<div><span><span><strong>Direksiyonda</strong> oturan kişi, aracın tekerleğinin gireceği çukurların hesabını yapmadığı sürece o aracın sağlıklı kalacağının garantisi yoktur.</span></span></div> <div><span><span>Araç bir <strong>örnek</strong> idi…</span></span></div> <div><span><span>Araç <strong>Türk Milleti</strong>dir, <strong>direksiyon</strong> ise yönetim makamında oturan ve maaşlarını bu milletin ödediği yönetenlerdir. Yöneticilerin amacı, yönettikleri insanların hayatlarına dokunmaktır. </span></span></div> <div><span><span>Ortak yaşam alanlarının sağlıklı kullanılması devletin gücünün görüldüğü alanlardır.</span></span></div> <div><span><span>Ortak yaşam alanlarımız <strong>yollarımız, patikalarımız, okullarımız, alışveriş merkezlerimiz, parklarımız</strong> yani bütün halkın ortaklaşa kullandıkları yerlerdir. Burada <strong>kuralların</strong> <strong>işlemesi,</strong> devletimizin sorumluluğundadır. </span></span></div> <div><span><span>Oradaki <strong>devlet</strong> ise <strong>merkezi hükümet ve mahalli idare </strong>görevlileridir-polistir, zabıtadır. </span></span></div> <div><span><span>Ortak alanların <strong>adaletle</strong> yönetilmesi gerekir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Adalet,</strong> büyük balıkların delip geçtiği ancak küçük balıkların takıldığı ağlar olmamalıdır. Güçlünün kuralları değil, <strong>devletin kurallarının</strong> geçmesi esas olmalıdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Ortak alanlarımız</strong> dedik, <strong>Otoyollar</strong> bunlardan sadece biridir. Otoyollarımız var ancak o yolları kullanacak insanların <strong>ekonomik</strong> <strong>güçleri</strong> yok. </span></span></div> <div><span><span>Ülke insanımızın çoğu, <strong>asgari ücret </strong>ile geçinmektedir. Asgari ücretle geçinen insanların içlerinde bulundukları şartlar, o insanları <strong>asabi ve geçimsiz</strong> hale getirmektedir. Özellikle bu durum, <strong>aile yapımıza</strong> pimi çekilmiş bir bomba olarak girmektedir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Devlet,</strong> vatandaşlarının hayatlarına dokunmalıdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Vergilerin</strong> <strong>adaletli</strong> alınması ve <strong>gelirlerin eşit dağıtılması</strong> esas olmalıdır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kayıt dışı</strong> gelirler, ülkenin ekonomik şartlarını değiştirmektedir.</span></span></div> <div><span><span>Ucuz işgücü çalıştıran<strong> iş yerleri tespit </strong>edilmelidir. </span></span></div> <div><span><span>Bugün ülkemizde milyonlarca yabancı ülke insanları bulunmakta ve bunlar da <strong>çok düşük ücretle kayıt dışı </strong>olarak çalışmaktadır. Bu durum, işverenin işine gelmektedir. Buna karşılık <strong>asgari</strong> <strong>ücretle</strong> bile iş bulamayan bu ülkenin güzide insanları, <strong>bunalım</strong> batağındadırlar. </span></span></div> <div><span><span>Yukarıda bahsettiğimiz, yönetim makamında oturan insanların <strong>müdahale</strong> <strong>edeceği</strong> konulardan birisidir. </span></span></div> <div><span><span>Vatandaşlarının ihtiyaçlarının karşılanması noktasında <strong>devlet,</strong> üzerine düşeni yerine getirmekten <strong>imtina</strong> ederse ya da bu konuyu atlarsa, birileri bu eksiği giderir ve örneğini gördüğümüz gibi <strong>paralel bir yapı </strong>oluşur. </span></span></div> <div><span><span>En son öğrencilerin “<strong>yurt sorunları</strong>” meydana gelmiştir. Devlet, olarak bu öğrencilere sahip çıkmaz ise dış destekli birileri çıkar o öğrencilere <strong>imkan</strong> sunar ve onları kendi istekleri doğrultusunda yönlendirir. </span></span></div> <div><span><span>Aracı yürüten <strong>yakıt</strong>, ülkeyi yürüten ise <strong>ekonomik</strong> güçtür. Ancak <strong>vergi kaçırmak</strong> için kılı kırk yaranlara karşı bir <strong>yaptırım</strong> yok.</span></span></div> <div><span><span>Bizler <strong>misafirperver</strong> insanlarız ancak o insanlar, bizim <strong>hakkımızı</strong> <strong>gasp</strong> etmektedirler. Buna kim <strong>dur</strong> diyecek. Vatandaşının hayatına dokunmak ne demektir.</span></span></div> <div><span><span>Zaman <strong>birlik ve beraberlik </strong>zamanıdır. </span></span></div> <div><span><span>Ağzı olan değil, <strong>bilgisi</strong> <strong>olan</strong> konuşmalıdır. </span></span></div> <div><span><span>Kaç televizyon kanalı var ise o kadar açık oturum programları var ve <strong>konukların hepsi</strong> de <strong>vatandaşına ve hükümetine ayar</strong> <strong>vermeye</strong> çalışmaktadır. </span></span></div> <div><span><span>Ülke olarak <strong>hafızamızı</strong> <strong>uyanık</strong> tutmak gerekir. </span></span></div> <div><span><span>Ülkeyi <strong>yönetmeye</strong> <strong>aday</strong> birkaç <strong>partimiz</strong> var. Onların başkanları da <strong>sokak jargonu </strong>kullanmaktadırlar. </span></span></div> <div><span><span>Unutmayalım; bu ülkede <strong>kardeş kardeşi</strong> öldürdü siyasiler yüzünden. Daha önceki bir yazımda da yazmıştım…</span></span></div> <div><span><span><strong>Âşık Veysel </strong>“<strong>Akıl ayrı fikir ayrı olmasaydı, kurtla kuzu yan yana yaşardı</strong>” demiş. </span></span></div> <div><span><span>Biz birbirimizin <strong>fikirlerine</strong> <strong>saygı</strong> duymayı bilmemiz gerekir. </span></span></div> <div><span><span>Seçim zamanı istediğimiz partiye oy veririz. Ancak <strong>seçilmişe</strong> <strong>saygı</strong> duymak mecburiyetindeyiz. Yoksa içinde yaşadığımız çadırın <strong>orta direğini </strong>keseriz ki, o zaman da <strong>çadır</strong> başımıza iner.</span></span></div> <div><span><span><strong>Millet</strong> olarak bizim gideceğimiz bir başka yerimiz yok. Onun için <strong>birbirimize saygı duymayı</strong> öğrenmemiz gerekir. </span></span></div> <div><span><span>Maaşını milletin vergisinden alan <strong>yöneticilerimiz</strong> de sözleriyle değil, <strong>icraatlarıyla</strong> <strong>cevap</strong> vermelidirler.</span></span></div> <div><span><span>İçeriden ve dışarıdan gelecek her türlü <strong>bölücü</strong> <strong>eylemlere</strong> karşı <strong>uyanık</strong> durmamız gerekmektedir. </span></span></div> <div><span><span>Bu ülke, geçmişten beri her <strong>hizipleri</strong> yaşadı. <strong>1955</strong> yılındaki <strong>6-7 Eylül</strong> olaylarının arkasında kimler vardı, amaçları neydi?..</span></span></div> <div><span><span>En son örnek ise <strong>15 Temmuz’</strong>dur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Global şer güçler,</strong> girdikleri her yere <strong>kin, nefret ve gözyaşı</strong> ekip ayrılmaktadırlar. </span></span></div> <div><span><span>Şimdi de aynı durum <strong>Afganistan’da</strong> yaşanmaktadır. Daha önce <strong>Irak’a, Suriye’ye, Mısır’a, Libya’ya “huzur!</strong>” getiren zihniyet, en son <strong>Afganistan’a</strong> da “<strong>huzur!</strong>” getirmiştir! Hayırlı olsun!.. Kanayan bir ‘<strong>pınar’</strong> da orada faaliyete geçmiştir. </span></span></div> <div><span><span>Bundan sonra <strong>dünya silah baronları </strong>o bölgeye silahlarını satmakla meşgul olacaktır. Oradan kazandıkları parayı da kendi ülke vatandaşlarına <strong>huzurla</strong> <strong>ikram</strong> edeceklerdir.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Bu ülkede yaşayıp da cebinde <strong>Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdanı</strong> olan herkes <strong>birinci sınıf</strong> insandır ve herkes bu sıfata göre muamele görmelidir.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Ya bendensin ya düşmansın</strong>” gibi bir söylem bize yakışan bir <strong>söylem</strong> olamaz.</span></span></div> <div><span><span>Şu da unutulmamalıdır ki; bu ülke, <strong>sosyal medya artistleriyle</strong> sağa sola çekilemez.</span></span></div> <div><span><span>İnsanları <strong>cehenneme</strong> dillerinin götüreceğini unutmamalıyız.</span></span></div> <div><span><span>Onun için;</span></span></div> <div><span><span>Düşünebilmek güzeldir.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Seyfi Turan, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>