<h3><span><strong>KABİLE ARİSTOKRASİSİ: KARAÇİ BEYLERİ</strong></span></h3> <div>Yıkılmasından sonra <strong>Altın</strong> <strong>Orda’nın</strong> yerini “<strong>alt-Hanlıklar</strong>” almıştır: <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı</strong>, <strong>Kazan</strong> <strong>Hanlığı</strong>, <strong>Astrahan</strong> <strong>Hanlığı</strong>, <strong>Kasım</strong> <strong>Hanlığı</strong>, <strong>Sibir</strong> (Sibirya) <strong>Hanlığı</strong>.</div> <div><strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong>’nın yerini alan <strong>Hanlıklar</strong> da genel anlamda <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong>’nın idari yapılanmasını devam ettirmiştir. “<strong>Kabile</strong> <strong>Aristokrasisi</strong>” olarak adlandırılabilecek söz konusu yapıyı kısaca ele almak gerekmektedir.</div> <div><strong>Altın Orda Devleti</strong> içinde sivrilip diğer devlet adamlarından ve hatta <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> hanlarından daha güçlü bir konuma yükselen devlet adamları olmuştur. Bu devlet adamları, <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong>-<strong>Rus</strong> ilişkilerini doğrudan kontrol altında tutma ve etkileme bulmuşlardır. Bu devlet adamlarından <strong>ilki</strong> <strong>Cuci</strong> <strong>Hanın</strong> torunu <strong>Emir</strong> <strong>Nogay</strong>’dır. Başlarda ordu komutanı olarak görev yapsa da zamanla gücü o denli artmıştır ki <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> hanını tahta çıkarıp indirecek kadar güç sahibi olmuştur. Ardından <strong>Bulkak</strong> devrinde ortaya çıkan <strong>Kiyat</strong> kabilesinden <strong>Emir</strong> <strong>Mamay</strong> ise <strong>Canıbek</strong> <strong>Hanın</strong> damadı oluyordu. <strong>Emir</strong> <strong>Mamay</strong> da tıpkı <strong>Emir</strong> <strong>Nogay</strong> gibi bir yükseliş yaşayıp o da <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> tahtına tayin edebilecek duruma gelmiştir. <strong>Emir</strong> <strong>Mamay,</strong> <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> <strong>Devleti</strong>-<strong>Rus</strong> <strong>Knezlikleri</strong> açısından büyük önem arz eden meşhur <strong>Kulikovskaya</strong> <strong>Savaşında</strong> da <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> <strong>Devletinin</strong> ordu komutanı olarak bu tarihi muharebenin baş kahramanlarından birisiydi. Son devlet adamı ise <strong>Mangıt</strong> kabilesinden <strong>Emir</strong> <strong>Edigey</strong>’dir.[1]</div> <div><strong>Emir</strong> <strong>Edige</strong> de diğer mirzalar gibi asker ve tümen komutanı idi. O da <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> hanlarını tahta çıkarıp indirmeye muvaffak olmuştur. <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> <strong>Devleti</strong> yönetimindeki kukla hanlar ve o kuklaları oynatan bu üç mirza, zamanla <strong>Rus</strong> <strong>Knezliklerinin</strong> itaatsizliklerinin ve bağımsızlık emellerinin tek müsebbibi olacaktır.[2]</div> <div><strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> <strong>Hanlığı’nın</strong> siyasi oluşumu ve devlet teşkilatlanması göçebe-bozkır kültürü üzerinde şekillenmiş, <strong>Cengiz</strong> <strong>Han’dan</strong> gelen <strong>Moğol</strong> ananelerine dayanmaktadır. Gücünü kabile aristokrasisinden alan söz konusu kültür, hanlığın sükûtundan sonra bakayalarında da varlığını devam ettirmiştir. <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı</strong>’nda <strong>Karaçi</strong> <strong>Beyleri</strong> olarak adlandırılan aristokrat kabile beyleri, sosyal, ekonomik, siyasi ve askeri güçleri ile yönetimde söz sahibi olan liderlerdir. Sayıları zaman zaman değişse de <strong>4 karaçi beyi</strong> olarak ifade edilen <strong>Şirin</strong>, <strong>Barın</strong>, <strong>Mangıt</strong>, <strong>Kıpçak</strong> uruğlardan <strong>Şirinler</strong>, genelde ilk sırada olmayı başarmışlardır. <strong>Şirin</strong> kabilesinin başında, gücünü <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> <strong>Han’ı</strong> <strong>Toktamış</strong> döneminde tesis eden <strong>Emir</strong> <strong>Rektemür</strong> ve onun soyundan gelen oğulları bulunmaktadır. <strong>Şirin</strong> beyleri ve <strong>mirzaları</strong> <strong>18.yy’ın</strong> sonuna kadar <strong>Kırım</strong> yönetiminde söz sahibi olmuşlardır.[3]</div> <div><strong>Karaçu</strong> <strong>Beyleri</strong>; <strong>Karaçuların</strong> yönetimini elinde tutan böylece kontrollerindeki askeri ve ekonomik güçle, siyasi güce ortak olan, yönetimde söz sahibi olan bozkır aristokrasisinin beyleridir.[4] <strong>XV.</strong> yüzyılın ortalarında <strong>Aşağı</strong> <strong>İdil</strong> ve <strong>Yayık</strong> sahasında göç eden ve kendi beylerinin idaresi altında bulunan, <strong>Yedisan</strong> adıyla bilinen <strong>Şirin</strong>, <strong>Arın</strong> (Barın), <strong>Argun</strong>, <strong>Kıpçak</strong>, <strong>Alçın</strong>, <strong>Katay</strong>, <strong>Mangıt</strong> uruğlarından başta <strong>Şirinler</strong> olmak üzere ilk dördü <strong>Kırım</strong> tarafına gitmiştir.[5]</div> <div><strong>Toktamış’ın</strong> <strong>Urus</strong> <strong>Han’a</strong> kazak çıkması, <strong>Kıyat</strong> <strong>Mamay’ın</strong> desteğini talep etmesi ve <strong>Mamay</strong> <strong>Bey’in</strong> ortadan kaldırılması sürecinde <strong>Toktamış</strong> <strong>Han’ın</strong> yanında yer alan güç, <strong>Emir</strong> <strong>Rektemür</strong> ve <strong>Şirin</strong> <strong>Kabilesi</strong> olmuştur. <strong>Şirin</strong> <strong>Mirzalar</strong> ile <strong>Kıyat</strong> <strong>beyleri</strong> arasındaki rekabet ve husumet <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı’nda</strong> devam etmişti.[6]</div> <div><strong>Toktamış</strong> <strong>Han</strong> döneminde <strong>Emir Rektemür’ün</strong> yönetimde elde ettiği haklarla başlayan <strong>Şirin</strong> <strong>Kabilesi’nin</strong> yükselişi, <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> <strong>Hanlığı’nın</strong> geç dönemi olarak addedilen, <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı’nın</strong> kuruluş sürecinde <strong>Hacı</strong> <strong>Giray’ın</strong> hâkimiyetini tesisi esasında <strong>Eminek</strong> <strong>Mirza’nın</strong> verdiği desteklerle pekiştirilmiştir. <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı’nın</strong> <strong>Osmanlı</strong> himayesine girmesinde <strong>Osmanlı</strong> <strong>Devleti</strong> ile birlikte hareket eden <strong>Eminek</strong> <strong>Mirza’nın</strong> şahsında <strong>Şirin</strong> <strong>Mirzalar</strong> ve diğer <strong>Karaçi</strong> <strong>Beyleri</strong>, <strong>Osmanlı</strong> hâkimiyeti altında da yetki ve statülerini muhafaza etmişlerdir. Hatta <strong>Osmanlı</strong> <strong>Devleti</strong>, zaman zaman <strong>Kırım</strong> <strong>Hanları’nı</strong> kontrol altında tutmak amacıyla muhalif beyleri himaye yoluna dahî gitmiştir.[7]</div> <div><strong>Karaçi</strong> beyleri, <strong>Altın</strong> <strong>Orda</strong> bakiyesi diğer <strong>Hanlıklarda</strong> da bulunmaktadır.</div> <div><strong>Rus</strong> kaynakları <strong>Kazan</strong> <strong>Hanlığı</strong> ile <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı’ndaki</strong> <strong>karaçi</strong> <strong>beglerin</strong> aynı boylara (Şirin, Barın, Argın, Kıpçak) mensup olduklarını iddia etseler de be faraziyeyi <strong>Kazan</strong> <strong>Hanlığı</strong> tarihinin tüm zamanlarına teşmil etmek mümkün değildir. Esasen <strong>Kırım’dan</strong> <strong>Kazan’a</strong> gönderilen hanların devr-i saltanatında böyle bir teşkilatlanmanın vücut bulmuş olması kuvvetle muhtemeldir ancak yönetim <strong>Moskova</strong> yanlısı hanlara, özellikle <strong>Kasım</strong> <strong>Hanlığı’ndan</strong> gönderilen <strong>Cengiz</strong> soylu asilzadelere geçtiğinde <strong>karaçi</strong> <strong>begleri</strong> teşkil eden boylar da değişiyordu. Yani <strong>Kazan</strong> <strong>Hanlığı</strong> tarihi boyunca tamamı aynı boylar tarafından temsil edilen mütecanis ve daimi bir <strong>karaçi</strong> <strong>begler</strong> yapılanmasının mevcut olmadığı ve bunların kimi zaman tahavvüle uğradığı anlaşılıyor.[8]</div> <div><strong>Kâsım</strong> <strong>Hanlığı’ndaki</strong> <strong>Karaçi</strong> <strong>Beylerin</strong> mensup oldukları boylar <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı’ndakinden</strong> farklı idi. Dönemin kaynaklarında, <strong>Uraz</strong> <strong>Muhammed</strong> <strong>Han</strong> devrindeki <strong>Karaçi</strong> <strong>Beylerin</strong> isimleri ve hangi boydan geldikleri açıkça belirtilmiştir. Buna göre, <strong>Uraz</strong> <strong>Muhammed</strong> <strong>Han’ın</strong> tahta çıkış töreninde, sağ tarafında <strong>İşbay</strong>-<strong>Mangıt</strong> boyundan <strong>Samanay</strong> <strong>Bek</strong> ve <strong>Celayir</strong> buyundan <strong>Kadir</strong> <strong>Ali</strong> <strong>Bek</strong>; sol tarafında ise, <strong>Argın</strong> boyundan <strong>Çeş</strong> <strong>Bek</strong> ile <strong>Kıpçak</strong> boyundan <strong>Tukay</strong> <strong>Bek</strong> bulunmakta idi.[9]</div> <div><strong>Kâsım</strong> <strong>Hanları</strong> ile düzenli olarak fikir alışverişinde bulunan <strong>Karaçi</strong> <strong>Beyler</strong>, hanın divanında otururlardı. Onların rızası olmadan hiçbir önemli mesele karara bağlanıp tasdik edilemezdi. Yabancı devletler ile yapılan antlaşmaların yürürlüğe girmesi için <strong>Karaçi</strong> <strong>Beylerin</strong> yanı sıra, hanın kardeşlerinin, oğullarının, dinî liderlerin ve diğer yüksek rütbeli asilzadelerin onayı gerekli idi.[10]</div> <div><strong>Astarhan</strong> <strong>Hanlığı’nda</strong> <strong>Karaçi</strong> beglerin en etkilisi <strong>Kırım</strong> <strong>Hanlığı</strong> ile <strong>Nogaylar</strong> arasında da nüfuz sahibi olan <strong>Kongrat</strong> boyuna mensuptu. Buradaki <strong>Karaçi</strong> <strong>begler</strong> teşkilatlanması diğer hanlıklardan farklıydı. Sözkonusu makamı işgal edenler <strong>Kongrat</strong>, <strong>Mangıt</strong>, <strong>Alçın</strong> ve <strong>Kıyat</strong> boylarının begleri idiler. <strong>Şirin</strong>, <strong>Barın</strong>, <strong>Argın</strong> ve <strong>Kıpçak</strong> boylarının <strong>Astarhan’daki</strong> durumu hakkında malümat sahibi değiliz. Uluğ karaçi (baş karaçi) ise <strong>Kongratların</strong> begi idi.[11]</div> <div>Dahili yapısı en az araştırılan <strong>Türk</strong>-<strong>Tatar</strong> <strong>Devleti</strong> Sibir Hanlığı’dır fakat boy beglerinden müteşekkil bir danışma meclisinin ve <strong>karaçi</strong> <strong>beglerin</strong> burada da mevcut olduğu bilinmektedir.[12]</div> <div><strong>Karaçu</strong> beylerinin kendi kabilelerinin çıkarlarını her şeyin üzerinde tutmaları <strong>Karadeniz’in</strong> kuzeyindeki ilişkileri sürekli dengelerin değiştiği kaygan bir zemine dönüştürmüştür.[13]</div> <div>.</div> <div><strong>Rıdvan Aras, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div> <div>Altın Orda sonrası Hanlıklar</div> <div></div> <div>Altın Orda Devleti</div> <div></div> <div>Sahip Giray Han</div> <div>[1] Emir Edigey hakkında ayrıntılı bilgi İçin: Derya Derin Paşaoğlu, Emir Edigü (Edige) Ve Oğullarının Nogay Ulusu’ndaki Yeri, Crimean Historical Review, C: I, 2016, ss. 28-64.</div> <div>[2] Sultan Demirkesen, Üç Mirzaların (Nogay, Mamay, Edigey) Altın Orda Devleti İle Rus Knezlikleri Arasındaki İlişkilerde Rolü Ve Tesirleri, Yüksek Lisans, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı, Ocak 2022, s. i-ii.</div> <div>[3] Derya Derin Paşaoğlu, Altın Orda ve Kırım Sahasında…, s. 147. (ss. 147-190)</div> <div>[4] Derya Derin Paşaoğlu, Altın Orda ve Kırım Sahasında Bozkır Aristokrasisinin Güçlü Temsilcileri: Emir Rektemür ve Şirin Mirzalar, AÜDTCF Tarih Araştırmaları Dergisi, c. 33, sayı. 56, s. 165. (ss. 147-190)</div> <div>[5] Akdes Nimet Kurat, IV–XVIII Yüzyıllarda Karadeniz’in Kuzeyindeki Türk Kavim ve Devletleri, Ankara, 2002, s. 281.</div> <div>[6] Abdülgaffar Kırımî, Umdetü’l-Ahbâr [Umdet ul-Ahbar], Transcript: Derya Derin Paşaoğlu, Kazan, 2014, s. 125.</div> <div>[7] Derya Derin Paşaoğlu, Altın Orda ve Kırım Sahasında..., s. 184.</div> <div>[8] Serkan Acar, Moğolların İkinci Kuşak Halefleri: Türk-Tatar Hanlıklarında Yönetim Anlayışı, Ed: Cem Korkut, Mürsel Doğrul, Cengiz Han ve Mirası, Türkiye Bilimler Akademisi, Ankara, 2021, s. 118.</div> <div>[9] Vladimir Viladimirovich Velyaminov-Zernov, İzsledovanie o Kasımovskih Tsaryah i Tsareviçah II, St. Petersburg, 1864, C. II, s. 25; N. İ. Şişkin, İstoriya Goroda Kasımovas Drevneyşih Vremen, Ryazan, 1891, s. 26.</div> <div>[10] Donald Ostrowski, Kazan Hanlığı’nda İdarî Yapı, (Çev: Özgür Çınarlı/Mustafa Cankal), Türkler, C. VIII, Ankara, 2002, s. 453-454 (ss. s. 453-459)</div> <div>[11] Serkan Acar, a.g.m., s. 120.</div> <div>[12] Serkan Acar, a.g.m., s. 120.</div> <div>[13] Derya Derin Paşaoğlu, Bozkır Kültüründen ve Altın Orda Hanlığı’ndan Devralınan Miras: Kırım Hanlığı’nda Kabile Aristokrasi ve Karaçu Beyleri, Crimean Historical Review, Sayı: 1, 2021, s. 51.</div> <div></div> <div>.</div> <div></div>