<h3><span><strong>Zengezur transit koridorunun inşaası Türk inşaat tekeline mi veriliyor?!..</strong></span></h3> <div><strong>2025</strong> yılının sonlarına doğru <strong>Ermenistan</strong> hükümetinin, <strong>Zengezur</strong> transit koridorunun <strong>Ermenistan</strong> bölümünün inşası için <strong>Türk</strong> inşaat devi <strong>Limak</strong> <strong>İnşaat</strong> ile önemli bir anlaşma imzaladığı iddia edildi. <strong>Türk</strong> yetkililerinin kolaylaştırdığı öne sürülen bu anlaşma ile epeydir kamuoyunun gündeminde olan ve <strong>Azerbaycan’ı</strong> önce <strong>Nahçıvan’a</strong> ardından da <strong>Türkiye'ye</strong> bağlayacak stratejik ulaşım güzergâhı tamamlanmış olacak. Bu proje, bölgenin yakın tarihinin en önemli altyapı girişimlerinden birisi olarak kabul ediliyor.</div> <div>Belirtilen anlaşmanın şartlarına göre <strong>Limak</strong> <strong>İnşaat</strong>, her biri <strong>8</strong> ila <strong>10</strong> kilometre uzunluğunda iki dağ tüneli, çeşitli köprüler ve kapsamlı yol yeniden inşa projeleri gerçekleştirecek. <strong>Tünellerin</strong> toplamda <strong>Bakü</strong> ile <strong>Kars’ı</strong> birbirlerine bağlayacak topyekûn yeni bir ulaşım sisteminin kilit unsurları olması bekleniyor.</div> <h3><span><strong>Ermenistan topraklarında bir Türk şirketin yüklenici olması bazılarınca eleştiriliyor!..</strong></span></h3> <div>Uzun vadeli sözleşmenin bir parçası olarak <strong>Limak</strong> <strong>İnşaat’ın</strong>; güvenlik önlemleri, gözetim ve devam eden operasyonlar üzerindeki yetki de dâhil olmak üzere projelerin tam kontrolünü <strong>40</strong> yıl boyunca üstleneceği belirtiliyor. Uzatılmış imtiyaz süresi ise özellikle <strong>Ermenistan’daki</strong> bazı çevreler tarafından eleştiriliyor. Bu kesimlere bakılırsa, yabancı bir firmaya -özellikle de Türkiye'den bir şirkete- <strong>Ermenistan</strong> topraklarındaki kritik altyapı üzerinde bu kadar geniş kapsamlı ve uzun vadeli bir kontrol yetkisi verilmesi bir takım soru işaretleri yaratıyor.</div> <div>Bu arada projenin planlama ve tetkik aşamasının <strong>2026'da</strong> başlaması ve tam olarak hayata geçirilmesinin ise <strong>2032'de</strong> gerçekleşmesi bekleniyor. Söz konusu güzergâhtaki proje tamamlandığında bölge ülkeleri arasındaki seyahat sürelerini önemli ölçüde kısaltacağı, ticaret ve transit geçişler için de “<strong>yeni</strong> <strong>fırsatlar</strong>” yaratacağı varsayılıyor.</div> <h3><span><strong>Erivan da söz konusu koridordan izolasyonunu hafifletmek için istifade etmek istiyor…</strong></span></h3> <div><strong>Zengezur</strong> transit koridoru, onu <strong>Türkiye'yi</strong> “<strong>Türk</strong> <strong>Dünyası</strong>”na ve ötesine bağlayan hayati bir ulaşım koridoru olarak gören <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Azerbaycan</strong> yetkilileri için uzun zamandır öncelikli bir proje olagelmişti. <strong>Ermenistan’ın</strong> ilgili projeye katılımı, <strong>Erivan'ın</strong> coğrafi konumunu kullanarak, adeta “<strong>çıkmaz sokak bir eyalet</strong>” olmaktan ziyade bir geçiş merkezi haline gelmeyi hedeflemesi açısından önemli bir politika değişikliğini temsil ediyor. <strong>Türkiye</strong> <strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir</strong> <strong>Uraloğlu,</strong> daha önce bu güzergâhın “<strong>Orta</strong> <strong>Koridor</strong>”un kapasitesini artıracağını ve potansiyel olarak yılda milyonlarca ton kargoyu taşıyabileceğini bildirmişti. <strong>Azerbaycan</strong> tarafı da koridor boyunca kargo akışının <strong>2040</strong> yılına kadar <strong>865.000 TEU'ya</strong> (20 feet – yaklaşık 6 metre uzunluğunda bir konteynır birimi) ulaşabileceğini öngörüyor.</div> <h3><span><strong>Projenin uygulanmasının temel zorlukları ve ABD’nin kendisini konumlandırma çabası…</strong></span></h3> <div><strong>Zengezur</strong> <strong>Projesi</strong>, özellikle dağlık arazi nedeniyle kapsamlı tünel kazıları gerektirmesi bakımından teknik zorluklarla karşı karşıya. Bununla birlikte, projeyi alacağı ileri sürülen <strong>Limak</strong> şirketi, <strong>Türkiye</strong> genelinde ve uluslararası alanda çok sayıda büyük altyapı projelerinin ihalelerini almış olması sebebiyle ciddi bir deneyime sahip olmasıyla tanınıyor. Bahsi geçen anlaşma, bölgede daha geniş jeopolitik değişimlere de değiniyor. Bu arada <strong>Amerika</strong> <strong>Birleşik</strong> <strong>Devletleri</strong> (ABD) de, <strong>TRIPP</strong> (Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu) adını koyduğu nam-ı diğer projesi ile sahadaki ilgili gelişmelere paralel olarak kendi çıkarları çerçevesinde ilerleyerek, bölgedeki statükonun değiştirilmesi sürecinde kendisini “<strong>kilit</strong> <strong>bir</strong> <strong>ortak</strong>” olarak konumlandırmaya çalışıyor…</div> <div>.</div> <div><strong>Okay Deprem, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>