<h3><span><strong>TERÖRÜ BİTİREBİLECEK MİYİZ?</strong> </span></h3> <div>Ülkemiz ne yazık ki kurulduğundan beri bir terör tehdidi ve sarmalı içinde olmuştur. Kuruluş yıllarından sonra özellikle <strong>etnik terör,</strong> ülkemizin gelişme ve kalkınmasının önünde büyük bir engel olarak daima varlığını sürdürmüştür.</div> <div><strong>PKK</strong> ve <strong>Asala</strong> gibi terör örgütleri ile vücut bulan etnik terörü var edenler, <strong>Türkiye’nin</strong> gelişmesini, bölgede güçlenmesini istemeyen emperyalist güçler ve onların piyon olarak kullandıkları <strong>taşeron</strong> terör örgütleri olmuştur.</div> <div><strong>Terörü</strong> araç olarak kullanan <strong>emperyalist</strong> ülkeler, terörün sadece bir çeşidi ile yetinmemekte, buldukları <strong>ekonomik</strong>, <strong>dijital</strong>, <strong>dini</strong> vb. bütün <strong>terör</strong> <strong>çeşitlerini</strong> deneyerek hedefe ulaşmak istemişlerdir. Bunun yansıması olarak <strong>40</strong> senedir <strong>PKK</strong> terör örgütüne <strong>paralel</strong> <strong>FETÖ</strong> isimli <strong>CIA</strong> aparatı <strong>terör</strong> örgütünü de <strong>din</strong> maskesini kullanarak piyasaya sürdüler. <strong>1960’lı</strong> yıllarda kuluçkaya yatırdıkları bu terör örgütünü <strong>1980’lerden</strong> sonra canlandırmış, <strong>2000’li</strong> yıllardan sonra da <strong>faaliyetini</strong> hızlandırarak sonunda <strong>15</strong> <strong>Temmuz’da</strong> gerçek yüzüyle ortaya çıkarmıştır. <strong>Emperyalistlerin</strong> <strong>aparat</strong> olarak kullandıkları <strong>din</strong> <strong>maskeli</strong> bu terör çeşidi, ne yazık ki bizim paralarımızla bizim en zeki <strong>çocuklarımızı</strong> devşirmiş ve bize karşı kullanarak tesiri yıllarca sürecek olan büyük bir <strong>travma</strong> yaşatmışlardır.</div> <div><strong>Terör</strong> kavram olarak, “korku ve şiddet kullanarak belirli siyasi, dini veya ideolojik hedeflere ulaşmayı amaçlayan eylemleri” ifade eder. Genellikle <strong>sivillere</strong>, <strong>devlet</strong> kurumlarına veya belirli gruplara yönelik <strong>baskı</strong>, <strong>şiddet</strong> ve <strong>tehdit</strong> içeren yöntemlerle gerçekleştirilir. <strong>Terörü</strong> araç olarak kullananlar, <strong>hedeflerine</strong> ulaşmak için her yolu meşru gören <strong>Makyevelist</strong> bir zihniyet taşırlar. Bu sebeple <strong>terörü</strong> <strong>araç</strong> olarak kullananlarda ne <strong>insanlık</strong>, ne <strong>vicdan</strong>, ne <strong>adalet</strong> ne de hiçbir <strong>acıma</strong> <strong>duygusu</strong> yoktur. Gözlerini kırpmadan milyonlarca insanın <strong>katledilmesine</strong> sebep olurlar, milyonlarcasının yaralanmasına, aç kalmasına hiç acımazlar.</div> <div><strong>Latince</strong> kökenli <strong>“Terrere”</strong> kelimesinden türeyen <strong>terör</strong> kavramı, meydana geldiği coğrafya ve iklime göre tarih boyunca farklı şekillerde tanımlanmış ve kullanılmıştır. Kelime itibariyle <strong>“korkutmak”</strong> veya <strong>“dehşete düşürmek”</strong> anlamına gelen <strong>terör</strong> kavramına <strong>hukuki</strong> açıdan bakıldığında, birçok ülke terörü, çıkardıkları <strong>kanunlarla</strong> çerçevesini çizmiş ve <strong>terörle</strong>, <strong>teröristle</strong> <strong>mücadele</strong> için çeşitli <strong>tedbirler</strong> almıştır.</div> <div><strong>Terör</strong> kavramı ilk defa, <strong>“Fransız Akademi Sözlüğü”</strong> isimli çalışmanın <strong>1789</strong> yılında yayınlanan ekinde yer almış ve <strong>“Terör sistemi, rejimi”</strong> olarak tanımlanmıştır. Bu kavram <strong>Türkçe’ye</strong> “<strong>Korkutma</strong>, <strong>tedhiş</strong>” şeklinde tercüme edilmiştir.</div> <div><strong>Terörün</strong> hedefi ve amacı <strong>1999</strong> tarihinde BM tarafından hazırlanan <strong>“Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme”</strong> isimli çalışmada, <strong>“Bir topluluğun gözünü korkutmak veya bir hükümeti veya uluslararası örgütü bir şey yapmaya veya yapmamaya zorlamak”</strong> şeklinde tarif edilmiştir.</div> <div>Şimdiye kadar kurulan bütün <strong>terör</strong> örgütlerinin genel maksadının, <strong>“Gerçekleştirdikleri şiddet eylemleri ile korku salarak, halkta bıkkınlık ve yılgınlık duygusu oluşturup, vatandaşın devlete olan güvenini sarsmayı ve kaos ortamı oluşturmayı hedeflediği”</strong> gözlemlenmiştir.</div> <div>Çoğu terör örgütlerinin arkasında ne yazık ki <strong>değişik</strong> <strong>emperyalist</strong> <strong>devletlerin</strong> olduğu açıktır. Kendi <strong>menfaatleri</strong> uğruna başka milletlerin <strong>kanını</strong> dökmekten çekinmeyen <strong>Emperyalist</strong> devletler bazen diğer devletlere <strong>isteklerini</strong> açık biçimde kabul ettiremeyince bunu <strong>örtülü</strong> olarak kurup destekledikleri <strong>terör</strong> <strong>örgütleri</strong> vasıtasıyla yapmışlardır. Bu tür terör örgütlerinin kaynağı ise <strong>uyuşturucu</strong>, <strong>insan</strong> ve <strong>silah</strong> <strong>kaçakçılığı</strong>, <strong>tehdit</strong>, <strong>şantaj</strong>, <strong>haraç</strong>, <strong>gasp</strong>, <strong>soygun</strong> ve <strong>adam</strong> <strong>kaçırma</strong> gibi faaliyetlerden oluşmuştur.</div> <div>Aslında meydana geliş biçimleri ve yaptıkları etkilerden dolayı <strong>terör</strong> ve <strong>terörizmin</strong> tanımı ve kapsamı konusunda uluslararası bir <strong>fikir</strong> <strong>birliği</strong> bulunmamaktadır. Çünkü <strong>terörü</strong> <strong>destekleyenlerin</strong> her biri yapacakları <strong>tarifleri</strong> de kendi <strong>menfaatleri</strong> <strong>doğrultusunda</strong> yapmaktadırlar. Bundan dolayı bazı <strong>terör</strong> <strong>örgütleri</strong>, kendi <strong>insanlık</strong> <strong>dışı</strong> eylemlerini “<strong>özgürlük</strong> <strong>mücadelesi”</strong> olarak tanımlarken, bazı <strong>devletler</strong> veya uluslararası kuruluşlar bunları <strong>terör</strong> <strong>eylemleri</strong> olarak nitelendirmektedirler.</div> <div>Yukarıda bahsedilen meseleden dolayı <strong>terör</strong> ve <strong>terörizm</strong> konularında çok <strong>değişik</strong> <strong>yaklaşımlar</strong> ortaya çıkmıştır. Neredeyse bütün <strong>devletler</strong> kendi <strong>menfaatleri</strong> doğrultusunda bir <strong>terör</strong> ve <strong>terörizm</strong> <strong>tanımı</strong> yapmışlar dersek herhalde mübalağa etmemiş oluruz.</div> <div><strong>Terör</strong> kavramı bizde de farklı biçimde tarifini bulmuştur. Mesela <strong>“Siyasi Terimler ve Örgütler Sözlüğü”</strong> içinde, “Kamu otoritesini veya toplum yapısını yıkmak için girişilen korku ve yılgınlık saçan bütün şiddet hareketleri” olarak tarif edilmiştir.</div> <div>Ülkemizde hala geçerli olan <strong>3713</strong> sayılı <strong>Terörle</strong> <strong>Mücadele</strong> <strong>Kanununun</strong> <strong>1. Maddesinde</strong> de terör kavramının çerçevesi şöyle çizilmektedir:</div> <div><strong>“Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.”</strong></div> <div>Her ne kadar yukarıdaki tarifte “<strong>cebir ve şiddet kullanarak</strong>” denilse de bugün <strong>medya</strong> kanalıyla <strong>dezenformasyon</strong> yapılarak da <strong>kitleleri</strong> büyük <strong>zararlara</strong> uğratan terör eylemleri var olmuştur. Bu anlamda terörü sadece <strong>şiddete</strong> <strong>indirgemek</strong> onu tarif etmede <strong>yetersiz</strong> kalmaktadır. Bugün <strong>ekonomik</strong>, <strong>siyasi</strong>, <strong>dijital</strong> <strong>terör</strong> çeşitleri de en az <strong>şiddet</strong> <strong>kullanan</strong> terör kadar, hatta ondan kat kat fazla insanlar üzerinde <strong>menfi</strong> <strong>tesir</strong> bırakmaktadır.</div> <div><strong>Terör</strong> ve <strong>terörizmin</strong> temel amacı, <strong>terörü</strong> <strong>yapanlar</strong> tarafından savunulan bir <strong>davaya</strong> veya <strong>siyasal</strong> <strong>anlaşmazlığa</strong> dikkat çekilmesidir. Bu “<strong>dikkat</strong> <strong>çekme</strong>” bazen <strong>şiddet</strong> <strong>eylemleri</strong> neticesinde toplumda oluşturulan <strong>korku</strong>, <strong>şiddet</strong> ve <strong>dehşet</strong> havası ile sağlanırken bazen de <strong>medya</strong> <strong>vb</strong>. <strong>araçlar</strong> vasıtasıyla maniple edilerek sağlanmaktadır ki, günümüzde bu tür araçlar <strong>terör</strong> <strong>örgütleri</strong> tarafından daha çok ve sık kullanılmaktadır. </div> <div><strong>İnternet</strong>, <strong>sosyal</strong> <strong>medya</strong>, <strong>televizyon</strong> ve <strong>gazetelerin</strong> sağladığı <strong>imkânlardan</strong> yararlanan <strong>terör</strong> ve <strong>terörizm</strong> <strong>yanlıları</strong>, oluşturdukları <strong>korku</strong> ve <strong>dehşet</strong> ile toplumu istedikleri yöne doğru sevk etmeyi başarmaktadırlar. Bu tür baskılarla kitleleri kendi taraftarı yapmaya zorlamakta; örtülü olarak <strong>“Bizim tarafı tutmazsanız veya bizim fikirlerimizi desteklemezseniz size çok daha büyük korku ve şiddet yaşatırız.”</strong> denilerek <strong>istedikleri</strong> <strong>hedefe</strong> ulaşmaya çalışmaktadırlar.</div> <div><strong>Terörü</strong> <strong>araç</strong> olarak kullananlar, bu açık veya örtülü <strong>korkutucu</strong> <strong>çağrılarla</strong> insanların <strong>özgürlüklerini</strong> ve <strong>iradelerini</strong> ellerinden almakta ve bu yolla kendi <strong>emellerine</strong> hizmet eder hale getirmektedirler. Yaptıkları en önemli <strong>tahribat</strong> ise toplum arasında <strong>ikilikler</strong> meydana getirerek <strong>çatışan</strong> <strong>grupları</strong> ve aralarında <strong>gruplaşmaları</strong> çoğaltmaktır. Hedefledikleri toplumda ne kadar çok <strong>gruplaşma</strong> meydana getirilerse <strong>hedeflerine</strong> ve <strong>amaçlarına</strong> o kadar büyük hızla ulaşacaklarını var sayanlar toplumun <strong>birlik</strong> ve <strong>bütünlüğünü</strong> bozmaktan da asla çekinmemektedirler.</div> <div><strong>Terörizmin</strong> bazı güçler tarafından birtakım <strong>siyasi</strong> ve <strong>ekonomik</strong> <strong>çıkarlar</strong> sağlamanın da <strong>aracı</strong> olarak kullanıldığı dikkate alındığında <strong>amaç</strong> oldukça farklılaşmaktadır. Bu gibi durumlarda <strong>terörizmin</strong> <strong>amacı</strong>, bir <strong>kazanım</strong> elde etmek maksadıyla <strong>hedef</strong> alınan <strong>ülke</strong> ve <strong>toplumda</strong> belirli ortamların oluşmasına <strong>aracılık</strong> etmek ve toplumları <strong>manipülasyona</strong> <strong>hazır</strong> hale getirmektir.</div> <div><strong>Ülkemizin</strong> uzun yıllardır <strong>terör</strong> denen bela ile karşı karşıya bırakılmasının en önemli sebeplerinin başında <strong>stratejik</strong> bir öneme sahip ülke olmasından kaynaklanmaktadır. Bulunduğu coğrafyada çok <strong>stratejik</strong> bir konumda olan <strong>Türkiye’nin</strong> güçlenmesi, <strong>terörü</strong> kullanan <strong>emperyalist</strong> ülkelerin işine gelmediği için <strong>ülkemiz</strong> her zaman ve <strong>devamlı</strong> <strong>sürecek</strong> olan bir <strong>terör</strong> <strong>sarmalı</strong> içine sürüklenmeye çalışılmıştır. Meseleye bu noktadan baktığımızda <strong>terörü</strong> <strong>araç</strong> olarak kullananların maksadının <strong>siyasi</strong> <strong>bir</strong> <strong>mücadele</strong> aracı olmaktan çıkıp, bir ülkenin bir başka ülkeyi <strong>zayıflatmak</strong>, <strong>istikrarsızlaştırmak</strong> ve hatta <strong>yıkmak</strong> için kullandığı bir <strong>araç</strong> haline geldiği görülmektedir.</div> <div><strong>Türkiye</strong> kurulduğundan beri <strong>etnik</strong> <strong>bir</strong> <strong>terörle</strong> karşı karşıya bırakılmış, özellikle <strong>1960’lı</strong> yıllardan sonra da yüzüne <strong>din</strong> <strong>maskesi</strong> takılan farklı bir <strong>sofistike</strong> <strong>terör</strong> çeşidiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu tür <strong>terör</strong> <strong>eylemlerinin</strong> esas maksadı <strong>ülkemizi</strong> baş eğdirmek, kendi <strong>emperyalist</strong> emellerine hizmet eder hale getirmektir.</div> <div><strong>Emperyalist ülkeler, terörden en çok zarar eden ülkeler arasında ilk sıralarda yer alan Türkiye’ye karşı uyguladıkları planlarda kullandıkları terör örgütleri oldukça fazladır. PKK ve FETÖ terör örgütleri yanı sıra birçok gizli ve açık terör örgütü kurarak maksatlarına ulaşmaya çalışmaktadırlar.</strong></div> <div><strong>Örgütler</strong>, sistemli bir organize yapı içerisinde, aynı ideolojiyi benimseyen ve aynı hedefe yönelmiş kişilerden oluşur. Günümüzde <strong>terör</strong> <strong>örgütleri</strong>, çoğunlukla <strong>örgüt</strong> <strong>lideri</strong> ile ona bağlı üst düzey sorumlular ve daha alt düzeydeki <strong>bölge</strong>, <strong>il</strong> ve <strong>birim</strong> sorumlularından oluşmaktadır. <strong>Dini</strong> örgütlerin başında ise daha çok <strong>karizmatik</strong> kişiler yer alır ve <strong>FETÖ’de</strong> olduğu gibi bu kişiler <strong>kutsanarak</strong> <strong>eleştirilemez</strong> hale getirilir.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütlerinin en önemli aracı <strong>şiddet</strong> kullanmaktır. Ancak günümüzde <strong>bazı</strong> örgütler <strong>şiddetin</strong> her zaman bir <strong>çözüm</strong> olamayacağını bildiklerinden onun yerine <strong>ekonomiyi</strong>, <strong>medyayı</strong>, <strong>dini</strong>, <strong>tarikat</strong> ve <strong>cemaatleri</strong> kullanmayı tercih etmişlerdir. <strong>PKK</strong> terör örgütü de son yaşanan gelişmelerde görüldüğü gibi <strong>silahlı</strong> <strong>şiddet</strong> eylemlerinin bir <strong>çözüm</strong> olamayacağını idrak etmiş ve artık mücadelenin <strong>demokratik</strong> <strong>yollarla</strong> devam edeceğini belirterek <strong>silah</strong> <strong>bırakma</strong> kararı almıştır. <strong>PKK</strong> gibi kanlı bir terör örgütünün <strong>sözünde</strong> durup durmayacağını bilmem ama bildiğim bir şey varsa artık <strong>silahlı</strong> <strong>eylemlerle</strong> <strong>Türkiye</strong> gibi bölgenin en güçlü ülkesine zarar veremeyeceğini anlayan aslında <strong>PKK’yı</strong> besleyen <strong>emperyalist</strong> <strong>devletler</strong> olmuştur.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütleri ve <strong>terörizm</strong> her zaman var olacaktır. Bir ülke için önemli olan bunu en <strong>minimum</strong> <strong>seviyeye</strong> çekmektir. Ülkemizde süren <strong>40</strong> <strong>yıllık</strong> <strong>PKK</strong> <strong>terörü,</strong> yapılan mücadele ile <strong>bitirilme</strong> noktasına getirilmiştir. <strong>PKK’nın</strong> silah bırakma eylemi de bu bitişin, bir çaresizliğin yansımasından başka bir şey değildir.</div> <div><strong>Ülkemizde</strong> terör eylemlerini yapan ve arkalarında emperyalist güçler olan değişik terör örgütleri mevcuttur. <strong>Emniyet Genel Müdürlüğü</strong> tarafından ülkemize yönelik <strong>terör</strong> <strong>faaliyeti</strong> yapan <strong>örgütlerin</strong> <strong>listesi</strong> yayınlanmış ve <strong>milletin</strong> bunlara karşı <strong>uyanık</strong> olması istenmiştir.</div> <div><strong>Kürdistan İşçi Partisi (PKK ve PYD, YPG, PJAK vb. bütün türevlerini bu çerçevede sayabiliriz.)</strong></div> <div><strong>- Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)</strong></div> <div><strong>- Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C)</strong></div> <div><strong>- Maoist Komünist Partisi (MKP)</strong></div> <div><strong>- Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (TKP/ML)</strong></div> <div><strong>- Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP)</strong></div> <div><strong>- Kürdistan Devrim Partisi (PŞK)</strong></div> <div><strong>- Kürdistan Demokrat Partisi/Kuzey (PDK/Bakur)</strong></div> <div><strong>- Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK)</strong></div> <div><strong>- Hizbullah</strong></div> <div><strong>- Hilafet Devleti (HD)</strong></div> <div><strong>- Büyük Doğu Akıncılar Cephesi (İBDA-C)</strong></div> <div><strong>- Tevhid Selam (Kudüs Ordusu)</strong></div> <div><strong>- El-Kaide Terör Örgütü Türkiye Yapılanması</strong></div> <div><strong>- Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD/DAEŞ)</strong></div> <div>Yukarıda isimleri yazılan terör örgütlerinin <strong>faaliyet</strong> alanlarının başında <strong>siyaset</strong> gelmektedir. <strong>Demokratik</strong> ortamdan istifade ile <strong>siyasi</strong> <strong>parti</strong> kurarak veya mevcut <strong>siyasi</strong> <strong>partilere</strong> ve bu partilerin <strong>gençlik</strong> <strong>kolları</strong> arasına <strong>sızmak</strong> suretiyle <strong>illegal</strong> faaliyet yürütmektedirler. Bugün <strong>PKK</strong> açık biçimde <strong>siyasi</strong> <strong>yapılanma</strong> içine girerken <strong>FETÖ</strong> gibi takiyeyi ilke edinen örgüt ise hemen <strong>her</strong> <strong>partiye</strong> sızarak <strong>faaliyet</strong> alanını genişletmiştir.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütlerinin kullandığı diğer bir alan ise <strong>işçi</strong> ve <strong>memur</strong> sendikalarıdır. Buralara soktukları <strong>militanları</strong> ile <strong>işçi</strong> ve <strong>memurları</strong> kendi <strong>ideolojileri</strong> doğrultusunda kullanmaktadırlar.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütlerinin kullandığı diğer bir alan ise <strong>sivil</strong> <strong>toplum</strong> <strong>kuruluşları</strong>, <strong>dernekler</strong> ve <strong>vakıflardır</strong>. Ülkeyi <strong>kaosa</strong> sürüklemek isteyen terör örgütleri <strong>yasal</strong> alanda buldukları boşluklardan yararlanarak, kendilerini kamufle etmek amacıyla <strong>vakıf</strong> ve <strong>dernek</strong> kurmakta ve bu gibi sivil toplum kuruluşlarını terörist eylemlerine alet etmektedirler.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütlerinin en çok kullandığı alanlardan biri de <strong>eğitim</strong> kurumlarıdır. Terör örgütleri <strong>lise</strong> ve <strong>üniversite</strong> gençliği arasına sızarak kendilerine <strong>eleman</strong> devşirmekte ve <strong>terör</strong> <strong>eylemlerinde</strong> kullanmaktadır. <strong>PKK</strong> ve <strong>FETÖ</strong> gibi örgütlerin <strong>militan</strong> <strong>devşirme</strong> yerleri genellikle bir türlü <strong>kapatılamayan</strong> <strong>dershaneler</strong>, <strong>liseler</strong> ve <strong>üniversiteler</strong> olmuştur.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütlerinin sıkça kullandığı alanlardan biri de <strong>dini</strong> yapılanmalar, <strong>cemaat</strong> ve tarikatlardır. <strong>PKK</strong> gibi <strong>Marksist</strong> <strong>Leninist</strong> bir örgüt bile <strong>dini</strong> kullanmak için <strong>çalışmalar</strong> yapmış ve bu alanda <strong>elemanlar</strong>, <strong>hocalar</strong> yetiştirmiştir. <strong>FETÖ</strong> ise <strong>dini</strong> alanı kullanan en önemli <strong>terör</strong> <strong>örgütü</strong> olmuş, özellikle <strong>Diyanet</strong> içinde çok köklü bir yapılanma ile milletimizi <strong>din</strong> <strong>maskesi</strong> ile kandırmayı başarmıştır. Bugün bile <strong>FETÖ’nün</strong> en derin yapılanması ne yazık ki <strong>Diyanet</strong> teşkilatı, cemaat ve tarikatlardadır.</div> <div>Dünyada faaliyet gösteren terör örgütlerini bazı ortak özellikleri vardır. Bunların başında her terör örgütünün bir <strong>ideolojiye</strong> sahip olması gelmektedir. Bütün terör örgütleri <strong>değişik</strong> <strong>gerekçelere</strong> sığınarak yaptıkları <strong>eylemlerini</strong> halka <strong>meşru</strong> gösterecek bir <strong>mazerete</strong> sığınırlar ve buna göre bir hikaye yazarlar. Bu hikayede özellikle <strong>ezilen</strong> <strong>halklara</strong>, <strong>iktidarlar</strong> tarafından dışlanan kitlelere gelecekte <strong>iyi bir hayat düzeni</strong> ve <strong>refah bir gelecek</strong> vadederler.</div> <div>Bütün terör faaliyetleri istisnasız <strong>değişik</strong> <strong>devletler</strong> tarafından açık veya <strong>üstü</strong> <strong>örtülü</strong> olarak desteklenir. Bu anlamda <strong>terör</strong> eylemleri <strong>uluslararası</strong> <strong>siyasetin</strong> de bir parçası sayılmıştır. <strong>40</strong> senedir süren <strong>PKK</strong> terörünün arkasında ne yazık ki sözde müttefikimiz <strong>ABD</strong>, <strong>İngiltere</strong>, <strong>Almanya</strong>, <strong>Rusya</strong>. <strong>İsrail</strong> vb. devletler vardır. <strong>FETÖ</strong> denen iblisi yapılanmanın arkasında da yine saydığımız ülkelerle birlikte <strong>destek</strong> veren <strong>devlet</strong> sayısı <strong>yüzü</strong> geçmektedir. Aksi halde bu tür <strong>terör</strong> <strong>örgütlerinin</strong> uzun zaman ayakta kalmaları mümkün değildir.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütlerinin en çok kullandıkları <strong>araçlardan</strong> biri de propagandadır. Terör örgütleri için <strong>propaganda</strong> olmazsa olmaz ilkelerdendir. Zaten terör de bir çeşit <strong>propaganda</strong> malzemesidir.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütlerinin <strong>mali</strong> <strong>yapılanmalarının</strong> ardında da yine maalesef <strong>emperyalist</strong> ülkelerin <strong>istihbarat</strong> <strong>örgütleri</strong> vardır ve terör örgütlerine yaptıkları <strong>yardımların</strong> <strong>kaynağı</strong> da <strong>uyuşturucu</strong>, <strong>silah</strong> ve <strong>insan</strong> <strong>kaçakçılığı</strong>, <strong>kara</strong> <strong>para</strong> ve benzeri <strong>gayrimeşru</strong> alanlardır.</div> <div><strong>Terör</strong> örgütleri, kendilerini <strong>haklı</strong> çıkarmak için <strong>kavramlarının</strong> içini de istedikleri şekilde doldurur ve bunun tanıtımını en yüksek seviyede yapar. Genellikle <strong>siyasi</strong> bir amaca dayanan terör örgütleri <strong>ideolojik</strong> <strong>motivasyonlarla</strong> ayakta kalmaya çalışır. Bu sebeple <strong>militanlarını</strong> <strong>motive</strong> etmek için en yüksek seviyeden <strong>yalan</strong> söylemeyi de asla ihmal etmezler. <strong>Terör</strong> örgütleri, <strong>siyasi</strong> <strong>eğitim</strong> adını verdikleri faaliyetlerin amacı, örgütün dayandığı <strong>temel</strong> <strong>ideolojiyi</strong> örgüt mensuplarına benimsetmek ve örgütün <strong>hedefleri</strong> doğrultusunda yönlendirmektir.</div> <div><strong>Terörle</strong> ilgili <strong>değerlendirme</strong> yapan uzmanlar, terörün <strong>sonsuz</strong> olduğunu söylerler. <strong>Sonsuz</strong> <strong>terör</strong> aynı zamanda <strong>sonsuz</strong> <strong>şekilde</strong> <strong>terör</strong> <strong>eylemlerini</strong> <strong>bitirmek</strong> için yapılacak <strong>çözümlerin</strong> de var olduğunu gösterir.</div> <div><strong>Ülkemizde</strong> var olan başta <strong>PKK</strong> ve <strong>FETÖ</strong> gibi terör örgütlerini bitirmenin en önemli yolu devletimizin güçlü olmasından geçer. <strong>Ekonomik</strong>, <strong>siyasi</strong> ve <strong>sosyal</strong> açılardan <strong>istikrarlı</strong> ve <strong>kuvvetli</strong> <strong>devletler</strong> her türlü <strong>terör</strong> örgütleriyle <strong>rahatlıkla</strong> baş edebilir. Bugün ülkemizde <strong>terör</strong> <strong>eylemlerinin</strong> az olması terör örgütlerinin azlığından değil, ülkemizin <strong>gücünden</strong> kaynaklanmaktadır.</div> <div><strong>Emperyalist</strong> devletler tarafından beslenen terör örgütleri <strong>terörü</strong> <strong>doğuran</strong> <strong>siyasi</strong>, <strong>sosyal</strong>, <strong>ekonomik</strong>, <strong>hukuki</strong> vb. sebeplerin ortadan kaldırılmasıyla kendiliğinden yok olur. Bir ülkede <strong>terör</strong> devam ediyorsa bu alanlarda <strong>boşluk</strong> var demektir.</div> <div><strong>PKK</strong> ve <strong>FETÖ</strong> gibi terör örgütlerinin bitmesi için devletimizin attığı adımların daha sistematik olması terörün en kısa zamanda bitmesini getirir. Aksi halde alınacak <strong>tedbirlerdeki</strong> <strong>aksaklıklar</strong> terör örgütlerine alan açar ve ülkemizin <strong>kalkınma</strong> ve <strong>gelişme</strong> için harcayacağı <strong>kaynaklar,</strong> yıllardır olduğu gibi <strong>terörle</strong> <strong>mücadeleye</strong> gider. Bu da halkımızın <strong>fakirleşmesini</strong>, <strong>ekonomik</strong> <strong>istikrarsızlığı</strong>, <strong>siyasi</strong> <strong>çalkantıları</strong> meydana getirir ki bütün bunlar bir <strong>devlet</strong> için en büyük tehlikelerdir.</div> <div>Devletimizin “<strong>Terörsüz Türkiye</strong>” girişimi, yukarıda anlatmaya çalıştığım <strong>açıklamalar</strong> doğrultusunda devam ederse başarıya ulaşmaması mümkün değildir. Aksi halde <strong>PKK</strong>, <strong>FETÖ</strong> ve <strong>terör</strong> <strong>örgütleri</strong> her zaman ülkemizin başına bela olmaya devam eder.</div> <div>.</div> <div><strong>Selim Çoraklı, dikGAZETE.com</strong></div> <div> </div> <div> </div>