<div><span><span>Bu aralar <strong>müşteri kıtlığı çeken esnafın gözü</strong> hep kapılarda.</span></span></div> <div><span><span><strong>(A)</strong></span></span></div> <div><span><span>Berbere giren müşterinin salgıladığı coşkunun gizemini, <strong>çırağın gözlerindeki pırıltıdan</strong> okuyarak başladığım <strong>tıraş</strong>, bazen duygu dolu anlar yaşamama sebep olsa da <strong>yüz binlerce esnafla </strong>aynı kaderi yaşıyor olmamızın getirdiği ferahlığı <strong>kolonya ile kalıcı hale getirmek</strong> gibi kendimce bazı yöntemler geliştirdiğimi ifade etmek isterim.</span></span></div> <div><span><span>Tabii yalnızca <strong>esnafın</strong> değil, hemen herkesin, hatta <strong>siyasetin</strong> bile gözü kapılarda. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kemal</strong>’in çaldığı kapı… <strong>Meral</strong>’in çaldığı kapı… <strong>Babacan</strong>’ın çalacağı kapı… <strong>HDP</strong>’nin çift kapısı ve <strong>Öcalan</strong>’ın demir kapı, kör penceresi…</span></span></div> <div><span><span><strong>Davutoğlu</strong>’nun çalmasına gerek yok, o zaten “<strong>Gelecek</strong>”…</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Kim açar, kim <strong>kapar</strong>, kim boşuna yumruklar meçhul.</span></span></div> <div><span><span>Aşikâr olansa, <strong>şans kapıyı çalınca</strong> saraya damat olan <strong>Berat</strong> beyin, ekonominin anahtarı kendisine teslim edileli beri, <strong>her kapıyı açacak çilingir</strong> edasından asla taviz vermediğidir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Beyimiz</strong>, bu aralar kimsenin akına gelmeyen “<strong>spontane bir soru</strong>”yla yine gündemde.</span></span></div> <div><span><span>-<strong>Maaşını dolarla mı alıyorsun?</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Bu soru</strong>, “<strong>doların itibarı</strong>”nı teslim etmekle beraber, <strong>TL</strong>’ye damıttığı iksir ile ekonomiyi canlandırmaya dair bir kapı aralamış oldu ki bu yaklaşım, <strong>her babacana nasip olmayacak </strong>bir yaklaşımdır.</span></span></div> <div><span><span><strong>(B)</strong></span></span></div> <div><span><span>“<strong>Kapı</strong>” demişken aklıma gelen, şu <strong>mücahit-müteahhit</strong> mevzusu hakkında da <strong>tıraşlayalım</strong> biraz.</span></span></div> <div><span><span>Ülkenin yeşil alanlarını <strong>insana ait bir mülke </strong>dönüştürmek için var olduğuna inandığı <strong>AK Parti</strong>’nin kapısını çalıp, kaydını yaptırarak siyasete atılan bazı <strong>müteahhitlerin</strong>, parti içinde <strong>çıkarları ideallerinin önünde seyreden</strong> güruhla girdiği bağlantılar sayesinde, belediyelerin imar planları içerisine gömüldükleri günler hayli geride kaldı.</span></span></div> <div><span><span>Şimdi bu müteahhitlerin ortalıkta <strong>nifak saçan bir virüs</strong> gibi dolaştığını ve hatta bazılarının; “<strong>Hak edişim!.. Hak edişim…</strong>” diye avazı çıktığı kadar bağırıp, seslerini daha yukarılara duyurabilmek için <strong>fonetik dersleri</strong> almaya başladığı duyumunu almaktayım.</span></span></div> <div><span><span>Çapları, nedense hep standardın altında <strong>seçilip</strong>, nerede nasıl durur, dizilişte sırıtır mı, eğilmesi-bükülmesi, önünü iliklemesi gibi <strong>yedeklerinde farklı bir kişilik keşfedilenlerin,</strong> parti teşkilatlarına doldurulmasıyla ortaya çıkan ve <strong>Türk siyasi tarihi </strong>literatürüne ‘<strong>Janti</strong>’ olarak geçen, aklı yer çekiminden uzak bu tiplerle “<strong>durmak yok yola devam!”</strong> kuruluş felsefesinden (!) kendisinden ve toplumdan bu denli uzaklaşarak <strong>ufukta bir zafer</strong> elde etmek mümkün olur mu?</span></span></div> <div><span><span><strong>(C)</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Garip-gurebanın</strong> sırtına basarak, makam ve mevki sahibi yaptırılan tiplerle kat edilen yolun sonuna yaklaştığımız bu günlerde, <strong>akışın mecrasını değiştirmek</strong> giderek zorlaşacak gibi görünüyor.</span></span></div> <div><span><span>Bunun farkında olan eski meslektaşlarımdan bazıları, partiyi “<strong>AK Parti” </strong>ve “<strong>Akepe</strong>” diyerek iki kategoriye ayırıp, somut bir şekilde altını doldurmaya cesaret edemedikleri, yukarıda bahsi geçenler mi yoksa <strong>cüppeye</strong> soyunanlar mı ya da “<strong>ben öyle bir örgüt tanımıyorum</strong>” diyenler mi?</span></span></div> <div><span><span>Zırt-pırt <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’na gider yapacağınıza önce şu “<strong>Akepe</strong>”lileri faş edin de görelim <strong>keskin kaleminizin nihai istikametini.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Yine “evlad-ü iyal” mevzuu!..</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>(D)</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Hülasa</strong>, her seçimde <strong>varlık-yokluk, vaka-beka</strong> ayağıyla kayırılması ve diğerlerinden ayrılması gerektiği <strong>memati</strong> bir üslupla salık verilen <strong>AK Parti</strong>’nin yerel seçimlerde iller bazında iler-tutar yanının bulunmadığını da unutmamak gerek.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Heraklitos</strong>”a göre; “<strong>Bir nehirde iki kere yıkanılmaz</strong>”.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>TOKİmentos</strong>” ise ; “<strong>Aynı hamam, aynı tas</strong>” diyerek bu düşünceye “<strong>yapısal bir boyut</strong>” getirmiştir.</span></span></div> <div><span><span><strong>(E)</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Son kapı!</strong></span></span></div> <div><span><span>Sınırlar, yerleşim yerleri, koordinatlar…</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Güvenli kaçış</strong>” fikrini hayata geçirmek için tırsat kollayan <strong>FETÖ’cüler</strong> gibi, bu süreçte yükünü tutmuş bazı iş adamlarının kafasını meşgul eden en önemli sorulardan biri de kaçmakmış. Ancak, <strong>hangi kapıdan</strong>, nasıl, nereye?</span></span></div> <div><span><span><strong>Cukkayı</strong> sağlama almak için bu sorularla <strong>MAN</strong>yaklaşmış olmalılar.</span></span></div> <div><span><span>Bense soruyorum; <strong>AK Parti </strong>ya da<strong> AKP’liler</strong>, partiye hangi kapıdan girdiler?</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span>Medya Berberi</span></span></div> <div><span><span><strong>Ahmet Beyaz, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>