<div><strong>Seçim tarihi</strong> belli oldu, <strong>dört</strong> aydan az zaman kaldı. Hemen öncesinde <strong>HDP,</strong> önce ayrı aday çıkaracağını, sonra <strong>çıkarabileceğini</strong> açıkladı. Bilindik şeyleri tekrarlamaya gerek yok, ama hatırlatalım; <strong>HDP</strong>’ye oy veren seçmenlerin muhalefetin ortak adayı dışında bir adaya yönelmesi, sadece <strong>aritmetiği</strong> değiştirmiyor, onun ötesinde <strong>tartışma</strong> yaratıyor.</div> <div>“<strong>Muhalefet cephesi</strong>” dediğimiz <strong>Altılı Masa</strong>’nın <strong>HDP</strong> ve genelde <strong>Kürt</strong> <strong>meselesi</strong> konusunda <strong>ikircikli</strong> tavrını en çok eleştirenlerden biriyim. </div> <div><strong>Kürt meselesinin ‘terör’ meselesine </strong>indirgenemeyeceği ve çözümünün <strong>askeri</strong> <strong>yöntemler</strong> olamayacağı konusunda ortak bir anlayış ve görüş geliştiremeyen bir <strong>muhalefet</strong> hareketinin <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>demokratikleşmesi</strong> konusunda fazla umut vadetmediğini düşünenlerdenim.</div> <div><strong>Altılı Masa</strong> içinde ikinci güçlü parti olan <strong>İYİ Parti</strong>’nin, <strong>Türk</strong> <strong>milliyetçiliğinin</strong> dar kalıplarını aşıp <strong>demokrat</strong> <strong>bir merkez sağ </strong>zemine dönüşme konusundaki zaafı ortada; ana muhalefet <strong>CHP</strong>’nin içindeki <strong>ulusalcı</strong> kanadın meseleye hala ‘<strong>terör</strong>’ merkezli bakması da ayrı sorun. </div> <div>Bu noktada, <strong>HDP</strong>’nin muhalefet adayını <strong>koşulsuz</strong> desteklemesini beklemek haksızlık olarak görünüyor.</div> <div>Evet, doğru, tamam. Ama iş burada bitmiyor, bitmemeli. Zira, <strong>bize doğru ve haklı</strong> <strong>gelen</strong> <strong>ilkeler</strong> adına siyaset yapmanın yolu, haklılığı öne çıkarıp, kendi köşemize çekilmek olamaz.</div> <div>Hâlihazırda, <strong>Altılı Masa</strong>’nın üzerinde <strong>kesin</strong> <strong>anlaşmaya</strong> vardığı ve <strong>vadettiği</strong> konu, öncelikle <strong>parlamenter</strong> <strong>rejime</strong> dönüşü gerçekleştirmek değil mi? Bu vaadin, <strong>Altılı</strong> <strong>Masa</strong> dışındakiler için de <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>demokratikleşmesi</strong> açısından asgari müşterek olmak gerekmez mi? Sonu felaket olan <strong>yargı</strong> <strong>reformuna</strong> bile “<strong>yetmez ama evet</strong>” diyenlerin, bu konuda “<strong>yetmez, o nedenle hayır</strong>” demeye getirmesini anlamak zor. <strong>Bu, bir.</strong></div> <div><strong>İkincisi,</strong> <strong>HDP’nin</strong> diğer siyasi partilerden farklı bir konumu olduğunu, kendilerinin de kabul etmesi gerekiyor. Bu ön kabul doğrultusunda, yıllarca, <strong>HDP</strong> ve öncülü olan <strong>Kürt</strong> <strong>partilerine</strong> “<strong>PKK’yi lanetle</strong>” diye baskı yapılmasını eleştirdik. Bu partinin <strong>demokratik</strong> <strong>siyaset</strong> <strong>aktörü</strong> olmasına karşın, <strong>seçmenlerinin</strong> büyük bir kısmının <strong>PKK’ye</strong>, “<strong>özgürlük mücadelesi</strong>” olarak baktığını anlatmaya çalıştık. Bir ülkede <strong>bu düşünceye sahip</strong> milyonlarca insan varsa, bu olaya ‘<strong>terör</strong>’ yaklaşımı ile <strong>çözüm</strong> bulunamayacağını savunduk.</div> <div>Bu <strong>çetrefil</strong> <strong>durum</strong> nedeniyle, devletin/iktidarın demokratik siyaset alanının dışında <strong>müzakere</strong> <strong>yolu</strong> izlemesi gerektiğini kabul ettik, <strong>barış sürecini</strong> bu çerçevede destekledik. </div> <div>Hâlihazırda, benim de aralarında bulunduğum pek çok <strong>özgürlükçü</strong> insan olarak, muhalefet cephesinin de çözüm adına “<strong>yeni bir barış süreci</strong>” vadetmesi gerektiğini ileri sürüyoruz. </div> <div>Bunları söylerken, <strong>Kürt</strong> <strong>meselesinin</strong> ve <strong>HDP</strong>’nin özgün durumunu dikkate alıyoruz, ancak bu ‘<strong>özgün</strong>’ durumun, aynı zamanda <strong>diğer</strong> siyasi partilerin seçmen tabanında <strong>tepkilere</strong> neden olduğunu da kabul etmek, hesaba katmak gerekiyor.</div> <div>Bir yandan, <strong>iktidar partisi</strong>, bu tepkiler üzerinden <strong>muhalefet</strong> <strong>partilerini</strong> kriminalize ederken, <strong>HDP</strong>’nin sanki böyle bir durum <strong>yokmuş</strong> <strong>gibi</strong> davranmaya devam etmesinin yegâne sonucu, <strong>Cumhurbaşkanlığı</strong> seçimlerinde, <strong>muhalefeti</strong> <strong>zayıflatmak</strong> olacak.</div> <div>Son olarak, <strong>Kürt siyasi çevrelerinde</strong> zaman zaman ifade bulan, <strong>Altılı Masa</strong> ile <strong>iktidarı</strong> <strong>aynı</strong> <strong>kefeye</strong> koymak anlayışının, muhalif kamuoyunda <strong>Kürt</strong> <strong>siyasetine</strong> sempatiyle yaklaşanları dahi rahatsız ettiğini/edeceğini hesaba katmak gerekiyor. </div> <div>Bu yaklaşım, <strong>barış</strong> <strong>sürecinde</strong> de sürekli karşımıza çıkan “<strong>Kürtler sadece kendileri için hesap yapıyor, Türkiye’nin geri kalanı umurlarında değil</strong>” kuşkusunu besleme tehlikesi taşıyor.</div> <div><strong>HDP</strong> çevresinden bir yorumcunun (Cuma Çiçek) ifade ettiği gibi, “<strong>Kürtlerin seçim stratejisi yanında bir de rejim stratejileri</strong>” olduğunu biliyoruz. </div> <div>Bilindiği gibi, <strong>Kürt</strong> <strong>siyaseti</strong>, <strong>Türkiye</strong>’nin demokratikleşmesinin yolunun “<strong>demokratik özerklik</strong>” ile mümkün olduğunu ileri sürüyor.</div> <div>Bu çerçevede, “<strong>Altılı Masa güven telkin etmiyor, gelen gideni aratır, iktidar partisi ile demokratik özerklik çerçevesinde yeniden müzakere ihtimali var</strong>” diye düşünüyor olabilirler. Bu ihtimali toptan yok sayıyor da olabilirler. Ancak, <strong>HDP</strong>’nin <strong>ayrı</strong> <strong>aday</strong> çıkarabileceği açıklamasının, bu noktada <strong>açıklık</strong> yerine, <strong>muğlaklık</strong>, açık tartışma yerine <strong>karşılıklı</strong> <strong>kuşkuları</strong> <strong>besleyeceğini</strong> görmek gerekiyor.</div> <div>.</div> <div><strong>Nuray Mert, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div>