USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Dünya

Askeri güç kullanma arayışındaki Fransa ve ECOWAS uluslararası hukukla sınanıyor

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğunun (ECOWAS) Nijer'de darbeci askerleri tehdit etmesiyle gündeme gelen "kuvvet kullanımı"na, uluslararası hukuk kapsamında sadece meşru müdafaa ve BMGK kararıyla izin veriliyor.

Askeri güç kullanma arayışındaki Fransa ve ECOWAS uluslararası hukukla sınanıyor
10-08-2023 11:33
Google News
Ankara

AA muhabiri, uluslararası hukuk kapsamında "kuvvet kullanımı"nın kurallarına dair bilgileri derledi.

Nijer'de gün gün yaşananlarNijer'de bağımsızlıktan bu yana 5 kez askeri darbe yapıldıNijer Başbakanı Mahamadou, darbecilere karşı uluslararası camiadan yardım istediNijer'deki yabancıların tahliyesi sürüyorDünyanın en önemli uranyum tedarikçisi: NijerECOWAS'ın Nijer'e askeri müdahale tehdidi bölgedeki tansiyonu artırdıAB uranyum tedarikinde risk görmüyor

ECOWAS'ın, Nijer'deki askeri cuntadan Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum'un serbest bırakılması ve yeniden görevine dönmesine ilişkin talebinin karşılanmaması halinde, askeri müdahale dahil her seçeneği değerlendireceğine dair tehdidi, "kuvvet kullanımı" kavramını ve bunun uluslararası hukuk boyutunu gündeme getirdi.

BM Antlaşması'nın "Amaçlar ve İlkeler" bölümünün 2. maddesine göre, BM üye devletlerinin, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne ve siyasal bağımsızlığına karşı bir tehditte bulunması ve kuvvet kullanması, uluslararası hukuk çerçevesinde yasak.

Öte yandan kuvvet kullanımının yasaklanması tüm durumları kapsamıyor. Örneğin egemen bir devlet, kendi toprak bütünlüğünü korumak için kuvvet kullanabiliyor.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, devletler arası kuvvet kullanımı çerçevesinde bir devletin diğerine karşı silahlı güç kullanımının, genel olarak BM Antlaşması'yla yasaklandığını belirtti.

Devletlerin birbirine karşı kuvvet kullanma ya da kuvvet tehdidine başvurmasının yasaklandığını aktaran Acer, kuvvete başvurabilmenin iki istisnasının olduğunu söyledi.

Meşru müdafaa hakkı

BM Antlaşması'nın 51. maddesi, "kuvvet kullanımının" istisnası olarak meşru müdafaa hakkını gösteriyor. Buna göre, bir devlet başka bir devlet tarafından yapılan silahlı saldırıya kuvvet kullanarak karşılık verebiliyor. Ayrıca, BM üyeleri, meşru müdafaa kapsamında yaptıkları faaliyetleri, BMGK'ye bildirmek zorunda. Ancak 51. madde kapsamında meşru müdafaa hakkı kurallarına göre, bu kuvvet kullanımının lüzumlu ve orantılı olması gerekiyor.

Böylece o devlete karşı diğerlerinin kuvvet ya da silahlı güç kullanma hakkına sahip olduğuna işaret eden Acer, "BM Antlaşması'nın 51. maddesinde meşru müdafaa hakkı var. Bir devlet yasa dışı bir saldırıya uğrarsa kendini savunmak için tek başına ya da ona yardım eden diğer devletlerle beraber silahlı kuvvet kullanabilir. İki istisna var, BMGK kararı ve meşru müdafaa hakkı çerçevesinde bir devletin diğerine karşı kuvvet kullanması yasaldır. Bu istisnalar dışında yasal olan bir durum yok. Bunlar dışında devletlerin birbirine karşı kuvvet kullanımı yasaktır." ifadelerini kullandı.

Acer, bir terör örgütünün devlete saldırı düzenlemesi durumunda, saldırının örgütlendiği yere karşı, saldırıya uğrayan devletin meşru müdafaa hakkı olduğunu; bu devletin uluslararası hukuk çerçevesinde silahlı kuvvet kullanabileceğini ve bunun, meşru müdafaa çerçevesinde olduğunu söyledi.

Kolektif güç kullanımı

Uluslararası hukuk kapsamında "kuvvet kullanımına" izin verilen bir diğer durum da BM Antlaşması'nın 24 ve 25. maddeleri kapsamında BMGK'nin uluslararası barış ve güvenliğe karşı tehditlere yönelik güç kullanımına izin vermesi.

Acer, BMGK tarafından barışı bozan, saldırı düzenleyen ve barışa tehdit oluşturan bir devlete karşı onu engellemek ya da durdurmak için diğer devletlerin silahlı kuvvet kullanmasına izin verilmesine dair karar alabildiğini ve bunun uluslararası hukuka uygun olduğunu anlattı.

BMGK, daha önce bu kararı 1950'de, Kore Savaşı'nın başlarında ve 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgali sırasında vermişti. Bu gücünü nadiren kullanan BMGK, genellikle ekonomik yaptırımlar ve askeri olmayan tedbirleri tercih ediyor. BMGK'nin 5 daimi üyesi ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin'in veto hakkının bulunması ve her konuda uzlaşı sağlayamaması, bu konularda ortak karar alınmasını zorlaştırıyor.

BMGK, bazen taraf tutmaksızın insani misyonlar kapsamında da kuvvet kullanımına izin veriyor. Yugoslavya'nın dağılma sürecinden sonraki karışıklıkta BM Koruma Kuvvetleri (UNPROFOR) görevlendirilmişti.