<h3><span><strong>TÜRKİYE TERÖRLE SINANIYOR</strong></span></h3> <div>Ülkelerin kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri terör belasıdır. Ne yazık ki ülkemiz de son kırk senedir önce <strong>PKK</strong> sonra da <strong>FETÖ</strong> benzeri terör örgütlerinin başımıza açtığı gailelerle boğuşmakta ve enerjisinin kahir ekseriyetini bu belaları savmakta kullanmaktadır.</div> <div>Gerçek anlamda ülkemiz <strong>terörle</strong> sınanmaktadır.</div> <div>Peki bu <strong>şeytani</strong> yapıları kurup, besleyip bize musallat ediyor?</div> <div>Kabataslak cevap vermek gerekirse <strong>Türk</strong> milletinin tarih sahnesinde olmasını istemeyen, geçmişte <strong>Türklerden</strong> büyük darbeler yiyen emperyalist zihniyetler diyebiliriz.</div> <div><strong>PKK</strong> terörünün <strong>40</strong> senedir besleyip, büyütüp başımıza bela eden ne yazık ki güya stratejik ortaklarımız olan başta <strong>ABD</strong> ve <strong>Batı</strong> ülkeleridir. Artık bunun gizlenecek yeri de kalmamıştır.</div> <div><strong>Türkiye,</strong> <strong>NATO</strong> denen topluluğa üye olmasına rağmen bize karşı kullanılan terörü besleyen de ne yazık ki <strong>NATO</strong> üyesi ülkeler olmuştur.</div> <div>Bugün de <strong>PKK</strong> terör örgütünü hem yurt içinde hem yurt dışında besleyen, büyüten, yönlendiren ne yazık ki açık biçimde <strong>ABD</strong> ve <strong>Batı</strong> ülkeleridir.</div> <div><strong>15</strong> <strong>Temmuz’da</strong> ülkemize karşı bir darbe girişiminde bulunan <strong>Fetullahçı</strong> <strong>Terör</strong> <strong>Örgütünün</strong> arkasında da yine sözde müttefikimiz <strong>ABD</strong> vardır. Bugün o darbeye girişmekten dolayı aranan ne kadar <strong>Fetullahçı</strong> <strong>terörist</strong> varsa ya <strong>ABD</strong> ya da <strong>Batı</strong> ülkeleri tarafından korunmakta ve beslenmektedir. <strong>Kırmızı</strong> <strong>Bültenle</strong> aranan <strong>PKK</strong> ve <strong>FETÖ</strong> militanı teröristleri bile <strong>ABD</strong> ve <strong>Batı</strong> ülkeleri ikili anlaşmalar olmasına rağmen iade etmemektedir.</div> <div>Bugün <strong>Irak’ın</strong> ve <strong>Suriye’nin</strong> kuzeyinde <strong>ABD</strong> ve <strong>Batı</strong> destekli terör devletçikleri, fiili olarak varlığını sürdürmektedir. <strong>ABD</strong> açık biçimde bu teröristlere silah ve lojistik destek vermekte ve subayları bunları yetiştirmektedir. <strong>Türkiye’nin</strong> terörü yok etmek için giriştiği birçok girişimin karşısındaki en büyük engel de yine ne yazık ki <strong>ABD</strong> ve <strong>Batılı</strong> ülkeler olmuştur. Düne kadar terörü yok etmek için bize verdikleri uçakları, tankları bile kullanma izni vermeyen sözde bu müttefikler her türlü terörü desteklemelerine rağmen lafa gelince birden demokrasi ve özgürlük havarisi kesilmekten de geri durmamaktadırlar.</div> <div>Hülasa etmek gerekirse; ülkemiz son <strong>40</strong> senedir iki önemli terör sarmalı ile karşı karşıya kalmıştır ve mücadelesine son hızla devam etmektedir.</div> <div><strong>PKK</strong> terörü <strong>40</strong> senedir elli bine yakın vatandaşımızın, polisimizin, askerimizin şehit edilmesine sebep olmuştur. Hala da terör faaliyetlerine hem yurt içinde hem de yurt dışında devam etmektedir.</div> <div>Ülkemiz terörü bitirmek için zaman zaman önemli girişimlerde bulunmuştur. Ne yazık ki girişilen bu çok önemli projeler terörü besleyen <strong>ABD</strong> ve <strong>Batılı</strong> ülkeler tarafından sabote edilmiştir. Bunların en önemlilerinden biri <strong>Özal</strong> zamanında uygulanmak istenmiş ancak başta <strong>Jandarma</strong> <strong>Genel</strong> <strong>Komutanı</strong> ve nice değerli komutanlarımız olmak üzere bu işi yürütenler birbiri ardına değişik suikastlarda şehit edilmiştir.</div> <div>İkinci en önemli girişimlerden biri de <strong>AK</strong> <strong>Parti</strong> iktidarında adına <strong>“Çözüm süreci”</strong> denilen proje olmuştur. Bu süreçte güya <strong>PKK</strong> silah bırakacak ve terör sonlanacaktı. Ancak terörün bitmesini istemeyenler, bu girişimi de sabote etmiş ve bozulması için elinden geleni yapmışlardır. Bu sürecin bozulmasında <strong>FETÖ</strong> denen şeytani yapının devlet içine sinmiş militanları da yer almıştır. <strong>Emniyet</strong> ve <strong>yargı</strong> içindeki militanların işbirliği ile <strong>KCK</strong> operasyonları yapılarak sürecin bozulmasına giden yol açılmış, <strong>PKK</strong> içine sızmış <strong>MİT</strong> görevlilerinin deşifre edilmesinde rol oynamışlar ve tarihin en büyük hainliklerinden birini sergilemişlerdir.</div> <div>Devletimiz, burada da önemli bir sınavdan geçmiş ve azan <strong>PKK</strong> terörünü sindirmek için “<strong>Hendek Operasyonları</strong>” düzenleyerek hainlere gereken dersi vermesini bilmiştir.</div> <div><strong>Çözüm</strong> <strong>sürecinin</strong> bozulmasının ardından ülkemiz teröre karşı yeniden güvenlik politikaları çerçevesinde hareket etmiş ve teröre karşı amansız bir mücadelenin içine girmiştir. Yapılan şanlı mücadele sonucu <strong>ABD</strong> ve <strong>batılı</strong> ülke beslemesi olan ve <strong>PKK</strong> denilen şer şebekesinin binlerce militanı yok edilmiş, ülke içindeki terör bağlantıları çok büyük oranda kesilmiştir. Yurt dışında ise ordumuz tarafından bütün şer odaklarının karşı çıkmasına rağmen yaptığı ve başarılı olduğu harekâtlarla <strong>Irak’ın</strong> ve <strong>Suriye’nin</strong> kuzeyinde teröre geçit verilmemiştir.</div> <div><strong>Irak</strong> ve <strong>Suriye</strong> üzerinden <strong>Akdeniz’e</strong> bir terör koridoru açmak isteyen sözde müttefiklerimize gereken cevap verilmiştir. Ancak sözde müttefikimiz <strong>ABD</strong> ve <strong>batılı</strong> <strong>ülkeler,</strong> bugün de aynı ahlaksızlıkla terörü beslemekte, desteklemekte ve bir uydu <strong>Kürt</strong> devleti kurmak için faaliyetlerine devam etmektedir.</div> <div><strong>İsrail’in</strong> <strong>Gazze’de</strong> bir senedir yaptığı soykırımın ardından <strong>Lübnan’a</strong> ve <strong>Suriye’ye</strong> karşı saldırılarına devam etmesinin arkasında bu bölgede kurulacak sözde <strong>Kürt</strong> devletine alan açmak olduğunu herkes bilmektedir.</div> <div>Ülkemiz ise bu şeytani planı yok etmek için değişik tedbirler almaktadır. Bu tedbirlerden biri de olabilecek herhangi bir bölgesel savaşta <strong>Türkiye</strong> ülke içinde karışıklık çıkaracak unsurları elimine etmek için teröre yandaş olan ve dolaylı/dolaysız destek verenleri etkisiz hale getirmektir.</div> <div>Ne yazık ki <strong>oy</strong> uğruna ülkemizde terör aparatları ile işbirliği yapan partiler mevcuttur ve bunlar bütün açık terör desteklerine rağmen bu aparatlarla işbirliğinden çekinmemektedir. Bu partilerin başında da kendilerini devletin kurucu partisi olarak lanse eden <strong>CHP</strong> gelmektedir.</div> <div><strong>CHP</strong> hem genel hem de yerel seçimlerde <strong>Kandil</strong> tarafından kurulduğu açık olan <strong>PKK</strong> yanlısı partilerle işbirliği yapmış ve özellikle yerel seçimlerde de ne yazık ki belli bir başarı elde etmiştir. Bu başarının getirdiği şımarıklık ile birçok belediye devletin imkânlarını <strong>PKK</strong> terör örgütüne aktaran bir mekanizma haline dönüştürülmüştür.</div> <div><strong>40</strong> senedir terörle sınanan ve bu uğurda birlerce evladını şehit veren <strong>Türk</strong> devletinin bu şımarıklıklara, bu hainliklere yol vermesi elbette düşünülemez. Öyle de olmuş, son zamanlarda başta <strong>İstanbul</strong> <strong>Esenyurt</strong> belediyesi olmak üzere <strong>Mardin</strong>, <strong>Batman</strong> gibi bazı <strong>DEM/CHP</strong> işbirliği içinde kazanılan belediye başkanlıklarına kayyum atanmış ve daha fazla teröre destek vermelerine imkân tanınmamıştır. Bu belediye başkanları açık biçimde teröre destek vermiş, terör suçlarından ceza almış kişilerden oluşmaktadır.</div> <div>Bu süreçte hükümete en önemli desteklerden birini yine <strong>MHP</strong> vermiştir. <strong>MHP lideri Devlet Bahçeli’nin</strong> aylar öncesinden <strong>TBMM’de</strong> <strong>DEM’lilere</strong> uzattığı elle başlayan girişim geçtiğimiz günlerde <strong>PKK</strong> lideri <strong>Öcalan’a</strong> yapılan çağrı ile başka bir boyuta taşınmıştır.</div> <div>Sayın <strong>Bahçeli</strong>, “<strong>Şayet Abdullah Öcalan çıkabilirse gelsin TBMM DEM grup toplantısında terörü bitirdiğini açıklasın</strong>.” şeklinde özetlenen açıklaması ile birçok ezberi bozmuş ve terörün bitirilmesi için yeni bir adım atmıştır. <strong>Bahçeli,</strong> bu girişimi ile <strong>bebek</strong> <strong>katili</strong> <strong>Öcalan’ı</strong>, <strong>Demirtaş’ı</strong>, <strong>DEM’i</strong> ve <strong>Kandil’in</strong> başları olan <strong>Karayılan</strong> ile <strong>Cemil</strong> <strong>Bayık’ı</strong> birbirine düşürmüştür.</div> <div>Tam bu dönemde terör örgütü <strong>PKK’nın</strong> <strong>Merkezi</strong> <strong>Komite</strong> sözde yöneticisi <strong>Helin</strong> <strong>Ümit’in</strong> açıklaması sayın <strong>Bahçeli’nin</strong> ne yapmak istediğini açık biçimde ortaya koymuştu:</div> <div><strong>“MHP bir gladyo partisidir. Ortada iyi niyet yok komplo var. Bir özel savaş oyunuyla karşı karşıyayız. Amerika nasıl isterse, PKK öyle hareket eder.”</strong></div> <div>Sayın <strong>Bahçeli</strong>, usta bir hamle ile bütün <strong>Türk</strong> ve <strong>Türkiye</strong> düşmanlarını ters köşe yaparken sözde <strong>milliyetçi</strong> bazıları bunu kavramaktan çok aciz kalmış ve ucuz eleştirilere yönelmişlerdir.</div> <div>Ne yazık ki <strong>Bahçeli’nin</strong> bu derinlikli stratejisini anlamayan ya da içlerinde besledikleri kin sebebiyle anlamak istemeyen bazı milliyetçiler “<strong>Türkeşçilik</strong>” retoriği ile <strong>Devlet</strong> <strong>Bey’e</strong> saldırmayı da marifet zannetmişlerdir.</div> <div>Bu sözde milliyetçilerin kahir ekseriyetini geçmişte “<strong>Türkeşsiz</strong> <strong>MHP</strong>” hayali kuranlar ile bugün “<strong>Bahçelisiz</strong> <strong>MHP</strong>” rüyası görenler oluşturmaktadır.</div> <div>Sayın <strong>Bahçeli,</strong> herkesi ters köşe yapan bu çıkışıyla <strong>40</strong> senedir bitmeyen teröre yeni bir çözüm kapısı bulunur mu diye yaklaşırken, meselenin derinliğini anlamayanlar, hamasi nutuklar atmaktan öte bir şey ortaya koyamamışlardır.</div> <div><strong>Bahçeli’yi</strong> eleştirenler acaba teröre <strong>çözüm</strong> istememekte midir?</div> <div><strong>Terörün</strong> devam etmesini ve her gün yeni şehitlerin gelmesini mi arzu etmektedirler?</div> <div>Doğrusu neyi amaçladıkları anlaşılmamakta ve sadece geçmiş kinlerini din haline getirerek tipik bir muhalefet sergilemektedirler.</div> <div><strong>Türkiye’yi</strong> yönetenlerin <strong>40</strong> yıldır devam eden iç ve dış terörden kurtulmak için geçmişte olduğu gibi bugün de farklı çözümler ileri sürmeleri gayet doğaldır. Sayın <strong>Bahçeli</strong> de bu çerçevede bir <strong>çözüm</strong> <strong>önerisi</strong> ortaya koymuş, terörle mücadelede tavizsiz devam etmenin gereğine vurgu yapmıştır. Bu önemli girişimin terörün bitmesi, <strong>PKK’nın</strong> lağvedilmesi, teröristlerin teslim olması şartı dışında herhangi bir maksadı olmadığı çok açıktır.</div> <div>Sayın <strong>Bahçeli’nin</strong> konuşmasını aklıselimle dinleyen, okuyan herkes bunu açık biçimde görmektedir.</div> <div><strong>Bahçeli’nin</strong> açıklaması ile terörist başı <strong>Öcalan</strong> bu çağrıya uyup isteneni yapabilecek midir? Buna terörün en önemli ayağı olan <strong>Kandil</strong> ne diyecektir? Terör aparatı olan <strong>DEM</strong> <strong>Parti</strong> ne gibi bir tavır sergileyecektir?</div> <div>Görüldü ki Sayın <strong>Bahçeli’nin</strong> açıklaması, bu terör yönetim merkezlerini birbirine düşürmüş ve her birinden farklı sesler gelmeye başlamıştır. Çünkü onlar da beklemedikleri bir yerden, beklemedikleri bir teklifle karılaşmışlardır.</div> <div><strong>Bahçeli’nin</strong> bu teklifi ile şaşıran sadece terör aparatları değil, bu aparatları elinde tutan, bunları taşeron olarak kullanan <strong>Washington</strong>, <strong>Londra</strong>, <strong>Berlin</strong>, <strong>Brüksel</strong> ve <strong>Tel-Aviv</strong> gibi merkezleri de şaşkınlığa sevk etmiştir. Birbiri ardına yapılan açıklamalar bu şaşkınlığı açık biçimde ortaya koymaktadır.</div> <div>Sayın <strong>Bahçeli’nin</strong> girişimi ile başlayan süreçte <strong>Türkiye’nin</strong> iç cepheyi sağlamlaştırma hamlesine geçmiş yıllarda olduğu gibi terörle cevap verilmesi gecikmedi ve <strong>TUSAŞ’a</strong> yönelik hain bir saldırı gerçekleşti. Bu saldırıyı taşeron olarak <strong>PKK</strong> yapmış olsa da bunun arkasında <strong>Washington</strong>, <strong>Londra</strong>, <strong>Berlin</strong>, <strong>Brüksel</strong> ve <strong>Tel-Aviv</strong> gibi merkezlerin olduğunu görmemek için kör olmak gerekir.</div> <div>Sayın <strong>Bahçeli’nin</strong> açıklaması, <strong>Türkiye</strong> düşmanlarını elindeki kartların dağılmasını netice vereceği için bu merkezlerde panik yaşandığı gözenmiştir.</div> <div>Sayın <strong>Bahçeli, 1 Ekim</strong> tarihinde terörün <strong>Türkiye’nin</strong> gündeminden ebediyen çıkarılarak iç cephenin sağlamlaştırılması için tarihi bir rol üstlendi. Yaptığı her açıklama, <strong>Türkiye</strong> sınırlarını aştı ve küresel emperyalizm ile birlikte yerli işbirlikçilerini de çok büyük rahatsız etti.</div> <div>Bu rahatsızlığın neticesinde <strong>MHP</strong> ve <strong>Bahçeli’ye</strong> yönelik saldırılar artsa da Sayın <strong>Bahçeli,</strong> grup toplantısında yaptığı <strong>ikinci</strong> <strong>açıklama</strong> ile yaptığının arkasında durduğunu deklare etti ve “<strong>Kürt kardeşlerimizle aramıza hiçbir mihrak giremez. Kürt kardeşlerimizi Türk milletinden ayrıştırmaya hiçbir şerefsizin eylem ve provokasyonu kâfi gelemez</strong>.” diyerek <strong>PKK</strong> ile <strong>Kürtleri</strong> ayırarak <strong>Kürtlere</strong> dostluk elini bir kez daha uzattı.</div> <div>Yaptığı açıklamanın satırbaşlarında çok önemli meselelere değindi:</div> <div>“Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben iradesinden hiç taviz vermiyoruz. Her şeyden önce <strong>Türkiye</strong> demekten asla vazgeçmiyoruz.</div> <div>Günü birlik siyasi hesap ve mevzi kazanımlar arayışında değiliz. Bizim için milletimizin huzuru, refahı ve güvenliği her şeyden önce gelmektedir. Çünkü milletimiz huzursuz ve memnuniyetsizse geleceğe umutla bakamayacağımızın farkındayız.</div> <div>Biz, <strong>Milliyetçi</strong> <strong>Hareket</strong> <strong>Partisi’yiz</strong>. Hep birlikte <strong>Türkiye’yiz</strong>, hepimiz <strong>Türk</strong> milletiyiz.</div> <div><strong>Türk’ü</strong> <strong>Kürt’e</strong>, <strong>Kürt’ü</strong> <strong>Türk’e</strong> kırdırmaya, milleti etnik kabilelere ayırmaya, <strong>Anadolu’yu</strong> mozaik cehennemine dönüştürmek için fırsat kollayan alçaklara sesimiz çıkmasın mı? Geleceğimizi rehin mi bırakalım? Bağımsızlığımızın çiğnenmesine tepkisiz mi kalalım?</div> <div>Geçen hafta açıkladım, herkes konuştu, daha da konuşuyorlar. Tekrar söylüyorum; <strong>Türk</strong> ve <strong>Türkiye</strong> <strong>Yüzyılında</strong> terörün kökü kazınacaktır. <strong>Kürt</strong> kardeşlerimizle tek yüreğiz, bölücü teröre karşı aynı cephedeyiz.</div> <div>Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan terörist başı, terörün bittiğini, <strong>PKK’nın</strong> lağvedildiğini, ihanet ve bölücülüğün çıkmaz sokak olduğunu söyleyecekse, haydi <strong>DEM</strong> grubuna gelsin, bunları teker teker söylesin, ak koyun kara koyun ortaya çıksın, umut hakkından da istifade etsin. Sözümün arkasındayım ve teklifimde ısrarlıyım.</div> <div>Tabular kalktıkça, ezberler bozuldukça, statüko delindikçe, insanlar birbirine dürüst davrandıkça, içlerinden geçeni özgürce söyledikçe, bir anlaşma ve mutabakat noktasından diğerine küçük adımlarla ilerlemek daha kolaydır. Anlaşmazlıkların çözümü milli nitelikli kapsayıcı bir düşünce biçimi oluşturmaktan, sorunlara başka türlü bakmaktan, yapıcı, sahici, olgun ve ikna edici tavır almaktan geçmektedir.</div> <div>Çatışmaya ve yok etmeye değil, anlamaya ve bir arada yaşamaya dönük bir strateji geliştirmekten ve bu suretle inisiyatif üstlenmekten çekinmemeliyiz.</div> <div>Devletin bekası, milletin refahı, vatanın ferahı için dürüst, cesur, kucaklayıcı hamlelere ihtiyaç vardır.</div> <div><strong>Kürtlerle</strong> <strong>kucaklaşma</strong> asıldır, terörle mücadele esastır; silahlı eşkıyayı temizlemek kaçınılmazdır, siyasette uzlaşmak ortak yararımızadır. <strong>Kürt</strong> kardeşlerimizle aramıza hiçbir mihrak giremez. <strong>Kürt</strong> kardeşlerimizi <strong>Türk</strong> milletinden ayrıştırmaya hiçbir şerefsizin eylem ve provokasyonu kafi gelemez.</div> <div><strong>23</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>TUSAŞ</strong> saldırısı, <strong>Türkiye’ye</strong> yapılmıştır ve <strong>Türk</strong> milletini hedef almıştır. Teröre tolerans sıfırdır, terör örgütünün ürediği neresi varsa orası meşru hedeftir. </div> <div><strong>Kürtler</strong> başka, terör örgütü başkadır. İkisini birbirine karıştırmak en vahim cinayet, ülkemize ve milletimize yapılacak en şedit kötülüktür. <strong>Kürtler</strong> kardeşimizdir, milletimizin eşit ve onurlu mensuplarıdır, terör örgütü ise <strong>Türkiye</strong> düşmanlarının taşeronu, hunhar maşası, silah tutan kuklasıdır. <strong>DEM</strong> <strong>Parti</strong> de kararını derhal netleştirmeli, silahla-siyaset arasında gelgitli tutumundan uzaklaşmalı, nerede durduğunu, terörle arasına kalın duvarlar örüp örmeyeceği muammasını açıklığa kavuşturmalıdır.”</div> <div><strong>Sayın</strong> <strong>Bahçeli,</strong> açıklamaları ile teröre çözüm sunan maksadı kavramayarak başka yerlere çeken sözde milliyetçilere de anlamlı cevaplar vermiştir:</div> <div>“Hiç kimse karnından konuşmasın, hamaset çukuruna saplanmasın, sahte efelenmelere sapmasın. Bunlar kurusıkı atmasın, palavra anlatmasın, ederinin ve ciğerinin kaç okka olduğunu çok iyi bildiklerimiz fason meydan okumalara hiç mi hiç heves etmesin. Beyler, siz giderken biz geliyorduk, hangi ara bu denli Mankurtlaştınız? </div> <div>Bize milliyetçilik dersi vermeye cüret edenlerin, ganimet avında ansızın av olacaklarını, dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan mahrum kalacaklarını hafıza kayıtlarından çıkarmamaları tavsiyemdir. Bizimle vatanseverlik hususunda tartıya çıkmaya yüzleri olmayanların, düne kadar altılı masada kimlerle nasıl can ciğer kuzu sarması halde bulunduklarını, işbirliği yaparak nasıl DEM’lendiklerini, PKK’ya nasıl selam saldıklarını unuttuğumuz mu sanılıyor?” (*)</div> <div><strong>Bahçeli’nin</strong> açıklamalarına destek veren Sayın <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan</strong> da, <strong>Bahçeli’nin</strong> terör örgütü lideri <strong>Öcalan</strong> için söylediği “<strong>Gelsin, DEM Parti grubunda terörü lağvettiğini açıklasın.</strong>” çağrısıyla elini değil, bütün vücudunu taşın altına koyduğunu söylemesi de çok anlamlı olmuştur.</div> <div><strong>Bahçeli’nin</strong> bu sözleriyle tarihe istikamet çizdiğini belirten <strong>Erdoğan</strong>, <strong>Türkiye’nin</strong> önünde bir fırsat penceresi açıldığını ifade ederek <strong>MHP</strong> liderine teşekkür etti.</div> <div>“<strong>Devlet</strong> <strong>Bey</strong>; tavır, konuşma, söylem ve siyasetiyle, feraset ve tecrübesiyle, cesur çıkışlarıyla, akıl dolu cümleleriyle daima tarihe not düşen, tarihe istikamet çizen bir liderdir.</div> <div><strong>Vatan</strong> sevgisinin, millet sevgisinin, cumhuriyet aşkının en önemlisi de milliyetçiliğin ne olduğunu ne manaya geldiğini en açık şekilde izah etmiştir. <strong>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı’nın </strong>son çağrılarını bu çerçevede okuyanlar, önümüze açılan tarihi fırsat penceresini görmekte ve heyecanlanmaktadır.</div> <div>Terör belası başta olmak üzere kronik sorunlarımızı çözmek, kardeşliği pekiştirmek, <strong>Türkiye’yi</strong> kardeşlik ekseninde büyütmek için bugün önümüze bir kez daha bulunmaz bir imkân çıkmıştır.</div> <div>Bölgemizde sınırlar yeniden çizilmek istenirken ezeli kardeşliğimizi ebedî olarak muhafaza yolunda asli muhatabımız bizzat <strong>Kürt</strong> kardeşlerimizin kendisidir.</div> <div>Sevgili <strong>Kürt</strong> kardeşlerim, senden bu eli samimiyetle tutmanı bekliyoruz. Siyonist İsrail’in aparatlığını, <strong>Türkiye</strong> düşmanlığını yapanları aradan çekip çıkarmanı istiyoruz. Sevgili <strong>Kürt</strong> kardeşim, imanına, <strong>İslam’ına</strong>, ezanına, vatanına, kardeşlik hukukuna sahip çıkmanı istiyoruz. Gel, <strong>Türkiye</strong> <strong>Yüzyılı’nı</strong> birlikte inşa edelim.” (**)</div> <div><strong>Sayın</strong> <strong>Cumhurbaşkanının</strong> özetle aktardığımız bu açıklamaları, <strong>Bahçeli’nin</strong> terör çözümü için yaptığı çıkışını <strong>Cumhurbaşkanı</strong> ile danışıklı ortaya koyduğunun bir göstergesi de oldu denilebilir.</div> <div>Başta da değindiğimiz gibi ülkemiz kırk senedir <strong>terörle</strong> sınanmaktadır. <strong>Terörü</strong> yenersek ülkemiz için her türlü kalkınmanın yolunun açılacağı kesindir.</div> <div><strong>Türkiye’nin</strong> terörle mücadelede harcadığı milyarlarca dolar para ülkenin kalkınmasına harcanmış olsaydı bugün bölgede çok daha farklı bir ülke ile karşılaşmamız mümkündü. <strong>Türk’ün</strong> tarih içindeki misyonunu bilen ve bunu gelecekte de uygulama sahasına koyacağını öngören emperyalistlerin önümüzü terörle kesmek için her türlü şeytanlığı sergiledikleri açıktır.</div> <div><strong>Türk</strong> <strong>Milleti</strong> olarak bunun farkına varmalı, <strong>86</strong> <strong>milyon</strong> <strong>Türk</strong> <strong>vatandaşı</strong> olarak birlik ve dirlik içinde bu emperyalist hainliklere karşı tek vücut olarak karşı çıkmalıyız.</div> <div>Son olarak <strong>1980</strong> öncesi meşhur bir sloganımızı tekrarlamak istiyorum:</div> <div><strong>“Ne Amerika Ne Rusya Ne Çin.</strong></div> <div><strong>Her Şey Milliyetçi Büyük Türkiye İçin.”</strong></div> <div>.</div> <div><strong>Selim Çoraklı, dikGAZETE.com</strong></div> <div>(*) https://www.dikgazete.com/haber/mhp-genel-baskani-bahceli-sozumun-arkasindayim-ve-teklifimde-israrliyim-918295.html</div> <div>(**) https://www.dikgazete.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-bu-cumhuriyet-turk-un-de-kurt-un-de-cumhuriyetidir-917372.html</div> <div></div> <div></div>