<div><span><span>Bu konu da nereden çıktı?</span></span></div> <div><span><span>Biliyorsunuz, <strong>Libya'yı</strong> <strong>2021, 24 Aralık'ta planlanan</strong> meclis seçimlerine kadar yönetecek <strong>geçici birlik hükümeti</strong> belli oldu. </span></span></div> <div><span><span><strong>İsviçre</strong>'nin <strong>Cenevre</strong> kentinde 1 Şubat'tan bu yana seçim sürecini yürüten <strong>Libya Siyasal Diyalog Forumu</strong> (LSDF), <strong>Başbakan ve Başkanlık Konseyi</strong>'nin üç üyesini seçti.</span></span></div> <div><span><span>Başkanlık Konseyi Başkanlığına <strong>Muhammed Menfi</strong>, Başbakanlığa <strong>Abdulhamid Dibeybe</strong> seçildi. Konsey'in diğer üyeleri ise <strong>Musa Koni </strong>ile<strong> Abdullah el Lafi </strong>oldu.</span></span></div> <div><span><span><strong>İlgilisine not:</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Tuareglerin</strong> fetret döneminde ilk kez Libya hükümetlerinde <strong>bakan düzeyinde</strong> temsili, önümüzdeki süreçte savaşın, <strong>Tuareg</strong> aşiretlerinin yaşadıkları her noktaya sıçrayacağını gösteriyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Konyalı Musa El Koni</strong></span></span></div> <div><span><span>Seviyeli entelektüel dostların olduğu bir grupta <strong>Musa Koni</strong>'nin <strong>Tuareg</strong> olduğu gündeme gelince, “<strong>Afrika'nın Türkleri</strong>”ni yazmak istedim.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Musa Koni</strong>, Tuareglerin yoğun yaşadığı <strong>Güney Libya </strong>bölgesinden. Soyadı <strong>Koni</strong>, <strong>Konyevi</strong>, <strong>Konevi</strong>'den geliyor. <strong>Köni</strong> eski Türkçe’de <strong>adalet, doğruluk, dürüstlük</strong> anlamlarını içeriyor. </span></span></div> <div><span><span>2005'ten 2011 iç savaşına kadar <strong>Mali'de Libya'nın Başkonsolosu</strong> olarak görev yaptığı yıllarda <strong>Kaddafi</strong> için savaşmak üzere <strong>Tuareg</strong> paralı askerleri toplamıştı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Libya Tuaregleri…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Libya</strong> halkının etnik unsurları, <strong>Araplaşmış Berberiler, Türkler, Saf Arap</strong> ve çöl kabilelerinden müteşekkil <strong>Bedeviler</strong> ile <strong>Tuaregler</strong> oluşturmaktadır. Tuaregler, Berberilerle <strong>akraba</strong> değiller.</span></span></div> <div><span><span><strong>Libya</strong>'daki Tuaregler, ülkenin güneyindeki <strong>Ghat</strong> kentinde yaşıyorlar. <strong>Libya'daki</strong> sosyal hakları kısıtlı olan <strong>Tuaregler</strong>, zor şartlarda yaşıyorlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Afrika’nın Arnavutları, Kürtleri ve Türkleri…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Balkanların</strong> fay hatlarını oluşturan etnik toplulukların başında <strong>Arnavutlar</strong> gelir. Hemen her <strong>Balkan</strong> ülkesinde yaşayan Arnavutlar, <strong>Büyük Arnavut Devleti</strong>’nin yılmaz savunucusudur. </span></span></div> <div><span><span><strong>Ortadoğu'nun yetimi</strong> olmakla övünen <strong>Kürtler</strong> ise <strong>Balkan</strong> coğrafyasındaki fay hatlarını oluşturan <strong>Arnavut</strong> etnisitesi gibi <strong>Azerbaycan, İran, Irak, Lübnan, Suriye ve Türkiye’</strong>de yaşıyor.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bu açıdan bakıldığında Tuareglere; “<strong>Afrika'nın Arnavutları</strong>” veya <strong>Kürtleri</strong> denilebilir. <strong>Tuaregler</strong> uzun yıllar önce <strong>Libya, Nijer, Çad, Cezayir, Mali ve Burkina Faso</strong> gibi ülkelere yayıldılar. </span></span></div> <div><span><span>Tevâriklerin yoğun olarak yaşadıkları çöl bölgesinde kurulan <strong>Mali</strong> ve <strong>Nijer</strong> devletlerinin yüzölçümleri bir milyon iki yüz bin kilometrekaredir. Her ikisinin de üçte iki toprakları <strong>Tevâriklerin</strong> yoğun olarak yaşadıkları bölgelerden oluşmaktadır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Cezayir’in</strong> güney ve <strong>Libya’nın</strong> da güneybatı bölgelerinde yaşayanlar da genelde <strong>Tevârik</strong> toplumlarına mensuptur. </span></span></div> <div><span><span>Bunların dışında yine <strong>Fransız</strong> sömürgesi olan <strong>Moritanya, Tunus ve Burkina Faso</strong>’da sayıları yüz bini aşan <strong>Tevârik</strong> azınlıklar vardır. Ayrıca İngilizlerin ciddi manada etkili olduğu <strong>Nijerya</strong>’da da çok az da olsa <strong>Tevârik</strong> nüfus yaşamaktadır.</span></span></div> <div><span><span><strong>1960</strong>’lı yıllarda Afrika ülkelerine bağımsızlıkları verilirken <strong>Tevâriklerin</strong>, ne tek bir devlet, ne de kuvvet oluşturmalarına müsaade edilmemiş, en azından yüzyıl boyunca geçerli olacak şekilde birbirleri ile ilişkileri sınırlandırıldı. </span></span></div> <div><span><span>Sonuçta bölgede yaşayan bütün göçer toplumların hepsinin düzenleri bozuldu. <strong>Tubu</strong> ve <strong>Mor</strong> diye adlandırılan kabileler bir veya iki ülke sınırlarında yaşarken; <strong>Tevârikler</strong> günümüzde <strong>dokuz ayrı ülkede dağınık</strong> olarak yaşamak zorunda bırakıldılar. </span></span></div> <div><span><span><strong>Afrika’nın</strong> göçerleri olan bu topluluğun büyük çoğunluğu bugün <strong>Cezayir, Libya, Nijer ve Mali </strong>sınırları içinde; azınlık olarak da <strong>Nijerya, Burkina Faso, Çad, Moritanya ve Tunus</strong>’ta olmak üzere dokuz ülkede yaşamaktadır. </span></span></div> <div><span><span>Günümüzde bunlardan <strong>Mağrip</strong> ülkelerine yakın bölgelerde yaşayanlara <strong>Kuzey Tevârikleri, Sahraaltı</strong> ülkelerine yakın olanlara ise <strong>Güney Tevârikleri </strong>denmektedir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Bugün Cezayir, Mali, Nijer ve Libya</strong> olmak üzere dört ülke toprakları içinde kalacak şekilde tarihlerinde olmayan bir bölünmüşlük içerisinde bulunmaktadırlar. Bu coğrafyayı jeolojik olarak değerli kılan ise, bu dört <strong>Tevârik</strong> bölgesinde <strong>zengin uranyum, petrol </strong>ve diğer değerli madenlerin bir kısmının mevcut olmasıdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>Tevârik Tuareg Türk etimolojisinin tarihi kültürel ve sosyal içeriği…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Tuareg/Tevârik</strong> sözcüğünün <strong>Arapça’da</strong> “<strong>terk</strong>” kökünden türediği ve “<strong>terkedilmiş</strong>” mânasına geldiği ileri sürülmektedir. Arapça’da <strong>asli vatanını terk eden</strong> manası da mevcuttur. </span></span></div> <div><span><span><strong>Hikmet Naci’</strong>nin <strong>1955</strong>'te yayınladığı “<strong>Tarih Boyunca Kuzey Afrika ve Berberiler”</strong> isimli kitapta, Tuaregler Türk müdür? sorusuna açıklama getirmiştir.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Hikmet Naci</strong>, <strong>Mustafa Kemal Paşa</strong>’nın yakın arkadaşı şehit Ömer Naci'nin oğlu. Ömer Naci İstanbul’da büyüdü, <strong>Libya</strong>, <strong>Balkan</strong> ve <strong>Birinci Dünya Savaşı</strong>’nda birkaç cephede savaştı. <strong>Enver Paşa</strong>’nın amcası <strong>Halil Paşa</strong> ile <strong>İran’da</strong> savaştı, kardeşi <strong>Nuri Paşa </strong>ile <strong>Azerbaycan’ın</strong> bağımsızlığı için vuruştu. <strong>Kerkük’te</strong> öldü.</span></span></div> <div><span><span>Çok iyi bir asker olduğu kadar iyi bir hatip ve şair olan <strong>Ömer Naci</strong>’yi en iyi, en sevdiği arkadaşı <strong>Mustafa Kemal</strong>’in şu hüzünlü cümleleri anlatır.</span></span></div> <div><span><span>“...Tanrı bütün yetenekleri bir arada vermiyor. Kimine yaz demiş, kimine konuş!.. Yazmayla konuşmayı birleştiren insan olarak bir Ömer Naci’yi hatırlarım. O, konuşurken de ateşti, yazarken de…”</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Ömer Naci</strong>’nin ölümü üzerine <strong>Ziya Gökalp</strong>, yazdığı manzumede <strong>Ömer Naci</strong>'yi şöyle betimler:</span></span></div> <div><span><span>O coşkun bir kalbdi, şen bir fikirdi;</span></span></div> <div><span><span>Sevdiği vatandı, sevdiği birdi,</span></span></div> <div><span><span>Şairden ziyade o bir şiirdi,</span></span></div> <div><span><span>Yaşayan bir gaza destanıydı o!</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>1911</strong>’de <strong>Libya</strong>’daki <strong>Ethem Paşa </strong>kuvvetlerinin kurmay başkanlığına tayin edildi. <strong>1912</strong>’de <strong>Kırklareli</strong> <strong>milletvekili</strong> seçildi. <strong>Ömer Naci</strong>, çok güvenilir bir kişilik olduğu için <strong>Libya’daki</strong> mücahitlere para götürülmesi işi de ona verilmişti. Emaneti eksiksiz yerine teslim eden <strong>Ömer Naci</strong>, dönüş yolunda yaralandı, soranlara da çok basit bir olaymış gibi anlatırdı:</span></span></div> <div><span><span>“Budala İtalyanlar hazineyi yerine ulaştırıncaya kadar sezemediler. Dönüşte boş yere attıkları bir şarapnelin serpintisi dizime isabet etti. Bir şey değil; yürümeye mani olmuyor, geçer...”</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömer Naci </strong>oğlu <strong>Hüseyin Naci</strong>'ye göre <strong>Tuareg</strong> sözcüğü, <strong>Türk</strong> kelimesinin <strong>Arapça</strong> çoğulu <strong>Etrak</strong>'tan gelir. Bazı <strong>Tuareg</strong> aydınları evvelden kendilerine (Türkler) anlamına (Etrak) denecek yerde; (Tuvarak) denildiği görüşündedirler. </span></span></div> <div><span><span>Günümüzde <strong>Tuaregler</strong> ile ilgili araştırma yapan sözde ümmetçi, siyasal İslamcı zihniyete mensup bazı akademisyenler, <strong>Tuareglerin</strong> kendilerinin <strong>Türk</strong> oldukları beyanlarına rağmen ısrarla başka etnik köken uydurma çabası içindedir. 70 yıl önce bu konuda telif eser hazırlayan <strong>Hüseyin Naci</strong>'nin ayağının tozu olamazlar. Veyl olsun onlara yazıklar olsun. </span></span></div> <div><span><span><strong>Nijerya</strong>’da <strong>Agadez</strong> bölgesinde yaşayan <strong>Tuaregler</strong> kendilerinin <strong>Türk soylu</strong> olduğunu iddia ediyor. <strong>Osmanlı</strong> arşivlerinde ‘<strong>Tevarık</strong>‘ olarak bahsedilen <strong>Tuaregler</strong>, Hagarlar/Hoggar ve Ezgarlar olarak iki topluluktan oluşuyor.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Osmanlı Devleti</strong>'nin en uzak toprağı olan <strong>Fizan'ın</strong> güneyinde yer alan <strong>Nijer’de,</strong> <strong>Osmanlı</strong> kültürünün izlerine hâlâ yaşatan <strong>Tuareqgler'in</strong> başkenti, <strong>Sahra Çölü</strong>'nün ortasındaki <strong>Agadez</strong> ya da diğer adıyla <strong>İstanbulewa</strong>. </span></span></div> <div><span><span><strong>İstanbul'</strong>a 5000 km uzaklıktaki <strong>Tuaregler</strong> kendilerini <strong>Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazıt'ın torunu</strong> olarak görüyorlar. Bölgede hâkim olan genel kanıya göre, <strong>Agadez'i</strong> yöneten <strong>Sultan İbrahim Umaru, Yıldırım Bayezid Han'ın soyundan</strong> geliyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Beyazıt'ın</strong>, oğlu <strong>Yunus</strong>'u bölgeye vali atamasından sonra kendilerine “<strong>İstanbul’dan gelenler</strong>” anlamında '<strong>İstanbuleva</strong>' diyen <strong>Nijerliler</strong>, Türkleri bağrına basıyor. <strong>İstanbulewa</strong> kentinde <strong>Osmanlı/Türk sancağı</strong> dalgalanıyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Tuaregler, Burkina Faso, Cezayir, Libya, Mali ve Nijer</strong> arasında geniş bir alanda yaşayan ve <strong>Berberi</strong> dillerinden birini konuşan halk. </span></span></div> <div><span><span>Hoggarlardan yedinci “<strong>Amenukal</strong>” prens /reis olan <strong>Şeyh Yunus Al Muhammed</strong> adlı Ahitagel’in (bölgede yönetici lakabı) <strong>II. Abdulhamid</strong>’e mektup göndererek, “Nasara - Avrupalı Hristiyanlar- kendi memleketlerine kanaat etmeyip memleketimizi sömürmeyi ister. Bize askeri destek verin” talebi ile bu ilişkileri yeniden canlandırır. </span></span></div> <div><span><span><strong>1875</strong>’te <strong>Trablus</strong> eyaletine bağlı, <strong>Fizan</strong> sancağındaki <strong>Osmanlı</strong> valisine başvuran Tuareglerin yaşadıkları bölgeler, <strong>II. Abdülhamit</strong>’in emriyle <strong>Osmanlı</strong> topraklarına katıldı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Fizan</strong> sancağına bağlı olarak, bugünkü <strong>Çad</strong> topraklarında <strong>Reşade</strong>, <strong>Nijer’in</strong> kuzeyinde ise <strong>Kavar</strong> ve <strong>Asben</strong> kazaları kuruldu. Buraların güvenliği için asker, imarı için yöneticiler gönderildi. <strong>Asben</strong> bölgesinde yer alan <strong>Agadez’in</strong> valisi ise, <strong>Osmanlı valisi </strong>oldu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Osmanlı çekilince Fransız sömürgesi oldular…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>1875</strong>’ten sonra, bölgenin yer altı zenginliklerini ele geçirmeye çalışan <strong>Fransızlar</strong> ile <strong>Osmanlı</strong> arasında tam bir güç gösterisi yaşandı. Ancak <strong>Trablusgarp</strong> savaşıyla birlikte bölgede dengeler değişti. <strong>Osmanlı,</strong> yavaş yavaş bu bölgeden çekilirken, boşluğu <strong>Fransa</strong> doldurdu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Osmanlı’yı</strong> kendi iradeleriyle davet eden <strong>Tuaregler</strong>, işgalci <strong>Fransızlar’a</strong> karşı büyük bir direnç ortaya koydu. Ancak <strong>1918</strong> yılından itibaren <strong>Türkler’in Afrika’dan</strong> çekilmesi ile <strong>Fransa</strong> işgalinden kurtulamadılar. </span></span></div> <div><span><span><strong>İbrahim Oumarou</strong> (Ömeri) <strong>Nijer</strong> ve <strong>Orta Afrika</strong> ülkelerinde yaşayan <strong>Tuareg</strong> halkının lideri. </span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Tuareg Emiri İbrahim Oumarou</strong>'nun soyu <strong>Osmanlı'ya</strong> dayanıyor. <strong>1405</strong> yılında, <strong>Yıldırım Beyazıt </strong>döneminde <strong>Tuareglerle Osmanlı </strong>arasında da bir akrabalık bağı kurulduğunu söylüyorlar. </span></span></div> <div><span><span>Şöyle ki; o tarihte şimdinin <strong>Nijer</strong> topraklarında yaşayan <strong>Tuaregler</strong> arasındaki birlik bozulur. Bu durum karşısında 300 kişilik bir heyet <strong>İstanbul’a</strong> gelerek adaletiyle meşhur <strong>Sultan Beyazıt</strong>’tan kendilerine aynı zamanda <strong>hakem</strong> de olacak bir <strong>yönetici</strong> tayin etmelerini ister. </span></span></div> <div><span><span>Rivayete göre, <strong>Padişah, Afrikalı</strong> bir cariyeden olma <strong>Yunus</strong> adlı oğlunu bu heyetle birlikte <strong>Nijer’e</strong> gönderir. Böylelikle <strong>Osmanlı</strong> ile <strong>Tuaregler</strong> arasında akrabalık bağı kurulur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Osmanlı’</strong>nın <strong>Afrika’daki</strong> en uzak noktası olan <strong>Agadez’in</strong> şimdiki yöneticisine bu nedenle ‘<strong>Sultan</strong>’ unvanı ile hitap edilir. Çünkü <strong>Agadez Sultanı İbrahim Ömeri</strong>, o zaman bölgede yönetici olarak atanan <strong>Yunus Sultan</strong>’ın soyundan geliyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Agadez</strong> bölgesi Tuaregleri kendilerini “<strong>İstanbuleva</strong>” yani “İstanbullu” olarak tanımlıyorlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Tuareglerin</strong> toplam nüfusu yaklaşık <strong>1,2 milyona</strong> ulaşıyor. <strong>Tuaregler</strong> ağırlıklı olarak <strong>Müslüman</strong>. <strong>Maliki</strong> mezhebindeler. Ancak yerel berberi inanışlardan da etkilenmişler. <strong>Zahiriye</strong> mezhebina bağlı olanları da var. Çoğunluğu okuma yazma bilmiyor. <strong>Şavaşçı</strong> bir topluluk olan <strong>Tuareglerin</strong> bu özelliklerinden en çok yararlanan <strong>Libya’nın</strong> devrik lideri <strong>Muammer Kaddafi</strong> olmuş.</span></span></div> <div><span><span>Tuareglerin yaşama tarzları, Fransızların bölgeye gelişiyle değişti. <strong>Sömürgeci Fransızlar</strong> ilkel silahlarıyla kendilerine direnen <strong>Tuaregleri</strong> ancak <strong>40 yıl sonra</strong> kontrol altına alabildi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Petrol, uranyum ve altın madenleri</strong> açısından zengin olan bölgede özellikle silahlandırılan <strong>Tuaregler</strong>, <strong>Çin</strong> gibi ‘karşıt güçlerin’ bölgeye girmesini engelliyor. </span></span></div> <div><span><span>Tuareglerin yaşadığı bölgede zengin uranyum, petrol, altın madenleri mevcut. Bölgedeki en büyük uranyum madeni <strong>Fransızların</strong> elinde. <strong>Agadez</strong>’den çıkan uranyum, Fransa’daki nükleer santralleri çalıştırıyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Fransa</strong> ordusu <strong>Mali’de</strong> siyahi olanları daha açık tenli olanlara karşı örgütlüyor ve tahrik ederek ölümcül kitlesel katliamlara göz yumuyor. <strong>Mali’nin</strong> kuzeyindeki büyük şehirlerde beyaz tenli olanlarla, <strong>Arap</strong> ve <strong>Tuareg</strong> ırkından olanlar bölgeyi terk etmiş durumda. <strong>Mali'deki</strong> savaş, <strong>Arap</strong> ve <strong>Tuareg</strong> halklarının etnik tasfiyesi. <strong>Şubat 2013</strong>’te <strong>Fransız</strong> ordusunun baskısı ile bölgedeki <strong>Tuareg</strong> ve <strong>Arap</strong> halkları göçe zorlandı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ulusal Azavad Kurtuluş Hareketi, sömürgeci Fransız Ordusuna karşı savaşıyor…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Mali'nin</strong> kuzeyinde çölde yaşayan <strong>Tuareg</strong> isyancılarının önemli bölümünü oluşturan <strong>Ulusal Azavad Kurtuluş Hareketi</strong>, Nisan 2012’de bağımsızlık deklarasyonu yayımlayarak ülkenin kuzeyinde <strong>Azavad</strong> adlı bir devlet kurduklarını ilan etti.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bu ilan sırasında dikkat çeken nokta; <strong>Ulusal Azavad Kurtuluş Hareketi </strong>(MNLA) sözcüsü <strong>Musa Attahir</strong>’in aralarında binlerce fersah mesafeye rağmen kendilerini Kürt ulusuna, savaşçılarına yakın hissettiklerini açıklamasıydı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ulusal Azavad Kurtuluş Hareketi</strong> (MNLA) sözcüsü <strong>Musa</strong> <strong>Attahir</strong>; “<strong>Kürt halkı ile dayanışma içerisinde olmak istiyoruz. Coğrafi uzaklığa rağmen onurlu ve özgür yaşam gibi ortak hedeflerimiz ve duygularımız var</strong>” sözleriyle acaba kime ne mesajı vermek istemişti?</span></span></div> <div><span><span>Araştırmacı yazar <strong>Müfit Yüksel</strong>’e göre; <strong>Mali'de</strong> örgütlenmiş, <strong>Tuvaraklardan</strong> oluşan <strong>Azavad Ulusal Özgürlük Hareketi </strong>(MNLA), (Ensâruddîn ve El-Kâide'ye yakın olduğu söylenen bazı katı selefî örgütleri gerekçe göstererek) bölgede <strong>İslam karşıtı, laik sistemi</strong> esas alan bir <strong>Tuvarak</strong> devletini talep etmekte.</span></span></div> <div><span><span><strong>Mali</strong>'deki olaylar, muhalif grupların kuzeydeki <strong>Kidal, Timbuktu </strong>ve <strong>Gao</strong> şehirlerinin kontrolünü ele geçirmesi ve ardından <strong>Bamako'daki</strong> geçici hükümetin <strong>Fransa'dan</strong> yardım talep etmesiyle başlamıştı. </span></span></div> <div><span><span><strong>LNA, Ensaruddin, Mağrib el-Kaidesi</strong> (AQMI), <strong>Batı Afrika Tevhid ve Cihad Hareketi </strong>(MOJWA) ve diğer silahlı grupları hedef alan <strong>Fransız</strong> ordusunun, <strong>Mali'ye</strong> askeri müdahalesi sonucu, kuzeydeki kentlerin kontrolü <strong>Fransız</strong> güçlerin eline geçmişti. </span></span></div> <div><span><span><strong>MNLA</strong> ile birlikte <strong>Ensaruddin, AQMI, MOJWA</strong> ve diğer silahlı grupların <strong>Fransız</strong> ve <strong>Mali</strong> ordusuna yönelik saldırılar düzenlediği haberde yer almıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Cihanşümul Kadim Türk Devleti'nin Afrikalı Askerleri Tuareglerle ilişkisi...</strong></span></span></div> <div><span><span>Boşuna Kadim Türk Devletine <strong>Cihanşümul</strong> denilmiyor. Kan hafızası nerede <strong>Türk</strong> var, ne yapar çok iyi takip ediyor. Son dönemde bu konuda <strong>Tuareglerle</strong> ilgili saha çalışmasında görevlendirilen, faaliyet gösteren iki isim var. </span></span></div> <div><span><span>Biri <strong>Ömer Naci </strong>ve oğlu <strong>Hikmet Naci Hatipoğlu</strong>'dur. <strong>Ömer Naci</strong>’nin Tuareglerle irtibatını kısmen hatıralarından yola çıkan oğlu <strong>Hikmet Naci</strong> (Hatipoğlu) yazmıştır. </span></span></div> <div><span><span>Babasının yakın dostu <strong>Mustafa Kemal Paşa</strong> tarafından, <strong>Fransa</strong> mandası <strong>Suriye’nin Halep Başkonsolusluğu</strong>’na misyon şefi olarak gönderilmiş ve 30.8.1936 - 06.3.1937 arasında <strong>istihbarat faaliyetlerini</strong> yürütmüştür.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Diğeri de<strong> 1949</strong>'da vefat eden Osmanlı Türk askeri ve idarecisi <strong>Abdülkadir Cami Baykut'</strong>dur. İdari tecrübeleri yanında müşahadelerini de içeren seyahatname niteliğindeki “<strong>Trablusgarp’tan Sahra-i Kebire Doğru”</strong> adlı eseri konumuz açısından önem arz etmektedir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Cam Baykut</strong>, <strong>Tuaregler</strong> arasında geçirdiği günleri de seyahat notları arasına almıştır. <strong>Trablusgarp</strong> ve <strong>Fizan</strong> gibi bölgelere yerleşmiş olan <strong>Tuareglere</strong> yer verirken <strong>Tuaregler</strong> kabilesi hakkındaki bilgileri ayrı bir başlık altında toplamıştır.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Soyadı Kanunu’ndan sonra “<strong>Baykut</strong>” soyadını aldı, ancak kaynaklarda “<strong>Baykurt</strong>” olarak yazımı yaygındır. Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesi, Kuleli Askeri İdadisi ve Harp Okulu’nda öğrenim gördü. </span></span></div> <div><span><span><strong>1896</strong> yılında Harp Okulu'nu bitirerek orduya katıldı. Mezuniyetinin ardından, o zamanın muhalifleri için en uzak sürgün yeri olan <strong>Trablusgarp'a</strong> tayin edildi.</span></span></div> <div><span><span>Burada yaveri olduğu <strong>Vali Müşir Recep Paşa</strong>'nın koruması altında, sürgündeki genç mekteplileri <strong>İttihat ve Terakki </strong>cemiyetinde örgütledi. </span></span></div> <div><span><span><strong>1905-1906</strong>'da Fransızların güneydeki <strong>Canet</strong> vahasını işgali üzerine verilen görevle vahayı geri aldı. Hem komutan hem kaymakam olarak görev yaptığı, <strong>Tuareg</strong> nüfusun yaşadığı Gat’ta iki yıl kaldı; kasabayı ve çevresinde yaşayan <strong>Tevarıklar’ı</strong> yakından tanıdı.</span></span></div> <div><span><span>Ölümünden çok sonra yayınlanacak anılarına kaynak sağlayacak olan yoğun notlar tuttu. Notlarında mekânları, sosyal hayatı, farklı etnik grupların özelliklerini ve hayvanları betimledi.</span></span></div> <div><span><span>Bu dönemde <strong>1903</strong> yılında <strong>Beşiktaş Jimnastik Kulübü</strong>'nün kurucuları arasında yer almıştır. Çok partili düzene geçiş sonrasında, <strong>1948</strong>'de, aralarında <strong>Mareşal Fevzi Çakmak</strong>’ın da bulunduğu bir grup tarafından kuruluş girişiminde bulunan <strong>İnsan Hakları Derneği</strong>'nin <strong>Zekeriya Sertel</strong> ve <strong>Tevfik Rüştü Aras</strong> ile birlikte önderliğini yaptı. </span></span></div> <div><span><span><strong>İtalyan</strong> ve <strong>Fransız</strong> işgal ordularına karşı direnişlerini örgütlediği <strong>Tuaregler, I. Dünya Savaşı’nda Fransa</strong>’nın yıpranmasından yararlanarak <strong>Senûsî şeyhi Muhammed el-Abîd’</strong>in önderliğinde 1916-1917’de <strong>Büyük Sahrâ</strong>’nın her tarafında isyan başlattılar. </span></span></div> <div><span><span>Emperyalistlerle savaşan <strong>Afrika Türkleri,</strong> <strong>Tuareg</strong> <strong>Coğrafyasında</strong>, Türkiye'nin ilgili kuruluşları ne yapıyor? Kuyu mu açıyor hayvan mı çiftleştiriyor?</span></span></div> <div><span><span>Ha aklıma gelmişken, bu <strong>Tuaregler</strong> var ya bu <strong>Tuaregler</strong>, bakın görürsünüz ya da duyarsınız, <strong>Fransa’nın toplama lejyonlarını Paris’in kanalizasyonlarına kadar</strong> kovalayacaklar. </span></span></div> <div><span><span><strong>Cihanşümul Kadim Türk Devleti'</strong>nin nizamülâlem ülküsü uğruna, tarihe tanıklıklarını şehadetle perçinleyen yiğitlere selam olsun, rahmet olsun.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div><span><span>Twitter'da takip edin: <strong>@oc32oc39 , @dikgazete</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Seçilmiş Kaynakça </strong></span></span></div> <div><span><span>Hikmet Naci, Tarih Boyunca Kuzey Afrika ve Berberiler. Sulhi Garan Matbaası, İstanbul, 1955</span></span></div> <div><span><span>Abdulkadir Cami Bey, Trablusgarp’tan Sahra-ı Kebire Doğru, Dar-ı saadet, 1326 (1910) </span></span></div> <div><span><span>Maman Hachirou MAMANE Balla, Tuaregler ve Osmanlı Devleti İle İlişkileri, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları (İslam Tarihi )Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Tez Danışmanı Prof. Dr: Sayfettin Erşahin, Ankara 2014</span></span></div> <div><span><span>https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/32129/tez.pdf</span></span></div> <div><span><span>https://www.aljazeera.com.tr/haber-analiz/asiretler-ulkesi-libya</span></span></div> <div><span><span>https://www.jeuneafrique.com/depeches/74386/politique/des-elus-maliens-affirment-que-mousa-al-koni-est-un-imposteur/</span></span></div> <div><span><span>https://www.dw.com/tr/libyada-ge%25C3%25A7ici-birlik-h%25C3%25BCk%25C3%25BCmeti-se%25C3%25A7ildi/a-56473875</span></span></div> <div><span><span>https://yenidenergenekon.com/156-unutulan-turkler-3-sahra-colunun-turkleri/</span></span></div> <div><span><span>https://www.trthaber.com/haber/dunya/afrikada-unutulan-turkler-70173.html/amp</span></span></div> <div><span><span>https://www.libyaherald.com/2017/01/02/musa-koni-resigns-from-presidency-council/</span></span></div> <div><span><span>https://afam.org.tr/tevariklerin-tuareglerin-stratejik-konumlari/</span></span></div> <div><span><span>https://www.yenicaggazetesi.com.tr/service/amp/turke-ruh-verenler-10-55446h.htm</span></span></div> <div><span><span>https://diad.mfa.gov.tr/diad/tarihce/1983.pdf</span></span></div> <div><span><span>https://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/pkk-tuareglerle-birlikte-fransizlara-kok-sokturuyor.</span></span></div> <div><span><span>https://www.turkbilimi.com/tuareg-turk-mu-guney-akdeniz-kuzey-afrika-kulturu-south-mediterranean-culture/</span></span></div> <div><span><span>https://www.aa.com.tr/tr/dunya/sahra-colunun-gizemli-ve-kadim-sahipleri-tuaregler/1109054</span></span></div> <div><span><span>https://www.internethaber.com/amp/afrikanin-peceli-turkleri-tuaregler-neyin-nesi-kiyafet-onlarin-cikti-foto-galerisi-1841459.htm?page=2 </span></span></div> <div></div>