?>

Üniversitelerde dinen makbul olmayan cemaatlerin zulmüne düçar olmak da varmış! -2

Yusuf Karagözoğlu

1 hafta önce

Yusuf Karagözoğlu yazdı;

Üniversitelerde dinen makbul olmayan cemaatlerin zulmüne düçar olmak da varmış! -2

Her ilde farklı yapılanması olan bu MEŞVERET cemaati üniversitelere hâkim durumda, devlet için tehlike arz etmiyorlar mı acaba? Bu usulsüzlüklerin üstü bürokratik güç veya parayla mı örtbas ediliyor. AK PARTİ, ortamı bunlara mı bıraktı yoksa? Öyle olmasa üniversitelerde, İçişleri ve Adalet Bakanlığı’nda kadrolaşan bu cemaat, bu kadar gücü nerden alıyor? Cemaate girmeyen benim gibi vatandaşların mağduriyetinin hesabını kim verecek? Ortada mağdur olmuş vatandaş için işleyen bir adalet mekanizması neden yok...
Eğer Bingöl’deki MEŞVERET cemaatine “himmet parası” adı altında rüşvet verseydim, şimdi doçent ünvanı almıştım. Ama rüşvet vermediğim için işsiz ve psikolojisi bozuk bir duruma düştüm. Rüşvetin haram olduğunu ben bildiğim halde bu cemaattekiler neden bilmiyorlar?, Gerçi geçmişte FETÖ’nün Bankasya Fetva Kurulu’nda görev alan Hayrettin KARAMAN rüşvete caiz olduğuna fetva veriyor, yoksa onlar bu fetvaya göre mi amel ediyorlar? Nitekim Hayrettin KARAMAN’ın bir okuyucu mektubunda ekstra iş karşılığında kontrol mühendislerine rüşvet veren müteahhitlerin zaruret halinde rüşvet vermesinin caiz olduğunu söylemesi şaşırtıcıdır (*). Liderleri Üstad Said Nursi’nin değil rüşvet sevenlerinden hediye bile kabul etmediklerini nasıl bilmezler? Şimdi söyleyin kaybolan yıllarımı nasıl geri getirecekler, hayatın telafisi olur mu?
Bir Müslüman haksız olduğu halde karşı taraftaki mazlum ve zayıf kimseyi ezer mi? Kendisi suçlu olduğu halde mobbing ve baskı yaparak işten atar mı? Bu yazıyı okuyan özellikle cemaat mensubu kişiler, elini vicdanına koysunlar da kim haklı kim haksız görsünler! Psikolojik sağlımın bozulması, işsiz olmam, annemin stres ve üzüntüden karaciğer kanseri olması hep böyle cemaatlerde yetişen kalitesiz, dinini bile bilmeyen Mehmet ÇİFTCİ gibiler yüzündendir. MEŞVERET Cemaatinden ricam Mehmet ÇİFTCİ, Ömer İrfan KÜFREVİOĞLU, Cihat YAŞAROĞLU ve Nezir YILDIRIM gibi cemaat mensuplarına Risale-i Nur yerine biraz haramı-helali öğretsinler, sonra benim gibi muhafazakâr gençleri cemaatlerden soğutmasınlar.
Eski Burhan dergisi yazarı olarak yazdığım gibi istikamet ve adalet üzereyim, ya Nurettin YILDIZ ve İhsan ŞENOCAK siz HAS PARTİLİ Abdulhamit GÜL’ün Adalet Bakanlığı döneminde onunla yakın ilişkili olan Adalet ve Medeniyet Derneğindeki hâkim, savcı yargı mensuplarına sohbet ettiğiniz zaman onlara hiç adaletle ilgili konuşma yaptınız mı? Çünkü ben adaleti yıllardır arıyorum, ama bulamıyorum. (**).
Prof. Dr. Ebubekir SİFİL, 2017 yılında Harran Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi ortaklığıyla Şanlıurfa’da düzenlenen I. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresine, Dr. İhsan ŞENOCAK da Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından Gaziantep’te düzenlenen IX. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresine katılmıştır. Bu kongreleri MEŞVERET CEMAATİ’nin KIRKINCI KOLU’na yakın BİLİMLER IŞIĞINDA YARADILIŞ DERNEĞİ düzenlemektedir, hatta Prof. Cihat YAŞAROĞLU, Prof. Mehmet ÇİFTCİ ve Prof. Ömer İrfan KÜFREİVOĞLU, Bilim Kurulu’nda yer almaktadır. Bu üç kimse EVRİM KARŞITI bildiriler yayımlayacağına hile-hurda iş yapmasınlar, gitsinler önce iş ahlakını öğrensinler.
Bu kongreleri tertipleyenler yıllardır hep bildik olan çiçekten-böcekten konuşarak EVRİM KARŞITI kongreler düzenlemektedirler, kafalarını devekuşu gibi kumdan çıkarmaları vakti geldi geçiyor!.. Artık daha bozuk plak gibi tekrarlanan bu kongrelerin turşusu çıktı. Gençler cemaatlere girmeden işe giremiyor, benim gibi kendi hakkıyla işe girenlerin de böyle cemaatler tarafından hakları yeniliyor, biraz da cesaretlerini toplayıp KUL HAKLARI ve KAMU HAKLARINDAN bahsetmeleri gerekmiyor mu? MEŞVERETÇİ’ler EVRİMe karşılar, ama cemaatlerinde EVRİMle ilgili NEGATİF SELEKSİYON hâkim. NEGATİF SELEKSİYON yani karakterli, cesur ve dürüst kimselerim elenip cahil, yalaka ve menfaatçi kimselerin öne çıkarılmasıdır. VİCDANI olan MEŞVERETÇİLER bana yapılanlardan rahatsız olur ve çürüklerini ayırır; kendi adamı zalimse ondan mazlum durumunda olan benim hakkımı alır, MÜSLÜMANLIK da bunu gerektirir, İNSANLIK da bunu gerektirir.
Doktora danışmanım Prof. Dr. Mehmet ÇİFTCİ’nin personel EBYS sistemi üzerinde sayı ve barkodu olan izin belgesinin aksine üzerinde sayı ve imzasının elle yazıldığı anlaşılan SAHTE İZİN BELGESİ düzenlemiş, işlenen bu RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK suçu yüzünden hem doktoradan hem de araştırma görevliliğinden atıldım. MİLLİ GÖRÜŞÇÜ! Abdulhamit GÜL’ün Adalet Bakanlığı döneminde DANIŞTAY 1. DAİRE 2019/761 Esas Nolu ve 2019/866 Karar Nolu dosyada “27.06.2018 tarihinde Atatürk Üniversitesi'nde yapılacak Tez İzleme Komitesi toplantısına katılım için hazırlanan 27.06.2018 tarihli görevlendirme yazısındaki onay kısmını imzalayarak gerçeğe aykırı görevlendirme yazısı düzenlemek suretiyle resmi evrakta sahtecilik yapmak” suçu hakkında eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun soruşturulması izne tabi olmadığı halde soruşturma izni (Lüzumu-u Muhakeme kararı) verilmemiştir. OY BİRLİĞİYLE alınan bu kararda DANIŞTAY 1. DAİRE başkanı ve üyeleri hakkında Lüzüm-u Muhakeme kararı verilmeyen Mehmet ÇİFTCİ’nin suçu kapatılıp, aleni bir şekilde korunmuştur.
2020 yılında işten çıkarıldığım 2020 yılından beri Mehmet ÇİFTCİ, Adalet Bakanlığı’na bağlı mahkemelerce hep korunmuştur. Doktoradan atılma davamla ilgili Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 09/06/2022 tarih ve E:2021/1241 sayı, K:2022/1691 kararı ile istinaf talebine herhangi bir gerekçe ve dayanak göstermeksizin kesin ret kararı verilmiştir. İşe iade davamla ilgili de Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi 05/05/2023 tarih ve E:2023/1352 sayı, K:2023/1307 kararı ile istinaf talebine herhangi bir gerekçe ve dayanak göstermeksizin kesin ret kararı verilmiştir.
2018/31671 NOLU, 2020/22714 NOLU, 2021/38976 NOLU, 2022/49868 NOLU, 2022/71812 NOLU olmak üzere 5 adet Anayasa Bireysel Başvurularım kabul edilmezlikle sonuçlanması Anayasa Mahkemesinde MEŞVERETÇİ’lerin bağlantısı mı var? sorusuna akla getiriyor. Prof. Dr. Mehmet ÇİFTCİ ve Prof. Dr. Ömer İrfan KÜFREVİOĞLU’nun içinde olduğu resmi evrakta sahtecilik, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesini içeren 2024/6868 nolu 6. Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru dosyam 3 yıla yakındır bekletilmektedir. Eğer RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK suçunu işleyen Mehmet ÇİFTCİ’ye hapis cezası verilmezse Anayasa Mahkemesi’nde bağlantıları olduğu iddiası desteklenmiş olacaktır.
Sayın HAS PARTİ’ye yakın MİLLİ GÖRÜŞÇÜ savcı ve hâkimler siz söyleyin! Suçum milli görüşçü mü olmaktı? Ama diyorum ki, acaba sizin Cihannüma ve Yedihilal derneklerine kaydolsaydım sonuç değişir miydi? Ya da Mehmet ÇİFTCİ ve diğerleri gibi MEŞVERETÇİ bir nurcu olsaydım, ne suç işleseydim kimse sana dokunamaz mıydı? Ne yazık ki, gelinen noktada mazlum bir Millli Görüşçü olarak, FETÖ taktikleriyle Nurculardan farklı olan Mehmet ÇİFTCİ’den hakkımı alamıyorum, kimse bu adama hesap sormayacak mı?
Nihayetinde İsmet ÖZEL’in dediği gibi “Hastaneler hastalık, mektepler cehalet, mahkemeler zulüm, piyasalar yoksulluk üretiyor.” Bugün yaşadıklarım gösteriyor ki, bu ülkede maalesef güçlülerin haklı olduğu bir durumdayız, ne zaman ki haklıların güçlü olduğu durum peyda olur o zaman adaletten bahsedebiliriz.

.

Yusuf Karagözoğlu, dikGAZETE.com

(*) https://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/rusvet-belasi-2052241

(**) https://www.odatv.com/guncel/savcilarin-o-dernegin-toplantisinda-ne-isi-var-135661

YAZARIN DİĞER YAZILARI