<h3><span><strong>İNSAN NEDEN YAZAR!</strong></span></h3> <div>“<strong>Elinde avucunda ne kendine ait bir evi ne de toprağı olan, ne kazanırsa onunla geçinen ayakkabıcı Simon, karısı ve çocuklarıyla bir kulübede yaşıyordu.”</strong></div> <div>Yukardaki cümleyle başlıyordu büyük <strong>Rus</strong> yazar <strong>Lev N. Tolstoy’a</strong> ait “<strong>İnsan Neyle Yaşar</strong>” adlı öykü kitabı. Bir insanın birey olma sürecinde karşılaştıkları zorlukları, yaşama neyle tutunacağını, hayat gayesinin ne olması gerektiğini ahlaki bir ölçüde kendine has üslubuyla anlatıyordu. İyilik-kötülük, kanaat-hırs, haset-sevgi, nefret-aşk gibi hayata dair nice zıt konuları geniş bir perspektifle cevaplayan bu kitaptan herkesin istifade etmesi gerektiği bir gerçek. Peki <strong>insan neyle yaşar</strong> sorusuna cevaplar aranmış da “<strong>İnsan Neden Yazar</strong>” sorusuna aranan cevaplar ne denli faydalı olmuş?</div> <div><strong>“İlhamı bekleyemezsin. Onu sopayla kovalaman gerekir”</strong> Jack London</div> <div>Evet insan <strong>ilhamını</strong> beklemez, bekleyemez. <strong>İlham</strong> denen o kutlu duygu, bir <strong>talih</strong> <strong>kuşu</strong> değil ki durduk yere gelip başına konsun. İnsan kendi ilhamını kendi bulmalı, gerekirse o ilhamın peşinden sonuna kadar koşmalı. <strong>Yazmak</strong> için hiçbir şey beklememeli, duygularını ve bildiklerini mutlaka kağıda dökmeli. Bildiklerini <strong>aktarmamak</strong>, ahlaki kaygılarla insanlığa bir şey sunmamakta ısrar etmek her şeyden önce çocuklarımıza haksızlık.</div> <div><strong>Nazım</strong> <strong>Hikmet’in</strong> “<strong>Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa</strong>” dediği gibi; “<strong>sen yazmazsan, ben yazmazsam, biz yazmazsak nasıl çıkar gerçekler ortaya.</strong>” </div> <div><strong>Yazmak</strong> zorundayız yazmıyorsak da yazılanları okumakla mükellefiz çünkü dünyaya sadece yeme, içme, gezme, dinlenme ve eğlenme fiillerini gerçekleştirmek için gelmedik. Bu dünyaya gelişimizde nice değerli hikmet, onca ilahi neden var. Biz bu dünyaya <strong>iyi</strong> olup kötüye karşı çıkmaya, <strong>merhametli</strong> davranıp <strong>nefrete</strong> set olmaya, <strong>vicdandan</strong> yana saf tutup bencilliğe geçit vermemeye ve daha nice <strong>hikmetli</strong> sebepten dolayı geldik. En önemlisi <strong>hak</strong> ile <strong>batılın</strong> savaşında <strong>haktan</strong> yana olmaya bu uğurda hakkın tüm düşmanlarıyla çarpışmaya geldik.</div> <div>Dünyaya geliş amaçlarımız bu denli net ve berrakken ilkelerimiz doğrultusunda yazmamanın, inandıklarımız çerçevesinde bildiklerimizi aktarmamanın, bunların hiçbirini yapamıyorsak bu uğurda yazılanları okumamanın vebalini nasıl taşır, hesabını nasıl veririz.</div> <div>İnsan, <strong>Allah’ın</strong> yeryüzündeki halifesiyse o zaman insana yakışan heveslere hapsolmamak, hazzın esiri olmamak ve nefsini terbiye etmektir. <strong>Yazılmayan</strong> her cümle, verilmeyen her bilgi ve dünyaya vurulmamış her <strong>mühür,</strong> insanın üstündeki yüktür. Ne mutlu yazanlara, yazılanları okuyanlara ve gayesinden sapmamak için nefsiyle savaşanlara.</div> <div>.</div> <div><strong>Mustafa Aygül, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>