<div><span><span>Şeytani aklın hükümdar olduğu <strong>Batı Emperyalizmi</strong>, bir ülkeyi, kendine <strong>biat</strong> etmiş bir lider ve onun yanına koyduğu <strong>güçlü</strong> <strong>danışmanlar</strong> üzerinden yönetir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Halkı etkileyebilen</strong> güçlü liderleri sevmezler. Çünkü <strong>halka dayanan bir lider</strong> kendilerini dinlemez, o ülkeyi <strong>kendi istedikleri gibi </strong>yönetemezler.</span></span></div> <div><span><span>Bu durumda, kontrol edemedikleri güçlü liderleri, kontrol ettikleri <strong>medya organları</strong> üzerinden, genelde halkın en hassas olduğu iki konu üzerinden <strong>itibar suikastı, algı operasyonları</strong> ile kendilerine <strong>teslimiyete</strong> zorlarlar, ya da <strong>askeri</strong> <strong>darbe</strong>, <strong>halk</strong> <strong>ayaklanması</strong> gibi kontrol edebildikleri araçlarla <strong>devirmeye</strong> çalışırlar.</span></span></div> <div><span><span>Kendi kontrollerinde bir yöneticiyi, ülkenin başına getirdiklerinde de, o ülkenin <strong>maddi ve manevi kaynaklarını</strong> kendilerine yönlendirecek yasalar çıkarttırırlar, hemen <strong>IMF</strong> ile <strong>BORÇ</strong> anlaşmaları, imtiyaz sözleşmeleri vs ile yıllarca süren ekonomik zincirleme ve akışı sürdürecek <strong>sistemler</strong> kurarlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Eski Türkiye</strong>, yılda ortalama <strong>50 Milyar Amerikan dolarını</strong>, ‘<strong>faiz</strong>’ adı altında <strong>Batı</strong>’ya transfer ediyordu. Zaten <strong>vergi gelirleri</strong> de <strong>60 Milyar dolar</strong> civarındaydı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Yeni Türkiye</strong>’de bu sömürü düzeni bozuldu.</span></span></div> <div><span><span>Yön değiştirilen paralar <strong>yatırımlara</strong>, <strong>sosyal yardımlara, sağlık ve eğitime</strong> kanalize edildi.</span></span></div> <div><span><span>Elbet <strong>akçeli işler</strong> olunca, doğru-yanlış <strong>yolsuzluk</strong> <strong>haberleri</strong>, “<strong>Masonik medya</strong>”nın ve kontrol ettikleri <strong>mankurt</strong> kitlenin dilinden düşmez oldu.</span></span></div> <div><span><span>Kendilerince haklıydılar!.. Kendilerine gelmesi gereken paralar gelmiyor, ülkeye, kendi halkına harcanıyordu.</span></span></div> <div><span><span>Doğal olarak <strong>HIRSIZ</strong>’dılar.</span></span></div> <div><span><span>İçeride <strong>mankurtlaştırdıkları kitle</strong> üzerinden bu algıyı oluşturmaya çalıştılar.</span></span></div> <div><span><span>Zaten bu, en iyi çalışan <strong>iki teknik</strong>ten biriydi.</span></span></div> <div><span><span>Çoğu iddia da <strong>akla - mantığa uymayan</strong> iddialar, fakat <strong>mankurtlar</strong> ona bakmıyorlar.. Ne söylenirse onu yapmaya programlılar..</span></span></div> <div><span><span>Tamamen <strong>illüzyon</strong> ve <strong>algı yönetimi</strong> ile bu<strong> mankurt kitleyi</strong> sürekli canlı tutarlar.</span></span></div> <div><span><span>Gittiği her yere karısının elini tutarak giden bir adama <strong>ahlaki iftira </strong>atamadılar. Bunu da denediler ama tutmadı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’nin sırrı, <strong>feraset sahibi mü’min bir halk</strong> kitlesi olmasında.. Onlar, <strong>Allah</strong>’ın yalnızca <strong>mü’min</strong> kullarına lütfettiği bir <strong>nimet</strong> olan <strong>ferasetleri</strong> sayesinde, bu <strong>illüzyon</strong>, <strong>yalan</strong> ve <strong>algı</strong> <strong>oyunlarına</strong> girmiyorlar.. </span></span></div> <div><span><span>Hakikati görebiliyorlar..</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Şeytani akıl</strong>, tarihte bir tek <strong>Türkiye</strong>’de, imanlarını bozamadıkları, bundan dolayı da <strong>ferasetlerini bozamadıkları</strong> bir halk kitlesi sebebi ile,<strong> illüzyon ve algı operasyonlarında</strong> bekledikleri verimi tam olarak alamıyor.</span></span></div> <div><span><span>Kendi <strong>mülkleri</strong> olduğu kabul edilen ülkelerinin zenginliklerini <strong>peşkeş</strong> <strong>çekmediği</strong> <strong>için</strong> öldürdükleri, devirdikleri krallar, sultanlar, hanedanlar yerine, <strong>kitlesel algı yönetimi ile</strong> halkı kontrol altında tuttukları ve kolay yönlendirdikleri <strong>Cumhuriyet</strong>, <strong>Demokrasi</strong> sistemlerinde, bir tek <strong>Türkiye</strong>’de kendi silahları ile mağlup oldular.</span></span></div> <div><span><span><strong>Din</strong> ile bu kadar uğraşmalarının tek sebebi <strong>FERASET</strong>’in sırrında. Elbet ‘<strong>din’</strong> denilince “<strong>Allah katında yalnızca İslam</strong>” söz konusu.</span></span></div> <div><span><span><strong>...</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Ebû Saîd el-Hudrî</strong>"den nakledildiğine göre <strong>Resûlullah (sav)</strong>; “<strong>Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar.” buyurdu ve ardından, “Elbette bunda feraset sahipleri için ibretler vardır.</strong>” (Hicr, 15/75) <strong>âyetini okudu.</strong>” (T3127 Tirmizî, Tefsîru"l-Kur"ân, 15; MK7497 Taberânî, el-Mu"cemü"l-kebîr , VIII, 102)</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Barbaros Nasün, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>