MOSKOVA - ÖZEL
Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin sınırlarını netleştirmeyi amaçlayan yasa tasarısı, Ege ve Akdeniz’de egemenlik iddiaları bulunan ülkeler arasında geniş yankı uyandırdı. Konuya ilişkin Rus İzvestia gazetesine değerlendirmede bulunan siyaset bilimci Alina Sbitneva, söz konusu girişimin önemli mesajlar içerdiğini belirtti.
Sbitneva, Türkiye’nin denizlerdeki politik hamlelerinin uzun süredir devam eden bir stratejinin parçası olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce dile getirdiği “fiziksel sınırlarımız ile kalbimizdeki sınırlar farklıdır” sözlerinin Ankara’nın dış politika yaklaşımını yansıttığını hatırlattı.
Uzman, hazırlık aşamasındaki yasa tasarısının henüz kamuoyuna açıklanmış resmi bir metninin bulunmadığını vurgulayarak, buna rağmen Türkiye’nin söz konusu ihtilaflı bölgeleri zaten kendi egemenlik alanı olarak değerlendirdiğini söyledi.
Sbitneva’ya göre Ankara, uluslararası hukuk çerçevesinde mevcut dengeyi değiştiremediği için, iddialarını ulusal mevzuat üzerinden temellendirmeye çalışıyor. Ancak bu tür girişimlerin uluslararası düzeyde geniş bir kabul görmesinin beklenmediğini de sözlerine ekledi.
Sbitneva, Türkiye’nin atıfta bulunacağı düzenlemelerin fiilen yalnızca Ankara tarafından tanınabileceğini belirtti.
Uzman, yasa tasarısının kabul edilmesinin sahadaki gerçek durumu değiştirmeyeceğini ifade ederken, NATO içinde yer alan iki müttefik ülke olan Türkiye ve Yunanistan’ın karşı karşıya gelme riskine dikkat çekti. Yunanistan’ın aynı zamanda Avrupa Birliği üyesi olduğunu hatırlatan Sbitneva, Türkiye’nin ise uzun yıllardır AB üyeliği hedefinde ilerlemekte zorlandığını söyledi.
Sbitneva, böyle bir gerilimin ne NATO’nun ne de tarafların çıkarına olmayacağını vurguladı.
.
Fuad Safarov, dikGAZETE.com