<span>İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, ''paralel yapı'' soruşturması kapsamında şüpheli Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.</span> <span> Hakkında, "Paralel Örgüt elebaşı" olarak "Kırmızı Bülten" çıkarılması da beklenen Gülen'e hitaben yazılmış bir "Açık Mektup" geldi.</span> <span>Dikgazete.com haberlerinden birine, Ahmet Beyaz imzası ile "Yorum" olarak eklenen "Açık Mektup", <strong>"Bu aslında, Fethullah Gülen'e ilk ve tek mektubumdur; ama aynı zamanda 'son' olmasını dilediğim için, 'Son Mektup' dedim"</strong> diye başlıyordu.</span> <span>Ahmet Beyaz, Pensilvanya'daki sarayında 'inziva'da olan, ancak herşeyden haberdar da edilen Gülen'e hitaben yazdığı mektubun, (herhalde kendisine ulaşmasında 'sıkıntı' olabileceğini düşündüğünden)  dikgazete.com aracılığı ile <strong>"Fethullah Gülen'e Açık Mektup"</strong> olarak yayınlanmasının faydalı olabileceğini de eklemiş.</span> <span>İşte, <strong>"Başka hiçbir mecrada değil, sadece dikgazete.com aracılığı ile"</strong> paylaşılan o mektubu, noktasına dokunmadan aynen sunuyoruz...</span> <span><strong>İşte, Fethullah Gülen'e hitaben, "Samimi duygularla" dile getirilenler:</strong></span> <span>Gerilim üreterek İnsan ruhunu daraltmaktan vazgeçin, bıktık artık!</span> <span>Bu topraklarda asırlardır yaşanan darbe olaylarını zihinsel hafızasına kazımış bir halk olarak kendimizi, susarak ve sezgilerimizle ifade etmeye çalışıyoruz.</span> <strong><span>Son yıllarda gelişen olaylar karşısındaki beklentimiz de bir gereksinim olarak adaletin sağlanlanmasını istemekten ibaret.</span></strong> <span>Hal böyle iken, siz niçin ve hangi gerekçeyle suça bulaşmış bir takım devlet görevlilerinin biyografisini aklamaya çalışıyorsunuz.</span> <span>Bunu anlamakta zorluk çekiyoruz.</span> <span>Kıtmir söylemleriyle kendinizi önemli görmediğinizi ifade ediyordunuz. </span> <span>Şimdi ne oldu da kendinizi bu kadar parçalıyorsunuz.</span> <span>Bu denli acımasız olmak zorunda kalmanız, iktidarın terbiye edilmesi gerektiğine karar veren <strong>'Bir üst akıl'</strong> tarafından "Hizmet"i araçsallaştırarak, <strong>"Humeyni gibi dönememe"</strong> nedenin den mi kaynaklanıyor?</span> <span>Belli ki dolmaya gelmişsiniz! Getirmişler!..</span> <span>Yanılsamanın koşullandırıp biçimlendirdiği önyargılardan arınmak yerine, hala hırsınızın enerjisinden gerilim üretmekle meşgulsünüz. </span> <span>Yeni misyon <strong>'Kesintisiz yüksek gerilim'</strong> mi?</span> <span>Bu sizi keser mi?</span> <span>Belki de keser, bitirir!</span> <span>'İktidar odaklı' her girişiminizin kurumların demokratik teamüllerine aykırı, abartılı ve kamu düzenini hiçe sayar nitelikte olmasının "<strong>ülkeye zarar"</strong> verdiğini görmüyor musunuz?</span> <span>Amacına ulaşamayacağı mutlak olmakla birlikte <strong>'ortaya çıkan görüntülerin'</strong> halkın sağduyusunu taciz ettiğinin farkındamısınız?</span> <span>Kendinize ait birimler tasarlayarak devletin içine monte ettiğiniz kişileri, aynı devletle inatlaştırıp, direnmelerini salık vermek sağlıklı bir yaklaşım olabilir mi?</span> <span>Söyleyin lütfen!..</span> <span>Dalında öten minik bir kuş gibi kusursuz olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?</span> <span>Ya da devlete kafa tutacak kadar büyüyebilme meziyetini 'salkım sümük' ağlayarak edindiğinizi mi?</span> <span><strong>"Güneydeki sevdiğiniz ülke"</strong>ye verdiğiniz kayda değer katkıların ecrini ahiret hayatında da alacağınızı düşünüyor musunuz ?</span> <span>Değilse, varlık nedeni müslüman kanı dökmek olanlara karşı da bir beddua edip gönülleri ferahlatmanız gerekmiyor mu?</span> <span>Bu konudaki suskunluğunuzun müslümanlar tarafından samimi ikrar olarak algılanmasından endişe etmiyor musunuz!..</span> <strong><span>Yüzünüzde beliren tebessümden hep hoşgörülü kardinaller papalar mı yararlanacak.</span></strong> <span>Son zamanlarda sanki yasadışı bir örgütün aktif üyesi gibi davranışlar sergileyen bir tür ortaya çıktı. (Mesleki kariyerlerini, saygınlıklarını, demokratlıklarını hatta insanlıklarını gözardı edebildiklerine tanık olduğum için yazıyorum...)</span> <span>Bunların, size itaat etmeyi bir zorunluluk  olarak görmelerinden hoşnut olabilirsiniz yadırgamıyorum.</span> <span>Teslimiyetleri de gururunuzu okşayabilir.</span> <span>Fakat sebep oldukları yakışıksızlıklara karşı uyarılmalarına rağmen; tıpkı bir köle, bir adanmış gibi kendilerini engelleyemiyorlar.</span> <span>Hafazanallah kafalarını duvara çarpsalar acısını duymayacak gibiler...</span> <span>"Hoşgörü"nün görüntüsüne aykırılar yani.</span> <span>Lütfen bir şeyler söyleyin uyarın onları.</span> <span>Adanmışların ortadoğudaki bireysel eylemlerini göz önüne alarak kaygılarımızı anlamaya çalışın.</span> <span>Devletin kurumları önünde dahi algı operasyonlarına girişmeleri, devlete karşı güç gösterisinde bulunmaları meşru olmadığı gibi, hiç estetik de değil.</span> <span>Hoşgörü, hizmet, himmet... Söyleyin başa sarsınlar.</span> <span>El birliğiyle topluma kazandıralım inşallah.</span> <span>Son olarak acaba diyorum ki bir "Aydınlık Kurul" olabilir mi?</span> <span>Yani böyle sürekli yapay sorunlar üretip, daha sonra buna kendileri de inanarak, kavramların değerini yozlaştıranlar yerine, aydınlık şeffaf bir kurul.</span> <span>Çünkü bunların başkaca bir meşgaleleri yok!</span> <span>Hülasa, gerilim üreterek, insan ruhunu daraltıp sıkıştırmaktan vaz geçin, bıktık artık!</span> <span><strong>Ahmet Beyaz, İSTANBUL</strong></span>