Hülya Ayhan yazdı;
Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz
Toplumun düzeni, bireylerin sorumluluk bilinciyle şekillenir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz” hadis-i şerifi, bu bilincin en özlü ifadesidir. Bu söz, aileden iş hayatına, eğitimden devlet yönetimine ve sosyal ilişkilere kadar herkesin üzerine düşen görevleri hatırlatır.
Ailede sorumluluk…
Aile, toplumun temel taşıdır. Anne ve baba, çocuklarının hem maddi hem de manevi ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Çocukların doğru değerlerle yetişmesi, aile içindeki sevgi ve güven ortamının korunması anne-babanın sorumluluğudur. Çocuklar ise anne-babaya saygı göstermek ve aile bağlarını güçlendirmekle yükümlüdür. Günümüzde aile içi iletişim sorunlarının artması, bu sorumluluk bilincinin zayıflamasıyla doğrudan ilişkilidir.
İş hayatında adalet…
Hadis-i şerifin iş hayatına yansıması, adalet ve hakkaniyetle ölçülür. İşveren, çalışanlarının emeğini gözetmek ve haklarını zamanında teslim etmekle sorumludur. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İşçinin ücretini, teri kurumadan veriniz” buyurarak, emeğin kutsallığını vurgulamıştır. Bu, işverenin en temel sorumluluğudur. İşçi ise görevini dürüstlükle yerine getirmek, işine sadakat göstermekle yükümlüdür.
Bugün iş dünyasında sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, emeğin karşılığının geciktirilmesi veya eksik ödenmesidir. Oysa İslam’ın öğrettiği bu ilke, modern iş hukukunun da özünü oluşturur; adaletli ücret, zamanında ödeme ve emeğe saygı. Çalışanların hakkını korumak, sadece dini bir emir değil, aynı zamanda toplumsal barışın da şartıdır.
Eğitimde görev ve sorumluluk…
Eğitim, geleceğin inşasında en önemli alandır. Öğretmenler, öğrencilerine sadece bilgi aktarmakla değil, aynı zamanda onları iyi bir insan olarak yetiştirmekle sorumludur. Öğrenciler ise öğrenmeye gayret etmek, öğretmenlerine saygı göstermek ve öğrendiklerini hayata geçirmekle yükümlüdür. Eğitimdeki bu karşılıklı sorumluluk, toplumun geleceğini belirler.
Bugün bilgiye erişim kolaylaşmış olsa da değerler eğitimi, ihmal edildiğinde toplumda boşluklar oluşmaktadır. Öğretmenlerin rehberliği ve öğrencilerin gayreti, bu boşluğu dolduracak en önemli unsurlardır.
Devlet yönetiminde sorumluluk…
Hadis-i şerifin mesajı yalnız bireyleri değil, yöneticileri de kapsar. Devlet başkanı, ülkesinden ve milletinden sorumludur. Halkın güvenliği, adaleti ve refahı onun güttüğü sürüdür. Yönetici, adaletle hükmetmek, halkın hakkını korumak ve emaneti ehline vermekle yükümlüdür. Bir toplumda yöneticiler adil olursa, halk da huzur bulur. Bu nedenle yönetim makamı, en ağır sorumluluklardan biridir.
Toplumsal dayanışma…
Komşuluk ilişkilerinden sosyal yardımlaşmaya kadar herkesin birbirine karşı görevleri vardır. Bir toplumda dayanışma ve güven ortamı ne kadar güçlü olursa, huzur da o kadar kalıcı olur. Hadis-i şerif, bireylerin sadece kendi hayatlarından değil, çevresindekilerden de sorumlu olduğunu hatırlatır.
Sonuç;
Peygamber Efendimizin Hadis-i şerifi, bireylerin sorumluluklarını hatırlatırken aynı zamanda toplumsal düzenin nasıl korunacağını da gösterir. Anne-Baba aileden, patron işçiden, öğretmen öğrenciden, devlet başkanı milletinden sorumludur. İşçinin hakkını zamanında vermek, öğrenciyi doğru yetiştirmek, aileyi sevgiyle korumak hepimizin görevidir. Çünkü hepimiz birer çobanız ve güttüğümüz sürüden hesaba çekileceğiz.