<h3><span><strong>Ankara - Erbil ittifakı ve Süleymaniye devre dışı!</strong> </span></h3> <div><strong>Nasreddin</strong> <strong>Hoca’nın</strong> eşekten düşme fıkrasındaki gizemli hikmeti bilmeyenler; <strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Irak'ın</strong> <strong>Kuzeyindeki</strong> <strong>Kürt</strong> <strong>Bölgesinde</strong> artan askeri varlığını, <strong>Türkiye'nin</strong> bölgesel stratejisinin ve genişlemesinin bir parçası görebilir. Oysa bu genişleme stratejisinin parçası falan değil. <strong>Türkiye,</strong> sadece kendisini savunmak için <strong>BM</strong> <strong>Sözleşmesi'nin</strong> 51. maddesini göre hareket ediyor.</div> <div>Madde 51 aynen şöyle; “Bu Antlaşma'nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez.”</div> <h3><strong>Erbil Ankara, Süleymaniye ise Tahran ekseninde!...</strong></h3> <div><strong>Türk</strong> <strong>ordusu</strong>, <strong>BM</strong> <strong>Sözleşmesi'nin</strong> 51. maddesi ve ikili anlaşmalar kapsamında <strong>Irak</strong> topraklarında <strong>PKK’lı</strong> bölücülere karşı amansız mücadelesini sürdürüyor. <strong>Kuzey</strong> <strong>Irak</strong> <strong>Kürd</strong> bölgesinde <strong>Ankara’nın</strong> müttefiki <strong>Mesut</strong> <strong>Barzani</strong> ve <strong>KDP</strong> ile <strong>İran</strong> ve <strong>Fransa</strong> yanlısı <strong>3 Ekim</strong> <strong>2017’de</strong> hayatını kaybeden <strong>Celal</strong> <strong>Talabani’nin</strong> partisi <strong>KYB</strong> arasındaki çatışma, siyasi rekabetin ötesinde. <strong>KDP</strong> ile <strong>KYB</strong> arasında yetki paylaşımından kaynaklı stratejik anlaşmazlık, bu rekabetin tuzu biberi.</div> <div>Hatta öyle ki <strong>IKBY'nin</strong> başkenti <strong>Erbil</strong> ama <strong>Süleymaniye</strong>, başkente muhalif olanların merkezi. Bu durum; <strong>Erbil</strong> ve <strong>Süleymaniye</strong> yönetimlerinin müttefiklerini de belirliyor. Çünkü <strong>Türkiye</strong> sınırında yer alan <strong>Erbil</strong> ile <strong>İran'ın</strong> sınır komşusu <strong>Süleymaniye'nin</strong> dış politikaları ve ittifakları da tamamen birbirine ters ve farklı ve coğrafi konumları ile yakından ilgili.</div> <div></div> <div>Nitekim <strong>Süleymaniye</strong>, <strong>Erbil'i</strong> "Türkiye'ye fazla yakın durmakla", <strong>Erbil</strong> de <strong>Süleymaniye'yi</strong> "İran'ın baş müttefiki olmakla" suçluyor. Hatta <strong>Devrim</strong> <strong>Muhafızlarının</strong> ve milislerinin <strong>MOSSAD</strong> üssüne dönüştüğü gerekçesiyle <strong>Erbil’e</strong> füze yağdırmasına <strong>Süleymaniye</strong> alkış tutmakla kalmıyor belki de sadece <strong>PKK’lılara</strong> değil <strong>İran</strong> gizli servis elemanlarına ev sahipliği yapıyor.</div> <div>Çünkü <strong>Temmuz 2019’da</strong> <strong>Irak'ın</strong> <strong>Erbil</strong> kentinde bir restorana gerçekleştirilen silahlı saldırıda şehit düşen <strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Erbil</strong> <strong>Başkonsolosluğunda</strong> görevli diplomat <strong>Osman</strong> <strong>Köse’nin</strong> katilleri <strong>Süleymaniye’den</strong> <strong>Erbil’e</strong> gelmiş, cinayet sonrası tekrar <strong>Süleymaniye’ye</strong> dönmüşlerdi. Münferit bir olay değil; örnekleri çoğaltmak mümkün.</div> <div>Zaman zaman silahlı çatışmaya evrilen siyasi rekabette <strong>Ankara’nın</strong> <strong>Erbil’den</strong> yana taraf olduğunu bilmeyen yok. Ancak bu, hiçbir zaman içişlerine karışmak anlamına gelmiyor.</div> <div></div> <div><strong>Kuzey</strong> <strong>Irak'ta</strong> <strong>ABD</strong> öncülüğünde <strong>Batı</strong> işgal kuvvetlerinin askeri mevcudiyeti söz konusu. Bu da <strong>Türkiye'nin</strong> müdahalesini güçleştiren ve geciktiren bir husus. Tüm bu olumsuz faktörlere rağmen <strong>Türkiye,</strong> askeri birliklerini yerleştiriyor ve insansız hava araçlarını bölge üzerinde konuşlandırıyor.</div> <h3><strong>PKK Kandil'den kaçtı Süleymaniye'ye yerleşti</strong><strong>!..</strong></h3> <div><strong>Nisan</strong> <strong>2023’te</strong> <strong>PKK’lıları</strong> taşıyan iki helikopterin düşmesi ve <strong>Süleymaniye</strong> kenti yakınlarında terör örgütü <strong>PKK’nın</strong> kolu <strong>YPG’nin</strong> lideri <strong>Mazlum Abdi Kobani</strong> ve <strong>ABD</strong> askerlerinin de bulunduğu konvoyun yakınlarındaki patlamanın ardından dönemin <strong>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu</strong>; şu ifadeleri kullanmıştı:</div> <div></div> <div>“Teröristlerin kullandığı helikopterleri <strong>Süleymaniye</strong> yönetimi, daha doğrusu <strong>Talabani’nin</strong> partisi ve <strong>Süleymaniye</strong> yönetimi verdi. <strong>Kürt</strong> <strong>Bölgesel</strong> <strong>Yönetimi</strong> içinde bir <strong>Erbil</strong> var, bir <strong>Süleymaniye</strong> var, kendi aralarında da çok ciddi çekişmeler var, ciddi düzeyde gerginlikler de oluyor. </div> <div>Biz onların içişlerine karışacak değiliz ama gerginliğin herkese olumsuz etkisi olur. <strong>Talabani’nin</strong> partisi <strong>Fransa’dan</strong> alıyor bu helikopterleri ve bu teröristlerin kullanımına tahsis ediyor. Hava sahasının kontrolü <strong>ABD’de</strong>, dolayısıyla bu uçuşlardan <strong>ABD’nin</strong> de haberi var”.</div> <div><strong>Türk Silahlı Kuvvetleri, 2019</strong> yılından başlayarak <strong>Kuzey</strong> <strong>Irak’ta</strong> terörle mücadele stratejisini değiştirdi. <strong>Pençe-Kilit</strong>, <strong>Pençe</strong>-<strong>Kaplan</strong> ve <strong>Pençe</strong>-<strong>Kartal</strong> operasyonlarıyla alan kontrolü sağladı.</div> <div></div> <div>Dahası asker sevkiyatı, silah ve mühimmat tedarik kanallarını açık tutarak <strong>Kuzey</strong> <strong>Irak'ta</strong> her an büyüme potansiyeli olan, geniş bir askeri üsler zinciri kurdu. <strong>Irak-Türkiye</strong> sınır hattında daha küçük ileri operasyon karakollarıyla desteklenen kalıcı bir askeri varlığını ikame etti. Açık kaynaklar, <strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Irak</strong> topraklarında 5.000-10.000 askerin kalıcı olarak konuşlandırıldığını gösteriyor.</div> <div><strong>Türkiye,</strong> bu üsler aracılığıyla fiilen güvenli bir bölge yaratmış ve silahlı mücadeleyi <strong>Türkiye</strong> sınırları dışına, <strong>Irak</strong> topraklarına taşımayı başarmıştır.</div> <div></div> <div><strong>Türkiye,</strong> artık daha etkili bir alan kontrolü sağlamak amacıyla askeri üslerini birbirine bağlama hususunda <strong>Irak</strong> topraklarında yollar bile inşa edebiliyorsa bu hiç şüphesiz <strong>Erbil</strong> yönetiminin ve <strong>Barzani</strong> ailesinin desteği sayesindedir.</div> <div><strong>PKK</strong> terör örgütü, <strong>TSK’nın</strong> saha denetiminden kaçmak için <strong>Talabani</strong> ailesinin yönetimde etkin olduğu ve <strong>İran'dan</strong> ikmal sağlamak için <strong>Kandil’den</strong> <strong>Süleymaniye</strong> bölgesine doğru terörist unsurları kaydırdığı istihbarat raporlarında belirtilmektedir. <strong>PKK</strong> yönetim kadrosu, <strong>Uluslararası</strong> <strong>Süleymaniye</strong> <strong>Havaalanını</strong> kullanmakla kalmıyor sözde bu herkesin kullandığı sivil havaalanı, <strong>Avrupa</strong> ve <strong>İran'dan</strong> mühimmat tedarik ve depolama üssüne dönüştürülüyor.</div> <div><strong>PKK’nin</strong> buralara nüfuzu bilinmeyen bir şey değil. Öyle ki <strong>PKK,</strong> <strong>Süleymaniye’de</strong> herkesin özellikle <strong>Talabani’nin</strong> partisini tamamen kontrol altına almış. Yavaş yavaş sadece parti değil, yönetim değil, havaalanı ve diğer stratejik yerlere de sızmış. <strong>Süleymaniye’de</strong> <strong>İran</strong> ve özellikle <strong>Fransa’nın</strong> sayesinde bunları gerçekleştiren <strong>PKK</strong>, aynı şekilde <strong>Erbil’e</strong> nüfuz edememiştir.</div> <div>O nedenle <strong>Ankara</strong> destekli <strong>Erbil’i</strong> zayıflatmak için de sürekli farklı yöntemleri izliyorlar. Ayrıca <strong>PKK’nın</strong> istihbarat faaliyetlerinde <strong>Süleymaniye’yi</strong> merkez edindiği biliniyor. <strong>MİT</strong> ise saha operasyonları düzenliyor. <strong>Kandil'den</strong> sonraki merkezleri <strong>Süleymaniye’de</strong> dahi bu terörist muhaberat özentilerini keklik avlar gibi öbür dünyaya deport ediyor.</div> <div><strong>Türkiye</strong>, <strong>Nisan</strong> <strong>2022'de</strong> <strong>Kuzey</strong> <strong>Irak'ta</strong> <strong>Pençe</strong>-<strong>Kilit</strong> <strong>Harekatı'nı</strong> başlatarak <strong>Duhok</strong> <strong>Valiliği'nde</strong> çok sayıda üs kurmuştu. <strong>Türkiye'nin</strong> <strong>PKK</strong> terör örgütüne karşı geliştirdiği alan kontrolüne dayalı yeni askeri stratejisi şu ana kadar göreceli ve kısmi askeri başarı sağladı ama tamamen durduramadı. <strong>Ankara</strong> yönetiminin siyasi çözümü dışlama eğilimini güçlendiren faktör, <strong>PKK’nın</strong> terör eylemlerini tırmandıran stratejisi olmuştur.</div> <h3><strong>TSK Kuzey Irak'ta büyük bir kara askeri operasyonu düzenleyecek!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Barzani</strong>-<strong>Fidan</strong> görüşmesini değerlendiren uzmanlar, <strong>Türkiye'nin</strong> kapsamlı bir operasyon planladığını belirtmişti. <strong>Ankara,</strong> her türlü diplomasi ikna yöntemlerine baş vurarak, önce<strong> Irak</strong> <strong>Başbakanı</strong> <strong>Muhammed</strong> <strong>Şiya</strong> <strong>es</strong>-<strong>Sudani</strong> ve <strong>Irak</strong> hükümetiyle sonrasında <strong>Erbil</strong> merkezli <strong>Irak</strong> <strong>Bölgesel</strong> <strong>Kürt</strong> <strong>Yönetimiyle</strong> anlaşmaya varılmasının ardından “<strong>Pençe</strong> <strong>Operasyonları</strong>" bölgesinde büyük bir kara operasyonu için son hazırlıklarını yapıyor.</div> <div><strong>Türk</strong> <strong>ordusunun</strong> <strong>Kuzey</strong> <strong>Irak'taki</strong> terör unsurlarına düzenlediği askeri operasyonların kronolojisine bakıldığında genellikle iklim koşullarının askeri hamleler için daha uygun olduğu bahar aylarının tercih edildiği görülüyor. Bahar aylarındaki operasyonlar, kışı genellikle pasif bir şekilde bekleyerek geçiren militanların örgütlenmesine ve yeniden gruplaşmasına da engel oluyor.</div> <div>Uzmanlara göre; askeri operasyonla, <strong>40</strong> <strong>kilometre</strong> derinlikte güvenli bir bölge oluşması sağlanacak. Sonrasında istihbarat desteğiyle terörist unsurları imha odaklı <strong>hedef</strong> <strong>operasyonlarıyla</strong> sonuç alıcı aşamaya geçilecek.</div> <div></div> <div><strong>Irak</strong>-<strong>Suriye</strong> sınırındaki <strong>Kamışlı'ya</strong> kadar olan bölgeyi PKK'lı teröristlerden temizleyen <strong>TSK</strong>, <strong>Zaho'ya</strong> kadar uzandı. <strong>Türkiye'nin</strong>, <strong>PKK'nın</strong> <strong>Irak</strong>-<strong>Suriye</strong> terör hattını yaklaşık 4 ay önce kapatmasından sonra zor duruma düşen örgütün imdadına <strong>ABD</strong> yetişti.</div> <div><strong>ABD'nin</strong>, <strong>PKK'lı</strong> teröristleri helikopterle <strong>Suriye'den</strong> <strong>Irak'a</strong> taşıdığı ortaya çıkmıştı. Terörist geçişlerinin engellenmesiyle kadro sıkıntısı yaşayan örgütün, şehir merkezleri üzerinden terör kamplarına geçmeye çalıştığı da güvenlik güçlerince tespit edilmişti. <strong>Türkiye'nin</strong> kararlı tutumu sonrası <strong>Irak Kürt Bölgesel Yönetimi</strong> de <strong>Sincar'dan</strong> <strong>PKK'yı</strong> çıkarmak için girişimlerini arttırdı.</div> <div><strong>Erbil</strong> hükümetinin <strong>Süleymaniye</strong> ve <strong>Sincar'da</strong> <strong>PKK’lı</strong> teröristlere yönelik operasyonlarına uygun tedbirlerin alınmasında <strong>TSK</strong> ile eşzamanlı ve eşgüdümlü hareket etmesi sürpriz olmayacaktır. <strong>Ankara,</strong> askeri ve sivil görevlilerle <strong>Paris</strong> ve <strong>Tahran</strong> desteğine güvenerek <strong>PKK</strong> terör örgütüne yardım ve yataklık eden <strong>Süleymaniye'deki</strong> <strong>Kürt</strong> lider, <strong>Celal</strong> <strong>Talabani’nin</strong> büyük oğlu <strong>Bafel</strong>/<strong>Pavel</strong> <strong>Talabani'ye</strong> gerekli uyarılarda bulunmasına rağmen düşmanca tavırlarından vazgeçmediği görülüyor.</div> <div><strong>PKK</strong>, <strong>Mahmur</strong> ve <strong>Sincar'a</strong> ek olarak <strong>Irak</strong> <strong>Kürd</strong> bölgesinin çeşitli kentlerine ek olarak batı <strong>Ninova</strong> bölgelerine, özellikle de <strong>Soran</strong>, <strong>Sıdkan</strong>, <strong>Kandil</strong>, <strong>Zaho</strong>, <strong>Al-Zab, Amadiyah, Haftanin</strong> ve <strong>Kani</strong> <strong>Massi'ye</strong> habis ur gibi yayılmış durumda.</div> <div><strong>Ankara,</strong> hava destekli kara saldırısı düzenleyecek, <strong>Bağdat</strong> ve <strong>Erbil</strong> bilgilendirme konusunda iş birliği yapacak, bu saldırıların hedefi ise <strong>Süleymaniye</strong> ve <strong>Şengal</strong>.</div> <div><strong>Kuzey</strong> <strong>Kürd</strong> <strong>Bölgesi'nde</strong> büyük ölçekli bir askeri projenin gerçekleştirilmesine yönelik ön hazırlıklar çoktan tamamlandı. Terörist unsurların yoğun bulunduğu noktalar, hava kuvvetlerinin desteğiyle kara saldırılarıyla imha edilecek ve <strong>Irak</strong>-<strong>Türkiye</strong> sınırı <strong>40</strong> <strong>kilometre</strong> boyunca tamamen kapatılacak.</div> <div><strong>PKK</strong> terör unsurlarını <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> topraklarından uzak tutmayı amaçlayan bu strateji ile <strong>Türkiye</strong>, <strong>PKK’lı</strong> teröristlerle kendi sınırları içinde mücadele etmek ve kovalamak yerine savunmadan saldırıya geçti ve artık <strong>PKK</strong> güçlerinin kendi toprakları yakınında yığınak yapmasını önlemek için güney sınırlarının ötesinde alan kontrolü oluşturmayı hedefliyor.</div> <h3><strong>Operasyonun enerji boyutu!..</strong></h3> <div>Enerji talebini karşılamakta zorlanan <strong>Türkiye’nin</strong> yaklaşık yüzde <strong>74</strong> oranında dışa bağımlı olması, <strong>Türkiye’nin</strong> enerji stratejisinin çok yönlülüğe evrilmesini sağlamıştır. Bu nedenle <strong>enerji</strong> arz güvenliğini güçlendirmek için güzergâh ve kaynak çeşitlendirmesi, <strong>Türkiye’nin</strong> enerji stratejisinin ana hedeflerinden biridir.</div> <div>Bölgesinde enerji ticaretinde merkez ülke konumuna ulaşmayı amaçlayan <strong>Türkiye</strong>; bu hedefe yönelik bölgede önemli doğalgaz ve petrol boru hattı projelerini hayata geçirmiş veya hayata geçirilmesine öncülük etmiştir. Bu çerçevede <strong>Türkiye</strong> açısından hayati derecede önemli doğalgaz ve petrol boru hatlarının güvenliği, <strong>Kuzey</strong> <strong>Irak’taki</strong> istikrarı gerektiriyor, öne çıkarıyor. Ancak bu durum, <strong>Ukrayna</strong>-<strong>Rusya</strong> ve <strong>İsrail</strong>-<strong>Hamas</strong> savaşı ile yakından bağlantılı.</div> <div>Çünkü <strong>Ukrayna</strong> savaşı, <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>NATO</strong> içindeki önemini belirginleştirdi. Uzay savaş teknolojisine sahip olmakla böbürlenen <strong>ABD</strong> ve müttefikleri <strong>Türkiye’nin</strong> jeopolitik konumunun <strong>Karadeniz’den</strong> <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz’e</strong> ve <strong>Ortadoğu’dan</strong> <strong>Kafkasya’ya</strong> uzanan geniş bir coğrafyada ne kadar önemli olduğunu bir kez daha idrak etmek zorunda kaldılar. Enerji konusunda <strong>Avrupa’nın</strong> <strong>Rusya’ya</strong> olan bağımlılığının azaltılması arayışları bağlamında da <strong>Türkiye,</strong> bir enerji geçiş ülkesi olarak öne çıkıyor.</div> <div>Bununla birlikte <strong>Irak’taki</strong> enerji kaynakları ve bunların geçiş yolları için bir tehdit olarak değerlendirilen <strong>PKK’nin</strong> askeri olarak tasfiye edilmesi gerekiyor. Bu noktada iş başa düşüyor. Günün sonunda <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>enerji</strong> <strong>üssü</strong> olması mümkün.</div> <div><strong>Türkiye'nin</strong> <strong>Pençe</strong>-<strong>Kilit</strong> operasyonları terör örgütü <strong>PKK'yı</strong> bölgeden atmanın yanında enerji güvenliği için de çok önemliydi. Böylelikle <strong>Ankara’nın</strong>, <strong>Irak’ın</strong> <strong>Kuzeyinden</strong> tedarik edilen petrole, doğalgazı da eklemesinin önünde hiçbir engel kalmayacak. Gaz rezervi konusunda dünyanın en zengin ülkelerinden <strong>Irak</strong>, <strong>125</strong> <strong>trilyon</strong> <strong>metreküp</strong> kanıtlanmış doğalgaz rezervine sahip ve bunun <strong>50</strong> <strong>trilyon</strong> <strong>metreküpten</strong> fazlası <strong>Barzani</strong> güçlerinin kontrol ettiği bölgede mevcut.</div> <div><strong>Kerkük</strong> ile <strong>Erbil</strong> arasındaki kuyulardan çıkarılacak doğalgazın <strong>Türkiye'ye</strong> taşınması öngörülüyor. Enerji tedarikinde büyük sıkıntı yaşayan <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği</strong> ülkeleri, özellikle <strong>Almanya</strong> dört gözle bu anı bekliyor.</div> <div></div> <div><strong>Çemçemal</strong>, <strong>Taktak</strong>, <strong>Kormor</strong> gibi sahalardan elde edilen gazın, <strong>Erbil</strong> yönetiminin önce <strong>Dohuk'a</strong>, oradan da <strong>Silopi</strong> sınırına döşeyeceği boru hattıyla <strong>Türkiye'ye</strong> ulaşması projelendirilmesine rağmen <strong>KYP</strong> ve <strong>Talabani</strong> ailesinin idaresindeki <strong>Süleymaniye</strong> ve <strong>Dohuk’ta</strong> yuvalanmış <strong>PKK'lı</strong> terörist unsurların, sabotaj eylemlerinde bulunması öngörüldüğünden bölgenin <strong>PKK’dan</strong> tamamen arındırılması söz konusu.</div> <div><strong>Türkiye'nin</strong> bölgedeki çıkarları, <strong>Kerkük'ten</strong> <strong>Ceyhan’a</strong> kadar olan mevcut petrol boru hattını güvence altına alma becerisini de kapsadığı kadar baskılıyor da. Zaten <strong>IKBY'ye</strong> benzer bir gaz boru hattı <strong>Türkiye'nin</strong> yardımıyla kurulma aşamasında. Askeri gücü ve izlediği enerji politikaları sayesinde <strong>Türkiye</strong>; hâlâ herhangi bir tarafın doğal gazı ihraç etmesini savunabilecek tek yer.</div> <div>Reelpolitik düşünülürse, <strong>Erbil</strong> ve <strong>Bağdat</strong> ile imzalanan <strong>Gaz Anlaşması, Türkiye için hayati öneme sahip olduğu kadar uluslararası desteğe</strong> de sahip. Çünkü <strong>Avrupa’nın</strong>, <strong>Rusya</strong> - <strong>Ukrayna</strong> savaşı ardından alternatif tedarikçiler bulmakta zorlandığı süreçte bu boru hattı <strong>Avrupa'ya</strong> sağlanan <strong>Rus</strong> doğal gazının makul bir miktarının yerini alabilir. O nedenle ihtiyaçları söz konusu olduğundan <strong>Avrupalılar</strong> kendi çıkarları açısından <strong>KYP</strong> ile <strong>PKK’nın</strong> yardım çığlıklarına kulak tıkayacaktır.</div> <div><strong>İran</strong>, jeopolitik olarak <strong>Türkiye</strong> ile böyle bir anlaşmaya karşı ama ithalatçı olarak <strong>ABD'nin</strong> uyguladığı yaptırımlar nedeniyle kendi sınırlamaları, bunu gerçekçi olmayan bir alternatif haline getiriyor. Bugün <strong>Irak</strong> parlamentosundaki yarı birleşik <strong>Sünni</strong> blok doğrudan <strong>Türkiye'den</strong> etkileniyor. Aynı şekilde <strong>Türkiye</strong>, <strong>Kerkük</strong> ve <strong>Musul'daki</strong> <strong>Türkmen</strong> nüfusun hamisi.</div> <div><strong>Türkmen</strong> <strong>Cephesi</strong> partisi, <strong>Türkiye</strong> tarafından <strong>1995 yılında Erbil'de</strong> kuruldu ve o tarihten bu yana <strong>Türkmen</strong> <strong>Cephesi,</strong> <strong>Türkiye</strong> tarafından tam teşekküllü olmasa da kısmen destekleniyor. <strong>Türkiye</strong>, <strong>Sünni</strong> <strong>Arap</strong> ve <strong>Kürtlerin</strong> yanı sıra <strong>Türkmen</strong> <strong>Cephesi’nin </strong>de milis güçler kurmasına yardımcı oldu.</div> <h3><strong>Ankara, Küresel Emperyalistlere boyun eğmedi!..</strong></h3> <div><strong>Ankara,</strong> <strong>2015</strong> yılında <strong>Bağdat'la</strong> veya <strong>IŞİD'e</strong> karşı mücadele eden <strong>ABD</strong> öncülüğündeki küresel koalisyonla herhangi bir anlaşmaya varmadan, <strong>Musul'un</strong> <strong>Başika bölgesinde askeri üs kurduktan sonra Sünni bir güç oluşturdu</strong>. <strong>Türkiye</strong>, <strong>Kerkük'te</strong> <strong>IŞİD'le</strong> mücadele edecek yüzlerce <strong>Türkmen </strong>savaşçıyı eğitti ve silahlandırdı.</div> <div>Şimdi hasad zamanı!..</div> <div>.</div> <div><strong>Öm</strong><strong>ür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>Seçilmiş Kaynakça</div> <div>https://alarab.co.uk/</div> <div>https://mdeast.news/ar/2024/03/08/</div> <div>https://www.basnews.com/kr/babat/814143</div> <div>https://www.kurdpress.com/news/2767980/</div> <div>https://www.ynet.co.il/news/article/bkhtz3jft</div> <div>https://www.rudaw.net/kurmanci/kurdistan/230720226</div> <div>https://www.mfa.gov.tr/turkiye_nin-enerji-stratejisi.tr.mfa</div> <div>https://www.reuters.com/world/middle-east/turkey-launches-airstrikes-against-militants-iraq-syria-2024-01-16/</div> <div>https://de.euronews.com/2024/01/13/turkische-luftangriffe-gegen-kurdische-kampfer-im-irak-und-in-syrien</div> <div>https://www.aljazeera.com/news/2024/1/13/turkey-launches-airstrikes-against-kurdish-rebels-in-iraq-and-syria</div> <div>https://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/turkeys-growing-military-presence-kurdish-region-iraq</div> <div>https://www.hurriyet.com.tr/gundem/bakan-cavusoglundan-suleymaniye-aciklamalari-talabaninin-partisi-pkk-kontrolunde-42249903</div> <div>https://www.lemonde.fr/international/article/2023/04/07/au-kurdistan-irakien-la-turquie-traque-le-pkk-au-dela-de-ses-frontieres_6168693_3210.html</div> <div>https://www.aa.com.tr/tr/gundem/diplomat-kosenin-sehit-edildigi-saldirinin-faili-teroristin-hava-harekatinda-etkisiz-hale-getirildigi-belirlendi/3096584</div> <div></div> <div></div>