen bir siyasi liderin, <strong>eşinin</strong> <strong>başörtülü</strong> olmasına <strong>hâlâ</strong> <strong>hayıflananlar</strong> var.</div> <div>Bence, böylesi bir tepki, <strong>kendini</strong> <strong>odak</strong> <strong>aldığı</strong> <strong>için</strong> dış dünyada karşılaştıklarını yadırgayıp, hırçınlaşan bir <strong>ergen</strong> tavrı.</div> <div>Daha düne kadar, gençler <strong>başörtüsü</strong> <strong>ile</strong> <strong>üniversiteye</strong> girse <strong>kıyamet</strong> kopacak, <strong>cumhuriyet</strong> yıkılacak diye korkanlar, olayın hiç de böyle olmadığını görmüş olmalıydı.</div> <div><strong>Cumhuriyetçilerin</strong> cumhuriyete bir vuruşta dağılacak <strong>kağıttan</strong> <strong>kule</strong> muamelesi yapmalarını öteden beri anlayamam.</div> <div>Hadi, <strong>cumhuriyetin</strong> kazandırdığı <strong>özgürlükleri</strong> <strong>kaybetme</strong> <strong>endişesi</strong> diyelim, yirmi yılı aşkın bir <strong>İslamcı</strong>-<strong>muhafazakâr</strong> <strong>iktidara</strong> karşın, işin bu kadar <strong>basit</strong> olmadığı hâlâ anlaşılmaz mı?</div> <div>Tuhaf olan, uzun süre <strong>bazı</strong> <strong>cumhuriyetçilerin</strong> bu konuda, <strong>İslamcılar</strong> ile aynı noktada buluşmuş olmasıdır.</div> <div>Sonuçta, <strong>İslamcılar</strong> da toplumun <strong>cumhuriyeti</strong> benimsemediğini, bu rejimin zorla dayatmadan başka bir şey olmadığı için temellerinin zayıf olduğunu iddia ediyorlardı.</div> <div>Onlar da bu <strong>iktidar</strong> sürecinde, işin böyle olmadığını, bırakın <strong>siyasal</strong> <strong>rejimi</strong>, onun <strong>kültürel</strong> <strong>açılımlarının</strong> sandıklarının ötesinde kökleşmiş olduğunu görmüş oldular veya olmalılar.</div> <div>Ben <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan’ın</strong>, özellikle son seçimlerden sonra bu gerçeği görmüş olduğunu düşünüyorum. </div> <div>Bu kesimin <strong>hırçın</strong> <strong>ergenlerine</strong> gelince, mesela az da olsa, bazı yayın organlarının <strong>cumhurbaşkanı</strong> <strong>konuşmasına</strong> kadar, yayınlarını <strong>kutlamalara</strong> değil, <strong>Gazze’ye</strong> bağlamış olması benim dikkatimi, çeken bir örnek oldu.</div> <div><strong>Laik</strong> <strong>kesimin</strong> dar görüşlülerinin sorunu, <strong>modernliği</strong>, <strong>medeniliği</strong>, <strong>özgürlüğü</strong> Batı sembolleri dışında kavrayamamak, <strong>ilimden</strong> <strong>irfandan</strong> sadece <strong>sığ</strong> <strong>pozitivizmi</strong> anlamak.</div> <div>Diğerlerinin <strong>cumhuriyetten</strong> <strong>hoşnutsuzluğu</strong>, hadi zamanında başta <strong>başörtüsü</strong> olmak üzere <strong>din ve vicdan özgürlüğü</strong> konusundaki kısıtlardı, hâlâ <strong>mesele</strong> <strong>nedir</strong> belli değil.</div> <div>En kötüsü, <strong>kendi</strong> <strong>iktidar</strong> <strong>dönemlerinde</strong> bile açık konuşmaktan, tartışmaktan uzak durmak, <strong>karnından</strong> <strong>konuşmaya</strong> devam etmek.</div> <div>Her vesile ile bu kesimin yazar, çizer, kanaat önderlerini, özellikle kadınları <strong>tartışmaya</strong> davet ediyorum, ses çıkaran olmadı.</div> <div>Nedir mesele, <strong>muhafazakâr</strong>/<strong>İslamcılar</strong> açısından <strong>cumhuriyet</strong> rejimin en tartışmalı konusu olan <strong>laiklik</strong> <strong>ilkesi</strong> <strong>kalksa</strong> nasıl bir siyasal sistem sizi mutlu eder?</div> <div><strong>Medeni</strong> <strong>Kanun’un</strong> sizi <strong>rahatsız</strong> eden kısımları nedir? </div> <div><strong>Yüzyılı</strong> geride bırakan bir süreci hakkıyla kavrayıp, <strong>tartışmadığımız</strong> sürece, <strong>karşılıklı</strong> <strong>hırçınlıklar</strong> devam edecek.</div> <div>Ancak düşünsel planda <strong>dondurulan</strong> <strong>çekişmeler</strong>, toplumsal alanın <strong>canlılığı</strong> içinde kısmen çözülüyor.</div> <div>Çözülemeyen <strong>demokrasi</strong> <strong>sorunumuz</strong> için de, <strong>siyasetin</strong> aynı zemini esas alması gerekiyor.</div> <div><strong>100</strong>. <strong>yılında</strong> <strong>cumhuriyet</strong>, <strong>hakkıyla</strong> <strong>kutlu</strong> oldu, darısı “<strong>demokratik</strong> <strong>cumhuriyet</strong>” kutlamalarına!</div> <div>.</div> <div><strong>Nuray Mert, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div>