<div><span><span>-ABD’deki isyanla ilgili olarak değerlendirmelere devam ediyoruz.-</span></span></div> <div><span><span>Beyaz bir insan <strong>Çin’den</strong> <strong>Avrupa’ya</strong> gittiğinde dinini, dilini değiştirdiğinde izini kaybettirebilir, kimliğini gizleyebilir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Zencilerin</strong> (1) böyle bir şansı yoktur. </span></span></div> <div><span><span>Kendini şekilden şekle soksa da, elli takla atsa da dıştan bakıldığında siyahtır. </span></span></div> <div><span><span>Kendini gizleyemez!</span></span></div> <div><span><span><strong>Irkçı</strong> bir toplumda ülkenin ötekisidir, en alt tabakasıdır. </span></span></div> <div><span><span>Bu <strong>ırk</strong> meselesiyle ilgili olarak yapılan araştırmalarda, eski <strong>Mısır’da,</strong> <strong>Arapların</strong> üstün, <strong>beyazların</strong> aşağı ırk sayıldıklarını görüyoruz.</span></span></div> <div><span><span>Hatta zencilerin, beyazlara nispetle kaburga kemiklerinin bir fazla olması <strong>üstünlük alameti</strong> olarak kabul edilmiştir. </span></span></div> <div><span><span>Bu durum, bugün dilimizde halen kullanılmaktadır. “<strong>Senin kaburga kemiğin filandan fazla mı</strong>” denir (2). </span></span></div> <div><span><span>Doğu toplumlarında, özellikle <strong>Ortadoğu’da</strong> kölelik vardı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kölelik</strong>, borç ödeme, evlat satma, çocuk çalma, harplerde esir almak vs gibi yollarla elde edilirdi. </span></span></div> <div><span><span><strong>İslamiyet’in</strong> zuhuru ile birlikte kölelik sistemi büyük ölçüde ortadan kalktı. </span></span></div> <div><span><span><strong>İslam hukukunda,</strong> kölenin efendisinin haklarına erişmesi çok kolaydı ve yükselmesini engelleyecek hukuki ve psikolojik bir engel yoktu. Dolayısıyla <strong>Osmanlı</strong> coğrafyasında milletler birbirine karıştı ve insanlar arasında ayrım yapmaya yarayacak tek kriter olarak <strong>din</strong> kaldı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Din</strong> de üstünlük sebebi değildi, üstünlük sebebi <strong>takva</strong> idi. </span></span></div> <div><span><span>Fransız düşünür <strong>Alexis de Tocqueville,</strong> kölelik sistemi üzerine yaptığı incelemelerde şu kanaate varmıştı:</span></span></div> <div><span><span>“Eski toplumlarda köle, efendisiyle aynı ırktandı ve çoğu zaman bilgi ve eğitim seviyesi olarak efendisinden üstündü. Köle ile efendiyi ayıran tek şey, özgürlüktü. </span></span></div> <div><span><span>Köleye özgürlük tanındığı zaman, efendi ile köle kolaylıkla bütünleşirdi. Ancak bu durum, Amerika’da geçerli değildir. Öyle ki; siyahî bir insanı özgürleştirebilirsiniz fakat Amerikalılar’ın gözünde o insanın bir yabancı olarak kalmasını engelleyemezsiniz. </span></span></div> <div><span><span>Amerikalı zenci, ne kadar bilge olursa olsun, ne kadar üstün ahlaka sahip olursa olsun, küçük görülmeyi derisinin renginden alıyordu.</span></span></div> <div><span><span>Kölelik kavramı kaldırıldıktan sonra, beyazların kafasında ‘bunların yedi sülalesini para ile satın almıştık’ düşüncesi sabit kaldı. </span></span></div> <div><span><span>Ön yargılar terk edilmedi. Bu yüzden hiçbir zaman siyahîler, Amerikalılar ile tam anlamıyla bütünleşemeyecektir.”</span></span></div> <div><span><span>Evet, hoşgörü (tolerans kültürü - ılımlılık- huzur- güvenlik - eminlik) yoksa, fikre saygı yoksa devlet teşkilatında görevlendirmede <strong>liyakat-sadakat</strong> ölçü değilse o ülkelerde iktisadi gelişme de hızlanamaz, demokrasi de gelişemez. </span></span></div> <div><span><span>“<strong>Hoşgörü</strong>” dediğimiz şey aslında <strong>azınlık/öteki </strong>olarak algılanan insanların haklarının korunması, <strong>fırsat eşitliği, kanunlar karşısında eşitlik, ırk ve cinsiyet ayrımının reddi, zayıfların ve fakirlerin korunması</strong> gibi sosyal ve ekonomik hakları da kapsayan bir dizi <strong>ilkeler</strong> serisidir. </span></span></div> <div><span><span>Güç kullanmada <strong>denge mekanizmaları, kamuoyu denetimi </strong>gibi birçok unsur, demokratik teorinin ilkeleri arasında sayılabilir.</span></span></div> <div><span><span>Konumuz <strong>demokratik teoriyi analiz etmek</strong> olmadığı için bu konuya nokta koyarak meseleyi <strong>ABD açısından değerlendirmeye </strong>devam edeceğiz.</span></span></div> <div><span><span><strong>Amerikan Devleti’</strong>nin kodlarında mevcut <strong>gizli eşitsizlik,</strong> toplumsal gerilimin temel sebebidir. </span></span></div> <div><span><span>İyi yönetimin en önemli ölçütü, <strong>devletin halkın malı </strong>olduğunu bilmektir. </span></span></div> <div><span><span>Bu kriter; <strong>halka şefkatle, merhametle muamele etmeyi</strong> mecbur kılar. </span></span></div> <div><span><span>Kötü yönetimin en büyük ölçüsü ise <strong>kendini her şeyi yapmaya muktedir görmek</strong>, dolayısıyla kibirdir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kibir,</strong> tek başına kötü yönetimin ta kendisidir. </span></span></div> <div><span><span>Halkın infialini celp eden haklı bir hadise olduğunda; kim çıkar şöyle derse biliniz ki orada iyi yönetim mevcut değildir; <strong>“Köpekler… Fareler… Küstahlar, bir sorun şikâyet edilecekse böyle ifade edilemez. Bu durum kabul edilemez. Sokaklara teslim olacak kadar aciz değiliz. Üç buçuk çapulcu, ayak takımı vs”</strong> </span></span></div> <div><span><span>Bir yerde hata varsa o hatanın nereden geldiğini görmek ve ona göre davranmak <strong>hızla tedbir alarak düzeltmek</strong> hayati derecede önemlidir. </span></span></div> <div><span><span>Haklı talepler kuvvetle-şiddetle bastırılsa bile yüzlerce yıl sürecek kin ve öfke bırakır. </span></span></div> <div><span><span>Ancak dünya tarihinden biliyoruz ki; birçok zulüm ve isyan sebeplerini temelinden çözecek tedbirler kibirli davranışlar yüzünden zamanında alınamamış, işler “<strong>Spartacus</strong>” isyanına kadar varmıştır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Amerika</strong>’da olanlar, tipik bir “<strong>Spartacus olayı</strong>”dır. </span></span></div> <div><span><span>Hadiselerin nereye varacağını kestiremezsiniz.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>, polisin ilk anda uyguladığı orantısız gücün yarattığı <strong>ölüm</strong> <strong>olayı</strong> nedeniyle, toplumdan devlet adına özür dileyip ve söz konusu polislerin derhal suçüstü mahkemesine çıkarılacağını açıklasaydı, olaylar bu boyuta gelmeyebilirdi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Özür dilemek, yanıldığını-şaşırdığını söylemek</strong> yüksek bir vasıftır, üstün kültürlerin yüksek medeniyetlerin davranış tarzıdır.</span></span></div> <div><span><span>Devlet otoritesiyle <strong>zulmü</strong> karıştırırsanız, otoritenin zaafa düştüğünü söylerseniz, yanlış yapan kamu görevlilerini şımartırsanız, doğru yolu bulamazsınız. </span></span></div> <div><span><span>Devleti yönetenler, olayların büyümesini engellemek yerine kendi seçmenlerine yaranmak için yangına körükle giderlerse <strong>devlet içi dengeler</strong> hassas hale gelir, bir üfürükle devlet otoritesi çöker.</span></span></div> <div><span><span>Devlet otoritesinin çöktüğü yerde,<strong> anarşi ve terör</strong> hakim olur, ülke <strong>cehenneme</strong> döner. </span></span></div> <div><span><span><strong>Otorite</strong> ile <strong>hoşgörü</strong> arasında hassas bir denge vardır.</span></span></div> <div><span><span>Bunu iyi tutturmak lazımdır.</span></span></div> <div><span><span>Toleransın da bir ölçüsü vardır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Demokrasi</strong> deyip, hadiselerin kökenini anlayamazsanız <strong>tolerans,</strong> işlerin çığırından çıkmasına yol açar. </span></span></div> <div><span><span>Bizdeki <strong>Gezi</strong> hadiselerinde olduğu gibi…</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong> <strong>Genel Kurmay </strong>eski<strong> Başkanı</strong> ve <strong>Dışişleri </strong>eski<strong> Bakanı</strong> siyahi <strong>Colin Powell</strong>, <strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>'ı, siyahî Amerikalı George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ve ülke geneline yayılan protestolara tepkisi nedeniyle “<strong>anayasadan uzaklaşmakla</strong>” suçladı.</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD’de</strong> anayasa kimin anayasasıdır, devletin sahibi kimdir?</span></span></div> <div><span><span>Devletin sosyolojik derinliği nedir? </span></span></div> <div><span><span>Para babalarının, kurucu babaların kurduğu <strong>devletin felsefesi</strong> nedir?</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD’de</strong> mevcut yöneticiler, devletin asli vazifesini anlamış mıdır?</span></span></div> <div><span><span><strong>Devletin vazifesi</strong> para ve mal sahiplerinin malını korumak kısaca “<strong>mülkiyeti korumak mıdır</strong>”, topyekûn halkı korumak mıdır? </span></span></div> <div><span><span>Halk, <strong>Allah tarafından</strong> yönetime emanet edilmiş kutsal bir varlık mıdır? </span></span></div> <div><span><span>Sürü müdür, karın tokluğuna çalıştırılmasında, aç kalmasında herhangi bir mahzur olmayan, parası yoksa ‘<strong>corona</strong>’dan ölmesi gereken sivrisinek vızıltısı mıdır? </span></span></div> <div><span><span><strong>Amerika’da</strong> halk kimdir, nedir, korunmaya değer bir varlık mıdır, bu durum anlaşılmış değildir.</span></span></div> <div><span><span>Aynı <strong>Colin Powell, Türkiye</strong>’ye geldiğinde şöyle bir demeç vermişti:</span></span></div> <div><span><span><strong>“Amerika Birleşik Devletleri bir Amerikan Yahudi devletidir”.</strong></span></span></div> <div><span><span>Eğer <strong>ABD,</strong> <strong>Yahudi devletiyse</strong> onun kanunu paradır, halkı da “<strong>goyim</strong>”dir, ciddiye alınacak anayasası da yoktur. Mülkiyette en büyük tanrıdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD’de</strong> iç çatışmalar neden bu aşamaya geldi, bu konuyu analiz etmeye devam edeceğiz. </span></span></div> <div><span><span>Değerli akademisyen arkadaşımız, kendisini ve fikirlerini öteden beri takdir ettiğim <strong>Abdullah Ekinci</strong> Bey, bir not göndermişti. <strong>ABD’deki</strong> olayları anlamamız bakımından çok önemli olduğunu gördüğüm bu mektubu değerlendirerek, üzerinde düşünmeye devam edeceğiz.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Suat Gün, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>DİP NOTLAR</span></span></div> <div><span><span>(1) Zenci kelimesini bilinçli olarak kullanıyorum. Dünyanın en siyah insanları sıfır (ekvator) ile 150 Güney paraleli arasında yaşar, <strong>Osmanlı</strong> devirlerinde <strong>Zengibar</strong> <strong>Adası</strong> sakinlerine istinaden <strong>Zenci</strong> kelimesi kullanılmıştır. Bu ifade, ırktan ziyade bu insanların yaşadığı coğrafyaya istinaden kullanılmıştır. “<strong>Zenci”</strong> dediğinizde <strong>Afrikalı</strong> birini ifade ediyorsunuz. “<strong>Siyahî</strong>” dediğinizde doğrudan renk ve ırkı ifade ediyorsunuz.</span></span></div> <div><span><span>(2) https://sorularlaislamiyet.com/hepimiz-hz-adem-ve-hz-havvadan-geldigimize-gore-zenciler-nasil-degisik-yaratildilar-neden-onlarin-0</span></span></div> <div></div>