<h3><span><strong>Ömür Çelikdönmez yazdı…</strong></span></h3> <h3><span><strong>Ankara’nın Lübnan-Suriye bütünleşmesini öngören çalışması Avrupa başkentlerini alarma geçirdi!</strong></span></h3> <div>Malûmunuz, savaş ve seferberlik planlarının hazırlanması, güncellenmesi ve kurumlar arası koordinasyonu esas itibarıyla <strong>Türk Genelkurmay Başkanlığı</strong> bünyesindeki <strong>Genelkurmay Harekât Başkanlığı</strong> tarafından yürütülmektedir.</div> <div>Bu çerçevede <strong>Ankara’nın</strong> <strong>Levant</strong> sahasında ortaya çıkabilecek muhtemel jeopolitik gelişmeleri farklı senaryolar üzerinden değerlendirdiği ve buna ilişkin stratejik etütler yürüttüğü söylenebilir.</div> <div>Dolayısıyla <strong>Lübnan</strong> ile <strong>Suriye</strong> arasında ortaya çıkabilecek olası bir bütünleşme ihtimalinin <strong>Türk</strong> güvenlik bürokrasisinin planlama perspektifi dışında kaldığını düşünmek pek mümkün değildir.</div> <div>Devlet aklı, bölgesel güç dengelerini etkileyebilecek her ihtimali önceden analiz eder; riskleri ve fırsatları tespit eder ve buna göre diplomatik ile askerî seçenekleri masada tutar.</div> <div>Bu bakımdan <strong>Levant</strong> hattında şekillenebilecek olası bir <strong>Lübnan-Suriye</strong> yakınlaşmasının <strong>Ankara’daki</strong> stratejik planlama süreçlerinde çeşitli senaryolar çerçevesinde ele alınması son derece doğaldır.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Türkiye’nin</strong> <strong>Cumhur İttifakı</strong> bileşeni <strong>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli</strong>’ye atfen, <strong>Lübnan-Suriye</strong> bütünleşmesiyle ilgili yapılan açıklamanın gerekçesini ortaya koymak önemlidir.</div> <div><strong>Bahçeli’nin</strong> son dönemdeki değerlendirmelerini doğru anlamak için bölgedeki askeri hareketliliğe ve son jeopolitik gelişmelere bakmak gerekir.</div> <h3><span><strong>Devlet Bahçeli'nin açıklaması Macron sebebiyle…</strong></span></h3> <div><strong>Emmanuel</strong> <strong>Macron</strong>, <strong>3 Mart Salı</strong> günü yaptığı açıklamada <strong>Fransa’nın</strong> <strong>Charles</strong> <strong>de Gaulle</strong> uçak gemisini <strong>Akdeniz’e</strong> gönderdiğini duyurmuştu. <strong>Macron</strong>, ulusa televizyon aracılığıyla seslendiği konuşmasında, <strong>Orta</strong> <strong>Doğu’da</strong> giderek tırmanan kriz nedeniyle deniz ticaret yollarının güvenliğinin tehlikeye girdiğini ve bu nedenle uluslararası bir koalisyon oluşturulması için çalıştıklarını ifade etmişti.</div> <div><strong>Macron’a</strong> göre özellikle <strong>Hürmüz</strong> <strong>Boğazı’nın</strong> kapanması ihtimali ile <strong>Süveyş</strong> <strong>Kanalı</strong> ve <strong>Kızıldeniz</strong> üzerinden geçen deniz ticaret hatlarının genişleyen çatışma ortamı nedeniyle tehdit altına girmesi, <strong>Fransa’yı</strong> askeri tedbir almaya zorladı.</div> <div><strong>Fransa’nın</strong> bölgeye yönelik askeri konuşlandırmasının resmi gerekçeleri ise birkaç başlıkta toplandı: <strong>Kıbrıs’a</strong> yönelik drone saldırıları, <strong>İran-ABD+İsrail</strong> hattında tırmanan gerilimin <strong>Akdeniz’e</strong> yayılma riski, deniz ticaret yollarının güvenliğinin sağlanması ve <strong>Avrupa</strong> dayanışmasının gösterilmesi.</div> <div><strong>Paris</strong> yönetimi bu kapsamda yalnızca uçak gemisini göndermekle yetinmedi; daha geniş bir askeri filo konuşlandırdı. Buna göre <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’e</strong> bir uçak gemisinin yanı sıra sekiz savaş gemisi, çeşitli hava savunma unsurları ve <strong>Dassault</strong> <strong>Rafale</strong> savaş uçakları sevk edildi.</div> <div>Bu tablo, <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’deki</strong> askeri hareketliliğin yalnızca bölgesel bir kriz değil, aynı zamanda büyük güç rekabetinin yeni bir safhasının işareti. Bu nedenle gelişmeler yalnızca <strong>Fransa</strong> ile sınırlı kalmadı.</div> <div><strong>Avrupa'nın</strong> şımarık veledi <strong>Yunanistan</strong> da <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’deki</strong> askeri varlığını artırarak <strong>Pafos</strong> <strong>Hava Üssü’ne</strong> dört adet <strong>F-16</strong> savaş uçağı gönderdi. Ayrıca <strong>Yunan</strong> donanmasına ait <strong>Kimon</strong> ve <strong>Psara</strong> fırkateynleri, füze veya insansız hava araçlarına karşı savunma göreviyle <strong>Kıbrıs</strong> açıklarında devriye faaliyetlerine başladı.</div> <h3><span><strong>Doğu Akdeniz’de güç dengesi: Türkiye’nin Kıbrıs’a uçak sevkiyatı, Ortadoğu kriziyle paralel…</strong></span></h3> <div><strong>Türkiye</strong>, <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’deki</strong> artan gerilim ve bölgesel güvenlik kaygıları doğrultusunda <strong>Kıbrıs’a</strong> savaş uçakları gönderdi. Bu adım, özellikle <strong>Akdeniz’deki</strong> enerji hatları, deniz ticaret yolları ve bölgedeki askeri hareketliliğe karşı caydırıcı bir önlem olarak değerlendiriliyor.</div> <div>Gönderilen hava unsurları hem havadan savunma hem de olası provokatif girişimlere hızlı müdahale kapasitesi sağlayacak şekilde konuşlandırıldı. <strong>Türkiye’nin</strong> bu hamlesi, <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’deki</strong> güç dengelerini koruma ve bölgesel krizlere karşı stratejik hazırlık mesajı verme amacı taşıyor.</div> <h3><span><strong>Devlet Bahçeli’den Macron'a ince ayar!..</strong></span></h3> <div></div> <div>-1922'de Fransa'nın Suriye ve Lübnan'da kurduğu manda, beş farklı devlet yönetimi söz konusuydu</div> <div><strong>Macron’un</strong> bireysel duyguların ve hayal gücünün ön plana çıktığı <strong>Fransız</strong> romantizminin doruğunda sergilediği “boş-beleş” askeri şantajına karşı, <strong>Fransa</strong> kamuoyu ve medyasının yakından tanıdığı <strong>Ülkücülerin</strong> lideri, <strong>Devlet</strong> <strong>Bahçeli</strong>, <strong>Lübnan’ın</strong> <strong>Suriye</strong> ile birleşmesine yönelik bir çalışma yürüttüğüne dair haberleri servis ettirerek yanıt verdi.</div> <div><strong>Orta</strong> <strong>Doğu’daki</strong> gerilimin yükseldiği bir dönemde, <strong>ABD</strong>, <strong>İsrail</strong> ve <strong>İran</strong> arasındaki çatışmanın durdurulması için <strong>Bahçeli,</strong> ateşkese çağrı yaptı; <strong>Türkiye</strong> içinse “<strong>Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız</strong>.” mesajını verdi. Aynı zamanda <strong>Lübnan’ın</strong> geleceğine dair dikkat çekici bir iddia gündeme geldi: <strong>Ülkücü</strong> liderin, <strong>Lübnan’ın</strong> <strong>Suriye</strong> ile olası birleşme senaryosunu stratejik olarak değerlendirdiği öğrenildi.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Bahçeli'nin</strong> ekonomik ve siyasi çöküşün eşiğine gelmiş <strong>Lübnan</strong> için <strong>Suriye</strong> ile entegrasyon seçeneğini masaya yatırdığı çözüm; <strong>Lübnan'ın</strong> <strong>Suriye</strong> ile siyasi bir birleşmeye gitmesi veya çok ileri düzeyde bir devlet entegrasyonu kurmasını içeriyor.</div> <h3><span><strong>İran destekli Hizbullah, Lübnan’ın Rumlarla Türkiye'yi dışlayan anlaşmasına karşı çıkmamıştı oysa anlaşmanın diğer partneri İsrail'di…</strong></span></h3> <div><strong>GKRY</strong> (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) ile <strong>Lübnan</strong> arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına (MEB/EEZ) ilişkin anlaşma, <strong>25</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2025</strong> tarihinde iki ülke liderinin <strong>Beyrut’taki</strong> <strong>Baabda</strong> <strong>Sarayı’nda</strong> imzaladığı bir protokolle resmen yürürlüğe girdi. Bu anlaşma, <strong>Lübnan’ın</strong> <strong>İsrail</strong> ile yaptığı anlaşmanın ardından onaylandı.</div> <div><strong>Güney</strong> <strong>Kıbrıs’ın</strong> <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’de</strong> doğal gaz arama imkânlarını artıran bu protokol, <strong>Rum</strong> basınında “<strong>Türkiye’nin Mavi Vatanına darbe</strong>” şeklinde yorumlandı. <strong>Lübnan</strong> hükümetinin ortağı olan <strong>Hizbullah</strong> ise o dönemde anlaşmaya karşı çıkmadı.</div> <div><strong>2025’te</strong> kurulan hükümette iki bakanlık portföyünü (Sağlık ve Çalışma Bakanlıkları) elinde bulunduran <strong>Hizbullah</strong>, parlamenter bloğu aracılığıyla hükümete destek vermiş ve güvenoyu sürecinde hükümetin yanında yer almıştır.</div> <div><strong>Hizbullah</strong>, o dönemde <strong>Lübnan</strong> siyasi yapısında önemli bir aktördü; hem parlamentoda temsil ediliyor hem de kabinede doğrudan yer alıyordu. <strong>Türkiye</strong> karşıtı söylem etrafında ilişkilerini güçlendiren <strong>Tel</strong> <strong>Aviv</strong> ve <strong>Atina</strong>, <strong>İsrail</strong>, <strong>Yunanistan</strong> ve <strong>GKRY’nin</strong> dahil olacağı bir “<strong>ortak müdahale gücü</strong>” kurma gündemini tartışmaya açmıştı.</div> <div>O nedenle <strong>Lübnan'ın</strong> <strong>Suriye</strong> ile birleştirilmesine, sırf <strong>İran'ın</strong> çıkarlarına hizmet eden <strong>Hizbullah'ın</strong> varlığını sürdürebilmesi için, <strong>Siyonist</strong> proje olabilir diyenlerin bu konuda yeniden düşünmeleri gerekiyor.</div> <h3><span><strong>Suriye-Lübnan bütünleşmesinin tarihsel ve sosyopolitik arka planı...</strong></span></h3> <div><strong>Suriye</strong> birlikleri, <strong>1976’da</strong> <strong>Lübnan’a</strong> barış gücü olarak girdi, <strong>2005’te</strong> <strong>Hariri</strong> suikastının ardından ülkeden ayrıldı; <strong>Taef</strong> <strong>Anlaşması</strong> sonrası savaş sona erse de <strong>Şam,</strong> uzun süre <strong>Lübnan</strong> siyaseti üzerinde etkili oldu.</div> <div>Günümüzde <strong>Lübnan-Suriye</strong> birleşmesi veya konfederal bir yapı fikri, tarihsel bağlardan çok, <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’deki</strong> güç dengeleri ve <strong>Lübnan’ın</strong> kırılgan iç yapısı nedeniyle tartışılıyor.</div> <div><strong>Lübnan’daki</strong> mezheplerin ve siyasi aktörlerin büyük çoğunluğu resmi birleşmeye mesafeli; herhangi bir mezhepsel grup <strong>Suriye</strong> ile entegrasyon için ön plana çıkmıyor.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Suriye’nin</strong> iç savaş sonrası kapasitesi sınırlı, ekonomik ve diplomatik sorunlar yoğun, bu nedenle <strong>Şam’ın</strong> <strong>Lübnan’ı</strong> kısa vadede resmi olarak entegre etmesi pratikte mümkün değil.</div> <div><strong>Türkiye’nin</strong> politikası sınır güvenliği ve istikrar sağlamak yönünde; <strong>Fransa’nın</strong> bölgedeki askeri hareketliliği ise enerji ve güvenlik rekabetinin bir yansımasıdır.</div> <div><strong>Fransa'nın</strong> mösyöleri <strong>Afrika'daki</strong> yenilginin tekrarlanmasından, eski iki sömürge kolonisini kaybetmekten korkuyor. Korkunun ecele faydası yok.</div> <div><strong>Suriye</strong> ve <strong>Lübnan'ın</strong> resmi birleşme olasılığı kısa vadede sınırlı görünse de ilerleyen süreçte iki ülke arasında güvenlik, ekonomi ve siyasi koordinasyonun artması devam edecektir.</div> <h3><span><strong>Pax Turcica çağı…</strong></span></h3> <div>Hiç şüphesiz bu süreç, <strong>Türkiye’nin</strong> bölgesel ve küresel güç olarak ortaya çıkışı<strong>, Pax Turcica/Pax</strong> <strong>Türk</strong> çağının gerektirdiği stratejik kapasiteyle yönetilebilecek bir proje niteliği taşımaktadır ve bölgedeki tüm büyük güçlerin hesaplarını yeniden şekillendirme potansiyeli bulunmaktadır.</div> <div><strong>Lübnan’daki</strong> <strong>Osmanlı</strong> bakiyesi <strong>Türk</strong> unsurların varlığı inkar edilemez. <strong>Osmanlı</strong> <strong>Türk</strong> yönetimi döneminde bölgede yerleşmiş ve bugün hâlen izleri süren bu topluluk, <strong>Lübnan’ın</strong> etnik ve kültürel dokusunun önemli bir parçasını oluşturur.</div> <div><strong>Cumhuriyet</strong> döneminde de <strong>Türkiye’den</strong> <strong>Lübnan’a</strong> göç eden vatandaşlarımızın sayısı azımsanmayacak düzeydedir; ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda aktif bir şekilde varlık göstermektedirler. <strong>Sünni</strong> <strong>Araplar</strong>, <strong>Dürziler</strong> hatta ve hatta <strong>Ermeniler,</strong> <strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Lübnan'a</strong> müdahalesini adeta dört gözle bekliyor.</div> <div>Bugün, <strong>Lübnan’da</strong> yaşayan <strong>Türk</strong> toplulukları yalnızca tarihî bir miras olarak değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve diplomatik bağların canlı bir temsilcisi olarak da dikkat çekmektedir.</div> <div>Bu topluluklar, geleneklerini yaşatırken modern <strong>Lübnan</strong> toplumu ile bütünleşmiş, köklü bir etkileşim ağı yaratmıştır. Dolayısıyla, <strong>Lübnan’daki</strong> <strong>Türk</strong> varlığı hem tarihî hem de güncel boyutlarıyla incelenmeye değer, canlı bir olgudur.</div> <div>Son sözü, geçmiş ve geleceğe astral seyahatte bulunan <strong>Boz Atlı Hızır</strong>’ın yoldaşları söylüyor: “Tanrı tektir, ordusu Türk’tür!..”</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>омюр челикдёнмез, Дикгазете</div> <div><strong>Seçilmiş Kaynakça</strong></div> <div>https://x.com/i/status/2016368611862925332</div> <div>https://x.com/i/status/2032060758565986678</div> <div>https://x.com/i/status/1869426919130968465</div> <div>https://kafkassam.com/lubnan-turkleri-ya-da-lubnanda-mardin-diasporasi.html</div> <div>https://www.ipsnews.net/2008/10/lebanon-in-an-uneasy-togetherness-with-syria/</div> <div>https://libnanews.com/lebanon-history-the-withdrawal-of-syrian-troops-on-april-26-2005/</div> <div>https://ajansnews.com.tr/gundem/bahcelinin-masasindaki-dosya-lubnan-suriye-entegrasyonu/</div> <div>https://www.dw.com/tr/lübnan-ile-güney-kıbrıs-arasında-deniz-yetki-alanı-anlaşması/a-74909202</div> <div>https://www.theguardian.com/world/2026/mar/09/emmanuel-macron-cyprus-europe-iran-war-drone-strike</div> <div>https://www.sabah.com.tr/gundem/2026/03/12/mhp-lideri-bahceli-her-turlu-senaryoya-hazirlikli-olmaliyiz</div> <div>https://www.reuters.com/world/france-sending-aircraft-carrier-mediterranean-macron-says-2026-03-03/</div> <div>https://www.kiprinform.com/en/cyprus_news/lebanon-urges-cyprus-not-to-equate-state-with-hezbollah-after-drone-strike/</div> <div>https://www.benguturk.com/gundem/mhp-lideri-devlet-bahcelinin-masasinda-lubnan-dosyasi-suriye-ile-birlesme-262202h</div> <div>https://apnews.com/article/lebanon-syria-saudi-arabia-deal-demarcate-border-c9fde4946055a889326c330abb40c6a4</div> <div>https://apnews.com/article/lebanon-syria-prisoners-300-deal-signed-mitri-alwais-transfer-ad3ab11f6610a8b1200a73dd2dd30097</div> <div><span><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/dogu-akdeniz-deki-kuresel-hesaplasma-uc-harfliler-fransa-yi-beyrut-ta-carpti-makale,2709.html-2709.html</strong></span></div> <div>https://www.en.politis.com.cy/globe/globe-our-neighbourhood/970935/historic-milestone-cyprus-lebanon-maritime-waters-agreed-next-step-power-connection</div> <div></div> <div></div>