<h3><span><strong>Hamas Lideri Haniye Türk mü? Yozgatlı mı? Yaşıyor mu?</strong></span></h3> <div><strong>İsmail Abd al-Salah Ahmad Haniye’nin</strong>, <strong>Tahran'da</strong> öldürülmesi sonrasında <strong>Türk</strong> kamuoyunda iki ana tepki gelişti. <strong>İlki</strong>; hain saldırıyı lanetleyen ve <strong>Haniye'yi</strong> şehit ve hükümetin bir günlük yas ilan etmesini destekleyen daha çok dindar muhafazakâr kesimin duruşu.</div> <div><strong>İkincisi</strong>; daha çok <strong>Siyonist</strong> katil <strong>İsrail</strong> rejiminin asparagas ve yapay zeka aracılığıyla hazırlattığı ve servis ettiği abuk-subuk haber ve görüntülerin etkisiyle <strong>Haniye'nin</strong> <strong>Arap</strong> oluşundan rahatsızlık duyan sözde milliyetçi seküler kesimin itirazı.</div> <div><strong>Ümmetcilik</strong> ve <strong>milliyetçilik</strong> eksenli bu iki ana eksenin aşırı yorumları, maalesef konunun doğru anlaşılması önündeki en büyük engel. Oysa <strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Filistin</strong> politikası, sanıldığı gibi <strong>iktidarın</strong> belirlediği parametrelerle ilerlemiyor. Her iki kesiminin de <strong>Cihanşümul Kadim Türk Devletinin</strong> müdahalesinden haberleri yok.</div> <h3><strong>Siyah Sancak boşuna açılmadı!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Recep</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan</strong>, <strong>2023</strong> yılı <strong>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı </strong>konuşmasında, <strong>Mustafa Kemal Atatürk’ün</strong> “<strong>Filistin’e el sürülemez</strong>” sözünü gündeme taşımıştı.</div> <div><strong>Erdoğan</strong>, “<strong>Dirayetli duruşu, Gazi'nin 'kimse el süremez' dediği Filistin ve Gazze için sergiliyor, Gazze halkına yardım etmeye çalışıyoruz</strong>" demişti.</div> <div>Bu, öylesine rastgele, boşuna söylenmiş bir ifade değildi. Her şeyden önce tarihsel arka planın çok iyi bilindiği anlaşılıyordu.</div> <h3><strong>İsmail Haniye’nin aile kökleri Türk mü?</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Haniye</strong> her şeyden önce insan. Kendisine, ailesine ve lideri olduğu topluma yapılanlar, onun etnisitesine ve dini inancına bakılmasını gerektirmiyor. Çünkü mazluma kimlik sorulmaz. Bununla birlikte çok az bilinen bir hususu gündeme getirmeli.</div> <div><strong>Tahran'da</strong> öldürülen <strong>Hamas</strong> <strong>siyasi lideri İsmail Haniye'nin Türk</strong> kökenli olduğu ve ailesinin yüzyıllar önce <strong>Bozok </strong>(Yozgat) sancağından <strong>Filistin'e</strong> yerleştirildiği doğru mu?</div> <div><strong>İsmail</strong> <strong>Haniye</strong>, <strong>Hamas'ın</strong> önemli bir siyasi figürüdür, ancak onun <strong>Arap</strong> aile köklerine dair gerek <strong>Arap</strong> gerekse <strong>Avrupa</strong> basınında güvenilir bir bilgi yoktur. <strong>Haniye'nin</strong> kökeni hakkında bilinenler sınırlıdır ve bu tür spesifik detaylar genel olarak doğrulanmamıştır.</div> <h3><strong>Kadim devletin kolektif ve kurumsal hafızası…</strong></h3> <div>Sizler sanıyor musunuz ki, <strong>Osmanlı İmparatorluğu, Filistin</strong> cephesinden çekilince, bölge halkı ile ilişkisini kesti?</div> <div>Asla!</div> <div><strong>Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın</strong> <strong>Filistin’e</strong> sevdası, tek taraflı değildir. <strong>Suriye’de</strong> kurulan <strong>Suriye Filistin Müdafaa-i Kuvayı Osmaniye Heyeti</strong> <strong>Şam</strong>, <strong>Halep</strong>, <strong>Hama</strong>, <strong>Humus</strong> ve <strong>Trablusşam</strong> ile <strong>Kuneytra’da</strong> şubeler açarak, <strong>Mustafa</strong> <strong>Kemal</strong> <strong>Paşa</strong> liderliğindeki <strong>Milli</strong> <strong>Mücadele</strong> hareketine destek vermiş ve ortak düşmana karşı mücadeleye başladılar.</div> <div></div> <div>-Özdemir Bey (Ali Şefik Özdemir)</div> <div><strong>Mustafa</strong> <strong>Kemal</strong> <strong>Paşa</strong> da <strong>Suriye Filistin Milli Türk Teşkilatı ve Hareket Kumandanı</strong> olarak <strong>Özdemîr</strong> (Ali Şefik Özdemir) <strong>Beyi</strong> atar. Cephe asla boş bırakılmamıştır; günümüzde de boş değildir. <strong>Atatürk’ün</strong> izinden yürüyen <strong>Cihanşümul</strong> <strong>Kadim</strong> <strong>Türk</strong> <strong>Devleti’</strong><strong>nin</strong> çelik çekirdek kadrosu, müstevlilere karşı destansı bir mücadele vermektedir.</div> <div><strong>1922</strong> yılından itibaren <strong>Türklerin</strong> <strong>Anadolu’da</strong> kazandıkları zaferlerden dolayı <strong>İngiltere</strong>, <strong>Musul</strong> ve çevresinde bir <strong>Kürdistan ve Nasturi</strong> ve bir <strong>Ermeni</strong> devleti kurarak <strong>İslam</strong> <strong>devletlerinin</strong> <strong>Türklerle</strong> olan irtibatını kesmeye çalıştılar.</div> <div><strong>Osmanlı</strong> yönetimindeki <strong>Filistin'de</strong> İngiliz ordusu için <strong>General Edmund Allenby</strong> komutası altında bilgi toplayan bir casus şebekesi <strong>NILI'yi yönet</strong>en, <strong>Kahire’deki</strong> <strong>İngiliz</strong> temsilcisi <strong>Albay Richard Meinertzhagen’e</strong> göre, <strong>Suriye</strong>, <strong>Filistin</strong> ve <strong>Irak’taki</strong> bağımsız partiler de birleşerek <strong>Pan-İslamist</strong> ve <strong>Türklerden</strong> yana bir politika izlemişlerdir.</div> <div><strong>Paris'teki</strong> barış konferansında <strong>Dışişleri</strong> <strong>Bakanı</strong> <strong>Balfour'un</strong> kadrosunda yer alan <strong>Meinertzhagen</strong> <strong>Siyonist</strong> çıkarları, TE Lawrence /<strong>Arabistanlı</strong> <strong>Lawrence</strong> ise <strong>Arap </strong>çıkarları temsil etmişti.</div> <div><strong>Filistin</strong> bölgesindeki <strong>Araplar</strong> da <strong>İngiliz</strong> zulmü ve emellerinden dolayı <strong>Türklere</strong> ve <strong>Türk</strong> yönetimine özlem duyunca <strong>Mustafa</strong> <strong>Kemal</strong> <strong>Paşa’nın</strong> resimleri, <strong>Kudüs’teki</strong> halk tarafından adeta kapışılmıştı.</div> <div><strong>Lozan</strong> görüşmeleri sırasında <strong>İsmet</strong> <strong>Paşa’ya</strong> telgraflar gönderen <strong>Filistinliler</strong> alimler, gazeteciler, tüccarlar Türk Hükümeti himayesi altında bağımsızlık istediklerini bildirdiler.</div> <div><strong>Atatürk</strong>, yıllar önce <strong>Alman</strong> <strong>Genarallerin</strong> sevk ve komuta ettiği <strong>Osmanlı</strong> ordusunun bozulmasıyla sonuçlanan ve kendisinin de yer aldığı savaşlar sonrası yüz binlerce askerini kaybettiği <strong>Filistin</strong> yöresindeki yeni yapılanmayla ilgileniyordu.</div> <h3><strong>Filistin’de Türkler, Filistinli Türkler ve Haniye…</strong></h3> <div><strong>Haniye</strong>, <strong>1948</strong> <strong>Arap</strong>-<strong>İsrail</strong> savaşı sırasında ailesinin, şu an <strong>İsrail'in</strong> <strong>Aşkelon</strong> kasabası yakınlarında <strong>Al-Joura</strong> köyünde bulunan evlerini terk etmesinin ardından, <strong>1962</strong> yılında <strong>Gazze</strong> kentinin batısındaki <strong>Şati</strong> mülteci kampında doğdu.</div> <div></div> <div><strong>Haniye</strong>, <strong>1987'de</strong> <strong>Gazze</strong> <strong>İslam</strong> <strong>Üniversitesinden</strong> mezun oldu. <strong>Haniye'nin</strong> üniversiteyi bitirdiği yıl; bir grup <strong>Filistinli</strong> <strong>Müslüman</strong> entelektüel ve aktivist, <strong>Şeyh Ahmed Yasin</strong> liderliğinde <strong>Hamas'ı</strong> kurdu. <strong>Haniye</strong> de <strong>Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın</strong> (İhvan) bir kolu olan harekete katılanlar arasında yer aldı. Sonrası malûm.</div> <h3><strong>Cihan mefkuresi lafla olmuyor!..</strong></h3> <div>Bugün <strong>Filistin</strong> <strong>Bölgesi</strong> diye bilenen coğrafi alan üzerinde yaşayan halkın, büyük çoğunluğu <strong>Abbasiler</strong> döneminde orduya alınan <strong>Türkler</strong>/ <strong>Türkmenlerin</strong> torunlarından oluşuyor. <strong>Ortadoğu</strong> coğrafyasının <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz</strong> kısmında yer alan <strong>Suriye</strong>, <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Filistin</strong> topraklarına <strong>Emevî-Abbasî</strong> dönemlerinde düzensiz olarak başlayan ve <strong>11.yy’dan</strong> itibaren de düzenli göçlerle takviye olunan bir <strong>Türkmen</strong> yerleşimi söz konusudur.</div> <div><strong>Selçuklular</strong>, <strong>Memlükler</strong>, <strong>Osmanlılar</strong> döneminde <strong>Türk</strong> unsurların meskun olduğu bölgenin tamamına yakın nüfusu aslen <strong>Türkmen'dir</strong> ve bunlar <strong>Cebelü’n</strong> <strong>-nâr</strong> yani <strong>Ateş</strong> <strong>Dağı</strong> olarak adlandırılan <strong>Nablus’u</strong> kendilerine yurt edinmişlerdir.</div> <div><strong>Hilafeti</strong> <strong>Osmanlı'ya</strong> getirerek, <strong>İslam</strong> dünyasının tek bir çatı altında toplanmasını sağlayan <strong>Yavuz</strong> <strong>Sultan</strong> <strong>Selim</strong>, “<strong>Mekke ve Medine'nin hizmetkârı/ koruyucusu”</strong> anlamına gelen "<strong>Hadimü'l-Haremeyn</strong>" unvanıyla anılıyordu.</div> <div><strong>1516’da</strong> <strong>Mercidabık</strong> ve <strong>1517</strong> <strong>Rıdaniye</strong> savaşları sonrası<strong> Suriye</strong>, <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Filistin</strong> toprakları <strong>Osmanlı</strong> <strong>Devleti’ne</strong> geçti. <strong>Yavuz</strong> <strong>Sultan</strong> <strong>Selim</strong>, <strong>Memlük</strong> <strong>Devleti’ne</strong> son vererek <strong>Kızıldeniz</strong> üzerinden <strong>Baharat</strong> <strong>Yolu’na</strong> sahip olmak ve <strong>Hac</strong> yolunun güvenliğini sağlamak amaçlı, bölgeye yakın <strong>Sancaklardan</strong> <strong>Türkmen</strong> aşiretlerini yol boyunca iskan etti.</div> <div><strong>Anadolu'dan</strong> <strong>Filistin'e</strong> iskan edilen aşiretler arasında <strong>Yörük</strong> ve <strong>Türkmen</strong> aşiretleri önemli bir yer tutmaktadır. <strong>Osmanlı</strong> <strong>İmparatorluğu</strong>, bu göçleri teşvik ederek bölgede tarım ve hayvancılığı geliştirmeyi, aynı zamanda stratejik noktaları güçlendirmeyi amaçlamıştır. Özellikle <strong>Halep, Maraş, Adana</strong> ve <strong>Konya</strong> gibi bölgelerden gelen <strong>Türkmen</strong> aşiretleri, <strong>Filistin'in</strong> farklı bölgelerine yerleşmişlerdir.</div> <div>Bu göçler sırasında <strong>Anadolu'dan</strong> gelen aşiretlerin bazıları şunlardır: <strong>Avşar Türkmenleri / Karakeçili Yörükleri / Bayat Türkmenleri / Kınık Türkmenleri</strong>.</div> <div>Bu aşiretler, <strong>Filistin'de</strong> hem tarım ve hayvancılıkla uğraşmış hem de <strong>Osmanlı'nın</strong> bölgedeki varlığını güçlendirmiştir. Bu yerleşim, <strong>Osmanlı'nın</strong> <strong>Filistin</strong> üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırmasına ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısının gelişmesine katkıda bulunmuştur.</div> <h3><strong>Türk damgası vuruldu!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Selçukluların</strong> ve ardıllarının (meliklikler/beylikler, Zengîler, Eyyübîler), <strong>Haçlıların</strong> ve <strong>Moğolların</strong>, diğer <strong>Türk</strong> devletlerinin (Memlûk, Timur, çeşitli beylikler/hanlıklar) ve en uzun da <strong>Osmanlıların</strong> etkisinde kalan bölgenin demografik yapısını büyük ölçüde <strong>Türkler</strong> şekillendirdi. <strong>Suriye</strong>, <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Filistin</strong>/<strong>İsrail</strong> kısmında bölgeler üzerinden <strong>Türkmen</strong> yerleşim yerleri ve yer adları taramalarına bakılırsa bu durum net görülecektir.</div> <h3><strong>Günümüzde Filistin Türkmenleri…</strong></h3> <div><strong>Filistin</strong> <strong>Türkmenleri</strong> bugün büyük topluluklar halinde <strong>Filistin</strong> <strong>Devleti</strong> ve <strong>Ürdün</strong> <strong>Krallığı</strong> sınırları içinde yaşamaktadırlar. <strong>Türkmenler,</strong> <strong>Ürdün’deki</strong> <strong>Cenin</strong> kampında yoğun olarak bulunmaktadır. <strong>Türkmenler</strong> bu bölgelerde genellikle <strong>Vadi</strong> <strong>Berkin</strong>, <strong>El-Almaniye</strong> semtleri ile <strong>Bir El-Paşa</strong> şehrinde yaşarlar. Bu topluluktaki <strong>Türkmen</strong> gençlerinin <strong>Filistin Kurtuluş Örgütü</strong> içinde silahlı teşkilatları vardır.</div> <div><strong>Türkmenlerin</strong> ayrıca kadrosu ve liderliği olan kendilerine özgü <strong>Aksa</strong> <strong>Şehitleri</strong> isimli bir askeri örgütleri de bulunmaktadır. Bu örgüt, <strong>Siyonistlerin</strong> saldırılarına karşı <strong>Cenin</strong> kampını korumak amacıyla bu kampın içinde sürekli olarak üs kurmuşlardır. <strong>Batı</strong> <strong>Şaria</strong> <strong>Türkmenlerinin</strong> sayısı <strong>50 - 60 bini</strong> bulmaktadır.</div> <div>İkinci <strong>Türkmen</strong> topluluğu ise <strong>Ürdün Krallığı’nın</strong> doğu bölgelerinde yaşamaktadır. <strong>Türkmenler,</strong> <strong>Ürdün’ün</strong> istisnasız tüm vilayetlerinde ve <strong>Filistin</strong> mülteci kamplarında bulunmaktadırlar. <strong>Ürdün’ün</strong> bir şehri olan <strong>İrbid’de</strong> <strong>Filistin</strong> <strong>Caddesi</strong> boyunca uzanan bir <strong>Türkmen</strong> mahallesi ve aynı şehirdeki <strong>Hukema</strong> <strong>Caddesi</strong> boyunca uzanan bir başka <strong>Türkmen</strong> mahallesi daha var.</div> <div>Sadece <strong>İrbid</strong> şehrindeki toplam <strong>Türkmen</strong> nüfus 55 bini bulmaktadır. Bu şehrin yakınlarında <strong>Filistin</strong> müftüsü <strong>Şehit Azmi</strong> kampı yer almaktadır. Bu kampta 10.000 <strong>Türkmen</strong> yaşamaktadır. <strong>İrbid</strong> şehrinin yakınlarında da <strong>El-Reyyan</strong> isimli bir <strong>Türkmen</strong> şehri bulunuyor.</div> <div>Bu şehrin nüfusu üç bini bulmaktadır. <strong>El-Bakaa</strong> kampında da 5.500 <strong>Türkmen</strong> yaşamaktadır. <strong>El-Zerkaa</strong> şehrinde ise, bu şehrin mahallelerinde küçük çaplı <strong>Türkmen</strong> toplulukları vardır. Toplam nüfusları 1.500.</div> <div><strong>El-Zerkaa</strong> şehrinin yakınlarında bulunan <strong>El-Sahne</strong> kampında da 5.000 <strong>Türkmen</strong> yaşamaktadır. Bunun dışında <strong>Ürdün</strong> <strong>Krallığının</strong> başkenti <strong>Amman’da</strong> avukatlık, doktorluk, hakimlik ve öğretmenlik gibi meslekler icra eden bini aşkın <strong>Türkmen</strong> bulunmaktadır. Bunların bir kısmı da özel şirketler ve özel okullara sahiptirler.</div> <div><strong>Amman</strong> şehrinin yakınlarında <strong>Şilter</strong> adlı bir <strong>Filistin</strong> mülteci kampı vardır. Bu kampta da 10.000 <strong>Türkmen</strong> yaşamaktadır. Yine <strong>Amman</strong> şehrinin yakınlarında bulunan <strong>Sahab</strong> şehrinin batı bölgesinde “<strong>Türkmen Mahallesi</strong>” isminde bir mahalle vardır. Bu mahallede bin ile bin beş yüz arasında <strong>Türkmen</strong> nüfusu bulunmaktadır.</div> <div>Mesela <strong>Filistin</strong> <strong>Türkmenlerinden</strong> olan <strong>Ahmet Esad El-Şukeyri</strong>, <strong>Osmanlı’nın</strong> dördüncü ordusunda müftülük görevini yapan bir babanın oğludur. <strong>Şukeyri</strong> <strong>1936</strong>-<strong>1939</strong> yıllarında <strong>Filistin</strong> ayaklanmasına katılmıştır.</div> <div><strong>Ahmet El-Şukeyri, Filistin</strong> elden gittikten sonra o zaman mevcut bulunan yedi <strong>Arap</strong> devletinin onayını alarak <strong>Filistin</strong> <strong>Kurtuluş</strong> <strong>Örgütünü</strong> kurmuş, örgütün yürütme kurulu başkanlığını üstlenmiş ve <strong>Filistin</strong> <strong>Kurtuluş</strong> <strong>Ordusunun</strong> oluşmasında aktif rol almıştır.</div> <div></div> <div><strong>Filistin Türkmenleri, Irak Devletinin</strong> tam desteğini alan bu orduya önemli katkıda bulunmuşlardır. <strong>Ahmet</strong> <strong>El</strong>-<strong>Şukeyri,</strong> silahlı mücadelenin <strong>Filistin</strong> sorununu çözecek tek yol olduğunu savunmuş ve bu doğrultuda çaba harcamıştır. Bu çabalar <strong>Siyonist</strong> rejiminin <strong>Ramallah</strong> ilçesine bağlı <strong>Kabye</strong> köyü ile <strong>El-Halil</strong> ilçesine bağlı <strong>El-Semua</strong> köyünde gerçekleştirdikleri katliama kadar devam etmiştir. Bu katliamlar <strong>Filistin’in</strong>, <strong>Ürdün</strong> Devleti tarafından yönetildiği süre içinde meydana gelmiştir.</div> <div><strong>Türkmenler</strong> <strong>1920</strong> yılında konar göçerliliği terk ederek yerleşik hayata geçmek amacıyla kendilerine köyler inşa etme kararını almışlardır. <strong>Türkmenler</strong> bu amaçla yüksek coğrafi alanları ve suyu bol olan arazileri seçmişler ve birbirinden uzak olan köyler oluşturarak evlerini inşa etmeye başlamışlardır.</div> <div><strong>Türkmenlerin</strong> başlangıçta yerleştikleri bölgeler <strong>Türkmen</strong> olma sıfatını kaybetmişse de, oralarda geçerli olan <strong>Türkmen</strong> isimleri hala kendini korumaktadır. <strong>Filistin’in</strong> <strong>Nablus</strong> şehrinde <strong>Türkmenler</strong>, <strong>Sifalılar</strong> adını alarak hala yoğunlukta yaşamaktadırlar.</div> <div>Bunlar <strong>Osmanlı</strong> ordusu komutanı <strong>Şahsivar’ın</strong> torunlarıdır. <strong>Filistin’in</strong> <strong>Tulkerim</strong> şehrinde <strong>Türkmenler</strong>, <strong>Türkmen</strong> olmayan ad ve lakaplarla varlıklarını sürdürmektedirler. Bunlar da <strong>Osmanlı</strong> ordusu komutanı <strong>Şah</strong> <strong>Mesut’un</strong> torunlarıdır. <strong>Safad</strong> şehrinde yoğunlukta yaşayan <strong>Türkmenler,</strong> <strong>Filistinli</strong> <strong>Saidanoğulları</strong> kabilesindendir.</div> <div><strong>Türkmenler Murc Beni Amir, Kerkur</strong> ve <strong>Gazze’de</strong> yoğun olarak bulunmaktadır. <strong>Ürdün’ün</strong> doğusunda bulunan <strong>Gor</strong> <strong>Damye’de</strong> yaşayan <strong>Türkmenler</strong>, bundan beş yüz yıl önce <strong>Murc</strong> <strong>Beni Amir’de</strong> yaşayan <strong>Mutlak</strong> <strong>Ağa</strong> <strong>El-Şukeyri’nin</strong> torunları olduklarını söylemektedirler. Bu da <strong>Mutlak</strong> <strong>Ağa</strong>, kardeşi <strong>Hıdır</strong> <strong>Ağa</strong> ve onlara bağlı olan <strong>Türkmen</strong> ordularının ne denli eski bir zamanda oralarda bulunduklarını göstermektedir.</div> <div><strong>Şeyh Mutlak Ağa’nın</strong> miladi <strong>1872</strong> yılında vefat etmesiyle <strong>Şeyhlik</strong> unvanını onun yakın arkadaşı ve kardeşinin damadı olan <strong>Şeyh Hüseyin El-Hatip</strong> teslim almış ve aynı yılda ilk <strong>Türkmen</strong> <strong>Aşiret</strong> <strong>Meclisini</strong> kurmuştur. Bu meclis <strong>1935</strong> yılında <strong>Şeyh Hüseyin El-Hatip’in</strong> vefatına kadar görevini yerine getirmiştir.</div> <div>Bu tarihten sonra <strong>Şeyhlik</strong> görevini <strong>Saidan</strong> <strong>Oğulları</strong> kabilesinden olan <strong>Şeyh Hasan Mansur El-Musa</strong> üstlenmiştir. <strong>Saidan</strong> <strong>Oğulları</strong> kabilesi yedi <strong>Türkmen</strong> kabilesinin en önemlilerinden biridir. Bu kabilenin adı altında altı adet <strong>Türkmen</strong> köyünün merkezi olan <strong>El-Mensi</strong> köyünde dört büyük kabile bulunmaktadır. <strong>Hasan Mansur El-İsa</strong> beş üyeden oluşan bir <strong>Devrim</strong> <strong>Komuta</strong> <strong>Konseyi</strong> kurmuş, <strong>Türkmen</strong> gençlerinden oluşan on iki bölüğe on iki komutan atamıştır. Bu konu uzar…</div> <h3><strong>Kimse kusura bakmasın! Kudüs, Arapların değil, Türkler’indir!..</strong></h3> <div></div> <div>Kendisi de <strong>Filistinli</strong> bir <strong>Arap</strong> olan<strong> Filistin Kurtuluş Örgütü</strong>’nün efsanevi lideri <strong>Yaser Arafat</strong>’ın “<strong>Türkiye gerçek dostumuzdur, bize yardım eder. Mescid-i Aksa’nın adını siz verdiniz. Orası sizin, siz koruyun</strong>” dediği basında yer almıştı.</div> <div><strong>30</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2004</strong> tarihli <strong>Hürriyet</strong> gazetesi haberinde <strong>Yaser Arafat</strong>’ın <strong>Filistin’e</strong> giden <strong>Türkiye</strong>-<strong>Filistin</strong> <strong>Parlamentolar arası</strong> <strong>Dostluk</strong> <strong>Grubu’nun</strong> üyeleri ile görüştüğü sırada bu sözleri sarf ettiği belirtilmişti.</div> <h3><strong>İsmail Haniye Yozgatlı mı?</strong></h3> <div>“<strong>Türk</strong> <strong>müsün</strong>?” sorusuna <strong>İsmail</strong> <strong>Haniye</strong>, kendi ifadesi ile şu cevabı vermişti “Bizim ailemiz Türk kökenlidir, 1516’dan sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Filistin topraklarına, Hac yollarının emniyeti ve koruması için, Bozok (Yozgat) sancağından getirilmiş soylu bir Türk ailenin torunuyum, bununla iftihar ediyorum.”</div> <div></div> <div><strong>Hamas</strong> <strong>Lideri</strong> <strong>İsmail Heniyye</strong><strong>'nin</strong> <strong>İran'da</strong> kaldığı konutta düzenlenen saldırıda öldürülmesinin ardından <strong>Yozgatlılar</strong> hemşehrilerinin <strong>Çapanoğlu</strong> <strong>Büyük</strong> <strong>Camii'nde</strong> gıyabi cenaze kıldılar.</div> <h3><strong>İsmail Abusselam Ahmed Haniye yaşıyor mu?</strong></h3> <div>Tabii ki yaşıyor!..</div> <div>İslam inancına göre <strong>Şehitler</strong> ölümsüzdür. Nitekim <strong>Bakara</strong> <strong>Suresi</strong> - <strong>154</strong>. Ayetin Türkçe meali şöyledir; “<strong>Allah yolunda öldürülenler için ‘ölüler’ demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz</strong>.”</div> <div dir="RTL">وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ فٖي سَبٖيلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌؕ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ <span>﴿١٥٤﴾</span></div> <div>Ama benim ima etmek istediğim bu değil!..</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>İsmail</strong> <strong>Haniye’nin</strong> <strong>Tahran'daki</strong> patlamadan sağ kurtulmuş olabileceği söz konusu!..</div> <div></div> <div>Patlamadan önce gizlice konuttan çıkarıldığı, diplomatik kargo ile <strong>İran'a</strong> komşu bir ülkeye götürüldüğü iddia ediliyor.</div> <div></div> <div>Onu yeni bir kimlik ve yeni bir yüz bekliyor olabilir mi?</div> <div>Neden böyle bir şey yapılsın, hangi ülke yapsın?</div> <div>Bu soruların elbette mantık kapsamında cevabı vardır. <strong>İlk</strong> neden neredeyse ailesinin tamamı <strong>Siyonist</strong> katil <strong>İsrail</strong> tarafından yok edilen <strong>İsmail</strong> <strong>Haniye’nin</strong> hayatta kalmasını sağlamak için.</div> <div><strong>İkinci</strong> neden ise ilk nedene bağlı olarak, <strong>İsmail</strong> <strong>Haniye'ye</strong> suikast düzenleneceği istihbaratının alınması ile böyle bir operasyona karar verilmesidir. Unutma, unutulanlar unutanları asla unutmazlar!</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>омюр челикдёнмез, Дикгазете</div> <div>Seçilmiş Kaynakça</div> <div>https://platform.ilke.org.tr/sahsiyet/ismail-haniyye</div> <div>https://news.bbc.co.uk/2/hi/middle_east/4655146.stm</div> <div>https://yeniufukgazetesi.com.tr/hamas-lideri-haniye-yozgatli-mi/</div> <div>https://www.suriyeturkmenleri.com/7-faaliyetlerimiz&catID=433</div> <div>https://www.theguardian.com/world/2024/aug/01/ismail-haniyeh-obituary</div> <div>https://x.com/oc32oc39/status/1819256347377959315?t=F_IrMKwzLsZlLMtIqvuAKw&s=19</div> <div>https://www.trthaber.com/haber/dunya/filistine-adanmis-bir-omur-ismail-haniye-870944.html</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/olumunun-85-yilinda-ataturk-ve-filistin-davasi-6219.html</strong></div> <div>https://x.com/ogeday1turk/status/1819425672500334723?t=BjRr2idoXlCs8kOqm8-M8Q&s=19</div> <div>https://x.com/tugberk37/status/1819425666380525781?t=zFoo2oq4uquegIFDt2Hlyw&s=19</div> <div>https://x.com/zlem055192982/status/1819411732944556176?t=LySoGmlsxiCL8tFtCB8KDg&s=19</div> <div>https://www.indyturk.com/node/741576/haber/tahranda-suikastla-öldürülen-hamas-lideri-i·smail-heniyye-kimdir</div> <div>https://www.haberler.com/yerel/hamas-lideri-ismail-heniyye-icin-yozgat-ta-giyabi-cenaze-namazi-kilindi-17574901-haberi/</div> <div></div>