USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Şara’ya suikast iddiasında son gelişmeler ve Suriye'de kurdun dişine nasıl kan değdi!

Şara’ya suikast iddiasında son gelişmeler ve Suriye'de kurdun dişine nasıl kan değdi!
08-01-2026

-Şam Komutanı Tuğgeneral Ömer Muhammed Çiftçi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara

Şara’ya suikast iddiasında son gelişmeler ve Suriye'de kurdun dişine nasıl kan değdi!

Biliyorsunuz, 05.01.2026 tarihinde “Suriye Cumhurbaşkanı Şara’ya suikast iddiası: Ağır yaralı ve Türkiye’de tedavi görüyor! başlığıyla bir değerlendirme kaleme almıştım. Yanılmıyorsam, Türk medyasında bu konuyu ilk kez gündeme taşıyan ben oldum.

Bu paylaşımın ardından sosyal medyada iki ayrı furya başladı: Bir yanda Şara’ya yönelik suikast iddiasını paylaşanlar, diğer yanda ise bu tür iddialara prim veren hesapları “Siyonist, Alevi, Nusayri, Dürzi” gibi yaftalarla hedef alanlar… Bu tür paylaşım sahiplerinin kraldan fazla kralcı olmaları bir kenara, mübarekler sanki muhterem El Şara’nın basın müşaviri.

Açıkçası, bu tür ithamlardan ürpermediğimi söyleyemem. Bununla birlikte, Arap coğrafyasını ve kültürünü iyi bilen, Arap dilinin inceliklerine vakıf, değerli ilim insanı Ahmet Ziya İbrahimoğlu’nun, sahadan gelen bilgiler ışığında Şara’ya suikast iddiasının gerçek olmadığı yönündeki uyarısını da göz ardı etmek istemedim.

Zaten suikast iddiasının ardından servis edilen ve kimilerince bu görüntülerin bir hafta öncesine ait olduğu yönünde yapılan çıkışları da biliyorsunuz

Türk Büyükelçi’den Şara paylaşımı…

Sosyal medya mecrası öyle bir yer ki; ne dillerinin kemiği var ne de ağızları torba mı ki büzesin. Türkçe tabirle, ağzı olan konuşuyor. Suriye Devlet Başkanı Ahmet El Şara ile ilgili olarak; suikasta uğradığı, ağır yaralandığı ve Türkiye’ye getirilerek -kimine göre Antalya’da, kimine göre İstanbul’da- tedavi altına alındığı yönünde iddialar dolaşıma sokuldu.

Buna karşılık gecikmedi. Dışişleri Bakan eski yardımcısı ve Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz; “Dezenformasyon çalışmalarına karşı Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın bugün Mezze’de alışveriş yaparken görüntüleri yayınlandı.”  Diyerek resmi olmayan “@Levant_24-“ isimli hesabın iletisini paylaştı.

Şara’nın derdi kimi gerdi?

Elbette mesele yalnızca bunlarla sınırlı değildi. Örneğin “@Rahmon83” adlı hesap; tedavi edilmek üzere Türkiye’ye getirilen Şara’nın bir süredir gözaltında tutulduğunu, şu anda Antalya’da bir hastanede bulunduğunu, görüntü vermesinin yasaklandığını ve açık bir tehdit altında olduğunu öne sürdü. Hatta daha da ileri gidilerek, “Suudi Arabistan daha önce Hariri’yi alıkoymuştu; Türkiye de bugün Şara/Jolani’yi alıkoydu” şeklinde bir benzetme yapıldı.

İnsanın bunları okuyunca “oha” diyesi geliyor!..

“@HalilSavda” isimli hesaptan yapılan paylaşım daha bir acayip. “Günün iddiası şu: 2026 yılının ilk haftasında Ahmet El Şara’ya Şam’daki sarayında suikast yapıldı ve ağır yaralandı. Kürt kaynaklar, ‘suikastın arkasında Türkiye var’ diyorlar.”  Tam da ağızdaki baklayı çıkarmanın vakti.

Temkini elden bırakmayanlar…

Gazeteci Ardan Zentürk, temkinli bir şekilde suikast iddiasının yalan haber olabileceği yönünde kanaatini belirtirken; “Ahmed El-Şara vuruldu mu? 5 gündür gözükmüyor! Açıklama/foto yok… Yalanlama? 48 saatlik iddiayı yalanlayacak bir görüntü hâlâ yok! Bir açıklama yapıldı, geri çekildi! Şara 5 gündür nerede? Türkiye’ye transfer mi edildi?” sorularını sormaktan geri durmuyor.

Şara’yı İngiliz ekibinin ipi kurtarmış!

Gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu, Suriye Devlet Başkanı Ahmet El Şara’nın ağır yaralı olduğu ve hatta İstanbul’da bir hastanede tedavi gördüğüne dair iddialar üzerine, güvenilir bir kaynaktan edindiği bilgileri paylaştı. Buna göre; Türkiye’yeyeni düşen” çatışma, Başkanlık Sarayı’nda HTŞ grupları arasında yaşandı.

Gerginliği yatıştırmak amacıyla araya yabancı unsurların, özellikle İngilizlerin, girdiği belirtildi. Şara’nın ağır yaralı olmadığı, yalnızca hafif sıyrıklar bulunduğu ifade edilirken; HTŞ’nin eski müftüsü ve Fetva Kurulu Başkanı’nın ağır yaralandığı, başka yaralıların da olduğu aktarıldı. Şara’nın ise şimdilik korunaklı bir yerde bulunduğu ve önümüzdeki birkaç gün içinde Suriye’de görüntü vermesinin beklendiği kaydedildi.

Aynı iddialar kapsamında paylaşılan bir diğer anlatıma göre; 30 Aralık’ta Ahmet El Şara, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda rutin bir toplantı halindeyken saldırıya uğradı. Önce bir patlama meydana geldi, ardından ateş açıldı. Saray muhafızları arasında çıkan çatışma, yaklaşık 12 dakika sürdü. Bu sırada Şara’nın, göğsüne isabet eden bir şarapnel parçasıyla yaralandığı ve yere düştüğü; yaşanan kargaşa sırasında ezilmeye maruz kalması nedeniyle yüzünde hafif morluklar oluştuğu belirtildi.

Olay sırasında, Şara’nın şer‘î konulardaki Dini İşlerden Sorumlu Danışmanı Abdurrahim Attun’un ağır yaralandığı, başka yaralıların da bulunduğu ifade edildi. İddialara göre Şara, bir süre sonra Tanaf Üssü’nden gelen bir İngiliz ekibin koruması altına alındı. Yaşananların, istikrarsızlığa yol açmaması amacıyla kamuoyundan gizlendiği öne sürüldü. Bu anlatımın, El Şara’nın eski silah arkadaşlarından, Nusra Cephesi’nin kurucularından biri olarak bilinen Salih el-Hamavi’ye ait olduğu; bilgilerin ise bölgeyi yakından tanıyan gazetecilerden Fehim Taştekin tarafından aktarıldığı belirtiliyor.

Hüsnü Mahalli’den al haberi Şara suikastinda bilinmeyen ayrıntı…

‘YouTube’da yayımlanan bir programda Suriye’ye ilişkin soruları yanıtlayan; Suriye’nin Cerablus kentinden, Türkmen Barak aşiretine mensup, Suriye ve Türkiye vatandaşı gazeteci Hüsnü Mahalli, “dedikodu” diye geçiştirilemeyecek nitelikte önemli bilgiler paylaşıyor.

Mahalli’ye göre, yılbaşı gecesi gerçekleşen olayda; Şam hava sahasının güvenliğinden sorumlu 82. Tümen Komutanı Ömer Çiftçi ile, Şara’nın ikamet ettiği sarayı koruyan Ürdünlü generalin askerleri arasında bir çatışma çıktı. Bu general kim biliyor musunuz? Ürdün vatandaşı Dr Ebu Hüseyin el Urdüni lakaplı, Abdurrahman Hüseyin el-Hatib. Bu çatışma sırasında Şara’nın ciddi şekilde yaralandığı ifade ediliyor. Ürdünlü generalin İngilizlerle bağlantısı her şeyi gösteriyor.

Kim bu Ömer Çiftçi?

Aktörlere bakıldığında olayın Türk güvenlik ve istihbarat birimleri ile dolaylı dolaysız bağlantısı yok gibi. Tamamen Suriyeli grupların kendi aralarında yüzlerce örneği yaşanan olaylar örgüsünden. Bu çatışmanın adli veya ideolojik gerekçeleri olduğu anlaşılıyor.

'Muhtar Turki' mahlaslı Türk vatandaşı Ömer Muhammed Çiftçi, savaşın başından beri Ahmet El Şara'nın yanında Esed rejimine karşı mücadele ediyordu. Esad rejimine karşı yürütülen birçok başarılı operasyona komutanlık ettiği için rejim tarafından defalarca saldırıya maruz kaldı. Esad rejimiyle savaşırken diğer yandan da emperyalist ülkelerin maşası DAEŞ ile de uzun yıllardır mücadele eden ve ağır darbeler vuran Ömer Çiftçi, DAEŞ'in de ölüm listesindeydi. Çiftçi, 2016 yılında muhaliflerin Halep'e düzenlediği operasyonu yöneten isimlerden biriydi. Devrim sonrası, Suriye ordusunun Şam Tümeni Başkomutanlığına, Tuğgeneral rütbesiyle atanmıştı.

Voice of Middle East’da yer alan ayrıntılı bilgi…

1980 yılında Osmaniye’de doğan Ömer Muhammed Çiftçi, işgale uğrayan farklı Müslüman ülkelerde 2004 yılından beri savaşlara katılmakta olup, 2012 yılından bu yana ise Suriye’de bulunmaktadır. Suriye’deki kariyerinin büyük çoğunluğunu Halep ve kırsalında geçiren Çiftçi, DAEŞ/IŞİD ile Nusra Cephesi arasında başlayan savaşta Colani’yi destekleyen yabancı savaşçılar arasında yer almıştır.

Bu süreçte Tel Rıfat’ta bulunan Tuğgeneral Çiftçi, DAEŞ/IŞİD’in en önemli beş isminden biri olan Hacı Bekir’e karşı yürütülen savaşı komuta etmiştir. Nusra Cephesi’nin yeniden organize olmasının ardından grubun Halep Askerî Emiri olarak atanan Çiftçi, 2016 yılında Şii milislerin Halep’i ele geçirmesine kadar şehri savunan birlikleri yönetmiştir.

Halep’in düşmesinden sonra Nusra Cephesi’nin El Kaide’den ayrılması ve Şam’ın Fethi Cephesi’nin Tahrir’uş Şam’a dönüşmesi sürecinin karar alıcılarından biri olmuştur. Tahrir’uş Şam’ın Ahrar’uş Şam, Sukur’uş Şam ve Nureddin Zengi Hareketi grupları ile girdiği savaşlarda da Colani’nin destekçisi olmuş; ancak sürecin çatışmasız bir şekilde taraflar arasında ittifakla sonuçlanması için özel yetkiyle görüşmeler yürütmüştür.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, muhaliflerin askerî olarak zayıf olduğu dönemde Suriye’ye üs kurmak istemesi HTŞ içerisinde fikir ayrılıklarına sebep olurken, Tuğgeneral Çiftçi askerî ve stratejik olarak Türkiye ile ittifak yapılmasını savunan tarafta yer almış ve ardından grup içerisinde Türkiye ile yakın çalışan isimlerden biri olmuştur.

Devrik Suriye rejiminin 2020 yılında ciddi bir ilerleme gerçekleştirmesi ve Türk üslerini kuşatmasının ardından, Cebel-i Zaviye ve Serakib bölgelerinde TSK ile birlikte gerçekleştirilen taarruzu yöneten isimler arasında yer almıştır.

25 Kasım 2024 tarihinde muhalifler tarafından başlatılan ve 8 Aralık günü Şam’ın ele geçirilmesiyle sonuçlanan askerî hamlenin, Tümgeneral Murfah Ebu Kasra ile birlikte askerî planlayıcısıdır. 8 Aralık’tan sonra Deraa bölgesindeki askerî grupların Savunma Bakanlığı’na bağlanmasıyla ilgili süreçleri yönetmiştir.

Şara suikast iddiası ardından Halep kuşatması…

Suriye’de 10 Mart Mutabakatı sonrası derinleşen krizin analiz ve kronolojisi şöyle. Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında imzalanan 10 Mart 2025 Mutabakatı, SDG bünyesindeki yapıların Suriye devlet sistemine entegrasyonunu hedefliyordu. Ancak son gelişmeler, bu kağıt üzerindeki anlaşmanın sahada ciddi bir kopuşa ve bölgesel bir hareketliliğe dönüştüğünü gösteriyor.

​​10 Mart 2025’te Suriye hükümeti ile SDG arasında, Kürt güçlerin ve kurumların merkezi devlet yapısına entegre edilmesini öngören stratejik mutabakat imzalandı. ​1 Nisan 2025’te Mutabakatın uygulanmasına yönelik teknik detayları içeren ek bir protokol/ anlaşma sağlandı ​Aralık 2025 öncesi SDG bünyesindeki Kürt yetkililerin, Şam ile tam entegrasyonu reddetmesiyle siyasi görüşmeler tıkanma noktasına geldi.

Güncel durum Halep’te çatışmaya odaklı. Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile SDG güçleri arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi. Çarşamba günü itibarıyla binlerce sivil çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Washington, gerilimi düşürmek için taraflar arasında arabuluculuk yapmaya başladı.

10 Mart Mutabakatı'nın hayata geçirilememesi, taraflar arasındaki güvensizliği "gerilim patlamaları”na dönüştürdü. Kürt yetkililerin merkezi hükümete tam entegre olmayı reddetmesi, Şam tarafından anlaşmanın ihlali ve bir güvenlik tehdidi olarak nitelendiriliyor. Özellikle Halep'teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri, bu siyasi tıkanıklığın askeri hesaplaşma alanına dönüştüğü stratejik noktalar haline geldi.

SDG'nin Suriye ordusuna entegre edilememesi, Türkiye’nin güvenlik endişelerini tetikliyor. Ankara’nın, terör örgütü olarak gördüğü bu yapılara karşı her an askeri bir müdahalede bulunabileceği ihtimali, bölgedeki risk katmanını artırıyor. ​Suriye içindeki bu gerilim, bölgedeki diğer büyük aktörlerin de olağanüstü önlemler almasına neden oluyor:

Rusya’nın tahliyesi…

Rusya, İsrail'deki büyükelçilik personelini ve ailelerini 24 saat içinde gerçekleşen üç uçuşla acilen tahliye etmeye başladı. Bu durum, çatışmanın Suriye sınırlarını aşan daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riskini (İsrail-İran-Suriye hattı) akıllara getiriyor. Amerikan Özel Kuvvetlerine bağlı timlerin Irak’ın kuzeydoğusuna konuşlandığı bilgisi, ABD'nin olası bir tırmanmaya karşı pozisyon aldığını gösteriyor.

10 Mart Mutabakatı, Suriye'de iç barış için bir umut olarak sunulsa da, SDG ve Şam arasındaki "egemenlik paylaşımı" sorunu aşılamamıştır. Siyasi sürecin durması, yerel çatışmaları tetiklerken; Rusya ve ABD'nin askeri/diplomatik manevraları, durumun sadece bir iç mesele olmadığını, geniş çaplı bir bölgesel kırılmanın eşiğinde olunduğunu kanıtlamaktadır.

Türk’e kefen biçenin…

Suriye Devleti ve ordusu bünyesinde yer alan Türk/Türkmen unsurların, El Nusra ve Heyet Tahrir Şam’ın teolojik altyapısında yaşanan dönüşüme tahammüllerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu unsurların, Suriye’nin toprak ve yönetim bütünlüğünü koruma konusundaki kararlılıkları açık ve nettir.

Türkmenlere verilmeyen, sistematik biçimde esirgenen hakların; ABD destekli SDG’ye, İsrail destekli Dürzilere ya da Rusya ve İran destekli Nusayrilere tanınmasını kabullenemedikleri görülmektedir.

Kurdun dişine kan değmiştir… Sonrasını diğerleri düşünsün. Boşuna demiyoruz; Tanrı tektir, ordusu Türk’tür!

.

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

омюр челикдёнмез, Дикгазете

Seçilmiş Kaynakça

https://www.dikgazete.com/yazi/suriye-cumhurbaskani-sara-ya-suikast-iddiasi-agir-yarali-ve-turkiye-de-tedavi-goruyor-8600.html

https://x.com/i/status/2008475692296511543

https://x.com/i/status/2008893963885740293

https://x.com/i/status/1938597939112271991

https://x.com/i/status/1996665257343721479

https://x.com/i/status/2008469765442920519

https://x.com/i/status/2008254430655943128

https://x.com/i/status/2008690338387333175

https://x.com/i/status/2008247674617905287

https://x.com/i/status/2008257755346571727

https://x.com/i/status/1875837491707568344

https://x.com/i/status/1891010307364995491

https://x.com/i/status/1889327311066984734

https://x.com/i/status/1873681799681040858

https://x.com/i/status/1873813973482545426

https://x.com/i/status/1873686575806083276

https://www.timeturk.com/tr/2012/04/18/mahalli-nin-bilinmeyen-kimligi.html

https://anlatilaninotesi.com.tr/20260107/suriyede-catismalar-tirmandi-sam-yonetimi-sdgyi-vuruyor-1102559354.html

https://english.aawsat.com/arab-world/5227369-deadly-clashes-syria’s-aleppo-deepen-rift-between-govt-kurdish-forces

https://m.yeniakit.com.tr/amp/haber/1975579/abd-ve-ingiltere-rus-gemisine-el-koydu-rusya-israil-hattinda-sicak-saatler

https://www.reuters.com/world/middle-east/deadly-clashes-resume-syrias-aleppo-between-government-kurdish-forces-2026-01-07/

https://www.voaturkce.com/a/suriye-yeni-yonetimin-orduya-atadigi-yabanci-cihatcilar-arasinda-turk-vatandasi-da-var/7918937.html

https://www.odatv.com/guncel/kayip-6-gunun-sebebi-ahmet-el-saranin-eski-silah-arkadasi-anlatiyor-sarayda-12-dakika-suren-catisma-120130421

https://m.yeniakit.com.tr/foto-galeri/sir-dolu-6-gunun-sifresi-cozuldu-markette-iyiyim-pozu-verdi-ama-sara-12-dakika-suren-catismada-fena-yaralanmis-139677

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?