Yusuf Karagözoğlu yazdı;
Çevremizdeki kirlenmeye bulaşmadan namuslu ve dürüstçe bir hayat yaşamak-2
Aslında özlediğimiz ve hasretini çektiğimiz husus karakterli kimselerin azlığıdır. Bilgili, yetenekli ve karakterli insanlar asil ve özgür ruhludurlar, ilkeleri olan bu kimseler kendi hayatlarıyla ilgili kararları kendileri verirler; fakat ilkeleri olmayıp birtakım zaafları olan kimseler esir ruhlu kimselerdir, bunların hayatlarıyla ilgili kararları başkaları verirler, başkalarının çizdiği senaryoyu oynarlar. Şeref ve haysiyet yoksunu olmakla birlikte karakteri belli olmayanlar, şerefi ve haysiyeti ile şahsiyeti için yaşayanları anlayamazlar. İçinde utanma ve pişmanlık duyguları olmayan bu tehlikeli tiplerin kafalarında kırk tilki dolaşır, zannedeler ki bütün dünya onların etrafında dönüyor. Madem konu dönmeden açıldı, burada merhum Ömer Lütfi Mete’nin, Yakın Plan yayınlarından çıkmış olan Âşıklar Ölmez - Kuşçu Hikâyeleri adlı kitabının 18. sayfasından bir alıntı yapalım.
<< Bektaşi ne demiş?
‘’Dönene merhaba yok’’ demiş.
Niye?
Değirmen taşına eteğini kaptırmış.
Öyle mi?
Haaa, eteğini kaptırmayacaksın.
Yamuk dönmeyeceksin.
Döneceğin zaman kıvamında döneceksin.
Dünya gibi, felek gibi.
Demek ki dönmek iki türlüdür Yusuf’um:
Bir adam var dönüyor, o kahpedir.
Bir adam var dönüyor ama o bilgedir.
Arada fark var. >>
Ömer Lütfi Mete ağabeye göre dönme iki türlüdür. Bir dönme var ki sahte, gösterişli ve yapmacıktır; kendi değerinden bir şeyler kaybeder, mide bulandırıcı ve aklı sarhoş edicidir. Para, mal, makam-mevki sarhoşluğuna aldanarak kendi etrafında yıldızları sayar, “bu kendi hakkım değil başkasının hakkı” demeyip, yangından mal kaçırır gibi başkasını hakkını yiyerek köşeyi döner. Haramın, kötülüğün, çirkinliğin, güçlünün, zulmün etrafında fırıldak olur, pervane olur. Yine ona göre başka bir dönme daha var ki gerçek, içten ve doğaldır; bilgi, fedakârlık, dostluk, yardımseverlik vb. konularda başkasına bir şeyler katarak değerini ortaya koyar, “kimin bende varsa gelsin helalleşelim” diyerek üzerinde varsa başkasının hakkını teslim eder. Hem helalin iyiliğin, güzelliğin, haklının, adaletin etrafında çile çekip yanarken, hem de çevresine ışık tutar.
Herkes kendi hayatını artısıyla-eksisiyle, kazancıyla-kaybıyla gözden geçirip, terazisinin hangi dönmeden yana olduğuna karar vermeli ki böylelikle sayılı nefeslerin de tükeneceği unutulmasın. Aman ne olursa olsun sizin dönmeniz bilgece olsun. Çünkü etrafımızda fırıldak tiplerden yeterince fazlası var, bize ışıldak tipler lazım.