<div><strong>‘Transatlantik Forumu</strong><strong>’na</strong> dönüştürülen <strong>Münih</strong> <strong>Güvenlik</strong> <strong>Konferansı</strong>, <strong>ABD</strong> yönetiminin <strong>Ukrayna'ya</strong> desteğini gösterdiği bir <strong>şov</strong> <strong>formatında</strong> gerçekleştirilmişti.</div> <div>Konferans sonrası yapılan değerlendirmelerde <strong>NATO’nun</strong> doğuya ilerleme planının <strong>Ukrayna</strong>-<strong>Karadeniz</strong> ve <strong>Kafkaslar</strong> ile sınırlı olmadığı, ittifakın <strong>Hint</strong>-<strong>Pasifik</strong> bölgesini de kendi etki alanı olarak gördüğü, hatta <strong>Tayvan</strong> ile <strong>Güney</strong> <strong>Çin</strong> <strong>Denizi’nin</strong> <strong>Güneydoğu</strong> <strong>Asya’nın</strong> <strong>Ukraynası’na</strong> dönüşmesi halinde jeopolitik çelişkilerin daha da keskinleştirecek politikalar izleneceği yorumları yapılmıştı.</div> <div><strong>ABD</strong> <strong>Dışişleri</strong> <strong>Bakanı</strong> <strong>Antony</strong> <strong>Blinken,</strong> Güvenlik Konferansında ülkesinin <strong>NATO'ya</strong> olan kararlı bağlılığını teyit eden konuşmasında, <strong>İsveç</strong> ve <strong>Finlandiya'nın</strong> ittifaka mümkün olan en kısa sürede katılmasını memnunlukla karşılayacağını belirtmişti.</div> <div>Kısacası; bu yılın <strong>Münih</strong> <strong>Güvenlik</strong> <strong>Konferansı</strong> da, <strong>Batının</strong> yeni küresel risk algılarını köpürterek, sömürgeci atraksiyonlarını sürdürülebilir bir boyuta taşımasıyla tarihe geçti. Türkçesi; bir film repliği, <strong>Batı cephesinde yeni bir şey yok</strong>?</div> <h3><strong>Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, apar topar neden Washington'a çağrıldı?</strong></h3> <div>Geçtiğimiz Cuma günü <strong>Almanya</strong> <strong>Şansölyesi</strong> <strong>Olaf</strong> <strong>Scholz</strong>, <strong>Hitler’in</strong> <strong>1944</strong> yılında <strong>Doğu</strong> <strong>Prusya’da</strong> generalleriyle bir araya gelmesinden bu yana hiçbir <strong>Alman</strong> şansölyesinin bu tür bir toplantıya katılmaması temayülünü ayaklar altına aldı. <strong>Almanya</strong> <strong>Şansölyesi</strong> <strong>Olaf</strong> <strong>Scholz</strong>, <strong>Beyaz</strong> <strong>Saray’da</strong> bir saatlik gizli bir savaş zirvesine katılmak için <strong>Washington’a</strong> yanında ülkesinin gazetecileri olmadan <strong>tek</strong> <strong>başına</strong> seyahat etti.</div> <div></div> <div><strong>Scholz, ABD Başkanı Joe Biden</strong> ile baş başa görüşmesinde, ekibinden hiçbir kimseyi toplantıya dahil etmedi. Ne <strong>Biden</strong> yönetimi ne de <strong>Alman</strong> hükümeti, bu olağanüstü seyahatin nedenini açıklamadı.</div> <div>Şansölyenin dünyanın en güvenli binasında ve hiçbir yardımcısı olmadan fiziksel olarak hazır bulunmasını gerektiren gündem ve sebeb neydi?</div> <h3><strong>Putin’e NATO’nun uyarısı; Abrams ve Leopard tankları…</strong></h3> <div><strong>ABD</strong> hükümetinin toplantının içeriğine ilişkin herhangi bir bilginin sızdırılması ihtimalini ortadan kaldırmak istediği belliydi.</div> <div><strong>Ukrayna</strong> güçlerinin stratejik <strong>Bahmut</strong> kentinde büyük bir bozgunla karşı karşıya olduğu koşullarda <strong>Biden</strong> ve <strong>Scholz</strong>, <strong>NATO</strong> birliklerinin konuşlandırılması da dâhil olmak üzere <strong>NATO</strong> güçlerinin acil askeri eylemlerini görüşmek üzere bir araya geldi.</div> <div><strong>Scholz’un</strong> <strong>Biden</strong> yönetimi tarafından savaş zirvesi için <strong>Washington’a</strong> çağırılması, <strong>Putin’e</strong> <strong>NATO’nun</strong> çatışmayı tırmandırmaktan geri durmayacağına dair bir uyarı/mesaj gibi algılanabilir.</div> <div>Bu toplantının, <strong>Abrams</strong> ve <strong>Leopard</strong> tanklarının <strong>Ukrayna’ya</strong> konuşlandırılması konusunda ortaya çıkan karışıklık ve kamuoyu anlaşmazlığını önlemek amacıyla iki ülke arasında ortak askeri karar alma ve eylemleri koordine etmek için yapıldığı ortada. Scholz ayrıca <strong>NATO</strong> birliklerinin <strong>Ukrayna</strong> ya da <strong>Belarus’a</strong> konuşlandırılmasını kabul etmiş olabilir.</div> <div>Peki neyin karşılığında?</div> <h3><strong>Kaliningrad Oblastı, Berlin, Moskova ve Washington arasında pazarlık konusu mu?</strong></h3> <div>İkili görüşmenin bir diğer gündem maddesi de <strong>Scholz’un</strong> <strong>Biden’dan</strong>, <strong>İkinci</strong> <strong>Dünya</strong> <strong>Savaşı’nın</strong> sonunda <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği’ne</strong> bırakılana kadar <strong>Almanya’nın</strong> <strong>Königsberg</strong> isimli bir şehri olan <strong>Kaliningrad’ın</strong> <strong>Rusya</strong> tarafından boşaltılması yönündeki yeni talebi. <strong>ABD’nin</strong> <strong>Scholz’un</strong> bu talebine sıcak baktığı söylenebilir.</div> <div><strong>Kaliningrad/ Königsberg</strong>, <strong>Rusya</strong><strong>'nın Rusya</strong> ile kara bağlantısı olmayan <strong>Litvanya</strong> ile <strong>Polonya</strong> arasında <strong>Baltık Denizi</strong><strong> </strong>kıyısında yer alan eksklav toprağıdır.</div> <div></div> <div>Bir devletin başka bir devlet tarafından kendisiyle bağlantısı kesilmiş toprağına <strong>eksklav</strong> <strong>toprak</strong> denir. <strong>Eksklav</strong> toprağa <strong>Nahçıvan</strong> <strong>Özerk</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> örnek verilebilir. <strong>Azerbaycan'ın</strong> toprağı olan <strong>Nahçıvan</strong> <strong>Bölgesi</strong>, <strong>Ermenistan'ın</strong> sınırlarının oluşturduğu bölge ile <strong>Azerbaycan</strong> ile bağlantısı kesilmiş, <strong>eksklav</strong> <strong>toprağa</strong> dönüşmüştür.</div> <div><strong>Kaliningrad</strong> geçmişte <strong>Rusya</strong><strong>'nın</strong> önemli bir şehri olduğu gibi <strong>Alman</strong> <strong>Doğu Prusya</strong> eyaletinin başkentidir de.</div> <div>Nüfusun; yüzde 84,4'ünü <strong>Ruslar</strong>, yüzde 4'ünü <strong>Ukraynalılar</strong>, yüzde 3,8'ini <strong>Beyaz Ruslar</strong>, yüzde 0,7'sini <strong>Ermeniler</strong>, yüzde 0,5'ini <strong>Tatarlar</strong>, yüzde 0,5'ini <strong>Litvanlar</strong>, yüzde 0,4'ünü etnik <strong>Almanlar</strong>, yüzde 0,3'ünü <strong>Polonyalılar</strong> ve geri kalan yüzde 2,4'ünü <strong>diğer</strong> milletlerden insanlar oluşturur.</div> <div><strong>Rusya'yla</strong> kara bağlantısı olmayan <strong>Kaliningrad</strong>, <strong>1945'te</strong> yani <strong>İkinci</strong> <strong>Dünya</strong> <strong>Savaşı'nın</strong> sonunda savaşı kaybeden <strong>Almanya'dan</strong> alınarak <strong>Rusya</strong> <strong>toprağı</strong> haline getirilmişti. <strong>Baltık</strong> <strong>Denizi'ne</strong> açılan ve <strong>AB</strong> üyeleriyle kara komşusu olan bölgenin <strong>Moskova</strong> için stratejik önemi çok büyük. </div> <div>Nitekim geçtiğimiz yıl, <strong>Kaliningrad Oblastı</strong>nın <strong>Rusya’nın</strong> <strong>kontrolünden</strong> çıkma ihtimaline karşı ön tedbirler almak üzere <strong>Vladimir Putin'in</strong> en yakınındaki isimlerden biri, <strong>Rusya'da</strong> çok büyük etkiye sahip <strong>Güvenlik</strong> <strong>Konseyi'nin</strong> başındaki <strong>Nikolay</strong> <strong>Patruşev</strong> de <strong>Kaliningrad'a</strong> gitmiş, ziyaretin amacı "<strong>Kuzeybatı</strong> <strong>Rusya'daki ulusal güvenlik meselesini konuşmak</strong>" olarak açıklanmıştı.</div> <div>Konu "<strong>ulusal</strong> <strong>güvenlik</strong>" olduğunda <strong>Kaliningrad</strong> çok kilit bir pozisyonda. <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Baltık</strong> <strong>Denizi'ndeki</strong> donanmasının üssü <strong>Kaliningrad'da</strong>. <strong>Moskova</strong> daha önce de nükleer kapasitesi olan <strong>İskender</strong> balistik füzelerini <strong>Kaliningrad'a</strong> konuşlandırmıştı</div> <div><strong>İkinci</strong> <strong>Dünya</strong> <strong>Savaşı’nın</strong> sonunda, <strong>ABD</strong> ordusu içinde Sovyetler Birliği’ne karşı bir son dakika <strong>ABD-Alman ittifakını</strong> destekleyen unsurlar vardı. Mesela <strong>Churchill</strong>, <strong>Ruslar’a</strong> karşı savaşmak üzere <strong>Müttefik</strong> <strong>kuvvetlerle</strong> birlikte 50 bin <strong>Alman</strong> askerini silahlandırmak istiyordu. Günümüzde <strong>Churchill'in</strong> yerini <strong>Joe</strong> <strong>Biden</strong> almış görünüyor.</div> <h3><strong>Tüm bu yaşanılanların perde arkasında ne var?</strong></h3> <div>Olası <strong>ABD/Çin</strong> savaşında <strong>Moskova’nın</strong> soğuk savaş döneminden müttefiki <strong>Çin Halk Cumhuriyeti’ne</strong> yardım etmesinin önüne geçmek için <strong>NATO</strong>, <strong>Rusya’yı</strong> <strong>Karadeniz’den</strong> ve <strong>Kafkaslardan</strong> kıskaca almayla sonuçlanacak adımlar atıyor. <strong>Gürcistan’da</strong> ki <strong>muhalefetin</strong> sokaklara dökülmesini bu açıdan yorumlamak mümkün. Ayrıca “körün gözüne parmak” dercesine <strong>Gürcistan</strong> <strong>Parlamentosu</strong> önünde <strong>Ukrayna</strong> <strong>bayrağı</strong> açmaları, bu gösterilerin perde arkasındaki azmettirici odağı gösteriyor.</div> <div><strong>Gürcistan'da</strong> güçlü bir <strong>Rus</strong> <strong>karşıtlığı</strong> var. <strong>Türkiye'de</strong> yerleşik <strong>Gürcü</strong> <strong>diasporasında</strong> bile bu karşıtlık tavan yapmış durumda.</div> <div><strong>Türkiye'deki</strong> <strong>Gürcülerin</strong> soğuk savaş dönemi <strong>NATO</strong> propagandasının kurbanı oldukları söylenebilir. <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği’nin</strong> dağılmasından sonra <strong>Moskova</strong> ve <strong>Tiflis</strong> arasında ortaya çıkan sorunlar ve silahlı çatışma, <strong>Rus</strong> karşıtlığını belirginleştiren etkenlerden.</div> <div></div> <div><strong>Milliyetçi Gürcüler</strong> her fırsatta <strong>Rusların</strong> karşısına çıkmayı, ulusal bilinç görüyor. Bu nedenle <strong>Ukrayna</strong> savaşı başladığından beri, yoğun çatışmaların yaşandığı özellikle <strong>Mariupol</strong>, <strong>Herson</strong>, <strong>İripin</strong> ve <strong>Mikolayev</strong> gibi birçok cephelerde savaşıyorlar. Resmi olmayan rakamlara göre 1.<strong>000'e</strong> yakın <strong>Gürcü</strong> <strong>savaşçı,</strong> <strong>Ukrayna'da</strong> aktif olarak savaşmayı sürdürüyor.</div> <div><strong>Gürcistan</strong>; <strong>Orta</strong> <strong>Asya</strong> ve <strong>Azerbaycan’daki</strong> enerji hatlarının geçiş güzergâhının başlıca duraklarından biri. “<strong>Gül</strong> <strong>Devrimi</strong>” diye anılan eylemlerin ardından iktidara gelen <strong>Mihail</strong> <strong>Saakaşvili</strong> döneminde ise <strong>Rusya</strong> ile ilişkiler iyice gerildi.</div> <div><strong>Gürcistan’ın</strong> <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya</strong> ile sorunları mevcut.</div> <div><strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği</strong> dağıldığında <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya</strong> bağımsızlıklarını ilan ederek <strong>Gürcistan’dan</strong> ayrıldıklarında <strong>Gürcistan</strong> ile <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya</strong> arasında çatışmalar yaşanmıştı.</div> <div><strong>Güney</strong> <strong>Osetya</strong> ve <strong>Gürcü</strong> yönetimi arasındaki güç mücadelesi ve sözlü sataşmalar beş gün süren <strong>Ağustos</strong> <strong>2008</strong> savaşıyla sonuçlandığında, <strong>Gürcistan’ın</strong> hiç de efelendiği gibi askeri gücünün bulunmadığı ortaya çıkmıştı; çünkü <strong>Gürcistan</strong> topraklarının bir kısmı, hiç de hesaba katmadığı biçimde <strong>Rus</strong> birliklerince işgal edilmişti. <strong>Savaş</strong>, <strong>AB’nin</strong> arabuluculuğuyla <strong>12 Ağustos’ta</strong> sağlanan ateşkes anlaşmasıyla sonlandığında, <strong>Rus</strong> <strong>birlikleri</strong>, <strong>Ekim 2008’de</strong> <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya</strong> dışında işgal ettikleri <strong>Gürcü</strong> topraklarından çekildi.</div> <div></div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong>, <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya’nın</strong> bağımsızlıklarını tanıma kararı aldı ve <strong>Abhazya</strong> ile 24 Kasım <strong>2014</strong> tarihinde “<strong>Stratejik Ortaklık ve İttifak Anlaşması</strong>”, <strong>Güney</strong> <strong>Osetya</strong> ile de 18 Mart <strong>2015</strong> tarihinde “<strong>İttifak ve Entegrasyon Anlaşması</strong>” imzaladı.</div> <div><strong>Gürcistan</strong>, kendi sınırlarına dahil <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya’nın</strong> <strong>2008’den</strong> beri <strong>Rusya’nın</strong> <strong>işgali</strong> altında olduğunu belirtiyor, <strong>Rusya’dan</strong> bu işgaline son vermesini talep ediyor.</div> <div><strong>Türkiye</strong> ise <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya’nın</strong> “<strong>bağımsızlığını</strong>” tanımıyor, geleneksel dış politik konseptine uygun şekilde <strong>Gürcistan’ın</strong> egemenlik ve toprak bütünlüğünü destekliyor.</div> <div>Bir zamanlar <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği’nin</strong> en zengin bölgelerinden biri olan Gürcistan’ın ekonomisi, bağımsızlık sonrası <strong>Sovyetler’in</strong> ucuz enerji kaynaklarını yitirmesi ve ticaret bağlarının kopmasıyla hızlı bir çöküş yaşadı. Son yıllarda bölgede nüfuz sahibi olmak için <strong>Moskova’nın</strong> başlıca rakibi <strong>Washington</strong>.</div> <h3><strong>Türkiye’nin Gürcistan’da askeri üssü var…</strong></h3> <div>Haziran <strong>2002’de</strong> <strong>Gürcistan'ın</strong> <strong>SSCB'den</strong> bağımsızlığını kazanmasından sonra, topraklarında ilk <strong>NATO</strong> tatbikatı, <strong>NATO</strong> <strong>Güneydoğu</strong> <strong>Avrupa</strong> <strong>Müşterek Kuvvetler Komutanı Orgeneral Oktar Ataman</strong> komutasında başladı.</div> <div><strong>Rusya</strong> ve <strong>Gürcistan</strong> arasında <strong>AGİT</strong> <strong>İstanbul</strong> <strong>Zirvesi</strong> sırasında yapılan anlaşmaya göre<strong> Viziani</strong> ve <strong>Gudauta</strong> bölgelerindeki <strong>Rus</strong> askerî üslerinin 1 Temmuz <strong>2001'de</strong> boşaltılması ve <strong>Sovyet</strong> <strong>Askeri</strong> birliklerinin çekilmesinin ardından <strong>Gürcistan'ın</strong> <strong>Vaziani</strong> ve <strong>Gudauta</strong> bölgelerine, <strong>Türk</strong> <strong>askerleri</strong> yerleştirildi.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>NATO</strong> bayrağı altındaki <strong>Türk</strong> birliklerinin bölgeye yerleştirilmesi kapsamında, <strong>NATO</strong> <strong>Askeri Komitesi Başkanı Amiral Gvido Venturoni'nin</strong> <strong>Gürcistan</strong> ziyareti sonrasında <strong>Genelkurmay</strong> <strong>İstihbarat</strong> <strong>Başkanlığı Güvenlik Daire Başkanı Tümgeneral Ali Hasan Gürcihan</strong> başkanlığındaki <strong>Türk</strong> <strong>askerî</strong> <strong>heyeti</strong> de aynı maksatla <strong>Tiflis'e</strong> gitmişti.</div> <h3><strong>Gürcistan Devlet Başkanı, protestocuları destekledi ve veto sözü verdi!..</strong></h3> <div>“<strong>Rus</strong> <strong>tipi</strong> <strong>yasa</strong>” bahane, <strong>Gürcistan’ı</strong> karıştırmak şahane. <strong>Gürcistan'ın</strong> <strong>AB</strong> aday statüsü başvurusunu <strong>Brüksel</strong> tarafından değerlendirilme aşamasında, “<strong>Yabancı ajanların şeffaflığı</strong>” ve “<strong>yabancı ajanların kaydedilmesi</strong>” konularındaki iki tasarı; iktidardaki <strong>Gürcü</strong> <strong>Rüyası</strong> <strong>Partisi</strong><strong>’nin</strong> yakın ortağı <strong>Batı</strong> <strong>karşıtlığı</strong> ile bilinen <strong>Halkın Gücü Partisi</strong> tarafından teklif edildi.</div> <div><strong>Gürcistan Parlamentosu'nca</strong> "<strong>Yabancı Etkinin Şeffaflığı Hakkında</strong>" yasa tasarısının onaylanmasına bazı protestocular tepki gösterdi. Benzer bir “<strong>yabancı</strong> <strong>ajan</strong>” düzenlemesi <strong>Rusya’da</strong> <strong>2012</strong> yılında yasalaştı. <strong>Şubat</strong> ayında, yabancı ajanlara ilişkin kanun taslağının iki versiyonu <strong>Gürcistan</strong> <strong>Parlamentosunda</strong> görüşüldü. İkincisi, <strong>ABD</strong> <strong>Yabancı</strong> <strong>Temsilciler</strong> <strong>Kayıt</strong> <strong>Yasası'nın</strong> bir çevirisiydi. </div> <div>Yıllar içerisinde ise <strong>Batı’dan</strong> fon alan sivil toplum örgütleri ile medya hedef alındı.</div> <div><strong>Belarus</strong>, <strong>Tacikistan</strong> ve <strong>Azerbaycan</strong> gibi eski <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği</strong> ülkeleri de <strong>STK’ların</strong> faaliyetlerini kısıtlayan benzer yasaları meclislerinden geçirmişti. <strong>Rusya</strong> ve <strong>Gürcistan'da</strong> “<strong>ajan</strong>” kelimesi “<strong>casus</strong>” ve “<strong>hain</strong>” anlamlarında kullanılıyor ve <strong>STK’lar</strong> için olumsuz bir çağrışıma sahip. <strong>STK’ların</strong> ülke ve toplum yararına değil, dış güçlerin çıkarlarına çalıştığı gibi bir ima söz konusu.<strong> </strong>Bu imanın doğruluk payı çok yüksek. <strong>Türkiye'de</strong> de bu <strong>etki</strong> <strong>ajanlarından</strong> çokça var.</div> <div><strong>Gürcistan’ın</strong> başkenti <strong>Tiflis’te</strong> ülkede basın özgürlüğünü kısıtlayacağı ve sivil toplumu da bastıracağı yönünde tartışmalara neden olan yeni yasa tasarısını protesto eden göstericilerle, polis arasında çatışmalar yaşandı.</div> <h3><strong>ABD ve Avrupa Birliği, bu girişime açıkça karşı çıktı…</strong></h3> <div><strong>ABD'de</strong> temaslarda bulunan <strong>Gürcistan'ın</strong> kadın <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Salome</strong> <strong>Zurabişvili</strong>, <strong>Tiflis'teki</strong> olaylarla ilgili konuşmasında <strong>Parlamentonun</strong> onayladığı "<strong>Yabancı Etkinin Şeffaflığı Hakkında</strong>" yasasının aslında <strong>Rusya'nın</strong> "<strong>talimatıyla</strong>" hazırlanan bir yasa olduğunu iddia etti ve "<strong>Bu yasa ne şekilde olursa olsun iptal edilmelidir</strong>." dedi.</div> <div><strong>Zurabişvili</strong> söz konusu yasanın <strong>Gürcistan'ın</strong> <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği</strong> (AB) ve <strong>NATO</strong> entegrasyonuna karşı olduğunu savunarak parlamentoda yasanın onaylanmasına oy veren herkesin anayasaya karşı çıktığını savundu. Masasına gelmesi halinde yasa tasarısını veto edeceğini söyleyen <strong>Gürcistan</strong> <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Salome</strong> <strong>Zourabiçvili</strong> ise, protestocuların yanında olduğunu söyledi.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Parlamento</strong> binası önünde toplanan ve ellerinde <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği</strong> ve <strong>Ukrayna</strong> bayrakları taşıyan binlerce protestocuyu dağıtmak için polis, tazyikli su ve biber gazı kullanıyor.</div> <div>Gösterilere katılan ana muhalefet partisi <strong>Birleşik Ulusal Hareketi</strong> ile diğer muhalefet partilerinin liderleri, söz konusu yasanın demokrasi karşıtı olduğunu savunuyor. Ayrıca meydanda tutuklu, <strong>ABD</strong> kuklası eski <strong>cumhurbaşkanı</strong> <strong>Mikheil Saakashvili</strong>'yi savunan sloganlar ve hükümetin istifası talepleri duyuldu.</div> <div><strong>Gürcistan Başbakanı Giorgi Garibaşvili</strong> ise, “<strong>AB ve küresel standartlara uygun olduğunu</strong>” iddia ettiği yasaya destek veriyor.</div> <div>Protestocular “<strong>Hepimiz bunun bir Rus yasası olduğunu biliyoruz. Eski Sovyetler Birliği'nin bir parçası olmak istemiyoruz, Avrupa Birliği'nin bir parçası olmak istiyoruz, Batı yanlısı olmak istiyoruz</strong>" diyorlar. Bunların amacı <strong>Gürcistan'ı</strong>, <strong>Ukrayna'nın</strong> <strong>pozisyonuna</strong> düşürmek.</div> <div>Aslında hükümet, bu yasa tasarısını parlamentoya taşımakta oldukça haklı. Fonlarının yüzde 20'sinden fazlasını <strong>yurtdışından</strong> alan sivil toplum kuruluşları (STK) ve bağımsız medyanın kendilerini “<strong>yabancı</strong> <strong>ajan</strong>” olarak beyan etmelerini zorunlu kılan, aksi takdire para cezasına çarptırılmalarını düzenleyen yasa, <strong>Batılı</strong> ülkelerin tepkisini çekiyor. Çünkü böylelikle onların ülke içindeki payandaları gün yüzüne çıkıyor.</div> <div><strong>Gürcistan'ın</strong> adaylık başvurusunu değerlendiren <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’nden</strong> de yasa tasarısına tepki var. <strong>AB</strong> <strong>Dış</strong> <strong>Politika</strong> <strong>Yüksek</strong> <strong>Temsilcisi</strong> <strong>Josep</strong> <strong>Borrell</strong>, yasanın "<strong>AB değerleri ve standartlarıyla uyumsuz olduğunu</strong>" dile getirdi.</div> <div><strong>Moskova'nın</strong> <strong>1990'larda</strong> <strong>Gürcistan'dan</strong> ayrılan <strong>Abhazya</strong> ve <strong>Güney</strong> <strong>Osetya</strong> bölgelerindeki ayrılıkçıları desteklemesi nedeniyle, <strong>Rusya</strong> pek çok <strong>Gürcü</strong> tarafından “<strong>düşman</strong>” olarak görülüyor.</div> <div>Çoğu protestocunun ve ülkedeki muhalefetin korktuğu şey, yasanın kabul edilmesinin <strong>Gürcistan'ın</strong> uzun süredir devam eden <strong>AB'ye</strong> <strong>katılma</strong> arzusuna son vermesi. <strong>Gürcistan</strong> nüfusunun <strong>yüzde</strong> <strong>80'inden</strong> fazlası, <strong>Gürcistan'ın</strong> ülke anayasasında da yer alan <strong>Avrupa</strong> perspektifini destekliyor.</div> <div><strong>Sonuç:</strong></div> <div><strong>ABD</strong> ve <strong>NATO</strong>, <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu'nu</strong> çevrelemeyi sürdürüyor. Bu kuşatma harekatının tek hedefi <strong>Ukrayna</strong> değildi. Nitekim ta aşağıda, <strong>Yunanistan</strong>, <strong>Bulgaristan</strong> ve <strong>Romanya’yı</strong> içine alan bir küresel planla karşı karşıyayız.</div> <div><strong>Gürcistan'da</strong> yaşananlar, aynı projenin yansıması. <strong>Küresel</strong> <strong>kapitalizm</strong>, kendi rengine boyanmayan hiçbir sisteme hayat hakkı tanımamakta oldukça kararlı.</div> <div>Bu nedenle <strong>Türk</strong> <strong>siyasetine</strong> <strong>müdahale</strong> ediyorlar. <strong>Londra</strong> - <strong>Washington</strong> <strong>ortaklığının</strong> <strong>Türk</strong> <strong>siyasetini</strong> <strong>dizaynı</strong>, son günlerdeki politik gelişmelerle daha net görülebiliyor.</div> <div><strong>Küresel</strong> <strong>kapitalizm</strong>, <strong>Rusya</strong> ile kendi milli çıkarları doğrultusunda ilişki geliştiren <strong>Türk</strong> <strong>hükümetinden</strong> <strong>rahatsız</strong>.</div> <div>Seçimlere gidilirken <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Türkiye</strong> <strong>desteğini</strong> <strong>budamak</strong> amacındalar.</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>Seçilmiş Kaynakça</div> <div>https://lenta.ru/news/2023/03/08/protest/</div> <div>https://www.bbc.com/turkce/articles/cv2vjz0ygk4o</div> <div>https://tass.ru/mezhdunarodnaya-panorama/17216779</div> <div>https://www.pravda.com.ua/rus/news/2023/03/7/7392407/</div> <div>https://www.wsws.org/tr/articles/2023/03/08/npfs-m08.html</div> <div>https://www.milliyet.com.tr/siyaset/23-yil-sonra-iran-da-5212277</div> <div>https://www.rbc.ru/politics/07/03/2023/640793929a79470951b21629</div> <div>https://www.voaturkce.com/a/gurcistanda-siddetli-protestolar/6995345.html</div> <div>https://www.voaturkce.com/a/münih-guvelik-konferansi-basladi/6967083.html</div> <div>https://www.mepanews.com/gurcistanda-yasanan-olaylarin-sebebi-ne-58846h.htm</div> <div>https://twitter.com/Realistqx/status/1633544081610530861?t=Q_KqaiceMQnTALJWqIB0lg&s=19</div> <div>https://www.chveneburi.net/gundem/gurculer-ukrayna-daki-savasta-olen-kahramanlarina-agliyor-h942.html</div> <div>https://tr.euronews.com/2023/03/08/gurcistanda-parlamento-onundeki-protestoya-guvenlik-gucleri-mudahale-etti</div> <div>https://www.5.ua/ru/myr/razhon-demonstrantov-v-hruzyy-oppozytsyia-anonsyrovala-novie-protesti-vkliuchenye-300740.html</div> <div>https://sputniknews.com.tr/20230308/gurcistan-cumhurbaskanindan-protestoculara-destek-yabanci-etki-yasasini-veto-edecegim-1067975518.html</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/abd-disisleri-bakani-mike-pompeonun-gurcistan-ziyareti-ve-dusundurdukleri-makale,3019.html-3019.html</strong></div> <div><strong></strong></div>