Yemen katliamcısı Suudilerin sonunu müjdeleyen İlahi işaret, Kabe Örtüsü’nün yırtılması mı!

Ömür Çelikdönmez
Ömür Çelikdönmez
Yemen katliamcısı Suudilerin sonunu müjdeleyen İlahi işaret, Kabe Örtüsü’nün yırtılması mı!
27-08-2018

Öncelikle bir önceki Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in şu hatırası bence çok önemli.

.

Böylelikle koftiden Kudüs şairi ilan edilen ve kendisini devrimci müslüman ilan eden şahsın nasıl Kudüs’e gittiğini ve götürüldüğünü öğrenmiş olduk. 

Boşuna dememişler; “Şecaat arz ederken merdi kıpti sirkatin söyler yani “Kıpti’nin mert olanı, yiğitliğini, kahramanlığını anlatırken hırsızlığını söyler” 

Suudi ve ABD öncülüğünde 10 ülkeden oluşan koalisyonun Yemen’e askeri bombardıman başlatmasıyla bu ülke harabeye döndü. 

Salgın hastalıklar baş gösterdi.

Açlıktan binlerce çocuk öldü.

İsrail’in Filistinli çocuklara yönelik saldırılarını kınayanların, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun, Yemen’in Hudeyde vilayetine yönelik hava saldırısında 22’si çocuk, 4’ü kadın olmak üzere en az 26 kişinin hayatını kaybetmesine tepki göstermemesi dikkat çekici. 

Ne İngiliz hempası Şerif Hüseyin’i ne de Suudileri bir türlü sempatik bulmadım. 

Bu ülkenin İslam ümmetine ait enerji kaynaklarını Amerikalıİngiliz petrol şirketlerine peşkeş çekmesini bir türlü affedemem. 

Hele hele bu ülkenin Türkiye düşmanı DAEŞ ve PKK gibi terör örgütlerine verdikleri destek unutulur gibi değil. 

Suudi ArabistanSuriye’de terör örgütü DEAŞ’tan alınan kuzeydoğu bölgeleri ve Rakka için 100 milyon dolar bağışladığını açıklamıştı. 

Söz konusu bölgeler, büyük ölçüde terör örgütü PKK’nın uzantısı YPG’nin ana unsur olduğu SDG’nin kontrolünde bulunuyor.

Uzun bayram tatilinde kurban kesimi, eş dost akraba ziyaretlerinden fırsat bulup ayrıntılı dünya gündemini takip edemedim.

"Kabe hiç böyle görüntülenmemişti..."

Eksik olmasın Senirkentli iş adamı Ali Şahin Çöne’nin ”Kabe örtüsünün yırtılması"na ilişkin paylaşımı dikkatimden kaçmadı.

Bir hafta önce şiddetli kum fırtınası ve sağanak yağmur yağışı nedeniyle Kâbe’nin örtüsü yırtılmıştı. 

Kabe Örtüsü’nün parçalanmasına biraz farklı gözle bakıldığını anladım.

Çöne’nin tespitlerine göre Kabe örtüsünün yırtıldığı her olayda o bölgeye hükmeden şahıs ve hanedanların tarih sahnesinden silindiği görülmüş.

İbni Kesir’in "El Bidaye ven-Nihaye" kitabında şöyle nakil yani bilgi aktarımı vardır;

“Hicri 644 yılında Kâbe’nin örtüsü şiddetli bir rüzgar vesilesiyle parçalandı ve Kâbe, tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı ve bu Abbasi Devletinin yıkılışının başlangıcı oldu ve bu olaydan kısa süre sonra yıkıldı. (İbni Kesir, el-Bidaye ven Nihaye, c.17, s. 289)

Bir başka kaynakta İbnu’l Hüseyin’in Kenaşetu’l İtibar kitabında şöyle bir değerlendirme mevcuttur;

“Bazı tarihçiler nakleder ki; Kabe’nin örtüsünün rüzgar vesilesiyle parçalanıp açılması, sultanın veya hükümetin sonunun geldiğinin habercisidir. Mansur zamanında da böyle birşey oldu ve çok geçmeden Mansur öldü”

Bu bilgi ve yorumlara göre şimdiki Suudi kralı veya topyekûn hanedanı, yolcu yani gidici.

2015’te Kabe’de 107 kişinin hayatını kaybettiği 1238 kişinin yaralandığı vinç faciasında Kabe örtüsü de zarar görmüştü.

Kurban Bayramı arifesinde değiştirilen Kabe örtüsü için 120 kilogram saf altın ve gümüş kullanılıyor.

Kabe örtüsü, yaklaşık 2 ton ağırlığında. Tamamen el işçiliğiyle dokunan Kabe örtüsü için 746 kilogram hakiki ipek kumaş kullanılıyor. 

Gümüş ve altın ipliklerle işlenen, saf ipek olan ve siyaha boyanan Kabe örtüsü toplam 16 parçadan meydana geliyor.

Kabe örtüsünün üzerine “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah”, “Allah Celle Celalühü”, “Sübhanallahi ve bihamdihi subhanallah El Azim”, “Ya Hannan, Ya Mennan” ibareleri dokunuyor. 

Kabe’den yüksek saat kulesi ve hotel yapanların umarım sonu gelmiştir.

Bazılarının "vahiy katibi" diye yücelttikleri Muaviye’nin oğlu Yezid, İslâm tarihinde iki büyük zulmün ve yüzkarasının sorumlusu değil midir?

İslam tarihinin en acıklı olaylarından kabul edilen "Kerbela Olayı” kadar trajik bir başka vakıa da “Harre Olayı”dır.

Kerbela’da Hazreti Hüseyin ile birlikte 72 MüslümanYezid’in ordusu tarafından katledilmiştir.

Bu olay İslam tarihinde büyük bir kırılmaya neden oldu. 

Hiç bir Müslüman bu olayı unutmaz. 

Kerbela Şehitlerini rahmetle, Yezid’i de bu olaydan dolayı lanetle anar. 

İslam tarihinde Kerbela, trajedinin yol açtığı travmadan daha etkili bir olay daha var ki; izahı çok zor olan "Harre Olayı”.

MEDİNE ÜZERİNE SÜRÜLEN BİZANS DESTEKLİ YEZİT ORDUSU VE YAĞMA...

680’de meydana gelen Kerbela olayından sonra Emevi halifesi Yezid, İslam dünyasını kendine biat ettirmiştir.

Medine’de yaşayan, Peygamber Efendimizin hadislerini, sünnetlerini ve açıklamalarını not eden sahabiler ve sahabilerin öğrencileri Tabiinler, Yezid’in hüküm sürdüğü Şam’da İslam’a aykırı yaşayışı ve halka yaptığı zulumden dolayı Yezid’in halifeliğini tanımadıklarını ilan ettiler.

Yezid, bu gelişme karşısında, Müslim bin Ukbe komutasında 12 bin kişilik bir orduyu Medine üzerine gönderdi. 

Emevi ordusu içinde, ittifak yaptığı Bizanslı askerler de bulunuyordu.

Sahabiler ve Medine halkı, şehri savunmak için hendekler kazdı. 

Ancak şehri savunmaya yeterli asker ve silah olmadığı için Emevi ordusu karşısında dayanamazlar ve mağlup olurlar.

Emevi ordusunun komutanı Müslim bin Ukbe, Yezid’in talimatıyla, işgal ettikleri Medine’yi askerlerine üç gün boyunca yağmalanması için ‘mübah’ kılar.

“Mübah kılınması” her türlü mal ve can, yağmacıların insafına bırakılması demektir. 

80 civarında sahabi öldürülür, başları kesilir, Şam’a gönderilir. 

Genç kızlara ve kadınlara tecavüzler yapılır. 

Yaşlı, genç, çocuk demeden binlerce Müslüman katledilir.

Genç kızlar cariye, genç erkekler köle olarak alınır. 

Evler ve iş yerleri yağmalanır. 

Evler ve mescidlerde bulunan önemli belgeler yakılır. 

Üçüncü günden sonra öldürmedikleri Medine halkını meydanlarda toplayarak “Yezid’in kulu ve kölesi” olarak halifeye itaat edeceklerine dair bağlılık sözü istenir. 

Bazı Müslümanlar önceki halifelere yaptıkları gibi "Allah’ın kitabı ve O’nun elçisinin sünneti üzere bağlı kalacağım" diye yemin edince bunlar da halkın gözleri önünde katledilir.

Baskı ile "Yezid’in kulu ve kölesi" olduklarını kabul edenler bağışlanır.

Tecavüze uğrayan kadınların doğurduğu çocuklara “Harre çocukları” denilmiştir.

Acaba diyorum; İslam coğrafyasında emperyalist Haçlı ordularıyla işbirliği yapan hainler, bu Harre çocuklarının mı soyundan?

.

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com
Twitter: @oc32oc39

Ömür Çelikdönmez
Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez kimdir?

1965 Nazilli / Aydın doğumlu. İlk orta ve liseyi Isparta’da bitirdi. Isparta Gazeteciler Cemiyeti üyesi olarak, çeşitli gazetelerin (Türkiye, Milli Gazete, Antalya Ekspres vs) Isparta muhabirliğini yaptı. 

Isparta’da neşredilen mahalli gazetelerde haber, yazı ve şiirleri yayımlandı. (Gülkent, Demokrat Isparta, Senirkent Postası vs.) 1984-1985’te Erzurum Atatürk Üniversitesinde Felsefe öğrenimi gördü. 

1985-1993 arası İzmir Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünde okudu ve mezun oldu. 

Isparta’da bir siyasi partinin basın müşavirliğini üstlendi ve parti bülteni (Arkadaş) yayınladı. 

Arkadaş FM radyosunun editörlüğünü yürüttü. 

12 Eylül 1994’te Tunceli iline felsefe öğretmeni olarak atandı. Tunceli’de görev yaptığı iki yılda ‘Gökkuşağı’ isimli kültür sanat edebiyat dergisini yayınladı. Ayrıca ‘Dört Mevsim Tunceli’ konulu fotoğraf sergisi açtı. 

Millî Gazete ve Yeni Şafak’ta yazıları yayınlandı. 

Öze Dönüş, İmza, Rind, Paye, Büşra, Palandöken, Avaz, Teos, Açılım, Vizyon, Mor Taka, İktibas, Teneffüs, Cem, Yeşilay, Türk Yurdu, Senirkent Yükseliş, İzmir merkezli Yurtta Uyanış, Zonguldak'ta yayınlanan Zonkişot ve Yörünge gibi dergilerde yazı ve şiirleri neşredildi. 

1991’de İzmir’de yayınlanan Taşra dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. 

Yine İzmir’de yayımlanan Harman ve Açılım dergilerinin yayın kurulunda yer aldı. Ezcümle Dergisinin sanat danışmanlığını ve yayın yönetmenliğini üstlendi.

‘Milli Sinema’ ile ilgili bir makalesi, TÜRSAK 93 Sinema Yıllığı’na alıntılandı. 

İlk şiir kitabı ‘Mavi Düş’, İzmir’de Teos yayınlarından 1995’te çıktı. 1996-2002 arası Zonguldak İli Devrek İlçesinde görev yaptı. 

Devrek Lisesi ve Devrek İmam Hatip Lisesi’nde felsefe grubu derslerine girdi. 

2000 yılında Devrek Tarihi kitabı, Devrek Ticaret ve Sanayi Odası’nca yayımlandı. 

Devrek Tarihi kitabı, lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarında kaynak gösterildi, atıfta bulunuldu. 

1996-2002 arası Devrek ve Zonguldak’ta yayınlanan Devrek Vizyon, Teneffüs, Devrek Genç Görüş, Eğerci’nin Sesi, Kuvayı Milliyeciler dergilerinde ayrıca Yeni Devrek, Devrek Eksen, Devrek Turizm Gazetesi, Devrek Paragraf ve Devrek Postası gazetelerinde bölge tarihine yönelik araştırmaları yayınlandı.

Zonguldak'ta yayın yapan yerel TV kanalında “ Tarihimize Yolculuk” başlıklı programı hazırladı ve sundu. 

2002’de 18. Uluslararası Baston ve Kültür Festivali Tanıtım Rehberi’ni hazırlayan ekipte yer aldı. 

Sempozyum ve Bienallere katıldı, bildiriler sundu. 

Eğitim iş kolunda faaliyet gösteren Türk Kamusen'e bağlı Türk Eğitim-sen sendikasının ilçe temsilcisiydi. 

Devrek’te görev yaptığı yıllarda bölge kültürüne ve tarihine katkıları nedeniyle Devrek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce ‘Teşekkür’, İlçe Kaymakamı tarafından ‘Takdir’ belgesi ile ödüllendirildi. 

2003 Ocak’ta Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğine atandı. 

Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın’ın Basın Müşavirliğini yaptı. 

2011’de Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünde görevlendirildi. 

2009’da ‘Efsane Doktor Sadettin Sarı Murat’ kitabı, yine aynı yıl ‘Baston Tarihi / Devrek'ten Bastonla Tarihe Bakış’ kitabı yayımlandı. ‘Baston Tarihi Devrek'ten Bastonla Tarihe Bakış’ kitabın, yasal olmayan şekilde telif ücreti ödenmeden Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca ‘Bastonlar’ başlığı ile korsan baskısı yapıldı. haberşanlıurfa, akdenizhaber, haberakdeniz.com.tr, www.ahval.net, haberzonguldak2, haber10, timeturk, fikrikadim, kafkassam, dikGAZETE.com ve MHP Erzurum eski Milletvekili Rıza Müftüoğlu'nun sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu Türk Meclisi internet sitesinde, jeopolitik ve jeostrateji konularında yüzlerce makalesi yayınlandı. 

2013-2018 arası Resmi Gazete’nin basıldığı Başbakanlık Basımevi’nde Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri kadrosuyla çalıştı. 

Isparta ili tarihi ve kültürüne yönelik araştırmalar yapan, ilmi toplantı ve geziler düzenleyen Hamideli Derneği’nin genel sekreterliğini üstlendi.

Halen, dikGAZETE.com haber sitesinde araştırma/analiz yazılarını sürdürmektedir.

.

dikGAZETE.com

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?