<h3><span><strong>SİNAN ATEŞ KUMPASI ÇÖKTÜ!</strong></span></h3> <div>Başta şu gerçeği söylemek istiyorum:</div> <div>Sabah akşam, rahmetli <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> üzerinden <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> saldıranların asıl maksadı <strong>Cumhur</strong> <strong>İttifakını</strong> yıkmak ve ülkenin yönetimini ele geçirmekti. Bunun için <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> iftira atıp, sövüp sayanlar, <strong>ABD</strong>, <strong>FETÖ</strong>, <strong>PKK</strong>, <strong>CHP</strong> şeytan üçgeninde kurulan kumpasın ters tepmesi üzerine cephelerini terk ettiler.</div> <div><strong>ABD</strong> ağababaları önderliğinde <strong>FETÖ</strong>, <strong>PKK</strong>, <strong>CHP</strong> ve bilumum şer şebekelerinin işbirliği ile kurulan <strong>MHP</strong> ile <strong>Ülkü Ocaklarını</strong> terörist ilan etme kumpası çöktü. Bu şer şebekeleri, baktılar ki <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarından</strong> kendilerine bir ekmek çıkmıyor, şimdilik tepinecek başka konuların peşine düştüler. Sosyal medyada açtıkları <strong>20</strong> <strong>binden</strong> fazla <strong>sahte</strong> <strong>hesabı</strong> kapatarak kayboldular.</div> <div><strong>Cinayetin</strong> işlendiği gün, sırf bu işi köpürtmek için açılan on binlerce <strong>sahte</strong> <strong>hesap</strong> nereye gitti? Hepsi birden neden kayboldular?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> cinayeti üzerinden <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> tezgâh kuranların iki cephesi vardı.</div> <div><strong>Birincisi;</strong> <strong>ABD’de</strong> belli şer şebekeleri, <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarını</strong> terörist örgüt ilan etmek istediler. Bu hususta tetikçi gazetelerinde, “<strong>Ülkü Ocakları kapatılsın, terörist ilan edilsin</strong>.” şeklinde yayın yapınca, yerli şer şebekeleri harekete geçti.</div> <div><strong>İkincilerin</strong> başında <strong>FETÖ</strong>, <strong>PKK</strong>, bilumum solcular, <strong>CIA</strong> beslemesi sözde gazeteciler, yine batının oyuncağı haline gelmiş bazı siyasi partiler vb. şer odakları ağız birliği etmişçesine cinayeti, <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> yıkmak için harekete geçtiler.</div> <div><strong>Cinayetin</strong> işlenmesi konusunda kafalara takılan birçok soru ve karanlık nokta varken olayı soruşturan <strong>savcıların</strong> bunları görmezden gelmesi olayda yeni <strong>FETÖKULLİ</strong> işlerin döndüğünü akla getirdi. Zaten sosyal medyada bu işi köpürtenlerin başında <strong>Cevheri</strong> <strong>Güven</strong>, <strong>Adem</strong> <strong>Yavuzaslan</strong>, <strong>Metin</strong> <strong>Yıkar</strong> vb. <strong>FETÖ’nün</strong> değişik istihbarat örgütlerinin oyuncağı olmuş, terörist olarak aranan sözde gazeteci ve televizyoncularının olması, bunu açık biçimde oraya koymuştur.</div> <div>Yerli kanatta bu cinayeti, <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> üzerine yıkmak isteyenlerin kahir ekseriyeti ise <strong>CHP</strong>, <strong>solcu</strong> gazete ve televizyonculardan oluştu. El birliği içinde <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> saldıranlarla ilgili <strong>MHP,</strong> bir tespit yaparak <strong>154</strong> <strong>kişinin</strong> <strong>ismini</strong> yayınladı.</div> <div>Bugün çok yönlü bir denkleme dönen <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> cinayetinde akla takılan çok sayıda soru var.</div> <div>Mesela; <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> niçin <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> başkanlığı görevinden alındı? Sebep neydi?</div> <div><strong>Ateş</strong>, devletin önemli makamlarından gelen bazı bilgi ve uyarılar üzerine mi görevden alınmıştı?</div> <div><strong>Görevden</strong> alınma sebepleri arasında zikredilen “<strong>FETÖ</strong> <strong>Borsası</strong> <strong>Yönetmek</strong>” iddiaları ne kadar doğruydu?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş,</strong> para karşılığı bazı <strong>FETÖ’cü</strong> iş adamlarını serbest mi bıraktırmıştı?</div> <div><strong>Devlet</strong> <strong>Bahçeli’nin</strong>, “<strong>Gerekirse niçin görevden aldığımı açıklarım?</strong>” diyerek, meseleyi şaibeli bırakmasının sebebi neydi? <strong>Cinayet</strong> sonrası <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’e</strong> neden sahip çıkmamışlardı?</div> <div>Yine <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> öldürülmesinin en başında <strong>Adalet</strong> <strong>Bakanı</strong> ile görüşüp, “<strong>Sonuna kadar gidilsin, ne varsa ortaya çıkarılsın</strong>” diyen <strong>Sayın</strong> <strong>Bahçeli,</strong> neyi amaçlamıştı?</div> <div>Bütün bu <strong>soruların</strong> doğru <strong>cevaplanmasının</strong> cinayetin çözümüne katkı sağlayacağı açıktır.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> geçmişe ait telefon görüşmeleri, ticari ilişkileri ve hesap hareketlerine niye detaylı incelenmedi?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> var olduğu iddia edilen ikinci telefonu meselesi neden açıklığa kavuşmadı?</div> <div>Bütün <strong>FETÖ’cülerin</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> aşkıyla yatıp kalkmalarının hayra alamet olmadığı açıktı. Yine <strong>Sinan</strong> hayatta iken ne kadar sövüp saydığı tipler varsa hepsi birdenbire <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> sever ve savunucusu rolüne büründüler. Bunun sebepleri üzerinde ciddi bir araştırma yapılmaması, olayın çözümünü zorlaştırmaktadır.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> cinayetini soruşturan ilk <strong>üç</strong> <strong>savcı</strong> <strong>hakkında</strong> <strong>FETÖ</strong> <strong>soruşturması</strong> açılması, bu olayda da <strong>FETÖ</strong> <strong>parmağı</strong> olduğuna işaret etmez mi?</div> <div>Bu durum niçin araştırılmıyor?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarındaki</strong> görevinin son günlerinde ve ayrıldıktan sonraki ilişkileri ve ölümünden birkaç gün önce <strong>İbrahim</strong> <strong>Sungur</strong> ile görüşmesinin detayları neden soruşturulmadı?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> bazı mafyatik ilişkileri var mıydı?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> üzerinde yapılan <strong>otopsi</strong> <strong>raporu</strong> ve ekleri de şaibelerle dolu. Otopsi videosunun kayıp olması mideleri bulandırıyor.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş,</strong> üzerinden <strong>5 kurşun</strong> çıktığı sabit. Bunlardan <strong>üçünün</strong> <strong>tetikçi</strong> <strong>Eray</strong> <strong>Özyağcı’ya</strong> ait silahtan çıkmış ve markaları farklı. <strong>Sinan’ın</strong> ölümüne sebep olan <strong>karnındaki</strong> ve <strong>kafasındaki</strong> kurşunlar ise <strong>başka</strong> bir <strong>silahtan</strong> çıkmış ve <strong>farklı</strong> <strong>marka</strong> mermiler. Bu niçin araştırılmıyor?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> vücudunda var olduğu söylenen <strong>barut</strong> <strong>izleri</strong> nasıl oluştu?</div> <div><strong>Sinan’ın</strong> yanındaki <strong>Selman</strong> <strong>Bozkurt</strong> ve <strong>Ahmet</strong> <strong>Keçik</strong> neden kullandıkları silahların kaçırılmasını istediler ve kaçırdılar? Bu <strong>silahlar,</strong> olaydan altı saat sonra teslim edilen silahlar mı?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> ofisinden <strong>900</strong> <strong>bin</strong> <strong>Sterlin</strong> para çıktığı iddiaları var. Bu doğru ise <strong>paranın</strong> <strong>kaynağı</strong> nedir? Lüks bir <strong>büro</strong> ve lüks bir <strong>Mercedes</strong> arabanın kaynağı nedir?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> ölümünün hemen ardından eşi <strong>Ayşe</strong> <strong>Ateş’in</strong> 4 sıfır lüks daire satın aldığı ortaya çıktı. Bunun parasal kaynağı nedir?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> <strong>cinayeti,</strong> üzerine yıkılmaya çalışılan <strong>MHP’nin</strong> davaya müdahil olma talebi hangi gerekçelerle reddedildi?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> cinayetini, <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> üzerine yıkmak için sosyal medya üzerinden <strong>20</strong> <strong>binden</strong> fazla <strong>sahte</strong> hesap açıldı ve bunlar günlerce “<strong>MHP ve Ülkü Ocakları teröristtir. Kapatılmalıdır.</strong>” şeklinde yayınlar yaptılar. <strong>Ayşe</strong> <strong>Ateş’e</strong> destek ve akıl veren bu hesaplar, <strong>kumpas</strong> tutmayınca birdenbire sosyal medyadan kayboldular.</div> <div><strong>Ayşe</strong> <strong>Ateş’i</strong> <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> üzerine salanlar ise ilk mahkemenin ardından kumpasın çökeceğini anladıkları için piyasadan çekildiler. <strong>2. Mahkemede Ayşe Ateş’e</strong> destek veren hiçbir politikacının var olmaması bunun açık bir delilidir.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> eşi <strong>Ayşe</strong> <strong>Ateş’in</strong> yaptığı açıklamalara baktığımızda farklı kalemlerden çıktığı ve farklı üsluplar taşıdığı hemen belli oluyordu. Açıklanan bu metinlerin kim veya kimler tarafından hazırlayarak <strong>Ayşe</strong> <strong>Ateş’e</strong> verilmesi araştırıldı mı?</div> <div><strong>HTS</strong> kayıtlarında <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> ile <strong>577</strong> <strong>kez</strong> görüşen ve <strong>İstanbul</strong> seyahatinde <strong>Sinan</strong> ile beraber bulunan “<strong>Medine</strong> <strong>Yılmaz</strong>” isimli kadın kim? Bulunup ifadesine niçin başvurulmuyor?</div> <div><strong>Medine</strong> <strong>Yılmaz’ın</strong> <strong>Menzil</strong> tarikatıyla ilişkisi var mı?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş,</strong> <strong>Menzil’e</strong> gittiğinde <strong>Medine</strong> <strong>Yılmaz</strong> mı misafir etmiş? Bu soruların cevabı, cinayetin araştırılmasına ciddi katkı sağlayacağa benziyor.</div> <div>Geçmişte <strong>MHP</strong> ile bağı olan bazı kişilerin, “<strong>MHP, Sinan Ateş’e niye sahip çıkmadı?</strong>” diye yaygara yapmaları ve bunun üzerinden cinayeti, <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> yıkmaya çalışmaları ise tam anlamıyla bir hamakattı. Bunlar, <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> cinayetinin bizzat <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarında</strong> görev alan bazı üst düzey yöneticilerin azmettirdiğini iddia ettiler.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> eşi <strong>Ayşe</strong> <strong>Ateş</strong> de aynı nakaratları tekrarladı ve hatta dört isim verdi. Şimdi bu <strong>dört</strong> <strong>isim</strong>, kumpas çökünce ve iddialar tutmayınca karşı atağa geçti ve <strong>Ayşe</strong> <strong>Ateş’e</strong> <strong>iftira</strong> davası açtılar. Öyle ya elde delil olmadan birilerini cinayetle suçlamak iftiradan başka bir şey değildir.</div> <div>“<strong>Cinsel taciz, tehdit, hakaret, saldırı</strong>” gibi birçok suç kaydı olan ve <strong>FETÖ</strong>/<strong>PYD</strong> üyeleriyle yakın ilişkiler içerisinde olması iddialarıyla gözaltına alınan ve tutuklanan <strong>Dilek</strong> <strong>Ekmekçi’nin</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> cinayeti ile ilişkisi ne? Neden canla başla bu cinayeti <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> yıkmak için kendini tehlikeye atacak işlere girişti?</div> <div>Menfur bir cinayet üzerinden <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları’na</strong> türlü iftiralarla saldıran ve <strong>FETÖ</strong> ile iltisakı deşifre olan, <strong>avukatlık</strong> gibi erdemli bir mesleği kendisine paravan yapan <strong>Dilek</strong> <strong>Ekmekçi</strong>, adli mercilerce hukuk önünde hesap vermeyeceğini mi zannetti?</div> <div><strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları’na</strong> saldıran, sosyal medya ve ekranlarda türlü mesnetsiz suçlamalarda bulunan <strong>154</strong> <strong>kişinin</strong> yanında, gazete köşelerinde de aynı zihniyetle hareket edenler, hukuk önünde hesap vermeyeceklerini mi düşünüyorlar?</div> <div>Cinayet sırasında <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> yanında bulunan ve öldürücü kurşunların silahından çıktığı iddia edilen <strong>Ahmet</strong> <strong>Keçik</strong> kim?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> ile bağlantısı çok yeni olan <strong>Ahmet</strong> <strong>Keçik,</strong> silah kullanmasını nerede öğrenmiş? Acaba birileri <strong>Ahmet</strong> <strong>Keçik’i</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> yanına bilerek mi yerleştirdiler? Bu hususta <strong>CIA</strong>, <strong>MOSSAD</strong> gibi istihbarat örgütleri veya <strong>FETÖ</strong> ne kadar etkili?</div> <div>Dava dosyasında olan ve bir görgü tanığı ile <strong>112</strong> <strong>görevlisi</strong> arasında geçen ses kaydı neden hiç gündeme getirilmedi? Hâlbuki o ses kaydında <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’i</strong> vuran kişinin bir binaya girdiği söyleniyor.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’e</strong> ateş eden tetikçi <strong>Eray</strong> <strong>Özyağcı</strong> herhangi bir binaya girmedi ve açık alanda kaçtığı görüntülerde belli. Peki, binaya giren ve görgü tanığının <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’i</strong> öldürdüğü iddia edilen kişi kim?</div> <div>Bu, <strong>Ahmet</strong> <strong>Keçik</strong> mi?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> öldürüldüğü olay esnasında <strong>112</strong> <strong>İhbar</strong> hattı, ikamet ettiği apartmandan olayı net gören bir kadın tarafından aranır:</div> <div><strong>“- Alo,</strong></div> <div><strong>– Hanımefendi Emniyet olay yerine giriş yaptı mı?</strong></div> <div><strong>– Hayır yapmadı. Biz, yukarıdan bakıyoruz şu anda.</strong></div> <div><strong>– Peki, çatışma devam ediyor mu?</strong></div> <div><strong>– Yok, adam yan binanın içine kaçtı.</strong></div> <div><strong>– Vurulan kişi binanın içine mi girdi?</strong></div> <div><strong>– Hayır, hayır. Vuran kişi silahıyla birlikte yandaki binanın içine girdi.</strong></div> <div><strong>– Yani şunu öğrenmek istiyorum kavga devam ediyor mu etmiyor mu?</strong></div> <div><strong>– Etmiyor, vurulan adam kanlar içinde yerde yatıyor.”</strong></div> <div>Konuşma böyle…</div> <div>Ne <strong>emniyet</strong> ne de <strong>savcılık</strong>, telefon numarası, açık kimliği belli olan bu tanığın tanıklığına başvurmamış! Oysa <strong>tanık</strong> kadın, olayı yukarıdan tüm çıplaklığı ile görmüş ama kumpası çökertecek önemli bir delil ne hikmetse yok sayılmış.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> cinayetinde “<strong>Gizlilik</strong> <strong>kararı</strong>” olmasına rağmen birçok bilgi ve belge ayrıntıları ile birlikte birileri tarafından piyasaya sürülmüş. Bu hususta bir araştırma yapıldı mı? Bunu yapan görevliler hakkında herhangi bir soruşturma açıldı mı?</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> ölümünden sonra piyasaya çıkan bazı <strong>resimler</strong> oldukça tartışma oluşturdu. Bu resimlerden biri de <strong>Serdar</strong> <strong>Yıldırım</strong> ile <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’e</strong> aitti. <strong>Serdar</strong> <strong>Yıldırım</strong>, “<strong>FETÖ’nün</strong> <strong>emniyet</strong> <strong>imamı</strong> <strong>olduğu</strong>” gerekçesi ile görevden alınmıştı. Bu kişinin, <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’in</strong> yanından ayrılmamasının sebebi neydi? Bunun <strong>FETÖ</strong> borsası ile ilişkisi var mı?</div> <div>Düne kadar ülkücülere düşmanlık besleyen ve ağız dolusu sövenlerin, niçin eski bir <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> <strong>Başkanı’nı</strong> yere göğe sığdıramadıkları da araştırmaya değmez mi?</div> <div>“<strong>Sinan Ateş’i MHP ve Ülkü Ocakları öldürttü</strong>” diyenlerin cevap veremediği birçok soru da var.</div> <div><strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları,</strong> bir adamı öldürtmek için <strong>tetikçi</strong> tutup kendi arabasıyla gönderir mi?</div> <div>Muhal farz; <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları,</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’i</strong> öldürmek isteseydi pekala bunu bir trafik kazasıyla da yapabilir ve işi kaza ilan edebilirdi.</div> <div><strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları,</strong> niçin kendilerini töhmet altında bırakacak bir cinayet işlesinler?</div> <div>Bunun geçerli bir sebebi var mı?</div> <div><strong>MHP’de</strong> liderlik iddiası ise gerçekten çok gülünç. Öyle olsa <strong>MHP’de</strong> liderliğe aday olan onlarca kişinin de öldürülmesi gerekmez miydi?</div> <div>Peki, <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarını</strong> zan altında bırakma kumpasının sebebi ne olabilir?</div> <div>Cevap basit; <strong>ABD</strong>, <strong>MHP’nin</strong> kapatılmasını ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarının</strong> terörist ilan edilmesini istiyor. Çünkü <strong>Milliyetçilik</strong>, <strong>ülkücülük</strong> gitmeden, <strong>Türkiye’nin</strong> sigortası olan <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocakları</strong> kapanmadan ağızlarına pelesenk ettikleri “<strong>Türkiyelilik</strong>” hayallerini gerçekleştiremezler.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Ateş</strong> üzerinden <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> yapılan provokasyon tutmayınca şimdi başka yollar deniyorlar. Bilumum <strong>FETÖ</strong>, <strong>NATO</strong>, <strong>PKK</strong>, <strong>CHP</strong> vs. ne kadar şer cephesi varsa <strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarını</strong> terörist ilan etmek için her türlü şeytanlığı denediler/deniyorlar.</div> <div>Üzücü olan; bizden görünüp, güya <strong>Sinan</strong> <strong>Ateş’e</strong> acıdıklarını ileri sürüp, bilumum şer şebekelerinin algılarına aldananların olması..</div> <div>Bu şer cephelerinin unuttukları biz şey var; mevcut şeytani planı geçmişte defalarca ağababaları da denedi, ama bir sonuç alamadı. Bugün enikleri de alamayacak.</div> <div><strong>Türk</strong> <strong>milleti</strong> var oldukça ülkenin sigortası, teminatı olan <strong>MHP</strong> <strong>VE</strong> <strong>ÜLKÜ</strong> <strong>OCAKLARI</strong> yaşayacaktır.</div> <div><strong>MHP</strong> ve <strong>Ülkü</strong> <strong>Ocaklarına</strong> saldırarak <strong>Cumhur</strong> <strong>İttifakını</strong> sinsi oyunlarla, <strong>FETÖ’nün</strong> güdümlü yahut tesirli elemanı olarak hedef alanların tamamı hukuk önüne çıkmaktan kaçamayacaktır.</div> <div>Ağababaları <strong>ABD</strong> ve tetikçisi <strong>FETÖ</strong>; <strong>PKK</strong>, <strong>CHP</strong> ve bilumum şer şebekeleri tarafından kurgulanan bu kumpasın temeli çürüktü ve dolayısıyla üzerine inşa ettikleri tesis çöktü.</div> <div>Geldiğimiz noktada, tüm oyunları ve planları tek tek bozuldu, yalanları ve iftiraları ortaya çıktı. Tası-tarağı toplayıp <strong>Türkiye’den</strong> kaçmazlarsa artık yargılanma sırası iftiracılara geldi.</div> <div>.</div> <div><strong>Selim Çoraklı, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>