<div><span><span><strong>Karabağ</strong>’da alınacak en iyi netice (Yani maksimalist sonuç) ne idi?</span></span></div> <div><span><span><strong>Ermenistan</strong>’ın <strong>Karabağ</strong>’dan tamamen çıkartılması, <strong>Laçin</strong> veya <strong>Zengilan</strong>’dan, <strong>Nahcivan</strong>’a 10 Km genişliğinde bir koridorun açılması, <strong>Ermenistan</strong> içinde kalan <strong>Azerbaycan’</strong>a ait olan 8 reyonun kurtarılması idi. </span></span></div> <div><span><span>Bunun daha ilerisi <strong>Ermenistan</strong> <strong>Devletinin</strong> <strong>haritadan</strong> <strong>silinmesi</strong> hedefidir. </span></span></div> <div><span><span>Şimdi bu netice, tek kalemde alınabilir miydi?</span></span></div> <div><span><span>Bu işi başarmanın tam zamanı mıydı?</span></span></div> <div><span><span><strong>Azerbaycan</strong>’ın milli gücü, şu an için bu hedefi gerçekleştirmeye muktedir miydi?</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong>’nin desteği olmadan <strong>Azerbaycan</strong> bu neticeyi alabilir miydi? </span></span></div> <div><span><span>Dünyaya yayılmış <strong>Ermeni</strong> <strong>lobisinin</strong> ağır baskısına rağmen <strong>Putin</strong> ve <strong>Erdoğan</strong> bu hedefleri gerçekleştirmek için söz birliği etseler bile yapabilirler miydi? </span></span></div> <div><span><span>Savaşın<strong> 44 gün</strong> sürmesinden sonra, <strong>Batı</strong> <strong>dünyası,</strong> bir müddet daha savaşın devam etmesine tahammül edebilir miydi? </span></span></div> <div><span><span><strong>Ermenistan’</strong>ın tamamen <strong>haritadan silinmesi </strong>mümkün müdür?</span></span></div> <div><span><span>Meseleye geniş cepheden bakıldığında bundan daha iyi bir sonuç alınabilir miydi bunu incelemek gereklidir: </span></span></div> <div><span><span><strong>Ermenistan Hükumeti’</strong>nin,<strong> Şuşa</strong>’yı kaybettikten sonra <strong>Hankenti</strong> ve <strong>Ağdam</strong>’da tutunması imkânsız hale gelmişti. Birliklerinin çoğunu kaybetmişti. </span></span></div> <div><span><span>Cephede organize bir savunma yapacak birliği kalmamıştı, <strong>Azerbaycan</strong> ordusu, cepheyi yan ve gerisinden kuşatacak bir pozisyona gelmişti, savaşın sonu belli olmuştu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Ermenistan,</strong> mecburen <strong>teslim</strong> <strong>olmak</strong> zorunda kalmıştı.</span></span></div> <div><span><span>Dünya tarihini inceleyen herkes bilir ki, her zafer <strong>mutlak manada kazançla</strong> sonuçlanmaz. </span></span></div> <div><span><span><strong>1897 Türk-Yunan Savaşı</strong>’nı kazanmamıza rağmen <strong>Teselya</strong>’yı kaybettik, <strong>Girit</strong> Adamızın yönetimini <strong>Yunanistan’a</strong> bırakmak zorunda kalarak sonuçsuz bir zafer kazandık. </span></span></div> <div><span><span>Aynı durum <strong>Lozan Antlaşması</strong>‘nın sonuçları bakımından da ileri sürülmüştür. </span></span></div> <div><span><span>Önemli olan, <strong>diplomasi sahasında sonuç </strong>alabilmektir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ermenistan, Dağlık Karabağ Savaşı</strong>’nda teslim oldu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Kelbecer, Ağdam ve Laçin'</strong>den daha sonra <strong>Dağlık</strong> <strong>Karabağ</strong>'ın tamamından çekileceği ifade edildi. </span></span></div> <div><span><span>Saldıran taraf <strong>Ermenistan</strong> olduğu için<strong> “Harp tazminatına” </strong>mahkûm edilmesi, <strong>Azerbaycan</strong> hudutlarında birlik bulundurmaması, <strong>Karabağ</strong>’da yaşayan <strong>Ermenilerin</strong> tamamen çekilinceye kadar polis gücü haricinde bir kuvvet bulundurmaması, <strong>Azerbaycan</strong> topraklarını, şehirlerini ateş altına alan uzun menzilli füzelerden arındırılması bundan sonraki görüşmelerde öncelikle ele alınması gereken esas konular arasında yer alacaktır.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Henry Kissinger</strong>'ın çok önemli bir sözü vardır;<strong> “Dünya düzeni, lider bir devletin güç ve meşruiyeti birleştirme yeteneğine bağlıdır…” </strong></span></span></div> <div><span><span>Bölgede kalıcı bir barış tesis etmenin, istikrarı korumanın tek yolu “<strong>kazan kazan</strong>” anlayışı ile güvenlik sağlamaktan geçer.</span></span></div> <div><span><span><strong>Kafkaslar</strong> son 2 asırdan beri <strong>Rusların</strong> arka bahçesidir.</span></span></div> <div><span><span>Her ne kadar <strong>bağımsızlık</strong> verilmiş olsa da, <strong>SSCB</strong> dağıldıktan sonra kurulan <strong>16 bağımsız devlet</strong> üzerinde, <strong>Rusya</strong>’nın hegemonik etkisi devam etmektedir. </span></span></div> <div><span><span>Bu etkinin sonuçlarından biri de <strong>“Bağımsız Devletler Topluluğu”</strong> antlaşması veya paktı diyebiliriz.</span></span></div> <div><span><span>Bu savaşın kazananının kim olduğunu anlamak için <strong>“tilki ne diyor”</strong> ona bakmak lazımdır. </span></span></div> <div><span><span>İngiliz <strong>Telegraph Gazetesi</strong>’nde “<strong>Azerbaycan-Ermenistan savaşının en büyük galibi Türkiye”</strong> başlıklı bir analiz yayınlandı: </span></span></div> <div><span><span><strong>Telegraph, </strong>Ermenistan'ın “<strong>aşağılayıcı”</strong> barış anlaşmasını kabul etmekten başka çaresi kalmadığı, “<strong>Kremlin, Ermenistan ile Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ'daki 6 haftalık çatışmayı sona erdiren anlaşmayla Güney Kafkasya'da barışı sağlamış olabilir ancak savaşı Türkiye kazandı.”</strong> değerlendirmesini yaptı.</span></span></div> <div><span><span>Bu değerlendirmede şu görüşlere yer verildi: </span></span></div> <div><span><span>ABD'nin aracılık ettiği ateşkesin daha mürekkebi kurumadan bozulduğu, “<strong>Koronavirüs, terörist saldırılar ve ABD'deki başkanlık seçimleri Batı’nın dikkatini dağıttığını, bu eski Sovyet bölgesindeki savaşın öneminin gözden kaçırıldığı”</strong> belirtildi.</span></span></div> <div><span><span>Savaşın <strong>Rusya</strong>'nın <strong>Güney Kafkasya'</strong>da manevra alanının sınırlı olduğunu da ortaya koyduğu, bölgede istikrarı sağlamak için <strong>Türkiye</strong>'nin desteğine ihtiyaç duyduğu anlaşıldı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Times Gazetesi’</strong>nin başyazısında “<strong>Sonuçta, bölge siyasetinde belirleyici rol oynama niyetinin sinyalini veren Türkiye'nin Azerbaycan lehine kuvvetli müdahalesinin ardından bu sonuç kaçınılmazdı”</strong> denildi. </span></span></div> <div><span><span>Yapılacak anlaşmanın, “<strong>Güney Kafkasya haritasının kalıcı ve kapsamlı şekilde yeniden çizilmesine giden bir yola işaret ettiği”</strong> belirtildi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Guardian Gazetesi </strong>de konuya ilişkin<strong> “Dağlık Karabağ Barış Anlaşması, bölgesel jeopolitiği yeniden şekillendiriyor” </strong>başlığı ile bir haber yaptı. Moskova,<strong> “Türkiye destekli Azerbaycan ile askeri bir çatışmaya pek hevesli değildi” </strong>ifadesi kullanıldı.</span></span></div> <div><span><span>Rusya Strateji ve Teknoloji Analiz Merkezi Direktörü <strong>Ruslan Pukhov</strong> da “<strong>Jeopolitik sonuçlar sadece Ermenistan için değil, Rusya için de felaket”</strong> dedi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Kremlin</strong>'e yakın siyasi uzmanlardan <strong>Fyodor Lukyanov,</strong> <strong>“Türkiye, denklemin önemli bir parçasıdır</strong>", <strong>"Minsk Grubu artık yok”</strong> dedi.</span></span></div> <div><span><span>Ayrıca; <strong>Azerbaycan</strong> ile <strong>Türkiye</strong> sınırındaki <strong>Nahçıvan</strong>‘dan geçen doğrudan koridor açılması ile <strong>Türkiye</strong> ile <strong>Azerbaycan</strong> arasında bağlantı kurulacağı belirtildi.</span></span></div> <div><span><span>-devam edecek-</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Suat Gün, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>