<h3><span><strong>Bogatay Köprülü ve Birce Polat: Piyanoda ve Aşkta Tek Yürek</strong></span></h3> <div>Herkese merhaba!</div> <div>Bu sefer temamız müzik. Müziğe ve birbirlerine <strong>aşkla</strong> bağlı bir çiftten bahsetmek istiyorum bu yazımda.</div> <div>İkisi de parlak eğitim geçmişlerine sahip, <strong>başarılı</strong> <strong>piyanistler</strong> olmalarına rağmen, hırslarıyla <strong>birbirlerini</strong> boğmayan, aksine <strong>birbirlerinin</strong> yeteneklerinden <strong>güç</strong> alarak <strong>beslenen</strong> ve <strong>birlikte daha da iyiye</strong> yol alma mücadelesi veren, <strong>Türk</strong> <strong>klasik</strong> <strong>müziğinin</strong> yakın dönem başarılı isimlerinden sevgili <strong>Birce</strong> <strong>Polat</strong> ve <strong>Bogatay</strong> <strong>Köprülü</strong> var bu sefer gündemimizde. Uzun yıllardır birlikte olan, evli ve bir çocuk sahibi olan çift, şu sıralar ikinci bebeklerini bekliyor. Ancak bu durum, <strong>Birce</strong> <strong>Polat’ı</strong>, karnı burnundayken bile sahne almaktan ve izleyiciye muazzam bir dinleti sunmaktan alıkoymuyor!</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>4 Mart</strong> akşamı <strong>All Saints Moda İngiliz Kilisesi</strong>’ndeki piyano resitallerine katılma şansı buldum. Daha önce sevgili <strong>Bogatay</strong> <strong>Köprülü’yü</strong> yine <strong>Moda’da</strong>, başka bir mekânda izleme ve dinleme fırsatı yakalamıştım. Fakat bu vesileyle sevgili eşi <strong>Birce</strong> <strong>Polat’ı</strong> da ilk defa dinleme ve izleme şansı elde ettim.</div> <div>Nasıl çaldıklarını eleştirebilecek teknik bilgiye sahip olmadığım için bu kısmı tamamen alanın uzmanlarına bırakıyorum. Nitekim, <strong>Devlet</strong> <strong>Sanatçısı</strong> <strong>piyanist</strong> <strong>Gülsin</strong> <strong>Onay</strong> da ikisinin fevkalade işler ve performanslar ortaya koyduğuna dair çeşitli söylemlerde bulunmuştu. Ben ise tamamen bir dinleyici, bir sanatsever olarak hissettiklerimi paylaşacağım.</div> <div><strong>Klasik</strong> <strong>müzik</strong>, benim nezdimde, özellikle çağdaş toplumun bir gereği olarak, <strong>sahne</strong> <strong>performans</strong> <strong>sanatlarıyla</strong> iç içe geçmiş bir alan haline geldi. Eskiden bir <strong>müzisyeni</strong> dinleyebilmenin tek yolu onun <strong>konserine</strong> gitmekken, şimdi <strong>klasik</strong> <strong>müzik</strong> eserlerini bile ‘Spotify’ gibi dijital platformlardan takip edebiliyoruz. Hâliyle, bir <strong>klasik</strong> <strong>müzik</strong> konserine gittiğimizde ‘Spotify’da da dinleyebileceğimiz bir eserin ve yorumun ötesinde <strong>farklı</strong> <strong>bir</strong> <strong>şeyler</strong> görmek ve <strong>deneyimlemek</strong> istiyoruz.</div> <div></div> <div>Sanıyorum iki yıl önceydi, <strong>Bogatay</strong> <strong>Köprülü’yü</strong> ilk kez izleyişim… Fırsat buldukça enstrüman dinletilerine, tiyatroya, resim sergilerine gitmekten keyif alan, gözleyerek ve dinleyerek kendini geliştirmeye çalışan bir sanatsever olarak, <strong>dinleyici</strong> <strong>gözünden</strong> çalımından çok etkilenmiştim. Nitekim o zaman dinlediğim programının ikinci yarısı tamamen <strong>kendi</strong> <strong>bestelerinden</strong> oluşuyordu. <strong>Bogatay</strong> <strong>Köprülü</strong> sadece bir icracı değil, aynı zamanda <strong>klasik</strong> <strong>müziğe</strong> <strong>besteleriyle</strong> de değer katan piyanistlerimizden biri. Bu anlamda kendisinin dijital platformlarda yer alan “<strong>Retrospective</strong>” albümünü dinlemenizi ayrıca tavsiye ederim.</div> <div>Bir izleyici olarak o dönemde kendisini daha durağan bulduğumu anımsıyorum. <strong>Müziğindeki</strong> <strong>gerilimin</strong>, içindeki fırtınalarla birleştiğine şahit olmakta zorlanıyordunuz. Her halinden <strong>kendinden</strong> <strong>emin</strong> olduğu belli olmasına rağmen, oldukça sakin ve ona verilen disiplinin dışına çıkmayan bir duruşu vardı. <strong>Müziğiyle</strong> kendisi arasına izleyicinin gözünde istemeden bir <strong>mesafe</strong> koyuyordu.</div> <div><strong>4 Mart’ta, All Saints Moda İngiliz Kilisesi’nde</strong> izlediğim <strong>Bogatay</strong> <strong>Köprülü</strong> ise bambaşkaydı. Müziğiyle tamamen bütünleşmiş, onunla beraber akıyordu. Bastığı notayı yüzündeki ifadeden okuyabiliyordunuz. Daha <strong>özgür</strong>, daha <strong>bağımsız</strong> ve daha <strong>sahici</strong> bir <strong>enerjisi</strong> vardı.</div> <div>Performansındaki bu olumlu değişimi gözlemlemek beni çok mutlu etti. Bu seferki performansı bana yine aynı sebepten, ama çok farklı bir keyif verdi.</div> <div></div> <div>Gecenin açılışını ve ilk yarıyı üstlenen <strong>Birce</strong> <strong>Polat’ın</strong> ise <strong>Bogatay</strong> <strong>Köprülü’nün</strong> kendi bestelerindeki gibi bu anlamda da ona <strong>ilham</strong> <strong>kaynağı</strong> olabileceğini düşündüm. Jest ve mimiklerini, piyanonun üzerinde kayan elleriyle eş zamanlı ve doğal bir formda kullanmak konusunda ustalaşmıştı adeta. <strong>Klasik</strong> <strong>izleyici</strong> psikolojisi belki, durağan bir sahnede, bir noktada sadece <strong>müziğe</strong> kapılıp, sahneyle bağlantınızı koparabiliyorsunuz. Ama çaldığı eseri o anda hisseden, yaşayan bir müzisyeni izlediğinizde, gözlerinizi sahneden ayırmak istemiyorsunuz.</div> <div>Ben bu konserde sadece <strong>kaliteli</strong> <strong>canlı</strong> <strong>performanslar</strong> dinlemekle kalmadım, ikisini de gözlerimi sahneden ayırmadan izledim.</div> <div>Birlikte sahnede <strong>selam</strong> verdikleri ve birbirlerini takdim ettikleri anlarda, birbirlerine <strong>aşkla</strong> bakan çiftin <strong>enerjisi</strong> de oldukça yüksekti ve mutluluk vericiydi. İnsanın <strong>tutkuyla</strong> yaptığı bir şeyi, <strong>sevdiği</strong> kişinin desteğiyle, <strong>sevdiği</strong> kişiyle <strong>beraber</strong> yapabilmesinin verdiği <strong>haz</strong> da bambaşka olsa gerek. Gecenin sonunda, tüm katılımcılarla birlikte, onların da gözlerinden <strong>saf</strong> <strong>mutluluk</strong> okunuyordu. Pırıl pırıl gözlerimiz ve kaliteli vakit geçirmenin getirdiği huzurla geceyi sonlandırdık.</div> <div></div> <div>Bu sebeple, bu çifti birlikte izleme fırsatı yakalarsanız, mutlaka <strong>çift</strong> <strong>olarak</strong> verdikleri konserlerden birine gitmenizi tavsiye ederim. Ancak <strong>Birce</strong> <strong>Polat</strong> ve <strong>Bogatay</strong> <strong>Köprülü</strong>, piyano alanında ayrı ayrı başarılara imza atmış isimler. Dolayısıyla, kendi adlarına verdikleri <strong>solo</strong> <strong>konserler</strong> de devam ediyor.</div> <div>Bunlardan biri de <strong>31 Mayıs 2025’te</strong>, <strong>Ankara</strong> <strong>Yaşamkent’te</strong>, <strong>Emre</strong> <strong>Şen</strong> <strong>Akademi’de</strong> gerçekleşecek olan <strong>Birce</strong> <strong>Polat</strong> konseri. <strong>Ankaralılar</strong>, şimdiden biletlerini alsınlar!</div> <div>Ayrıca çiftin “<strong>The</strong> <strong>Compass</strong> <strong>Concerts”</strong> internet sitesi üzerinden verdiği <strong>online</strong> <strong>konserler</strong> de mevcut. <strong>8 Mart, 5 Nisan</strong> ve<strong> 3 Mayıs’ta </strong>gerçekleştirilecek bu konserler için, platform üzerinden bilet satın alanlara konser günü “zoom” linki gönderiliyor. Böylece evinizin konforunda kaliteli <strong>müzik</strong> dinlemenin zevkini yaşayabiliyorsunuz.</div> <div>Çiftin diğer etkinlikleri hakkında bilgi almak için ise <strong>@bircepiano</strong> ve <strong>@bogataykoprulu</strong> Instagram hesaplarını takip edebilirsiniz. Genellikle konser programlarını ve bilet satış noktalarını kişisel hesaplarından duyuruyorlar.</div> <div>Herkese <strong>müzik</strong> ve <strong>aşk</strong> dolu günler diliyorum!</div> <div>.</div> <div><strong>Eylül Aşkın, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>