<div><span><span>Bu sorunun cevabı bence <strong>menfî</strong>, olumsuzdur. </span></span></div> <div><span><span><strong>Sevgi</strong>, insandaki <strong>canlılık kuvveti </strong>(ruh, canlılık enerjisi) gibidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Ölü doğan çocuk,</strong> nasıl gelişip olgunlaşamazsa; toplumda <strong>sevgi gücü</strong> hakim değilse <strong>Hukuk Devleti</strong> düzeni de gerçekleşip yaşayamaz. </span></span></div> <div><span><span>Mükemmel bir <strong>Anayasa</strong> yazılabilir, ne var ki bu <strong>Anayasa</strong>ile <strong>Hukuk Devleti </strong>doğmayabilir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Anayasa</strong> ile, <strong>Hukuk Devleti</strong>’nin ancak heykeli yapılmış olur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Enerji</strong> (kuvvet) <strong>Allah’tandır. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Hukuk Devleti </strong>için <strong>sevgi enerjisi</strong> zorunludur. </span></span></div> <div><span><span>Kurucu gerçek kişilerde bu “<strong>kuvvet</strong>” olsa bile, toplumda bu “<strong>güç</strong>” hakim değilse, <strong>Hukuk Devleti</strong> yaşayamaz. </span></span></div> <div><span><span><strong>İki Peygamber</strong>’in kurduğu, iki örnek <strong>Hukuk Devleti</strong>’nin de akıbeti böyle olmuştur. </span></span></div> <div><span><span><strong>Süleyman</strong>’ın (as) <strong>Hukuk Devleti</strong>’ni temsil eden <strong>asasını</strong> bir süre sonra “<strong>Dabbetularz</strong>” (Arz canavarı) kemirmiş, <strong>sevgi</strong>ile <strong>yaptırım gücü</strong> bir arada olmayınca; <strong>takatsiz kalan Hukuk Devleti</strong> de ortadan kalkmıştır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Asa</strong>’nın kemirilmesi <strong>Hukuk Devleti</strong>’nin gücünün içinden, içerden çökertilmesi demektir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Dabbetularz</strong>, <strong>ejderha</strong> demektir; yoksa <strong>asayı</strong> <strong>kemiren tahta kurdu</strong> değildir!</span></span></div> <div><span><span><strong>İslâm Hukuk Devleti</strong>’nde de <strong>Süleyman Devleti</strong>’nin akıbetini görüyoruz: <strong>Dabbetularz</strong>’ın <strong>Resûl-i Ekrem</strong>’in (s.a) asasını kemirmesi sonucunda <strong>Medînetun-nebi</strong>’nin cansız biblosu, büst ve heykelleri kalmış, <strong>Hukuk Devleti</strong> ortadan kalkmıştır.</span></span></div> <div><span><span><strong>İnsan</strong>’ın yaradılış sebebi sevgidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Vacibul-vücud ve Ahad olan Allah, Vedûddur. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>İradesi</strong>, sadece masum görevliler olan meleklerin kendisini sevmesi değildir. </span></span></div> <div><span><span><strong>İnsan</strong>’a seçme yeteneği (irade ve ihtiyar) vermiştir. </span></span></div> <div><span><span>Oysa mutlak ve <strong>küllî irade</strong> de tek zorunlu varlığındır.</span></span></div> <div><span><span>İnsana seçme yeteneği vermesi, <strong>Arz</strong>’da bu bakımdan <strong>halife</strong> kılması; <strong>insanın iradesiyle ilâhi sevgiyi seçebilmesi</strong> içindir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Yeryüzü insan için sevgi sınavı salonudur.</strong></span></span></div> <div><span><span>Bir toplumda <strong>çoğunluk gaflette</strong> ise veya <strong>irade hürriyetinikötü seçimler</strong> <strong>için</strong> kullanıyorsa, tekrar edelim ki gerçekte <strong>Hukuk Devleti</strong> yok, cansız heykeli vardır. </span></span></div> <div><span><span>Bu durum devam ederse bu heykeller de kaldırılmış olabilir. Yerini <strong>ucûbe şekiller</strong> alır.</span></span></div> <div><span><span>Topluma mensup gerçek kişilerde<strong> ilâhi sevgi</strong> yoksa, <strong>Hukuk Devleti</strong>; sevgi gücünü alacak kaynaktan yoksun kalır ve ölür.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>1974</strong> yılında, askerlik görevimin henüz sona ermediği bir zamanda, bulunduğum askeri öğretim kurumunda; ders veren, o zamanlar ünlü, bugün merhum bulunan <strong>bir profesör</strong>, sınıfa gitmeden önce şu cümleyle kendi “<strong>şiar</strong>”ını özetleyip bildirmişti:</span></span></div> <div><span><span>“-<strong>Hayatın anlamı, başkalarına a’zami zararı verip, kendisi asgari zarar görerek bu dünyadan çekip gitmektir!”</strong></span></span></div> <div><span><span>Cevap beklemeden sınıfa giden “<strong>Hoca</strong>”nın ardından bütün öğretmenler bu söze hayran kalmışlardı, ben tam aksine <strong>dehşete</strong> düşmüştüm.</span></span></div> <div><span><span><strong>Anayasalar</strong>, <strong>muska gibi</strong> <strong>taşınmak</strong> ve bazı maddelerini “<strong>yobazlığı tedavi</strong>” için üfürüklemek nedeniyle yazılmamalıdırlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Anayasalar</strong>’a can veren, topluma yansıyabildiği ve <strong>Kanunkoyucu</strong>’nun da alabildiği ölçüde “<strong>sevgi kuvveti</strong>”dir. </span></span></div> <div><span><span>Ferdlerde, bu sevgi gücü yoksa <strong>Hukuk Devleti</strong>’nin kurulması imkansızdır.</span></span></div> <div><span><span>Nasyonal sosyalistler, Rus devrimcileri;<strong> sevgi enerjisinden</strong> yoksun oldukları gibi, heykeltıraşlık yetenekleri de yoktu. </span></span></div> <div><span><span>Sadece “<strong>kaba güç</strong>” vardı. </span></span></div> <div><span><span>Gerçek ve iyi yönde bir <strong>Hukuk Devleti</strong> için, kaba güç yeterli değildir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Bencillik, servet hırsı, ırkçılık</strong> saikleriyle hareket edenler <strong>Hukuk Devleti</strong> değil; <strong>yıkılmaya mahkum bir yapı</strong> kurarlar, bu yapı da <strong>uzun ömürlü</strong> olmaz.</span></span></div> <div><span><span>Korkudan güç gelmez, korku insanı güçsüzlüğe, eylemsizliğe götürür. </span></span></div> <div><span><span><strong>Takva</strong>, korku demek değil; <strong>iman, sevgi ve ümit</strong>demektir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Sevgi = Hukuk = Ahlak = Ümit = İman</strong> içinde ve <strong>Hukuk Devleti</strong>’nin güvencesinde yaşamak istiyorsak, birbirimize “<strong>Hakk</strong>”ı öğütlememiz gerekir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Hukuk Devleti</strong>’nin gerçek kişiler gibi bir varlığı yoktur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Sevgi</strong> <strong>gücüne</strong> sahip <strong>Kanunkoyucu</strong>’dan ve doğduktan sonra da toplumdaki bireylerden yaşama gücünü alır “<strong>En’amte aleyhim</strong>”in yolunu izleyerek bu gücü alırız.</span></span></div> <div><span><span>Sevgiyle!</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Hüseyin Hatemi, Karar</strong></span></span></div> <div></div>