<h3><span><strong>Türk C4ISR ağları hedefte: İsrail ile Suriye üzerinde yükselen gerilim!</strong></span></h3> <div><strong>Suriye’deki</strong> <strong>El Şara</strong> rejimi; özellikle <strong>ABD</strong> ve <strong>İsrail</strong> tarafından <strong>İran</strong> ve <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Suriye’deki</strong> nüfuzuna karşı bir kalkan olarak görülse de <strong>İsrail’in</strong> şamar oğlanı olmaktan kurtulamıyor. <strong>Şammar</strong> aşireti bu işe ne der?</div> <div><strong>Türkiye</strong> ile <strong>SDG</strong> üzerinden bilek güreşine giren <strong>ABD’nin</strong> unuttuğu bir şey var. <strong>Suriye</strong>; enerji kaynaklarına ve <strong>Avrasya</strong> kara parçasına uzanan stratejik önemde ticaret yollarına sahip. <strong>Suriye</strong> üzerinde kontrol sağlanması, bu nedenle <strong>Çin’in</strong> <strong>Ortadoğu’da</strong> artan ekonomik nüfuzuna karşı koymak ve <strong>ABD’nin</strong> bölgedeki baskın yabancı ekonomik ve siyasi güç konumunu yeniden tesis etmede kilit bir unsurdur.</div> <div><strong>Suriye’yi</strong> kontrol etme çabalarında <strong>Şara’yı</strong> destekleyen emperyalist güçler ile <strong>İsrail</strong>, <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Körfez</strong> ülkeleri gibi bölgesel güçlerin birbiriyle çelişen çıkarları, yeni kanlı mezhep çatışmalarına yol açma ve ülkenin parçalanmasını hızlandırma potansiyeline sahiptir. Bu da bölge çapında bir savaşa neden olabilir.</div> <div><strong>ABD’nin</strong> <strong>Türkiye</strong> ile <strong>SDG</strong> hattında bilek güreşi, taktik düzeyde sonuçlar verse de stratejik gerçek değişmiyor: <strong>Suriye</strong>, <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz</strong> enerji denklemine ve <strong>Avrasya</strong> kara koridorlarına bağlı bir jeoekonomik kilit ülke. Bu nedenle <strong>Suriye’de</strong> kontrol ve nüfuz, yalnızca güvenlik değil, <strong>Çin’in</strong> <strong>Kuşak</strong>-<strong>Yol</strong> <strong>Girişimi’nin</strong> (BRI) <strong>Levant</strong> ayağını sınırlama ve <strong>ABD’nin</strong> ekonomik-siyasi ağırlığını yeniden tesis etme hedeflerinin de parçası.</div> <div></div> <div><strong>Irak</strong> üzerinden <strong>Suriye’ye</strong> uzanan karayolu/olası demiryolu ve <strong>Levant</strong> liman bağlantıları, <strong>Çin’in</strong> tedarik zinciri çeşitlendirmesi açısından kritik; Washington bu zemini daraltmak istiyor.</div> <h3><span><strong>Çin faktörü: Asıl büyük hesap!..</strong></span></h3> <div><strong>Küresel</strong> oyunun perde arkasında <strong>Çin</strong> var. <strong>Pekin’in</strong> <strong>Kuşak</strong>-<strong>Yol</strong> <strong>Girişimi</strong>, <strong>Irak</strong> üzerinden <strong>Suriye</strong> kıyılarına ve <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz</strong> limanlarına ulaşmayı hedefliyor. Bu, <strong>Çin’in</strong> enerji güvenliği ve ticaret ağları açısından kritik. <strong>ABD’nin</strong> <strong>Suriye’de</strong> kalmakta ısrar etmesinin bir nedeni de işte bu: <strong>Çin’in</strong> <strong>Ortadoğu’da</strong> kök salmasını engellemek. Başka bir deyişle, <strong>Washington’un</strong> gözü sadece <strong>İran’da</strong> ya da <strong>Rusya’da</strong> değil; asıl uzun vadeli rakibi <strong>Çin</strong>’de.</div> <div>Denklem sadece <strong>ABD</strong>–<strong>Çin</strong> rekabetiyle sınırlı değil: <strong>Rusya</strong>, üslenme kapasitesi ve askerî varlığını koruyarak sahada etkin kalmaya çalışırken; <strong>Türkiye</strong> sınır güvenliği, mülteci baskısı, terör tehdidi ve <strong>M4</strong>/<strong>M5</strong> koridorları gibi somut dosyalarla hareket ediyor.</div> <div></div> <div><strong>Körfez</strong> ülkeleri, finansal kaldıraç ve diplomatik arabuluculuk kanallarını kullanarak yeni hükümete etki arayışında. <strong>İran</strong> ise rejim değişikliğinin ardından sahadaki milislerinin büyük kısmını geri çekmiş durumda; bu nedenle etkinliği sınırlı. <strong>İsrail</strong> ise özellikle <strong>İran</strong> bağlantılı altyapı ve unsurları hedef alarak havadan bir “<strong>dengeleyici</strong>” rolünü sürdürüyor.</div> <h3><span><strong>Ankara’dan net mesaj: İsrail tüm Suriye’den çekilmeli!..</strong></span></h3> <div><strong>Türkiye</strong>, <strong>İsrail’in</strong> <strong>Suriye’deki</strong> özerk bölgelere verdiği desteğe karşı çıkıyor. <strong>Ankara</strong>, <strong>İsrail’in</strong> tüm <strong>Suriye</strong> topraklarından çekilmesini ve <strong>1974</strong> tarihli <strong>Kuvvetlerin</strong> <strong>Ayrıştırılması</strong> <strong>Anlaşması’nda</strong> belirlenen sınırlara geri dönmesini talep ediyor.</div> <div></div> <div><strong>Trump</strong> yönetiminin bu tutumu benimsemesini ve <strong>Şara’nın</strong> <strong>İsrail</strong> ile yapılacak herhangi bir anlaşmada bunu şart koşmasını istiyor.</div> <div>Nitekim <strong>Suriye</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Ahmed el-Şara</strong>, <strong>Arap</strong> gazetecilere verdiği brifingde, <strong>Şam</strong> ile <strong>Kudüs</strong> arasındaki güvenlik anlaşmasına ilişkin görüşmelerin "<strong>ileri</strong> <strong>aşamada</strong>" olduğunu, “<strong>Eğer gerçekleşirse, Suriye ile İsrail arasında 1974 hattı, ateşkes hattı temelinde bir güvenlik anlaşmasına varılacağına bahse girdiğini</strong>” söyledi.</div> <div><strong>Rusya</strong> açısından durum <strong>İran’a</strong> göre biraz daha pozitif. <strong>Moskova'nın</strong> <strong>Esad</strong> ile kişisel bağlantısı <strong>İran'dan</strong> çok daha azdı. Ancak <strong>Esat’ın</strong> ülkeyi terk etmesi sonrasında ortalığa saçılan bilgilerde <strong>Moskova’nın</strong> muhalif gruplarla bağlantısı ortaya çıktı. <strong>Üsler</strong> şimdilik yerinde duruyor. <strong>Rusya</strong> artık <strong>Suriye'nin</strong> geleceğinden sorumlu değil. Yeni yönetimle hem ekonomik hem de siyasi ilişkiler korunuyor ve görünüşe göre bu ilişkiler gelişecek.</div> <h3><span><strong>Türkiye–İsrail çatışma ihtimali kapsamında Suriye merkezli tetikleyiciler!..</strong></span></h3> <div><strong>Suriye</strong> hava sahası, çakışmaları tetikleyici faktörlerin başında yer alıyor. <strong>İsrail’in</strong> <strong>Şam</strong> çevresi/<strong>Doğu</strong> <strong>Suriye’ye</strong> dönük seri operasyonları ile <strong>Türkiye’nin</strong> kuzey hatlarında yürüttüğü <strong>İHA</strong>/<strong>SİHA</strong> ve hava-denetim faaliyetlerinin dekonfliksiyonsuz kesişmesi buna örnek gösterilebilir.</div> <div>Bu başka tetikleyici unsur vekâlet ağları üzerinden dolaylı çarpışma. <strong>İsrail’in</strong> önceki dönemden kalan <strong>İran</strong> bağlantılı hedefleri vurması, lojistik/ikmal hatlarının <strong>Türkiye’nin</strong> etkilediği alanlara yaklaşması; sahada yerel ortakların birbirine temas etmesi gibi.</div> <div>Ayrıca <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz</strong> enerji/deniz yetki alanları yani <strong>MEB</strong>/<strong>hat</strong> belirleme tartışmalarının <strong>Suriye</strong> kıyı şeridi ve <strong>Levant</strong> havzalarıyla örtüşmesi, keşif/sondaj güvenliği gerekçesiyle tırmanması.</div> <div>Son olarak bilgi harbi ve siber alanlardan söz edilebilir. Kritik altyapı (liman, enerji iletim) ve <strong>Command</strong>, <strong>Control</strong>, <strong>Communications</strong>, <strong>Computers</strong>, <strong>Intelligence</strong>, <strong>Surveillance</strong>, <strong>Reconnaissance</strong>/<strong>C4ISR</strong> ağlarına dönük karşı hamlelerin kasıtsız etkileri, kinetik sahaya sıçrama riski.</div> <h3><span><strong>Suriye’deki Türk C4ISR altyapısı İsrail saldırılarının merkezinde!..</strong></span></h3> <div><strong>İsrail’in</strong> <strong>Şam</strong> saldırılarını “<strong>Türkiye</strong> ile yeni <strong>Suriye</strong> yönetimi iş birliğine tepki” değerlendirmelerine katılır mısınız bilmem. <strong>Suriye</strong> ve <strong>Türkiye’nin</strong>, <strong>Suriye</strong> ordusunun kabiliyetlerini güçlendirmek, kurumlarını geliştirmek ve kapsamlı bir güvenlik sektörü reformunu desteklemek amacıyla imzaladığı askeri iş birliği anlaşmasının ardından, <strong>İsrail’in</strong> hava saldırıları daha bir yoğunlaştı.</div> <div><strong>27</strong> <strong>Ağustos</strong> gecesi <strong>İsrail</strong> ordusu, başkent <strong>Şam’ın</strong> güneybatısındaki <strong>Kisva’daki</strong> eski kışlalar ile <strong>Cebel el-Manea’daki</strong> üsleri peş peşe vurdu. Bu bölgeler, <strong>Esad</strong> döneminde kullanılan en önemli askeri merkezler arasındaydı. Saldırıların ardından <strong>Türkiye</strong>, merkezi yönetime desteğini sürdüreceğini açıkladı. Bu açıklamanın başka bir sebebi olabilir mi?</div> <div>Çünkü <strong>İsrail</strong> ordusu sözcüsü, operasyonların gerekçesi olarak “<strong>Suriye’de tespit edilen gözetleme ve gizli dinleme cihazlarını</strong>” gösterdi. <strong>İsrailli</strong> bir yetkili ise <strong>El Hadath’a</strong> yaptığı açıklamada, hava saldırıları sırasında <strong>Türkiye’ye</strong> ait olduğu iddia edilen bazı istihbarat cihazlarının imha edildiğini doğruladı. Yetkiliye göre, bu cihazlar, uzun süredir bölgede aktifti ve “<strong>gizli</strong>, <strong>tehlikeli</strong>” nitelikteydi.</div> <div><strong>Analistler</strong>, <strong>İsrail’in</strong> hedef aldığı bu istasyonların, modern orduların komuta–kontrol, istihbarat, gözetleme ve keşif faaliyetlerini birbirine entegre eden <strong>C4ISR</strong> ağlarının bir parçası olabileceğini belirtiyor. Uydu, insansız hava aracı (İHA), radar, kara-hava-deniz haberleşme sistemleri ve yapay zekâ destekli analiz yazılımları bu ağın temel bileşenleri arasında yer alıyor.</div> <div>Aynı yetkili, <strong>Suriye</strong> hükümetine dolaylı bir mesaj da vererek “<strong>Şeriat yönetimini ateşle oynamaması ve Türkiye’nin emirlerini dinlememesi</strong>” gerektiğini söyledi. Bu ifade, <strong>İsrail’in</strong>, <strong>Suriye’nin</strong> <strong>Türkiye</strong> ile kurduğu askeri ve istihbarat temelli ilişkilerden duyduğu rahatsızlığı ortaya koydu.</div> <div>Saldırılar <strong>26</strong> <strong>Ağustos’ta</strong>, <strong>Şam’ın</strong> güneyindeki <strong>Cebel el-Manea</strong> bölgesinde başlamıştı. <strong>Yeni</strong> <strong>Suriye</strong> <strong>Ordusu</strong> birlikleri, bölgede gözetleme ekipmanlarını tespit etmeye çalışırken <strong>İsrail</strong> hava saldırısına uğradı. Çatışmalar ve ardından gelen bombardımanda çok sayıda asker yaşamını yitirdi, yaralandı ve askeri araçlar tahrip oldu.</div> <div></div> <div><strong>Türkiye’nin</strong> <strong>Suriye’deki</strong> askeri varlığı, özellikle <strong>2016’dan</strong> bu yana yürüttüğü <strong>Fırat</strong> <strong>Kalkanı</strong>, <strong>Zeytin</strong> <strong>Dalı</strong>, <strong>Barış</strong> <strong>Pınarı</strong> ve <strong>Bahar</strong> <strong>Kalkanı</strong> harekâtları çerçevesinde hem sınır güvenliği hem de terörle mücadele kapsamında şekillenmiştir. <strong>Türkiye</strong>, <strong>Suriye’nin</strong> kuzeyinde çeşitli askeri üsler kurmuş, yerel silahlı gruplarla koordineli şekilde bölge güvenliğini sağlamaya çalışmıştır. Aynı zamanda, <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>Suriye Milli Ordusu</strong> (eski ÖSO) ile olan iş birliği de <strong>Ankara’nın</strong> sahadaki etkisini artırmıştır.</div> <div><strong>İsrail’in</strong> <strong>Suriye’de</strong> yürüttüğü hava operasyonlarının büyük bölümü, <strong>İran</strong> bağlantılı silahlı gruplara ve <strong>Hizbullah’a</strong> yöneliktir. Ancak bu son olayda, hedef alınan ekipmanın <strong>Türkiye</strong> bağlantılı olduğu iddiası, <strong>İsrail’in</strong> sadece <strong>İran</strong> değil, <strong>Ankara'nın</strong> <strong>Suriye’deki</strong> etkisinden de rahatsızlık duyduğuna işaret edebilir. Bu durum, <strong>İsrail’in</strong> <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>Suriye</strong> içinde yürüttüğü askeri ve istihbari faaliyetleri kendi güvenlik algısına tehdit olarak görmeye başladığını gösterebilir. <strong>İsrail’in</strong> <strong>Türkiye</strong>-<strong>Suriye</strong> yakınlaşmasından rahatsızlık duyması da bu bağlamda değerlendirilebilir.</div> <h3><span><strong>Türkiye’nin Suriye’den Gazze’ye ortak geleceği savunan misyonu…</strong></span></h3> <div><strong>Suriye'deki</strong> hava saldırıları, <strong>Gazze’deki</strong> kıtlık ve toplu katliamlar, <strong>Siyonist</strong> sömürgeciliğin ve dünya emperyalizminin doğrudan bir sonucudur. Aylarca süren abluka, sivil yerleşim alanlarının sistematik bombalanması ve insani yardımın engellenmesi, yalnızca bir savaş suçu değil, açık bir soykırım politikasıdır. Bu vahşet, küresel kapitalist düzenin krizlerine verdiği baskıcı ve yok edici yanıtın en çarpıcı örneklerinden biridir.</div> <div></div> <div><strong>Savaşlara</strong>, <strong>soykırımlara</strong> ve <strong>emperyalist</strong> <strong>müdahalelere</strong> karşı mücadele, yalnızca ahlaki bir sorumluluk değil, aynı zamanda insanlığın ortak geleceğini savunmanın da bir gereğidir. <strong>Kapitalist</strong> barbarlık, sadece <strong>Gazze’de</strong> değil, dünyanın dört bir yanında yoksulluk, yıkım ve umutsuzluk üretmektedir.</div> <div>Bu şiddet ve istikrarsızlığa son vermenin yolu, halkların kendi iradelerine dayanarak örgütlenmesi ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesidir. “<strong>Dünya beşten büyüktür</strong>” sözü, bu bağlamda daha da anlamlı hale gelmektedir. Kalıcı bir çözüm, büyük güçlerin çıkar odaklı diplomatik manevralarında ya da yüzeysel barış görüşmelerinde değil; toplumların <strong>adalet</strong>, <strong>özgürlük</strong> ve <strong>eşitlik</strong> temelinde birlikte yürütecekleri ortak çabalarda yatmaktadır.</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>омюр челикдёнмез, Дикгазете</div> <div><strong>Seçilmiş Kaynakça</strong></div> <div>https://www.bbc.com/turkce/articles/cgjyqdqegl0o</div> <div>https://www.wsws.org/fr/articles/2025/07/19/kgfa-j19.html</div> <div>https://www.wsws.org/tr/articles/2025/08/11/wiks-a11.html</div> <div>https://www.wsws.org/tr/articles/2025/08/26/bbpg-a26.html</div> <div>https://www.jpost.com/israel-news/defense-news/article-865618</div> <div>https://www.jns.org/turkeys-expansionism-in-syria-creates-new-challenges-for-israel/</div> <div>https://www.kurdistan24.net/tr/story/860114/t%C3%BCrkiyeden-israile-suriye-tepkisi</div> <div>https://www.israeltoday.co.il/read/foreign-fighters-in-syria-once-useful-now-a-burden/</div> <div>https://www.twz.com/news-features/israel-turkey-tensions-mounting-over-air-bases-in-syria</div> <div>https://israel-alma.org/syria-turkish-presence-in-military-airports-and-aerial-friction-with-israel/</div> <div>https://www.salom.com.tr/haber/138560/suriye-devlet-baskani-israil-ile-muzakereler-ileri-asamada</div> <div>https://turkish.aawsat.com/arap-dünyasi/5175085-türkiye-suriye-ordusunun-yeteneklerini-güçlendirecek</div> <div>https://worldview.stratfor.com/article/syria-turkey-and-israels-parallel-deployments-heighten-flashpoint-risks</div> <div>https://www.institutkurde.org/info/depeches/la-syrie-au-coeur-de-nouvelles-tensions-entre-la-turquie-et-israel-17972/</div> <div>https://anlatilaninotesi.com.tr/20250827/israil-suriyeye-hava-saldirisi-duzenledi-eski-askeri-kislalar-hedef-alindi-1098879413.html</div> <div>https://www.atlanticcouncil.org/blogs/menasource/dispatch-from-syrias-christian-strongholds-a-new-government-a-full-political-spectrum/</div> <div>https://russiancouncil.ru/analytics-and-comments/comments/asad-ushel-a-rossiya-ostalas-pochemu-moskvu-ne-smogli-vydavit-s-blizhnego-vostoka/</div> <div> </div> <div> </div> <div></div>