<div><span><span><strong>ANALİZ</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>“Dünya tehlikeli bir noktaya geldi. Uluslararası ilişkiler hararetleniyor” bu sözler, Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong> tarafından Moskova’da düzenlenen Rusya Federasyonu Dışişleri eski Bakanı ve Başbakanı <strong>Yevgeniy Primakov</strong>’un doğumunun 90. Yıldönümüne adanan <strong>V. “Primakov Okumaları” Bilimsel Uzmanlar Forumu</strong>’nda dünyadaki güncel politikaya dair söylendi. </span></span></div> <div><span><span>Bu yılki foruma <strong>29 ülkeden 500’den fazla uzman</strong> katılım sağladı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>- Primakov Okumaları</span></span></div> <div><span><span>Bu seneki forumun başlığı: “<strong>Muvaceheye Dönüş: Alternatifler var mı?</strong>” idi. Buna yönelik; uluslararası güvenliğin ve istikrarın riskleri, silah kontrol anlaşmaları sisteminin bozulması, küreselleşme modelinin dünyada yarattığı kriz ve korumacı önlemlerin kötüye kullanımı konuları tartışıldı. </span></span></div> <div><span><span>Rusya Devlet Başkanı’nın forum aracılığıyla verdiği “<strong>Dünyadaki mevcut durumun tehlikesi</strong>” mesajı, tesadüf değildir.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>- Vladimir Putin, Primakov Okumaları’nda konuşma sırasında…</span></span></div> <div><span><span><strong>Vladimir Putin</strong> konuşmasında: “Dünya tehlikeli bir noktaya geldi. Uluslararası ilişkiler hararetleniyor. Gittikçe artan muvacehe durumu, bazı ülkelerin siyasi ve iktisadi çıkarlarına yönelik acımasız, bencilce zorlamalarına; özellikle yaptırımlar ve ticaret savaşları yoluyla gerçek ve uygulanabilir alternatifler bulmaya çalışmalıyız. Akut bölgesel ve küresel sorunlara karşı yapıcı çözümlere ihtiyacımız var.” dedi.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>- Putin, St. Petersburg Ekonomi Forumu’nda konuşma yaparken…</span></span></div> <div><span><span>Rus liderin, dünyadaki mevcut duruma dair bu değerlendirmesi ilk değil. <strong>6-8 Haziran</strong> tarihlerinde düzenlenen <strong>St. Petersburg Ekonomik Forumu</strong>’nda dünyanın önde gelen haber ajanslarının temsilcileriyle bir araya gelen <strong>Putin</strong>, küresel bir çatışma tehdidi konusunda endişelendiğini dile getiriyordu. </span></span></div> <div><span><span>Durumu, <strong>Slav</strong> mitolojisindeki <strong>“Ateşten Yılan”</strong>a benzeten <strong>Putin</strong>:</span></span></div> <div><span><span>“Nasıl bir dünyada yaşadığımızı, hangi tehdit ve tehlikelerin bizi beklediğini idrak etmeliyiz. </span></span></div> <div><span><span>Bu ateşten yılanı kontrol edemezsek, onu serbest bırakırsak, Tanrı bizleri korusun şişeden küresel bir felaket çıkabilir.” dedi.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>- INF Anlaşması (Mihail Gorbaçov-Ronald Reagan)</span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya Devlet Başkanı Putin</strong>’i endişelendiren bir diğer konu da <strong>Amerika Birleşik Devletleri</strong>’nin son dönemdeki hamleleri oldu.</span></span></div> <div><span><span>ABD, 2002 yılında <strong>ABM - Anti Balistik Füze Anlaşması</strong>’ndan çekildi ve bu yılın başında <strong>INF - Kısa ve Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması</strong>’nın yükümlülüklerini askıya aldı. Ayrıca <strong>ABD</strong>, <strong>2021</strong> yılında sona erecek <strong>START - III Stratejik Silah Azaltma Anlaşması </strong>konusunda da <strong>Rusya</strong> ile müzakere etmeye istekli durmuyor. </span></span></div> <div><span><span>Silahlanma yarışını sınırlayan konularda <strong>Amerika</strong>’nın çizgisi oldukça net görünüyor.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>- ABM Anlaşması (Leonid Brejnev-Richard Nixon)</span></span></div> <div><span><span><strong>Vladimir Putin</strong>’e göre dünyadaki stratejik istikrar tamamıyla tehdit altında.</span></span></div> <div><span><span>Rus lider bu konuda yalnızca <strong>“Nükleer Kulüp”</strong> üyelerinin (<strong>ABD, Rusya, Birleşik Krallık, Fransa ve Çin</strong>) değil, dünyadaki nükleer güce sahip tüm devletlerin katılımıyla ortak bir çalışma yapılması gerektiğini belirtiyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Putin, St. Petersburg Ekonomi Forumu</strong>’nda basın mensuplarıyla düzenlediği toplantıda şunları dile getirdi: </span></span></div> <div><span><span>“Bir kez daha tekrarlıyorum. Tabi ki bugün en önemli müzakereler, en büyük nükleer potansiyele sahip olan ülkeler olarak bizimkilerdir. <strong>(Rusya ve ABD müzakerelerini kast ediyor)</strong> Ancak bence bu müzakerelere resmi ve resmi olmayan beyanlar dahilindeki; nükleer güce sahip olan tüm taraflar katılmalıdır.</span></span></div> <div><span><span>Müzakere edip bir karara varmamız için böyle geniş bir platform oluşturmak gereklidir. Ancak bu şekilde tünelin sonundaki ışığa ulaşabiliriz.”</span></span></div> <div></div> <div><span><span>- START 3 Anlaşması (Dimitriy Medvedev-Barack Obama)</span></span></div> <div><span><span>Putin aynı zamanda Rusya’nın yapıcı ve eşit bir diyaloga açık olduğunu ve diğer ülkeleri de aynı şeyi yapmaya çağırdığını yineliyor. Rus liderin son zamanlarda <strong>ABD Başkanı</strong> <strong>Donald Trump</strong> ile yaptığı görüşmeler, geleceğe yönelik iyimser olmak konusunda ilham veriyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Putin</strong>’e göre, <strong>ABD Başkanı</strong>’nın yeni silahların üretimi için büyük miktarda harcama yapılması hususunda endişeleri var. Kaldı ki bu miktarda bir para başka amaçlar için de kullanılabilirdi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Vladimir Putin</strong>, <strong>ABD Dış İşleri Bakanı Mike Pompeo</strong> ile Soçi’de yaptığı görüşmenin de olumlu bir şekilde geçtiğine inanıyor.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>- Vladimir Putin - Mike Pompeo / Soçi Görüşmesi…</span></span></div> <div><span><span>Ancak <strong>Rus</strong> liderini endişelendiren yalnızca nükleer güvenlik konusu değil. </span></span></div> <div><span><span>O’na göre, bugün <strong>Batılı</strong> <strong>ülkeler</strong> ve özellikle <strong>ABD</strong>, ticari ve ekonomik alanda açık bir baskı yapıyorlar. </span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong>’nin dayattığı model, yalnızca ticari alana etki etmiyor. Bu model bitmek bilmeyen çatışmalara ve savaşlara sebep olacak. Kaldı ki zaten <strong>Amerikan Doları,</strong> tek başına bir baskı aracı haline geldi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Putin</strong>, <strong>St. Petersburg Ekonomi Forumu</strong>’nun genel kurul toplantısında şunları dile getirdi: </span></span></div> <div><span><span>“Önceleri ticaret özgürlüğünü, adil ve açık rekabeti konuşan devletler; bugün ticaret savaşları, yaptırımlar, ekonomik baskı ve korkuyla rakiplerini <strong>‘Pazar dışı yöntemler’</strong> aracılığıyla ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.”</span></span></div> <div><span><span>Aynı zamanda, Batı dünyasının teknolojiyi dünyadaki ana istikrarsızlık kaynağı olarak tayin etme arzusunu da dile getiren <strong>Putin</strong>:</span></span></div> <div><span><span>“Yeni teknolojik gelişmeleri tekelleştirmeye çalışmak ve bunun meyvelerine erişimi sınırlı hale getirmek; küresel eşitsizlik sorununu tamamen yeni bir seviyeye getirmektir.” dedi.</span></span></div> <div><span><span>Bu bağlamda <strong>İngilizler</strong>’in ünlü <strong>Economist</strong>’in son sayısında <strong>ABD</strong>’yi dünyadaki gücünü güçlendirmek için yeni ekonomik silahlar kullanıyor diye nitelendirmesi tesadüf değildir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Economist’</strong>e göre bu durum verimsiz ve tehlikelidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Görülen o ki ABD’nin son dönemdeki tutumundan yalnızca Rusya değil en büyük müttefiklerinden biri olan İngiltere de rahatsız.</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>-BREXIT-</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD Başkanı</strong>’nın <strong>3-5 Haziran</strong> tarihinde <strong>Londra</strong>’ya yaptığı ziyaret, <strong>Avrupa - Atlantik</strong> topluluğunu bölen ve<strong> İngiltere</strong>’nin kendi iç politik durumunu ağırlaştıran büyük bir skandalla birlikte gerçekleşti. </span></span></div> <div><span><span><strong>İngilizler</strong>’i, <strong>AB</strong>’den bir anlaşma yapmadan çıkmaya ve <strong>Brüksel</strong>’e <strong>39 Milyar Sterlin</strong> (Yaklaşık <strong>50 Milyar dolar</strong>) tazminat ödememeye çağıran <strong>Trump</strong>, böylelikle <strong>Avrupalı</strong> müttefiklerine karşı açıkça bir meydan okuma başlattı. </span></span></div> <div><span><span>ABD Başkanının adeta “<strong>Ateşe barutla yaklaşan</strong>” bu çıkışı, <strong>İngiltere</strong>’deki <strong>Brexit</strong> muhalefeti kesimi değil, aynı zamanda <strong>Londra</strong>’ya taviz vermek istemeyen <strong>Brüksel</strong>’i de kızdırdı.</span></span></div> <div><span><span>Görünüşe göre <strong>Trump</strong>, <strong>Brexit</strong> hakkındaki söylemleriyle yalnızca <strong>Londra</strong>’ya değil tüm <strong>Avrupa</strong>’ya gerçek patronun kim olduğunu hatırlatmak istiyor.</span></span></div> <div><span><span>Zaten son dönemde <strong>ABD</strong> ve <strong>AB</strong> arasındaki ilişkiler pek de normal boyutta değil. </span></span></div> <div><span><span>Geçtiğimiz yaz <strong>ABD</strong>, <strong>Avrupa</strong>’dan ithal edilen alüminyum ve çelik ürünlerine ekstra vergi getirdi. </span></span></div> <div><span><span>Ayrıca hatırlatmak gerekirse; <strong>Washington</strong>, <strong>AB</strong>’yi “<strong>Amerikan finansal sistemiyle bağlantısının kesilmesi</strong>” ile tehdit etti.</span></span></div> <div><span><span>Dahası <strong>ABD</strong> sadece ekonomik alanda baskılar uygulamıyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Kuzey Akımı Projesi</strong>’ne yönelik <strong>Avrupa</strong>’yı tehdidi hala devam ediyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>ABD</strong>, kendi isteklerini dayatarak <strong>AB</strong> ülkelerinin savunmaya yönelik yatırımlarına da müdahale ediyor.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Dimitri Kherson, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>DAHA ÖNCEKİ YAZILAR:</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Analiz: Ukrayna’nın Çöküşü ve Kehanetler -Dimitri Kherson-</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Leonid Kuçma, artık bir suçlu…</strong></span></span></div> <div></div>