<h6>Ankara</h6><div>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.</div><div>Bölgenin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde Türkiye için kritik önemi haiz konuları istişare ettikleri bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda, özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını aktardı.</div><div>Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dahil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyledi.</div><div>&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;br class="k-br" /&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;</div><div>"Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</div><div>"Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbir ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.</div><div>Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dahil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde halen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa, bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz."</div><div></div><h3>"Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var"</h3><div>Erdoğan, ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesinin olmadığını dile getirdi.</div><div>Ana muhalefetin dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümlelerinin olduğunu belirten Erdoğan, "Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var, bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor, Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır." diye konuştu.</div><div>Erdoğan, Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülkenin Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirtti.</div><div>Milletin, oy versin veya vermesin, Kabine'nin nasıl ince bir siyaset izlediğini anladığını ve bunun için kendilerine dua ettiğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:</div><div>"Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Şunu, ülkemize kem gözle bakanlar dahil herkesin çok iyi bilmesini isterim: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.</div><div></div><div>Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'Biz iktidarda değilsek, sorumlu hareket etmek zorunda değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası, daha düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere 'Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz."</div><h3>"Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın"</h3><div>"86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum." diyen Erdoğan, şunları ifade etti:</div><div>"Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın. Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır."</div><div></div><div>İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını, daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulmak amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüştüğünü belirten Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptığını ifade etti.</div><div>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın muhataplarıyla sürekli temas halinde olduğunu dile getiren Erdoğan, başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı olmak üzere bakanların kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ettiğini söyledi.</div><div>Erdoğan, hiçbir şeyi şansa bırakmadıklarını, krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayarak, 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yapıldığını hatırlattı.</div><div>Bölgede yaşanan çatışmaların, enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, bu tür kaotik durumların hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçler olduğuna işaret etti.</div><div>Erdoğan, "Biz hamdolsun ikinci kategoride, yani belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir. Dış şoklara karşı direncimiz eskiye nazaran bugün çok daha güçlü. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likiditesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir." diye konuştu.</div><div></div><h3>"Eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık"</h3><div>Proaktif bir yaklaşımla attıkları adımlar sayesinde piyasaların sağlıklı şekilde işlemeye devam ettiğini, 28 Şubat'tan bu yana Merkez Bankasının Türk lirası ve döviz likiditesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldığını aktaran Erdoğan, "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi." ifadesini kullandı.</div><div>Erdoğan, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yaptıklarının altını çizerek, vatandaşları enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldıklarını söyledi.</div><div>"Enerji arz güvenliğinde yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz." diyen Erdoğan, yurt içi ham petrol üretimini 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdıklarını belirtti.</div><div>Erdoğan, aynı dönemde kaynak çeşitliliğini artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettiklerini bildirdi.</div><div>Halihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku olarak depolama tesislerinde muhafaza edildiğini belirten Erdoğan, BOTAŞ'ın, geçen dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğal gaz ve LNG anlaşması imzaladığını dile getirdi.</div><h3>"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir"</h3><div>Erdoğan, muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminalleri ve doğal gaz depolama tesislerinin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdiklerini aktararak, "Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında." dedi.</div><div>Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yaptıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</div><div>"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin olumsuz etkilenmemesi için de gerekeni yapıyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık."</div><div>"İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor." ifadesini kullanan Erdoğan, savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetlerin ticaret müşavirlikleri ve ateşeler tarafından dikkatlice takip edildiğini kaydetti.</div><div>Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş insanlarının sağlık ve güvenlik durumlarında herhangi bir olumsuzluğun şimdilik söz konusu olmadığını dile getirerek, "Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran bir haberi de paylaşmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı son taslakla Avrupa Birliği menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtti. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.</div><div>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:</div><div>F-16'larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz.</div><div>(İran'a) Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir.</div><div>Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır.</div><div>Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eş güdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz.</div><div>Şu an sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok. Sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerimizde önleyici tedbirlerimizi arttırdık.</div><div>Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak, bölgemizin huzuruna, istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun karşısında olduğumuzu vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı, Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir."</div></b><div><b>Kaynak:</b> AA</div>dikGAZETE.com