<h3><span><strong>Milletin Teminatı Olan Ülkücü Delikanlılar Vuslat Kervanı Bu Kez Silivri’de Toplandı</strong></span></h3> <h3><span><strong>ÜLKÜCÜLER SİLİVRİ UÇ BEYLİĞİNDE</strong></span></h3> <div>İçlerinde bazılarının <strong>fiziki</strong> yaşları <strong>seksene</strong> dayansa da <strong>ruh</strong> <strong>yaşı</strong> itibariyle kendilerini <strong>18</strong> yaşında gören ve milletin teminatı olan <strong>ocak</strong> <strong>ruhlu</strong> <strong>ülkücüler,</strong> vuslat kervanı bu kez <strong>Silivri’de</strong> bir araya geldi.</div> <div>Herhangi bir siyasi makam ve mevki beklentisi olmayan <strong>ülkücülerden</strong> oluşan <strong>vuslat</strong> <strong>kervanının</strong> toplantısı <strong>Kur’an’ı Kerim</strong> tilaveti ve ardından yapılan <strong>dua</strong> ile açıldı.</div> <div>Toplantıya her zamanki gibi <strong>ülkücülerin</strong> <strong>Dede</strong> <strong>Korkut’u</strong> olarak kabul edilen <strong>Orhan</strong> <strong>Çakıroğlu</strong> başkanlık yaptı.</div> <div>Toplantının açılış konuşmasında <strong>ülkücü</strong> hareketin bu milletin teminatı ve dinamosu olduğunu söyleyen <strong>Çakıroğlu,</strong> sözlerini şöyle özetledi:</div> <div><strong>“Ülkücüler</strong> bu davanın çilesini çekmiş yiğitlerdir ve bu milletin teminatıdır. <strong>Ülkücüler</strong> var olduğu müddetçe bu millette var olacaktır. <strong>Ülkücüler</strong> fedakârlığın zirvesindedir. Bu açıdan <strong>Ülkücüler</strong> ülke yönetiminde bulunmalı ve yönetmelidir. Bu milletimizin geleceği için zaruridir. </div> <div><strong>Ülkücüler</strong> irfan topluluğudur. Gönüllerdeki birliği fiziki birliğe dönüştürmeliyiz. Biz var oldukça milletimiz var olacaktır. <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> hep var olacaktır. Biz yaşadıkça <strong>Türk</strong> <strong>milleti</strong> yaşayacaktır. Bunun için hiçbir ülkücü kendini küçük görme lüksü yoktur. </div> <div>Bizler bu tür vuslat toplantılarını Milliyetçi harekete ivme kazandırmak için yapıyoruz. Bizim ocağımız <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> partimiz <strong>MHP</strong>’dir. <strong>Ülkücülerin</strong> iktidar olması için var gücümüzle çalışmalıyız.”</div> <div></div> <div><strong>Orhan</strong> <strong>Çakıroğlu’nun</strong> konuşmasının ardından söz alan <strong>MHP</strong> eski milletvekili <strong>Bozkurt Yaşar Öztürk</strong> ise ülkücülerin her zaman ve zeminde <strong>MHP’nin</strong> ve <strong>Üç</strong> <strong>Hilal’in</strong> yanında olduğunu, <strong>Turan</strong> ülküsünün gerçekleşmesi için <strong>Ülkücülerin</strong> birlik ve dirlik içinde hareket etmeleri gerektiğini belirtti.</div> <div>“Dün olduğu gibi bugün de <strong>MHP’de</strong> olmalıyız. Bugün bizi bölmeye çalışıyorlar, bu şer odaklarına fırsat vermemeliyiz. Simgemiz olan <strong>Üç</strong> <strong>Hilali</strong> mahzun bırakamayız. <strong>31</strong> <strong>Mart</strong> tarihine kadar canla başla çalışarak <strong>MHP’yi</strong> kazandırmalıyız.” diyen <strong>Bozkurt,</strong> sözlerini, “<strong>MHP,</strong> Başbuğumuzun emanetidir. Ona sahip çıkmak her ülkücünün görevidir.” şeklinde noktaladı.</div> <div>Daha sonra söz alan <strong>Ozanımız</strong> <strong>Hilmi</strong> <strong>Şahballı</strong> ise, “Bizler vıttırı vızdık adamlara rağmen bu ülkenin evlatlarıyız. Sevgi ve barış. İçinde bir araya gelmeliyiz. Kimse bizi farklı görmesin. İlmi nakış nakış dokumalıyız. Cehaleti kökten sökmeliyiz. Bir araya gelmeyi bilmeliyiz.” dedikten sonra <strong>MHP</strong> <strong>lideri</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Bahçeli</strong> için yazıp söylediği “<strong>Devlet geliyor Devlet</strong>” isimli eserini, bütün salonla beraber okudu.</div> <div><strong>Ülkücü</strong> <strong>yazar</strong> <strong>Selim</strong> <strong>Çoraklı</strong> ise, “<strong>Kur’an</strong>, oku ve yaz emriyle başlamıştır. Okuma ve yazma, ilmin iki ayağıdır. <strong>Ülkücü</strong> hareket okuduğu ve yazmayı bildiği müddetçe hep var olacaktır.” diyerek ilmin önemine dikkat çekti.</div> <div><strong>Şehitliğin</strong> önemine de değinen <strong>Çoraklı,</strong> ardından <strong>ülkücü</strong> hareketin ilk şehitlerinden <strong>Yusuf</strong> <strong>İmamoğlu’nun</strong> kaleme aldığı “<strong>Leke</strong>” isimli duygu yüklü şiirini okudu.</div> <div><strong>Ülkücü</strong> <strong>Yazar</strong> <strong>Mahmut</strong> <strong>Yıldırım</strong> ise her zamanki gibi <strong>ülkücü</strong> davanın geçmişi ve geleceğini özetleyen “Bir Türklük paradigması oluşturmalıyız. Ülkücü aydınların bakış acısını minimalden maksimum dönüştürmeliyiz. Bu neslin yükü ağırdır, taşıdığımız yükü gelecek nesiller aktarmalıyız.” şeklinde ilmi bir konuşma yaptı.</div> <div><strong>Ülkücü</strong> hareketin önemli gençlik liderlerinden olan <strong>İstanbul</strong> <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> eski <strong>Başkanı</strong> ve <strong>İstanbul</strong> <strong>MHP</strong> eski <strong>Milletvekili</strong> <strong>Mustafa</strong> <strong>Verkaya’nın</strong> kahramanlık şiirinin okumasının ardından söz alan vuslat kervanının vücut bulmasında önemli rol oynayan <strong>Hayrettin</strong> <strong>Alp</strong>, “Silivri’de MHP’nin bir uç beyliği vardır. Belediye başkanımız Volkan Yılmaz’a destek için burada toplandık. MHP’nin ışığının devamlı yanması için elimizden gelen gayreti göstermek zorundayız.” şeklinde özetlenen konuşmasının ardından <strong>Şeyh</strong> <strong>Şamil’i</strong> anlatan şiirini okudu.</div> <div><strong>Taş</strong> <strong>Medreseliler</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Mustafa</strong> <strong>Dülger</strong> ise <strong>ülkücü</strong> hareketin tarihinin mutlaka yazılması gerektiği üzerinde durdu ve özetle şunları söyledi: “Davamızın çilesini çeken ve ülkemizin teminatı olan <strong>Ülkücüler</strong> hep var olacaktır. Bu var oluşun destanını mutlaka yazmalıyız. Bu hususta yazarlarımıza büyük iş düşüyor. Mesela mutlaka bir <strong>Mamak</strong> destanı yazılmalıdır. <strong>Mamak’ta</strong> <strong>15</strong> yaşındaki ülkücü yiğitlerle <strong>65</strong> yaşındaki <strong>Başbuğ,</strong> beraber destan yazdı. Bu destanın tarihe en güzel şekilde aktarılması hepimizin görevidir.”</div> <div>Daha sonra söz alan <strong>ocak</strong> eski başkanlarından <strong>Mustafa</strong> <strong>Can</strong> sözlerini şöyle özetledi:</div> <div>“Hareketimizin başarısı için ne yapmamız gerektiğini mutlaka belli etmeliyiz. İktidara giden yol milletin gönlünü almaktan geçer. Bunu başarmalıyız. ‘<strong>Niye</strong> <strong>bir</strong> <strong>araya</strong> <strong>geliyoruz</strong>?’ diye sorulan sorunun cevabı buradadır. </div> <div>Her şeyi davadan bekleyemeyiz. Suçu <strong>MHP’ye</strong> yüklemek kolaycılıktır. Bahane üretme yerine iş yapmalıyız. Baba evinde görülen bir hatadan dolayı evi terk eden hayırsız evlat olmayalım.”</div> <div>Toplantının bitiş konuşmasını yapan <strong>Orhan</strong> <strong>Çakıroğlu</strong>, bütün dünyanın korktuğu tek gücün <strong>ülkücüler</strong> olduğunun altını çizdi ve <strong>12</strong> <strong>Eylül</strong> darbecilerinin, <strong>ülkücülerin</strong> gücünü kırmak için yapıldığını beyan etti.</div> <div>Daha sonra vuslat kervanına katılan ülkücülerle birlikte <strong>Kürşat</strong> marşı okundu.</div> <div>.</div> <div><strong>Selim Çoraklı, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>