<div><span><span>-Örtünmeye bile hayli zaman gereken coğrafyanın çocukları, sekülerleşmede epey hızlı yol kat etmektedir.</span></span></div> <div><span><span>Tutabilene aşk olsun.-</span></span></div> <div><span><span><strong>Medya Berberi</strong></span></span></div> <div><span><span>Yarına kimin çıkacağı <strong>meçhul</strong> bir iklimde yaşıyoruz. <strong>Zayıf</strong> düşen<strong> </strong>bedenimizi, <strong>yorgun</strong> düşen ruhumuzdan ayırmak için bekleyen <strong>virüs, </strong>mutasyonlarıyla beraber can almaya, teknoloji, geliştirilen aşı <strong>dozlarıyla</strong> karşı koymaya devam ediyor.</span></span></div> <div><span><span>Bağışıklık sisteminin <strong>dirençli </strong>olmaya duyduğu gereksinim nedeniyle,<strong> geliştirilen </strong>formüller <strong>mucizevi </strong>içerikleriyle, hayata <strong>tutunmanın </strong>mümkün olduğu <strong>hissi </strong>uyandırıyor.</span></span></div> <div><span><span>Vitaminler, mineraller, probiyotikler… </span></span></div> <div><span><span><strong>Bay Kemal </strong>ile inatlaşmayı <strong>beslenme </strong>biçimi haline getiren<strong> irade </strong>ise, <strong>sokakla</strong> yakınlık kurma isteğindeki kıtlığı<strong>,</strong> <strong>lebalep</strong> doldurulan kongre <strong>salonlarında</strong> gidermeye çalışıyor.</span></span></div> <div><span><span>Ve insanın, sırf, <strong>kalabalık</strong> görünmek için,<strong> </strong>insan <strong>içine</strong> çıkası geliyor… </span></span></div> <div><span><span><strong>Çoğalmayı</strong> istemek, herkesin hakkıdır!</span></span></div> <div><span><span><strong>“…Yola çıkarken yanımızda kimler vardı, bir de şimdi bakın ‘maalesef’ kimler var.”</strong></span></span></div> <div><span><span>Nereden <strong>gelip </strong>nereye <strong>gittiğini </strong>özetlemesi açısından <strong>manidar</strong> bir açıklama.</span></span></div> <div><span><span><strong>Sahi</strong> yola çıkarken yanınızda <strong>kimler</strong> vardı?</span></span></div> <div><span><span>Kutsiyet içeren <strong>özellikleri </strong>olduğu inancıyla <strong>ayrıcalık </strong>tanınan FETÖ ve ne istedilerse verilen <strong>avenesi </strong>vardı.<strong> Gelin</strong> verdikleri için, tavırlarından<strong> </strong>zerre <strong>taviz </strong>vermeyen <strong>kayınpederler </strong>de cabası...</span></span></div> <div><span><span>Bir de <strong>şimdi</strong> bakalım, <strong>kimler</strong> var!..</span></span></div> <div><span><span>Yancılığıyla<strong> </strong>ittifakı <strong>yönlendirme </strong>olanağına kavuşan <strong>Perinçek’i </strong>saymasak, toplumsal dayanışmanın<strong> direncini </strong>kırmak için, gerilim enerjisini dolaştıran bir <strong>iletken</strong> misali <strong>Bahçeli</strong> var.<strong> </strong></span></span></div> <div><span><span>Bu itibarla<strong>,</strong> <strong>Cumhurbaşkanı’nın,</strong> yetkilerle donanma isteğine ulaşmak için yapılan <strong>ittifaktan</strong> yakınma gereği duyup, <strong>doku </strong>uyumuna gönderme yapması düşündürücüdür. </span></span></div> <div><span><span>Yeniden <strong>var </strong>olabilme şansı yakalamak için yapılan bu tarz <strong>manevraların</strong>, yaşanan <strong>külfet</strong> ya da <strong>uyumsuzluğun,</strong> sistemden daha <strong>diri </strong>olduğu gerçeğinin <strong>ikrarı </strong>ve ittifakın,<strong> ritim</strong> aksaklığıyla boğuşacağı günlerin <strong>habercisi </strong>olduğunu söyleyebilirim.</span></span></div> <div><span><span><strong>Bereketli </strong>olduğu dönemde<strong> sırtını</strong> döndüklerine, şimdilerde <strong>göz kırpıp</strong> kapı aralamaya çalışmak, <strong>dik</strong> duruşa <strong>kaide </strong>aramaktan öte bir anlam taşımamaktadır. </span></span></div> <div><span><span>İyi bir gözlemci olmak, insana<strong> sezgilerini</strong> sınama şansı verir. </span></span></div> <div><span><span>Elli artı <strong>birin,</strong> bir çıkar yol aramak zorunda kalmanın <strong>gerekçesi </strong>olacağını öngörememek<strong> </strong>saray <strong>aklından</strong> eksik olmayan <strong>zafiyetin </strong>işaretidir. </span></span></div> <div><span><span>Zaman, varlık nedenini <strong>geçmişe</strong> bakarak tanımlamazken, sonu getirilemeyen bir umudun, <strong>olgunluğunu</strong> yitirdiği anlaşılıyor. </span></span></div> <div><span><span>Kendisine katılanı <strong>kayıran,</strong> toplumun diğer kesimlerini yok sayıp, <strong>çelimsiz </strong>bırakan mevcut sistem, zaaf <strong>üreten</strong> bir mekanizmaya dönüşüp, <strong>çare </strong>olma özelliğini yitirmiştir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Sistemin,</strong> değişime<strong> </strong>duyduğu ihtiyacı giderme bağlamında gündeme getirilen<strong> reform </strong>ve yeni anayasa güzellemeleriyle <strong>restore</strong> edilmesi mümkün ve inandırıcı değildir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Medya Berberi</strong> olarak, her ne kadar <strong>heyecanımı </strong>soğutsam da,<strong> sürpriz</strong> atak ve sarsıcı değişikliklerin, öngörülebilir bir <strong>gerçek </strong>olarak yüzleşeceğimiz <strong>günleri</strong> beklediğini söyleyebilirim.</span></span></div> <div><span><span>…Kanal İstanbul.</span></span></div> <div><span><span>Mutluluk vadeden <strong>her şey</strong>,<strong> </strong>adeta,<strong> kasıtlı</strong> olarak yok<strong> </strong>ettiği şeylerin<strong> ruhuna </strong>sızarken, ilişilmeyen şeylerin, <strong>doğallığını</strong> koruduğu görülmektedir. Nokta! </span></span></div> <div><span><span>Beklentileri <strong>bilinmezliği </strong>önceden<strong> kurgulanır</strong>. Umut kafa karıştırmaya, medya berberi<strong>,</strong> <strong>tıraşa</strong> devam eder… </span></span></div> <div><span><span>Her eleştiride<strong> satırbaşı</strong> olma özelliğini <strong>muhafaza </strong>edip, kimseye kaptırmayan <strong>bay Kemal</strong>, cömertliğiyle <strong>göz</strong> doldurmaya devam ediyor. </span></span></div> <div><span><span>Ödediği <strong>maddi</strong> tazminatlardan aldığı <strong>manevi </strong>hazzı, şimdilerde, <strong>beş paralık</strong> davalarla <strong>taçlandırmaya</strong> çalışırken, nedense, <strong>kaybettiği</strong> seçimler arasında<strong> kendisini </strong>arama zahmetine bir türü yanaşmıyor.</span></span></div> <div><span><span>Duayen bir <strong>medya</strong> mensubu<strong> </strong>olarak, uzak-yakın <strong>ayırmadan</strong>, kimseleri kayırmadan, <strong>tıraşa devam…</strong></span></span></div> <div><span><span>Ondaki <strong>sükûnete</strong> bir başka <strong>liderde </strong>rastlamak<strong> </strong>mümkün değil… Adı <strong>kötüye</strong> çıkartılan niyetlerin muhatabı <strong>Abdullah Gül</strong>…</span></span></div> <div><span><span>Kendisini<strong> yeniden </strong>keşfetmek için harcadığı çaba <strong>buharlaşınca</strong>, uslu<strong> </strong>bir çocuk gibi köşeye çekilen <strong>Gül, </strong>şimdilik mizacına iyilik yapıp,<strong> dinginliğe</strong> biat etmiş görünmektedir.</span></span></div> <div><span><span>Muhalefet kanadından gelebilecek <strong>iletişim</strong> kanallarını <strong>açık</strong> bırakmasına rağmen, politik <strong>tecrübesi,</strong> nafile çabalar peşinde koşmasına <strong>engel</strong> teşkil etmektedir.</span></span></div> <div><span><span><strong>İhanet</strong> duygusunun yarattığı sevimsiz <strong>kaygıların </strong>kucağına terkedilen <strong>Gül</strong>’ün <strong>suskunluğu, “</strong>samimi <strong>ikrar”</strong> olarak yorumlanmakta, kendisini <strong>mimikleriyle</strong> geleceğe hazırlıyormuş hissi uyandırması, elverişli <strong>iklim</strong> beklentisinden kaynaklanmaktadır.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Keskin <strong>yol ayrımını</strong> bekleyen, uygun <strong>zaman</strong> kollayıcılarının <strong>gözdesi</strong> olan <strong>Gül</strong>, sağduyunun <strong>basiretini</strong> ölçme <strong>yetkinliğine</strong> sahip havasını her daim muhafaza ederken, <strong>ağırkanlı </strong>duruşundan <strong>asla</strong> taviz vermemektedir.</span></span></div> <div><span><span>Sosyal <strong>medyada</strong>, toplumu izleyen <strong>gözetleme kulelerinin</strong> varlığını da göz önüne alarak,<strong> ayakaltında </strong>kurulan siyaset <strong>pazarlarından </strong>uzak durmaya, özel bir<strong> gayret</strong> sarf etmektedir.</span></span></div> <div><span><span>Kendi gibi, gizli olan <strong>öfkesinden</strong> nasibine düşeni alacakların <strong>vay haline</strong> diyemiyorum,</span></span></div> <div><span><span> Zira öfkesi de kendi gibi çok <strong>zarif </strong>olacaktır.<strong> </strong>Medya Berberi olarak <strong>ifadesizliğin </strong>altını çizelim dedik<strong>…</strong> </span></span></div> <div><span><span>Bir önceki tıraşa, “<strong>algı </strong>saflarını sıklaştırmada tereddüde yer bırakmadan <strong>varlığını </strong>sürdürmeye devam ediyor” şeklinde başlamıştım. <strong>Abdullah Bey</strong>’in bir yere <strong>koştuğu </strong>falan yok. Anladınız siz onu…</span></span></div> <div><span><span><strong>*</strong></span></span></div> <div><strong><span><span>NOT;</span></span></strong></div> <div><span><span><strong>Hakarete</strong> alışan memleket, biraz da <strong>hareket</strong> görsün. <strong>İnceden inceye </strong>kendini belirginleştirmeye çalışan <strong>Muharrem</strong> Bey’in<strong> ‘Memleket hareketi’</strong> hayırlı olsun.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span>Medya Berberi</span></span></div> <div><span><span><strong>Ahmet Beyaz, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>